Sayfa 113-114-115-116
HAZIRLIK ÇALIŞMALARI
“El el ile, değirmen yel ile” atasözünden ne anlıyorsunuz? Anlatınız.
El el ile, değirmen yel ile” atasözü, bir işin başarılması için gerekli koşulların ve araçların bulunması gerektiğini vurgular. Aynı zamanda, işbirliğinin ve doğru şartların önemine dikkat çeker.
DİNLEME ÇALIŞMASI
Metni, not alarak dinleme yöntemiyle dinleyerek metin içerisinde geçen atasözlerini 5. Etkinlik’e yazınız. Dinleme çalışmasının sonunda 5. Etkinlik’e not ettiğiniz atasözlerini arkadaşlarınızın not ettikleriyle karşılaştırınız.
Kelime/Kelime Grubu:
Tümce
Cümlem:
Bu tümceyi doğru anladın mı?
Kelime/Kelime Grubu:
Cümlem:
İmbik
İmbikle elde edilen yağlar doğal ve saf olur.
Kelime/Kelime Grubu:
Cümlem:
Kanı
Kanımca bu kitap oldukça bilgilendirici ve kapsamlı.
Kelime/Kelime Grubu:
Cümlem:
Duyuş
Duyuşları keskin bir insan.
Kelime/Kelime Grubu:
Cümlem:
Yargı
Dinlemeden yargılama lütfen.
Kelime/Kelime Grubu:
Cümlem:
Özgün
O, özgün bir tarza sahip.
Kelime/Kelime Grubu:
Cümlem:
Töre
Töreler, kültürümüzün parçasıdır.
1. Atasözünün sözlük anlamı nedir?
Ataların, uzun denemelere, gözlemlere dayanan yargılarını, genel kural, bilgece düşünme ya da öğüt olarak veren ve kalıplaşmış bir biçimi olan, kamuca benimsenmiş, kısa, özlü sözdür.
2. Deyimlerle atasözlerinin ortak özelliği nedir?
Deyimler de atasözleri de kalıplamıştır.
3. Atasözlerinin söz dizimi neden değiştirilemez?
Atasözlerinin söz dizimi değiştirilirse özelliğini yitirir, özgün anlatım kalıbı yok olur, bu yüzden değiştirilemez.
4. Atasözleri nasıl ortaya çıkmış?
İlk önce tek kişi tarafından ortaya atılmıştır. İnsanlar onu benimseyip, kullanmış, kullanırken de üzerinde kendilerine göre değişiklikler yapmışlardır. Zamanla kalıplaşmıştır.
5. Metinde bu zamana kadar duymadığınız atasözleri var mı? Açıklayınız.
Acıklı başta akıl olmaz.” atasözünü ilk defa duydum.
Atasözlerinin anlamı, ortaya çıkışı, kalıplaşmış ve değiştirilemez oluşu.
Atasözlerinin önemi.
Ali Püsküllüoğlu tarafından yazılmış olan metin atasözleri ve deyimler üzerine açıklamalar yapan ve örnekler veren bir metindir. Metin sade ve anlaşılır bir dille kaleme alınmıştır.
Atasözü:
Acıklı başta, akıl olmaz.
Büyük sıkıntılar içinde bulunanlar mantık dışı işler yapabilirler.
Atasözü:
Acından kimse ölmemiş.
Kişi yoksul olabilir, işsiz ve parasız kalabilir ama aç kalamaz, mutlaka bir geçim yolu bulur.
Atasözü:
Bir ağaçta gül de biter, diken de.
Bir aileden iyi insan da çıkar, kötü insan da.
Atasözü:
Fazla mal göz çıkarmaz.
Ne kadar ve ne türden mal olursa olsun malın fazlası elden çıkarılmamalıdır çünkü mutlaka bir gün gelir lazım olur.
Atasözü:
Bakmakla usta olunsa kediler kasap olurdu.
Yapmadan yalnızca nasıl yapıldığına bakarak hiçbir şey öğrenilemez.
Atasözü:
Bir ağızdan çıkan bin ağza yayılır.
Bir kişi, yayılmasını istemediği bir durumu kimseye söylememelidir. Söylerse, -gizli kalmasını istediği şey- dilden dile dolaşarak toplum içine yayılır.
Atasözü:
Baba koruk yer oğlunun dişi kamaşır.
Babanın yaptığı bir kötülüğün vereceği sıkıntıyı, çocuğu çeker.
Yukarıda yaptığınız çalışmadan yararlanarak kurallı, devrik ve eksiltili cümleler arasındaki farkları söyleyiniz.
Kurallı cümlelerde yüklem sonda, devrik cümlelerde yüklem ortada veya başta, eksiltili cümlelerde ise yüklem (yargı) yoktur.
Merhaba arkadaşlar,
Bugün sizlere “Keskin sirke küpüne zarar.” atasözümüzün anlamı ve hayatımıza olan etkisi hakkında konuşmak istiyorum. Hepimiz bu atasözünü duymuşuzdur, ama gerçekten ne ifade ettiğini derinlemesine düşündük mü? Bu atasözü, sert ve agresif tavırların, hatta kendi içimizdeki agresif düşüncelerin bize ve çevremize zarar verebileceğini belirtir.
Bir araştırmaya göre, sürekli agresif ve olumsuz tavırlar içerisinde olan bireylerin stres seviyeleri daha yüksektir ve bu da sağlık sorunlarına yol açabilir. Aynı zamanda, Harvard Üniversitesi’nden yapılan bir çalışma, olumsuz tavırların ve agresif yaklaşımların insanlar arasındaki ilişkilere zarar verdiğini gösteriyor. Yani, sert ve keskin tavırlar sadece bize değil, çevremizdeki insanlara da zarar veriyor.
Bu atasözü, bize kendi iç dünyamızda ve çevremizde nasıl daha olumlu ve yapıcı olabileceğimize dair bir rehber sunar. Sevgi, anlayış ve hoşgörüyle yaklaştığımızda, hem kendimize hem de çevremize daha iyi bir yaşam sunabiliriz. Lütfen, sözlerimizi ve davranışlarımızı seçerken bu atasözünün anlamını hatırlayalım ve hayatımıza olumlu bir şekilde uygulayalım.
Teşekkür ederim.
Karikatürde, iki insanın kafasının içinden çıkan ve birbirine karışık şekillerde yönlendirilmiş oklar görülmektedir. “Dilin söylediği bir söz, yaydan fırlayan oka benzer. Atılan ok geri dönmez.” Bu karikatür atasözüyle birlikte değerlendirildiğinde, sözlerin ve düşüncelerin ne kadar güçlü ve kalıcı olabileceğine dikkat çekiyor. Bir kez söylenen bir sözün, tıpkı fırlatılan bir ok gibi, geri dönüşü olmadan etkisini sürdürebileceğini gösteriyor.
MEHMET POLAT