1 of 59

YÜZBAŞI İSMAİL HAKKI BEY /

KARANLIK LİMAN’IN MARTISI

Sayfa: 45-46-47-48-49-50-51-52-53-54-55

2 of 59

3 of 59

4 of 59

HAZIRLIK ÇALIŞMALARI

Çanakkale Savaşları ve özel olarak Cevat Paşa’nın Çanakkale Deniz Savaşı’nda gösterdiği başarılar hakkında araştırma yapınız. Araştırmanızda kitap, video, animasyon, ses, müzik, grafik gibi yazılı ve çoklu medya kaynaklarından faydalanabilirsiniz.

5 of 59

Cevat Paşa (Cevat Çobanlı), Çanakkale Deniz Savaşı’nda önemli bir rol oynamıştır. 18 Mart 1915’teki en kritik saldırı günü, Paşa’nın komutasındaki bataryalar ve mayınlar, İngiliz ve Fransız donanmasının büyük bir kısmını geri püskürttü. Bu zaferde Nusret Mayın Gemisi’nin boğaza döşediği mayınlar ve Cevat Paşa’nın stratejik kararları, İtilaf Devletleri’nin yenilgisine yol açtı. “18 Mart Kahramanı” olarak anılan Paşa, bu başarıyla Çanakkale’nin geçilmez olduğunu kanıtladı.

6 of 59

GÖRSEL YORUMLAMA

7 of 59

8 of 59

9 of 59

OKUMA ÇALIŞMASI

Metni, noktalama işaretlerine dikkat ederek sessiz okuyunuz.

10 of 59

11 of 59

Cevat Paşa’dan aldığım emirlere göre mayınların nereye döküleceğine ve hangi derinlikte döküleceğine ben karar veriyordum. İsmail Hakkı da gemi mayın istasyonu ekibiyle birlikte üzerinde boynuzlar olan mayınları raylı sistemle suya indirtiyor, derinliklerini belirliyordu. Gemiler işte bu boynuzlara takılınca barut dolu mayınlar patlıyor ve gemiyi batırıyordu.

12 of 59

İsmail Hakkı’nın askerleri, işlerini komutanları gibi son derece ustaca yapıyorlardı. İsmail Hakkı emir veriyordu:“Mayın istasyonu, mayın indirmeye hazır olll!”“Hazııır!” diyordu askerler.İsmail Hakkı, mayın indirme emri olan “bando” komutunu veriyordu.“Birinci mayın, Bismillaaah! Bandoooo!” deyince mayın suya indiriliyordu. Her mayın tek tek ve dikkatlice dökülüyordu denize.

13 of 59

O gece de bu dikkat ve titizlik sonucu, düşmana yakalanmadan görevimizi başarıyla tamamladık. Sabaha karşı demir yerimize döndük. Dinlenmek için kamaramıza gittiğimizde Uykusuz, masadaki harita üzerinde bir aşağı bir yukarı gidip geliyordu. Sanki nöbette bir asker gibi dolanıyordu.“Bu ne yapıyor Nazmi?”“Bilmem, baksana hâline, sanki ‘Nerede kaldınız?’ der gibi.”“Doğru ya bugün güverteye çıkarmayı unuttuk onu.”

14 of 59

Uykusuz, yaralı olmayan kanadını sevimli sevimli açıp birkaç kere çırptı. Sevindiğini gösteriyordu böylece. İsmail Hakkı, Uykusuz’u eline aldı. “Sana söz Uykusuz, Boğaz’ı düşmandan temizler temizlemez sana bir yuva bulacağım.” dedi. Onu güverte nöbetindeki askerlere verdi. Yarı uyanık, tedirgin bir uykuya daldık.Nusret’teki görevimiz boyunca her görevden başarı ile çıktık. Kendimizi hissettirmeden yolumuzu alıp, işimizi bitirip geri dönebiliyorduk. Bunda İsmail Hakkı’nın başarısı tartışılmazdı. O, eşsiz bir kaptandı. Ancak o günlerde bir şey fark ettim. İsmail Hakkı, oldukça zayıflamıştı. Son zamanlarda çok az yemek yiyordu. Geceleri nefesi daralıyor, kendini güverteye atıyordu.

15 of 59

Ne oluyor, hasta mısın?” diye sordum birkaç defa.�“Yok…” dedi, “İyiyim, uyku tutmuyor ondan.”

