Onlara kibar, anlayışlı, hoşgörülü ve
dürüst davranmalıyız.
gerinmek
Kolları açarak gövdeyi gergin bir duruma sokmak
gövermek
Yeşermek
yemiş
1-Meyve
2-Halk arasında incir
Her şeyi güzel kılan insandır.
Sevimsiz resme benzer.
Güneş, gökyüzü, yemişler ve
yağmurlardan söz ediyor.
İnsan olmadan aydınlığın bir manası olmayacağını anlıyoruz.
Savaşlardan, insanların birbirlerine besledikleri kin ve öfke duygularından yakınıyor.
İnsanlar birbirlerine karşı hoşgörülü, saygılı, kibar ve dürüst davranmalıdır. Birlik, beraberlik ve barış içinde yaşamalıdır.
Doğa ve insan
İnsanın Önemi
Doğa ve insan sevgisi
İnsan doğru davranırsa doğayla iç içe huzurlu mutlu yaşayabilir.
Tezat
(Zıtlık, karşıtlık)
Bir şeyin niteliklerini veya bir olayı olduğundan fazla büyüterek veya küçülterek anlatmaya abartma denir.
Korkudan gözleri fal taşı gibi açıldı.
Çocuk ateşler içinde yanıyor.
Doğum gününde dağ kadar pasta yaptırmış.
Filler Nil Irmağı’nın yarısı kadar su içerlerdi.
Pire kadar boyuyla her şeye karışıyor.
O kadar zayıfladı ki bir deri bir kemik kaldı.
Aralarında benzerlik olduğu düşünülen iki şeyden güçsüz olanının güçlü olana benzetilmesidir.
NOT
BENZETME UNSURLARININ HEPSİ BİR CÜMLEDE KULLANILMAYABİLİR. BAZEN ÜÇÜ BAZEN İKİSİ BAZEN DE BİRİ KULLANILIR.
Hava cehennemi andırıyor.
Benzeyen
benzetilen
Aslanım benim.
Benzetilen
AŞAĞIDA VERİLEN RESİMLER ARASINDA BAĞLANTI KURARAK BEZNETME CÜMLELERİ SÖYLEYİNİZ.
ÇOCUK
TAVŞAN
ALTIN
SAÇ
DENİZ
GÖZ
ELMA
YANAK
KUTU
EV
ADAM
KEÇİ
CENNET
VATAN
ASLAN
MEHMETÇİK
İnsana özgü niteliklerin, insan dışındaki varlıklara aktarılmasına kişileştirme denir.
Kişileştirmede insan dışındaki varlıklara ağlama, mutlu olma, üzülme, kızma gibi insana özgü nitelikler aktarılır.
Bulutlar gözyaşı döktüler.
Dinmiş denizin şarkısı, rüzgâr uyumakta
Hasta ağaç her gün biraz daha kuruyordu.
İnsan dışındaki varlıkları konuşturma, onların ağzından söz söyleme sanatına intak(konuşturma) denir.
Bu sanat genelde fabllarda animasyon filmlerinde kullanılır.
Aralarında ilgiden dolayı, birbirine zıt kavramları bir arada kullanmaktır.
5-ZITLIK(TEZAT)
İki karşıt düşüncenin bir arada söylenmesidir.
– Ağlarım hatıra geldikçe gülüştüklerimiz.
Neden böyle düşman görünürsünüz,�Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
Sana çirkin dediler, düşmanı oldum güzelin.
Karlar etrafı bembeyaz bir karanlığa gömdü.
Yükseğinde büyük namlı karın var,�Alçağında mor sümbüllü bağın var.
Kişileştirme
“Mavi rüzgârların koştuğu sokak”
Benzetme
konuşturma
abartma
benzetme
kişileştirme
Karşıtlık
SÖZ SANATLARI
OYUNU
ÖĞRENCİLER DEFTERLERİNE 1’DEN 40’A KADAR RAKAMLARI ALT ALTA YAZARLAR. GÖSTERİLEN HER CÜMLEDEKİ SÖZ SANATI ÖĞRENCİLER TARAFINDAN BULUNUR, RAKAMIN KARŞISINDAKİ BÖLÜME YAZILIR.
1-Aldığın para ananın ak sütü gibi helal olsun.
2-Deveye «Boynun eğri.» demişler. «Nerem doğru ki?» demiş.
3-Farklı bir gezegenden kopup gelen birer yıldız gibiydi gözleri.
4-Denizler insanların en gizli sırlarını taşır.
5-Yaprak döker bir yanımız, bir yanımız bahar bahçe…
6-Vurulmuş bir geyiktir sensiz zamanlar.
7-Susarak anlattım bütün gizliyi….
8-Kuşlar neşeli, ötüyor dallarda.
9-Gözlerine mil çekilmiş bir âmâ gibi evler.
10-Kömür torbalarını kömürlüğe taşıyana kadar kolum koptu.
11-Salkım söğütler yıkıyordu suda saçlarını.
12-Söylentileri sağır sultan duymuştu.
13-Menekşeler boynunu bükmüş, düşünüyordu.
14-Suçlu olduğu ortaya çıkınca süt dökmüş kediye döndü.
15-Öyle kötü bir koku vardı ki burnumuzun direği kırıldı.
16-Yerleri sildiğimiz detarjanın kokusu kır çiçeklerini andırıyordu.
17-Çocuk ateşler içinde yanıyor.
18-Gözlerim çalışmaktan kan çanağına döndü.
19-İçimde kar donar, buzlar tutuşur,
20-Tilki: “Karga kardeş, ne kadar da güzel sesin var.” diye seslendi.
