1 of 99

2 of 99

3 of 99

4 of 99

HAZIRLIK ÇALIŞMALARI

1.İyimserlik ve kötümserlik ne demektir?

İyimserlik; iyimser olma durumu, özelliği. Her şeyi en iyi yönleriyle gören, her durumda iyi bir çıkış yolu uman, geleceğe umutla bakan dünya görüşü.

Kötümserlik; kötümser olma durumu. Kötümsere yakışır davranış.

5 of 99

2.İyimser insan her felakette bir fırsat, kötümser insan da her fırsatta bir felaket görür.» düşüncesine katılıyor musunuz? Neden?

 İyimser insanlar bu hayatta karşılarına çıkan engellerden yılmaz hemen ümitlerini kesmez ve akıllarını sağduyularını koruyarak bir çözüm yolu arayarak içinde bulundukları kötü durumdan kurtulurlar. Oysa kötümser insanlar en ufak bir açık bulduklarında bunu kendi çıkarları için kullanmaktan geri durmaz ve sonunda yine kötü bir sonuçla karşılaşırlar.

6 of 99

OKUMA ÇALIŞMASI

7 of 99

8 of 99

9 of 99

10 of 99

11 of 99

12 of 99

13 of 99

14 of 99

15 of 99

Öbek

TAHMİN:

 Birbirine benzer ya da aynı türden şeylerin oluşturduğu bütün, takım, küme, yığın, grup.

romantik

TAHMİN:

Davranışlarında duyguların, düşlerin ve coşkuların aşırı biçimde etkisi bulunan (kimse). Gerçekçi olmayan, düşçü (kimse, görüş).

16 of 99

Güdü

TAHMİN:

Bilinçli ya da bilinçsiz davranışları doğuran, davranışların sürekliliğini sağlayan ve onlara yön veren herhangi bir güç. Bir eylemin ya da etkinliğin gizli nedeni.

17 of 99

18 of 99

Bir iş, davranış dolayısıyla uğrayabileceği, karşılaşabileceği kötü durumu, tehlikeyi önceden düşünüp kabul etmek.

İçinden çıkılması çok güç bir işe bulaşmak, zor bir duruma düşmek. 

Önemsememek, dikkate almamak.

19 of 99

CÜMLELER

Vatan için kim ölümü göze almaz ki?

Ben bu borç batağından zor çıkarım

Öğrenciler temizlik konusunu göz ardı ediyor.

20 of 99

21 of 99

1. İnsanları iyimser ya da kötümser yapan sebepler nelerdir?

İnsanların yaşama bakış açıları ve hayata yaklaşımları bakımından iyimser ya da kötümser olabilmektedir.

2.Yazara göre kötümserlere mi iyimserlere mi ihtiyaç duyarız? Neden?

Yazara göre ikisine de ihtiyaç duyarız. Kötümserler bizlere olayların en kötü yanını gösterirken iyimserler ise olayın pozitif yönlerine odaklanırlar.

22 of 99

3. İyimserler hangi özelliklere sahiptir? Açıklayınız.

İyimserler yaşamda daha çok sevilirler, daha doğrusu daha ciddiye alınırlar. Çünkü iyimserler akıllıdır, girişimcidir, geleceğe ilişkin olumlu tasarılar geliştirirler, duyarlı, sevecen ve yapıcıdırlar.

4.“İyimser uçak yapar, kötümser ise paraşüt.” sözünden ne anlıyorsunuz? Açıklayınız. Kaynak:

İyimserler hayatta insanın işine yarayacak güzel yanları keşfederken, kötümserler ise o güzel şeylerin bile bir olumsuz tarafının kötü bir sonucunun olabileceğini düşünerek farklı bakış açıları geliştirirler.

23 of 99

5. Yaşamda iyimserlerle kötümserlerin oranını neler etkiler?

Ülkenin gelişmişlik düzeyiyle, dünyadaki ekonomik dengelerin sarsılıp sarsılmamasıyla, doğal yıkımların olup olmamasıyla yakın ilişkilidir.