Onun bu hâlini hiç beğenmiyordum.�Baharın ilk günlerine doğru Cevat Paşa, yeni bir mayın görevi daha verdi. O gece de hazırlıklarımızı yaptık ancak bu defa farklı bir şey vardı. Düşman bize göz açtırmayacak gibiydi. Projektörlerin ışıkları denizin üzerinde fır dönüyordu. Düşmanın karakol gemileri Boğaz’da devriye hâlindeydi.

16 of 59

Görevimiz, Boğaz’ın farklı bir alanına mayın dökmekti. İsmail Hakkı’nın emri ile geminin ışıkları söndürüldü. Sessiz bir bekleyişe geçtik. Projektörlerin yanmadığı bir an bulup sessizce hareket ettik. Hedefimize varınca raylar çalıştırıldı. Askerlerimiz dikkatle yerleştirdi mayınları. İsmail Hakkı, mayınları kontrol etti.“Tamamdır, çekilebiliriz.”

17 of 59

Motorlar yarım devirde usulca çalıştı. Yavaş yavaş demir yerimize dönüyorduk ki birden olanlar oldu. Üzerimizde dehşet verici bir ışık patladı. Göz gözü görmez bir aydınlık oluştu. Bu bir İngiliz karakol gemisiydi. Projektörleri bizi fark etmişti. Sirenler ötmeye başladı. Işıklar, bulunduğumuz yeri gösteriyordu.Hızlanmalıydık. İsmail Hakkı tam yol ileri emrini verdi. Askerler kazanları körüklediler. İsmail Hakkı, kaptan köşküne fırlayıp dümeni, dümen subayından aldı. Bizi bu durumdan ancak kendisi kurtarabilirdi. İsmail Hakkı, Nusret’i sağlı sollu zikzaklarla hızla kullanıyordu. Açıklara doğru uzaklaşıyorduk. Şafak sökmek üzereydi.

18 of 59

Bir ara gemi ani manevralar sonucu yalpaladı. Yana yatacak gibi oldu. Güverte su içinde kaldı. Devrilip sulara gömüleceğimizi sandım. İsmail Hakkı nasıl yaptı bilmiyorum, geminin kontrolünü yeniden sağladı. Çok şükür sağ salim atlatmıştık bu badireyi. Bizim gemilerimizin olduğu sahaya yaklaşırken kaptan köşkünde dümen subayının sesini duydum:“Komutanım yetiiiş! İsmail Hakkı Yüzbaşı elden gidiyor!”Kaptan köşküne koştum. Aman ya Rabbi! Ne göreyim!.. İsmail Hakkı bir eliyle göğsünü tutmuş, dizlerinin üzerine çökmüştü. Aydınlanan sabahta yüzünü seçebiliyordum. Yüzü kireç gibi bembeyazdı. Gözleri kapandı. Birden yana düştü. (…)

19 of 59

Onu sırtüstü yere yatırdım. Tamamen kendinden geçmişti. Gömleğinin yakasını gevşetip kulağımı göğsüne dayadım. Hiç ses yoktu. Kalp atışını duyamıyordum. Dümen subayına haykırdım:“Yetiştir bizi!.. Gözünü seveyim, yetiştir Çanakkale Merkez Hastanesine.”Dümen subayı askerlere haykırdı: “Tam yol ileriii!”Askerler görev yerlerine koşuşturdular. Nusret’i olanca hızıyla çalıştırmaya başladılar. Bir şeyler yapmalıydım. (…) Aniden aklıma kalp masajı yapmak geldi. Okulda öğrendiğimiz gibi kalp masajı yapmaya başladım.

20 of 59

Bir yandan “İsmail Hakkı duyuyor musun? Kalk Tophaneli, ne olur, kalk!” diyordum. Kalp masajını bırakıp nefesini dinledim. “Oh! Çok şükür. Nefes alıyor!” diye bağırdım. Askerler sevinçten birbirlerine sarılmaya, ellerini havaya kaldırıp dua etmeye başladılar.Onu hastaneye yetiştirmeyi başardık. Yaralılar için her zaman limanda bekleyen sıhhiye askerleri, onu bizden aldılar. Ben de peşlerinden hastaneye koştum. Hastaneye yetiştiğimde Tabip Binbaşı Ahmet onu muayene ediyordu. Son derece endişeliydi.“Kalp krizi…” dedi. “Kalbi bir süre durmuş olmalı. Nasıl olmuşsa tekrar çalışmış.”“Kalp masajı yaptım.”“İyi yapmışsın Yüzbaşı. Yoksa…”

21 of 59

Muayenesi bitince “Allah korumuş Yüzbaşı’yı. Yalnız bir daha böyle bir kriz geçirmemesi gerekiyor. İkinci kriz, ilkinden daha tehlikeli olacaktır. Heyecan ve üzüntüden kesinlikle uzak durmalı. Siz şimdi gidin Yüzbaşı, yapacak bir şeyiniz yok. Görev yerinize dönün. Kendine gelir mi bilmiyorum. Onu kaybedebiliriz de. Gerisi Allah’a kalmış. Biz elimizden geleni yapacağız.” dedi.

