ÇOCUK İHMAL-İSTİSMARI �VE �DİJİTAL MAHREMİYET
�SUNUM İÇERİĞİ�
AİLEDE MAHREMİYET
“Mahremiyet en temelde insanın kendi ile kendi dışındakiler arasındaki sınıra işaret eder.’’
Mahremiyet, özel ve gizli olana atıfta bulunan Arapça bir kelimedir. Kökeni haram kelimesine dayanan mahremiyetin yasaklamak, menetmek, saygı göstermek gibi anlamlarının yanında aile ve akraba ilişkileriyle ilgili anlamları da bulunmaktadır (Akın, 2022).
Aile Mahremiyeti
Ailede mahremiyet, hem aile içi etkileşime ve mekan olarak haneye hem de ailenin kendi içinde rol dağılımı bağlamında iç mahremiyet ilişkilerine atıfta bulunmaktadır. Bu nedenle mahremiyet, aile içindeki ve dışındaki sınırları ve mesafeleri belirlemektedir (Akın, 2022).
Ailenin özeli, sırları, eşlerin birbirleri ile özel ilişkileri ve özel sorunları aile içinde kalması gereken, başkalarına yansıtılması hoş olmayan, hatta sakıncalı olan bir konumdadır (Beder Şen, 2019).
Ebeveynler mahremiyet anlayışını küçük yaşlardan itibaren çocuklarına kazandırmakla yükümlüdürler. Çünkü sağlıklı bir mahremiyet duygusunun oluşması, çocukların sağlıklı bir psikolojik kimlik ve cinsel kimlik geliştirmeleri için gereklidir (Beder Şen, 2019).
Beden Mahremiyeti Eğitimi
Sınır Çizme
Çocuğa iki yaşından itibaren bedeninin özel/mahrem bölgeleri uygun yöntemle öğretilmeli, anne-baba kendi özel bölgelerini çocuktan saklamaya başlamalı, bu bölgelerin sadece doktora ve gerektiğinde anne-babaya gösterilebileceği, diğerlerinin dokunmasına kapalı olduğu anlatılmalıdır. “İç çamaşırının altındaki bölgeler” sınırı öğretilmelidir (Pehlivan, 2021).
İhlale Tepki
Çocukla birlikteyken mahremiyet ihlali içeren durumlarla karşılaşıldığında, çocuğun duyacağı şekilde bunun doğru olmadığına dair sağlıklı tepkiler verilmelidir (Pehlivan, 2021).
Koruma ve Saygı
Çocuğun bedeni ile ilgili tasarruflarında çocuğu bilgilendirmeli ve onun onayını almaya dikkat etmelidir. Örneğin, tedavi için iğne yapılması gereken bir çocuk habersizce apar topar muayene masasına yatırılmamalı, terlemiş bir çocuğun sırtına zorla havlu sokulmamalıdır (Pehlivan, 2021).
Giyinme ve Soyunma Adabı
Anne-babası çocuğun elbiselerini herkesin içerisinde değiştirmemeli, kimsenin görmediği bir ortamda giyinmesini sağlamalıdır (Pehlivan, 2021).
Anne-babanın da çocuğun görmeyeceği bir alanda giyinip soyunması, çocuğun bütüncül bir mahremiyet duygusu geliştirmesi açısından önemlidir (Pehlivan, 2021).
Beden Mahremiyeti Eğitimi
Beden Mahremiyeti Eğitimi
Banyo ve Tuvalet Adabı
Tuvalete birlikte girmek veya tuvaletin kapısını aralık bırakmak, çocuğa her an mahremiyetinin ihlal edilebileceği fikri verir. 4 yaşından itibaren, anne-baba gerekiyorsa kapının önünden ayrılmamalı ama asla içeri izinsiz girmemelidir (Pehlivan, 2021).
Kardeşleri aynı anda banyo yaptırmamalı, mecburiyet durumunda iç çamaşırlarını çıkarmadan yıkamalıdır (Pehlivan, 2021).
4-5 yaşından sonra çocuğu iç çamaşırı ile yıkamalı, çamaşırını çıkarırken ve kendisini temizlerken anne-baba başını hafif yana çevirerek mahremiyete saygı gösterdiğini hissettirmelidir (Pehlivan, 2021).
Beden Mahremiyeti Eğitimi
Fiziksel Baskı
Anne-baba ve akrabalar, sevgi gösterileri sırasında çocuklara kendilerini güçsüz ve aciz hissettirecek derecede büyük ve orantısız güç kullanmamalıdır (Pehlivan, 2021).
Kucaklamak, kollarını ve bacaklarını hareket ettirmesine izin vermemek, kurtulma çabasına rağmen sıkıştırmak, çocuğa sevgi değil çaresizlik ve korku yaşatmaktadır (Pehlivan, 2021).
Çocuğa “Bir başkasının sana dokunması ancak senin iznine bağlıdır.” mesajı verilmeli, kendisine güç uygulandığında karşılık vermesi gerektiği öğretilmelidir (Pehlivan, 2021).