6. Aile bireylerinizi iyimserlik ve kötümserlik açısından değerlendiriniz.

24 of 99

25 of 99

(D) Yazar, kişisel görüş ve düşüncelerini anlatmıştır.

(Y) Yazar, kahramanlarını genellikle hayvanlardan seçmiştir.

(D) Öğretici bir metindir.

26 of 99

(Y) Metin serim, düğüm, çözüm bölümlerinden oluşmuştur.

(D) Yazar düşüncelerini kanıtlama (sayısal verilerden yararlanma, tanık gösterme…) yoluna gitmiştir.

(D) Sade, anlaşılır bir dil kullanılmıştır.

27 of 99

Deneme

28 of 99

DENEME

Bir insanın herhangi bir konuda duygu, düşünce ve görüşlerini paylaşmak amacıyla kesin hükümlere varmadan samimi bir üslupla yazdığı yazılara deneme denir.

1-Deneme yazarı okuyucuya iletmek istediği fikri bilimsellikten uzak, ispatlama amacı gütmeden, etkileyici bir üslupla anlatır.

2-İnsanları ilgilendiren her şey denemenin konusu olabilir.

3-Yazar, denemeyi kendisiyle konuşuyormuş gibi kaleme alır.

4-Deneme yazılarında kişisel tez ve düşünceler ön plandadır.

29 of 99

PARAGRAFTA

KONU

ANA FİKİR

30 of 99

PARAGRAFTA

KONU

31 of 99

Bir paragrafta üzerinde durulan, hakkında söz söylenen düşünceye, anlatılan olay veya duruma "konu" denir.

Akla gelen her şey, bir yazının konusu olabilir: bilim, sanat, teknoloji, kültür, duygular, düşünceler, toplum hayatı, günlük yaşam...

Bir paragrafta herhangi bir konudan söz edilebilir. Ancak bu konu genel bir konu değil, o konunun sınırlandırılmış bir yönüdür. Bu yüzden konunun farklı bir yönüne değinileceği zaman ayrı bir paragraf kullanılır.

32 of 99

YÖNTEM

1-Paragrafın konusu belirlenirken yorum yapılmamalı; paragrafta hangi düşünce, olay vb. üzerinde durulduğuna dikkat edilmelidir.

2-Konuya ulaşmak için paragraf okunduktan sonra, "Bu paragrafta anlatılan ne?", "Yazar neyi anlatıyor?" vb. sorular sorulmalıdır.

3- Paragrafın bütünü okunmalı ancak giriş cümlesine özellikle dikkat edilmelidir. Çünkü bir paragrafın girişinde genellikle üzerinde durulacak konuyla ilgili ifadelere yer verilir. Ancak bazen konunun, sadece giriş cümlesine bakılarak belirlenemeyeceği de unutulmamalıdır.

33 of 99

4-Konuyu ifade eden cümle genelde nesnel anlatımlı bir cümledir.

5-Paragrafın hangi soruya cevap vermek için söylendiğinin bulunması istenen sorularda özellikle giriş cümlesi yönlendirici bir nitelik taşıyabilir, ipucu verecek ifadeler içerebilir. Sorunun cevabı, parçadaki konuyu içeriği) yansıtan soru cümlesidir

34 of 99

 

1-Bu metnin konusu aşağıdakilerden hangisidir?

2-Yukarıdaki paragrafın konusu aşağıdakilerden hangisidir?

3-Yukarıdaki parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?

4-Bu parçada neyden söz edilmektedir?

 

Paragrafın konusunu bulmak için genellikle şu sorular sorulur:

35 of 99

36 of 99

37 of 99

38 of 99

39 of 99

Ayak parmaklarımızın küçük ve komik göründüğüne bakmayın. Onlar büyük iş görür. Dengemizi kontrol etmemize ve kendimizi taşımamıza yardımcı olur. Kilomuz kaç olursa olsun, yine de bedenimiz ayaklarımız için büyük bir yüktür. Çünkü vücudumuzun ağırlığını ayaklarımız taşır. Peki bunu nasıl yapar? Elbette ayak parmaklarımız sayesinde. Ayağımızın başparmağı ağırlığımızın dörtte birini, diğer parmaklarımız dörtte birini, topuğumuz ise yarısını taşır. Kısacası ayak parmaklarımız olmasaydı olduğumuz yere yığılırdık.