22 of 59

İsmail Hakkı’ya son bir defa baktım. O, benim aslan yürekli arkadaşımdı. İyi olacaktı. İçimden iyi şeyler geçiriyordum ama sedyesinin yanından bir türlü ayrılamıyordum. Alnı ter içindeydi, yüzü çökmüştü. İyi görünmüyordu. Yanında olduğumu hissettirmeliydim ona. Tanıştığımız ilk gün nasıl tokalaşmıştık? İşte o günkü gibi sertçe elini sıktım.Kulağına fısıldadım: “Beni duyduğunu biliyorum Tophaneli. İyileşeceksin…” Gözlerim dolu dolu ayrıldım yanından.

23 of 59

Hastaneden çıkarken öyle sarsılmıştım ki nereye gittiğimi bilmeden yürüyordum. Umana nasıl geldiğimi hatırlamıyorum. Nusret’e varınca askerler ve subaylar beni soru yağmuruna tuttu:

İsmail Hakkı Yüzbaşı nasıl?”“Yaşıyor mu?”Hepsi çok üzgündü. Cesur, şefkatli, kahraman komutanları için korkuyorlardı.“Üzülmeyin.” dedim. “Üzülmeyin, Yüzbaşı Tophaneli İsmail Hakkı dayanıklı bir subaydır. İyileşip en yakın zamanda aramıza dönecek.”*

24 of 59

25 of 59

badire

devriye

Birdenbire ortaya çıkan tehlikeli durum.

Teftiş veya güvenliği sağlamak amacıyla dolaşan asker, polis veya jandarma topluluğu.

26 of 59

dümen

harp

Hava ve deniz taşıtlarında, taşıta istenilen yönü vermeye ve belirli bir doğrultuda götürmeye yarayan hareketli parça.

Savaş.

27 of 59

kamara

Kaptan köşkü

Kaptanın gemiyi yönettiği, geminin üst katında bulunan bölüm.

Gemilerde oda.

28 of 59

manevra

projektör

Gemi, lokomotif ve kara taşıtlarının bir yere yanaşmak veya bir yerden çıkmak için yaptığı hareket.

Karanlıkta bir hedefi aydınlatmak için kullanılan dar, uzun bir ışın demeti çıkaran ışık kaynağı.

29 of 59

siren

tabip

İtfaiye, cankurtaran ve polis araçlarında bulunan, tiz ses çıkaran uyarıcı alet.

Hekim, doktor.

30 of 59

31 of 59

Cevat Paşa’nın Yüzbaşı İsmail Hakkı Bey ve Yüzbaşı Nazmi Bey’e verdiği görev nedir?

Cevat Paşa’nın Yüzbaşı İsmail Hakkı Bey ve Yüzbaşı Nazmi Bey’e verdiği görev Çanakkale Boğazı’na mayın döşemektir.

32 of 59

Yüzbaşı İsmail Hakkı Bey’in çok hasta olmasına rağmen tehlikeli bir görevi üstlenmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu, büyük bir fedakârlıktır. Vatanı için sağlığını hiçe sayması takdir edilecek bir durumdur.

33 of 59

Yüzbaşı İsmail Hakkı Bey’in rahatsızlığı nedir?

Şiddetli göğüs ağrısı ve kalbinde teklemedir.

34 of 59

Cevat Paşa’nın, Yüzbaşı Nazmi’nin ve Yüzbaşı İsmail Hakkı Bey’in Çanakkale Deniz Savaşı’nın kazanılmasındaki rolleri nelerdir?

Cevat Paşa mayın döşenmesi fikrinin sahibi, Yüzbaşı Nazmi ve Yüzbaşı İsmail Hakkı Bey de uygulayıcısıdır. Bu yönüyle savaşın kazanılmasındaki rolleri çok büyüktür.

35 of 59

Metnin, sizi en çok etkileyen bölümü hangisidir? Açıklayınız.