21-"Ben de gördüm güneşin doğarken battığını�Esrarlı bir bakışın gönlü kapattığını."
22-Yalnızlığın okşadığı kalbime,yağmurlar küskün
23-Yıldızlar sönsün!” diyerek bağırdı karanlıktan sümbül.
24-Kutu gibi bir dairede otururlar.
25-Kardeşim oyuncak alınmadığı için kıyameti kopardı.
26-Ayşe, kaplumbağa gibi yavaş yürüyor.
27-Ne siyah eylemiş bu nasiyeyi�Saçımı bembeyaz eden bahtım.
28-Bülbül, “Senin nazını çekemem…” diyordu. Güle.
29-Bir sarmaşık uyanıyordu uykusunda, / Geriniyordu bir eski duvarın sıvasında.
30-O çay ağır akar,yorgun mu bilmem, / Mehtabı hasta mı,solgun mu bilmem.
31-Türküler de kilimler gibi eskidikçe değer kazanır.
32-Sinemada gülmekten öldük.
33-Yükseğinde büyük namlı karın var,�Alçağında mor sümbüllü bağın var.
34-Sana yüz defa söyledim, ellerini yıkamadan sofraya oturma diye.
35-Dünyalar kadar işim var yarın gelebilirim ancak.
36-Minik yavrucak elma gibi kıpkırmızı yanaklarıyla gülücükler saçıyordu.
37-Dağlara yaslanıp yatan güneşi
Yaralı, hastadır, yorgundur sandım
38-Rüzgâr eser dallarımız atışır,�Yas ile sevincim yıkışır dağlar.
39-Bütün kusurumu toprak gizliyor
Merhem çalıp yaralarımı düzlüyor
40-Aheste çek kürekleri mehtap uyanmasın,
CEVAPLAR
1-BENZETME
2-KONUŞTURMA
KARŞITLIK
4-KİŞİLEŞTİRME
5-BENZETME-
KARŞITLIK
3-BENZETME
8-KİŞİLEŞTİRME
9-BENZETME
10-ABARTMA
11-KİŞİLEŞTİRME
12-ABARTMA
6-BENZETME
7-KARŞITLIK
24-BENZETME
23-KİŞİLEŞTİRME-
KONUŞTURMA
22-KİŞİLEŞTİRME
21-KARŞITLIK
20-KİŞİLEŞTİRME
KONUŞTURMA
19-KARŞITLIK
18-ABARTMA
17-ABARTMA
16-KİŞİLEŞTİRME
15-ABARTMA
14-BENZETME
13-KİŞİLEŞTİRME
25-ABARTMA
26-BENZETME
28-KONUŞTURMA
KİŞİLEŞTİRME
29-KİŞİLEŞTİRME
27-KARŞITLIK
32-ABARTMA
33-KARŞITLIK
34-ABARTMA
35-ABARTMA
36-BENZETME
30-KİŞİLEŞTİRME
31-BENZETME
40-KİŞİLEŞTİRME
39-KİŞİLEŞTİRME
38-KARŞITLIK
37-KİŞİLEŞTİRME
Zülal’in baktığı resimler unutulmaz güzel günlerden hatıraydı.
Zülal’in baktığı resimler unutulmaz güzel günlerden hatıraydı.
Sıfat-Fiilin�Aldığı Ek
-tığı, -maz
Tozlanmış rafların içindeki albümü, çok özlediği arkadaşları Sena ve Elif hediye etmişti.
Tozlanmış rafların içindeki albümü, çok özlediği arkadaşları Sena ve Elif hediye etmişti.
Sıfat-Fiilin�Aldığı Ek
-mış, -dik
O, resimlerdeki gibi değildi artık; ağarmış saçları, buruşmuş yüzü, akıp giden zamanı ona hissettirmişti.
O, resimlerdeki gibi değildi artık; ağarmış saçları, buruşmuş yüzü, akıp giden zamanı ona hissettirmişti.
Sıfat-Fiilin�Aldığı Ek
-mış, -muş, -en
Değişmeyen bir tek şey vardı: O da güler yüzü.
Değişmeyen bir tek şey vardı: O da güler yüzü.
Sıfat-Fiilin�Aldığı Ek
-en
Bir kadının kurabiyeleri kendisinin sanarak başkasının kurabiyelerini yemesi.
Durumu fark ettiğimde havaalanı kameralarından kişinin kim olduğunu tespit eder, ona bir şekilde ulaşır, özür diler ve bir kutu kurabiye hediye ederdim.
BARIŞIN SAĞLANMASI
Dünyanın huzur içinde dönmesi, insanların mutlu bir hayat sürebilmesi için barış şarttır. Ülkelerin üstünlük sağlamak adına savaşlara başvurması, hiçbir şekilde çözüm sağlamayacaktır.
Bu nedenle dünyaya barış hakim olmalıdır. Barış ortamının sağlanması için ülkelerin ve ülke içindeki insanların birbirleriyle iyi ilişkiler kurması, birlik ve beraberliğe önem vermesi, hoşgörünün hakim olması gerekmektedir.
Tüm bunlar bazı etkinliklerle mümkün hale getirilebilir. Mesela ülkeler arasındaki ticarette kolaylıklar sağlanabilir. Olimpiyat oyunları, uluslararası futbol karşılaşmaları, turistik geziler, kardeş şehir organizasyonları, sanatsal faaliyetler gibi etkinlikler insanları birbirlerine yaklaştıracaktır.
Sonuç olarak dünya barışının korunması için yapılması gereken tek şey, insanların birbirlerini tanımaları ve anlamalarıdır. Ancak bu şekilde insanlar kavga etmek yerine, sevgi ile birbirleriyle bütünleşebilir.