Ayak parmaklarımızın işlevi, görevi

40 of 99

Engelli bireylerin çalışma ve para kazanma hakkı.

41 of 99

Atatürk’ün başarılı olmak için takip ettiği yöntem,yol

42 of 99

Alkollü içeceklerin ve uyuşturucunun insanın kendisine ve topluma verdiği zararlar

43 of 99

PARAGRAFTA

ANA FİKİR

(ANA DÜŞÜNCE)

44 of 99

Her yazının olduğu gibi, o yazıyı oluşturan paragrafların da ana düşüncesi vardır. Bu düşünce yazının paragrafta okuyucuya vermek istediği temel düşüncedir. Ana düşünce, bir parçanın yazılış amacıdır ve yargı niteliği taşır.

45 of 99

Ana Düşünce Cümlesinin Özellikleri

a-Kesin bir yargı bildirir. Diğer cümleler bu yargıya bağlıdır.

b-Bir düşünceyi belirtir.

c- Parçanın bütününü kapsar.

d-Açık ve anlaşılırdır.

e-Açıklanmaya uygundur.

f-Yazarın konuya bakışını yansıtır.

g-İçinde örnekler yer almaz.

h-Genellikle öznel bir yargı taşır.

46 of 99

Ana düşünce cümlesi genellikle paragrafın başında veya sonunda verilir. Ancak her paragrafta ana düşüncenin açıkça yazılmış olması beklenmemelidir. Bazı paragrafların ana düşüncesi, anlatılanların yorumlanmasıyla bulunur. Bu tür paragraflarda yapılması gereken, paragrafı okuyup tek cümlede özetlemek yoluyla ana düşünceye ulaşmaktır.

Paragrafa sorulan “Yazarın vermek istediği mesaj nedir, yazar neyi anlatmak istiyor, yazar hangi düşünceyi savunuyor?” sorularının cevabı ana düşünceyi verir.

47 of 99

ANA DÜŞÜNCE SORULARI GENELLİKLE ŞU BİÇİMLERDE SORULUR

1-PARAGRAFTA ASIL ANLATILMAK İSTENEN NEDİR?

2-PARÇADA VURGULANMAK İSTENEN DÜŞÜNCE AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİDİR?

3-PARAGRAFTAN ÇIKARILABİLECEK SONUÇ AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİDİR?

4-YUKARIDAKİ PARAGRAFIN ANA FİKRİ AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİDİR?

5-BU PARAGRAFIN ANA DĞŞÜNCEİS AŞAĞIDAKİLERDEN HANGİSİDİR?

48 of 99

49 of 99

50 of 99

51 of 99

Bizi ilgilendirmeyen olaylar üzerinde fikir yürütmemeliyiz.

52 of 99

Atatürk’ün çizdiği yolu takip ederek ülkemizi geliştirmeli, büyütmeli ve daha ileriye taşımalıyız.

53 of 99

Hayatta başkaları için yaptığımız küçük iyiliklerin onlar için aslında çok önemli olabileceğini unutmayalım.

54 of 99

55 of 99

56 of 99

PARAGRAFTA

YARDIMCI DÜŞÜNCE

57 of 99

YARDIMCI FİKİR(DÜŞÜNCE)

1-Ana fikri destekleyen, tamamlayan; ana düşüncenin açıklanmasını sağlayan, konuyu geliştiren düşüncelerdir.

2-Bir düşünce yazısı planlanırken ana fikre ulaşmak amacıyla yardımcı fikirler belirlenir.

3-Bu yardımcı fikirlerin her biri en az bir paragrafta işlenir. Yardımcı fikirlerin bir araya gelmesiyle de ortaya ana fikir çıkar.