Beni en çok etkileyen bölüm İsmail Hakkı Bey’in hastalığına rağmen mayınları döşeyip dönerken rahatsızlanması, Yüzbaşı Nazmi’nin ona sözleri ve askerlerin komutanlarını merak ettiği bölümdür.

36 of 59

Çanakkale Savaşı’nda Boğaz’a mayın yerleştirilmesi, İsmail hakkı Bey’in sağlığını hiçe sayarak zorlu görevi yerine getirip kalp krizi geçirmesidir.

37 of 59

38 of 59

Cevat Paşa, Yüzbaşı Nazmi, Yüzbaşı İsmail Hakkı Bey, diğer askerler, martı Uykusuz

Çanakkale Savaşı yılları (1918)

39 of 59

 Çanakkale Boğazı, Nusret Mayın Gemisi, Çanakkale Merkez Hastanesi

40 of 59

  • Cevat Paşa’nın emriyle mayınların döşenmesi
  • Başka bir mayın görevinde İngiliz gemisi tarafından fark edilmeleri
  • Dönüş sırasında İsmail Hakkı Bey’in kalp krizi geçirmesi
  • İsmail Hakkı Bey’in hastaneye götürülmesi

41 of 59

Cevat Paşa, Çanakkale Deniz Savaşı’nda önemli stratejik başarılar göstermiştir. Özellikle 18 Mart 1915’te, Nusret Mayın Gemisi’nin boğaza döşediği mayınlar ve Cevat Paşa’nın yönettiği savunma bataryaları, İtilaf Devletleri’nin güçlü donanmasını geri püskürttü. Bu başarı, Çanakkale Boğazı’nın geçilmez olduğunu kanıtlamış ve Osmanlı’nın zaferini sağlamıştır. Paşa, bu zaferle “18 Mart Kahramanı” unvanını almıştır.

42 of 59

43 of 59

44 of 59

45 of 59

D

D

D

Y

Y

Y

46 of 59

47 of 59

48 of 59

49 of 59

50 of 59

51 of 59

(Y)

(Y)

(Y)

(D)

(D)

(D)

(D)

(D)

52 of 59

 Paragrafın amacı Çanakkale Boğazı’yla ilgili bilgi vermek olduğu için açıklayıcı anlatım kullanılmıştır.

53 of 59

54 of 59

Çanakkale Savaşı kimler arasında gerçekleşti?

Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri yani İngiltere ve Fransa arasında gerçekleşti.

Bu savaşlar hangi tarihler arasında gerçekleşti?

 Deniz savaşları 19 Şubat 1915 – 18 Mart 1915, Kara savaşları 25 Nisan 1915 – 9 Ocak 1916 tarihleri arasında gerçekleşti.

55 of 59

Bu savaşlar nasıl kazanıldı?

Bu savaşlar çok zorlu mücadeleler ve özellikle de Boğaz’a yerleştirilen mayınlar ve Seyit Onbaşı’nın attığı top mermileriyle kazanılmıştır.

Bu savaşları kazanmanın bizim için önemi neydi?

Bu savaşı kaybetseydik İngiliz ve Fransızlar Rusya’ya yardım götürecekti ve işler çok daha zor bir duruma gelecekti. Bundan dolayı savaşın kazanılması çok önemlidir.

56 of 59

 Sorularına cevap veren bir yazıyı defterinize yazınız.

Çanakkale Savaşı, Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri yani İngiltere ve Fransa arasında gerçekleşmiştir. Deniz savaşları 19 Şubat 1915 – 18 Mart 1915, Kara savaşları 25 Nisan 1915 – 9 Ocak 1916 tarihleri arasında gerçekleşmiştir. Çok zorlu geçen savaş, Boğaz’a yerleştirilen mayınlar ve Seyit Onbaşı’nın attığı top mermileriyle kazanılmıştır. Bu savaşı kaybetseydik İngiliz ve Fransızlar Rusya’ya yardım götürecekti ve işler çok daha zor bir duruma gelecekti. Bundan dolayı savaşın kazanılması çok önemlidir.

57 of 59

 Yazmaya başlamadan önce giriş, gelişme ve sonuç bölümlerinde nelerden bahsedeceğinizi planlayınız.

Girişte savaşın kimler arasında olduğundan, gelişmede savaşın tarihlerinden, savaşın nasıl kazanıldığı  ve öneminden bahsettim. Son bölümde de savaşın önemini vurguladım.

58 of 59

59 of 59