58 of 99

4-Yardımcı fikirleri bulmak için her paragraftaki düşünceler tek tek incelenmeli ve bir kenara not alınmalıdır.

5-Bu paragraflardan çıkardığımız düşünceler çoğunlukla okuduğumuz metnin yardımcı fikrini oluşturur.

59 of 99

1-Yukarıdaki paragrafta aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

2-Yukarıdaki metinden aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

3-Yukarıdaki parça için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

4-Parçadan aşağıdakilerden hangisine yer verilmemiştir?

5-Bu metinde aşağıdakilerden hangisinin cevabı yoktur?

6-Bu paragraftan yola çıkıldığında aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz.

60 of 99

Yetişkin bir insanın sözvarlığı (kelime haznesi), aile çevresi dışındaki ilişkilerinden etkilenir. Çocuklukta görüldüğü gibi annenin dilindeki ses özellikleri korunsa bile öğrenim, iş, meslek ilişkileri, hatta evlilik sonucunda, başka çevrelerden kimselerle birlikte yaşama dolayısıyla, sözvarlığı büyük ölçüde değişmeye uğrar. Bu yüzden yetişkin insanın dil, sözvarlığı, seçilen sözcükler açısından annenin dilinden farklı olabilir.

1-Dil, başlangıçta yakın çevreden öğrenilir.

"Bir insanın söz varlığı

ilişkilerine bağlı olarak değişir."

Yardımcı Fikirler

2-Anne, iş, meslek ilişkileri, evlilik gibi nedenlerle söz varlığı değişir..

3-Kişinin dili annenin konuşma dilinden

farklı olabilir.

ANA FİKİR

61 of 99

Benim için, okunmuş bir kitap, artık fethedilmiş demektir. O kitabı bir daha elime almam. Artık o kitap orijinalliğini kaybetmiştir, içerisinde ne olduğunu bilirim. Kütüphanemdeki kitapların bir kısmı bana vaktimi çalmaktan başka bir şey vermemiştir. Yani bu tür kitapları okumak bir gram şeker için bir çuval keçiboynuzu çiğnemeye benzer. Buna rağmen ne bir kitabımı elimden çıkartır veya satarım ne de kitaplığımdan çıkarır depoya atarım.

  • Okunan kitap fethedilmiş, demektir.�
  • Okuduğum kitabı bir daha okumam.�
  • Okuduğum kitap orijinalliğini kaybeder.�
  • Okuduğum kitabın içeriğini bilirim.�
  • Okuduğum kitapların bazılarını boşuna okumuşum.�
  • Yararsız kitapları okumak bir gram şeker yemek için bir çuval keçiboynuzu çiğnemeye benzer.�
  • Yararlı da olsa yararsız da olsa hiçbir kitabımı elimden çıkarmam.

YARDIMCI FİKİRLER

ANA FİKİR

 Kitaplar yazar için çok değerlidir.

62 of 99

Masalın babasının Anadolulu olduğunu biliyor muydunuz? Güldürücü, hem de düşündürücü masalın (fabl) babası Aisopos'tur. Aisopos günümüzden 2600 yıl önce Bandırma'da doğdu, büyüdü ve öldü. Ufak tefek ve topal adamın biriydi. Ama efendisi mi diyelim, sahibi mi diyelim, Aisopos'u öylesine sayardı ki, Aisopos'un mu köle, yoksa efendisinin mi onun kölesi olduğu belli olmazdı. Aisopos'un anlattığı masallar bugün söylenmiş kadar taze ve canlıdır. Hem de yeryüzünde insanlar yaşadıkça, gene taze ve canlı kalacaklardır, ta zamanın sonuna dek. Aisopos'un masalları, dünyanın her yerinde, her dile çevrilmiş ve hep çevrilmektedir. Örneğin La Fontaine' in masallarının hemen hepsi Aisopos'undur."

  • Fabl türünün öncüsü olduğu�
  • Yaşamını Bandırma'da geçirdiği�
  • Fiziki yönden gösterişli bir kişi olmadığı�
  • Birinin yanında köle olarak yaşadığı�
  • Yanında barındığı kişi ile oldukça samimi oldukları�
  • Masallarının kalıcılığa ulaştığı�
  • Masallarının kendine özgü niteliklerinin olduğu�
  • Masallarında her çağın insanlarını ilgilendirecek konuların işlendiği�
  • Masallarının pek çok dile çevrildiği�
  • La Fontaine'in, onun masallarından etkilendiği

63 of 99

TAKTİK

Yardımcı düşünce sorularında seçenek ve cümleler eşleştirildiğinde dışarıda kalan seçenek doğru yanıttı.

Sahibimin okumadığı kitaplardan biriyim.Benimle aynı kaderi paylaşan çok sayıda kitap var, biliyorum. Onun kütüphanesinde okunmadan eskiyen kitaplarız biz. Yıllardır bekliyoruz bu raflarda. Arada bir yerlerimiz temizlik gibi nedenlerle değişse de birbirimizi gözden kaçırmıyoruz. Taşınmalardan pek hoşlanmıyoruz elbette, ev değiştirmek demek sakatlanan, kaybolan dostlar demek. Yeni gelenler kaybolanların yerine alınıyor, biliyoruz. Yine de heyecanla karşılıyoruz yeni arkadaşlarımızı. Biraz sıkışıp yer açıyoruz onlara, sonra onlar da beklemeye başlıyor. Sonsuzluk gibi bir bekleyiş bu, neyse ki kitaplar sabırlı oluyor.

Bu metinde aşağıdaki sorulardan hangisinin yanıtı yoktur?

A)Yeni kitaplar neden alınıyor?

B)Hangi tür kitaplar okunmuyor?

C)Kitapların yeri neden değiştiriliyor?

D)Kitaplar yeni arkadaşlarına nasıl davranıyor?

64 of 99

Yazmak, benim yaşam uğraşım. Bütün düzenim onun etrafına kuruludur. Durmadan tekrarlıyorum: Yazmak benim mesleğim değil, yaşama biçimim. Şiir,nesir, deneme, pek çok türde ürün verdiğim doğru. Aralarında köprüler kurmayı ihmal etmedim. Genç yaşımda türlerin sınır koyucu yanlarıyla başım dertteydi., yaşım ilerlerken iyice umursamaz oldum,bazı çizili sınırları hiçe saydım. Yazmak, bir yandan da kişiyi özgürleştirici bir uğraş olarak görülebilir, ben öyle görüyorum.

Yukarıdaki paragrafın yazarı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez.

A)Yazarlığı bir iş olarak görmemektedir.

B)Edebiyatın birçok çeşidinde eserleri vardır.

C)Yazdığı farklı türdeki eserler birbirleriyle çelişir.

D)Genç yaşta yazarlığının olgunluk devresini yakalamıştır.

65 of 99

Oyun sadece çocuğa duygusal sorunlarını çözmede yardımcı olmaz. Oyun sırasında çocuk; sosyal becerileri öğrenir, motor gelişimi ilerler ve gelecekteki karakter özellikleri oluşmaya başlar. Eğer aile çocuğu ile oynarsa beraberliği güçlendirmenin yanı sıra saygıyı da oluşturan bir ilişki oluşur. Ancak çoğu zaman aile,oyun sürecini çocuğa bir şeyler öğretmen,bir şeyi nasıl kullanacağını gösterme gibi fırsat zamanları olarak değerlendiriyor. Oysa çocuk kendiliğinden yardım istemediği sürece bu tip girişimler sabote etmekten başka bir işe yaramaz.

Yukarıdaki metinde aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

A)Çocuğun oyununa, aileler eşlik etmelidir.

B)Oyunlar,çocukların kişilik özelliğini meydana getirir

C)Ailesi ile oyun oynayan çocuklarda saygı duygusu gelişir.

D)Oyunlar, çocukların sosyalleşmesini doğrudan etkiler.

66 of 99

Keşifler, deniz taşıtlarının ve pusula gibi yön bulma araçlarının gelişmesiyle hareketlendi. Özellikle 15. Yüzyıl sonrası hız kazanmıştı. 18.yüzyılın sonuna doğru kutuplar ve yüksek dağ zirveleri dışında keşfedilmemiş ayak basılmamış nokta kalmamış gibiydi. 20. Yüzyılın ortasından itibaren keşfedilmemiş temel olarak iki alan kalmıştı. Biri okyanusların derinlikleri, diğeri ise uzay. Her ikisindeki atılım da 2.Dünya Savaşı sonrası modern teknolojik gelişmenin hızlanmasıyla gerçekleştirildi.

Yukarıdaki metinden aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

A)18.yüzyıla girildiğinde kutup ve zirvelerin keşfedildiği

B)15.yüzyıldan önce keşif hareketlerinin üst düzeyde kalmadığı

C)Teknolojik gelişmelerin keşif hareketlerini hızlandırdığı

D)Uzay ve okyanusun keşfi,20. Yüzyılın ortasına kadar yapılmadığı

67 of 99

Durum ne kadar kötü olursa olsun, soğukkanlılığımı yitirmemeyi, gülümsemeyi, her sorunun gelip geçici olduğunu öğrendim. Beni kızdıran birine cevap vermeden önce 10 saniye düşünmeyi ,nefes almayı ve kendime sakinleştirmek için zaman tanımayı öğrendim. Bugünkü her üzüntümün ve acımın yarınki mutluluğumu hazırladığını öğrendim. Yapmak istediklerimden asla vazgeçmemeyi, büyük düşlerin gerçeklerden daha güçlü olduğunu ve başarmanın en kısa yolu olduğunu öğrendim. Kaybedecek neyim var demek yerine, yaşadığım her şeyde kazanacak çok şeyim var demeyi öğrendim.

Böyle düşünen biri için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A)Olumsuzluklara takılıp kalmamaktadır.

B)Kendini kontrol altına alabilmektedir.

C)Sorunlarını çözmede başkalarının yardımına başvurmaktadır.

D)Hedeflerinden hiçbir zaman vazgeçmemektedir.

68 of 99

69 of 99

İyimserlik ve Kötümserlik kavramları

Bu dünyaya iyimserler de kötümserler de gereklidir.

70 of 99

Kime iyimser ve kötümser demekteyiz,

İyimserlerin özellikleri,

İyimser ve Kötümserlerin nitelikleri, oranları

71 of 99

ÖZNEL VE NESNEL YARGILAR

72 of 99

  • ÖZNEL CÜMLE

73 of 99

*KİŞİSEL DUYGU VE DÜŞÜNCELERİ YANSITIR.�*DOĞRULUĞU KİŞİDEN �KİŞİYE DEĞİŞEBİLİR.�*KANITLANAMAZ.�*YORUMA AÇIKTIR.�

74 of 99

Türkiye’nin en güzel şehri Ankara’dır.

Mavi renklerin en güzelidir.

Annemin yaptığı yemekler harika oluyor.

Buraların havasına doyum olmuyor.

75 of 99

  • NESNEL CÜMLE

76 of 99

HERKES TARAFINDAN KABUL EDİLİR.�*DOĞRULUĞU KİŞİDEN �KİŞİYE DEĞİŞMEZ.�*KANITLANABİLİR.

77 of 99

Çay en çok Karadeniz Bölgesinde yetişir.

Cumhuriyet 29 Ekim 1923 yılında kurulmuştur.

İstanbul Türkiye’nin en kalabalık şehridir.

Dışarıda lapa lapa kar yağıyor.

78 of 99

79 of 99

(Ö) İyimserlik, topluma yaşama sevinci verir.

Sadece kötümserlerden oluşan bir toplum çekilir olmaz.

(Ö) Sadece kötümserlerden oluşan bir toplum çekilir olmaz.

Yazarın son kitabı iki yüz sayfadan oluşuyor.

(N) Yazarın son kitabı iki yüz sayfadan oluşuyor.

İyimserlik, topluma yaşama sevinci verir.

80 of 99

(Ö) Toplumumuza iyimserler de kötümserler de katkıda bulunurlar.

Toplumumuza iyimserler de kötümserler de katkıda bulunurlar.

(N) Okuduğunuz metnin konusu iyimserlik ve kötümserliktir.

Okuduğunuz metnin konusu iyimserlik ve kötümserliktir.

(Ö) İyimser olmak da kötümser olmak da uygarlık gereğidir.

İyimser olmak da kötümser olmak da uygarlık gereğidir.

81 of 99

(N) “Yaşamın İçinde Yolculuk” kitabını Yusuf Çotuksöken yazmıştır.

“Yaşamın İçinde Yolculuk” kitabını Yusuf Çotuksöken yazmıştır.

(Ö) İçimizin bir başka güzelliği de iyimserliktir.

İçimizin bir başka güzelliği de iyimserliktir.

82 of 99

83 of 99

84 of 99

85 of 99

86 of 99

87 of 99

88 of 99

KAN VERMENİN ÖNEMİ

Yılda bir veya iki kez yapacağımız kan bağışının insanlığın geleceğini kurtarabileceğini düşünün. Her gün kazalar, yaralanmalar ve sıkıntılar insan hayatının sona erdiğini gösterir. Kan ihtiyacı hayati önem taşıyarak yaşamak için gereklidir. İhtiyacımız olan kanı bulabilmek yaşama tutunacak bir daldır. Bu yüzden her sağlıklı insan yılda en az bir kere kan bağışında bulunmalı bir başka canı hayata yeniden bağlayabilmelidir.

89 of 99

90 of 99

Kuzey, babasıyla derede balık tutuyordu.

FİİL

Balık tutmak Kuzey’i çok mutlu ediyordu.

İSİM

91 of 99

Kuzey balık tutunca çok seviniyordu

Kuzey tuttuğu balıkları kovaya koyuyordu.

92 of 99

93 of 99

İnsanlar, genelde “iyimserler” ve “kötümserler” olarak ikiye ayrılır.

Kör iyimserliğin yol ve araçlarını kullanmaya kalkmazlar.

Kör iyimserliğin yol ve araçlarını kullanmaya kalkmazlar.

Uçlarda dolaşan iyimserlik tehlikelidir.

Uçlarda dolaşan iyimserlik tehlikelidir.

94 of 99

Zorluklardan çıkarılabilecek dersler için iyimser düşünmeye gereksinimimiz vardır.

Zorluklardan çıkarılabilecek dersler için iyimser düşünmeye gereksinimimiz vardır.

Önemli olan bardakta su bulunduğunu kabul ederek onu boşa harcamamaktır.

Önemli olan bardakta su bulunduğunu kabul ederek onu boşa harcamamaktır.

95 of 99

Birey, kendi içindeki iyimserlikle kötümserliği dengelemesini bilmelidir.

Birey, kendi içindeki iyimserlikle kötümserliği dengelemesini bilmelidir.

Her şeyin iyi tarafını görmek insanı yanıltabilir.

Her şeyin iyi tarafını görmek insanı yanıltabilir.

96 of 99

Kötümserler, hayatı yeniden kurup biçimlendirmezler.

Kötümserler, hayatı yeniden kurup biçimlendirmezler.

97 of 99

Sevgi sözcüğünün size çağrıştırdığı kavramları yazınız. Bu kavramlardan birini seçerek bilgilendirici bir metin yazınız. Aşağıdaki yazı taslağını doldurup yazınıza uygun bir başlık koymayı unutmayınız.

9.ETKİNLİK

SEVGİ

98 of 99

Yazının Konusu

Yazının Ana Fikri:

Giriş Bölümü:

Gelişme Bölümü:

Sonuç Bölümü:

99 of 99

MEHMET POLAT

ŞEHİT METİN ÖZTÜRK ORTAOKULU

MURATLI/ TEKİRDAĞ