Mekan Mahremiyeti Eğitimi
Özel alan sınırı
3-4 yaşlarından itibaren çocuğa ebeveynin odasına girerken kapıyı çalması ve izin istemesi gerektiği, özel alanın ancak izinle kullanıma açılabileceği, bir başkasının evinde yatak odası ve banyo bölümüne girilmeyeceği anlatılmalıdır (Pehlivan, 2021).
Çocuğun özel alanı: Odası
Anne-baba da çocuğun odasına girerken izin istemeli, çocuğun giyindiği ana rastlarsa özür dilemeli; eşyalarını, çantasını, çekmecelerini, ceplerini ondan izinsiz karıştırmamalıdır (Pehlivan, 2021).
Mekan Mahremiyeti Eğitimi
Odaların Ayrılması
2 yaşından itibaren çocuk yavaş yavaş bağımsızlığını kazanır. Bu dönemde anne-babasından ayrı bir odada yatmaya başlayabilir (Pehlivan, 2021).
Kardeşlerin yataklarını ayırma konusunda 5 yaştan itibaren hassasiyet gösterilmelidir (Pehlivan, 2021).
İlkokul dönemiyle birlikte kız ve erkek çocukların odaları ayrılmalıdır. Eğer imkan yoksa paravanla ayrılarak odada kendilerine özel alanlar oluşturulmalıdır (Pehlivan, 2021).
Kitle İletişim Araçlarının �Aile Mahremiyetine Etkileri
Son yıllarda televizyon programlarında evlilik dışı kadın-erkek ilişkileri ve cinselliği ön plâna çıkaran tavırlar ve tutumlar karşısında toplumumuzun sistematik olarak mahremiyet konusunda duyarsızlaştığı görülmektedir. Bir çocuğun, cinselliği gelişimsel olarak belli evrelerden geçerek kavraması gerekirken, televizyonda kavrayamayacağı düzeyde cinsellikle karşılaşması, bu konudaki gelişimini olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle, çocukların televizyon izledikleri saatlerde, cinselliğin açık biçimde sergilendiği, mahremiyetin ihlâl edildiği, özendiriciliği yüksek ve eyleme geçmeyi cesaretlendiren yayınlar sakıncalıdır. Çocuğunun televizyon izleme alışkanlıklarını kontrol etmek önemlidir.
Anne-babalar; çocuklarının gelişimsel düzeylerine uygun biçimde televizyon programlarını izlemelerine ve görüntüleri anlamalarına yardım etmelidirler. Tüm küçük çocukları; gerçeklik, haklılık ve sonuçlar bağlamında programlarla ilgili eleştirel bir değerlendirme yapabilmeleri için eğitmelidirler (Beder Şen, 2019).
DİJİTAL MAHREMİYET
DİJİTAL MAHREMİYET
Dijital Mahremiyet kavramı kişilerin dijital ortamlarda, nasıl davranacağı, nelerin kimlerle paylaşılıp, nelerin paylaşılmayacağı durumunu ifade eder. Dijital Mahremiyet, gerçek hayattaki mahremiyet kavramının, dijital ortamdaki boyutudur.
DİJİTAL MAHREMİYET
Nasıl ki fiziksel hayatta gizli kalması gereken, kendimize ait özel alanlarımız var ise, dijital ortamlarda da yalnızca bize ait, özel alanlarımızın olması gerektiği Dijital Mahremiyet kavramı ile ifade edilebilir.
DİJİTAL MAHREMİYET
Teknoloji çağı ile birlikte dijital platformlar çoğalmaktadır. Bilgin, Kesgin ve Ak tarafından Yetişkinlerin İnternet Kullanma Durumu ve Bazı Sosyo-Demografik Değişkenler ile İlişkisi konulu araştırmaya göre Türkiye’de de 2004 yılında internet kullanımı %19 iken 2017 yılında % 67’ye ulaşmıştır.
DİJİTAL MAHREMİYET
İnternetin sınırsız içeriği barındırması, her gün yenilenen içerikler kullanıcıların daha fazla ilgisini çekmekte ve daha fazla vakit geçirme ihtiyacı doğurmaktadır.
Öğrenmeye, eğlenmeye açık çocuklar ve gençler de internetin sunduğu imkânlarla birlikte hızlı ve uyarıcı etkisinin birleşimi ile farklı platformlarda vakit geçirme arzusu içinde olmaktadırlar.
DİJİTAL MAHREMİYET
İşin içine bir de başkaları tarafından beğenilme, fark edilme ya da daha farklı amaçlarına hizmet eden ve herhangi bir ihtiyaçlarını karşılama durumu söz konusu olduğunda durum başkalaşabilmektedir.
DİJİTAL MAHREMİYET
Popüler video içeriği üreticilerini gören küçük yaştaki çocuklar hayallerini değiştirerek onları örnek alma eğiliminde olabilmekte, iyi ve güçlü görünmenin ancak herkes tarafından tanınan ve bilinen biri olmaktan geçtiğini düşünmektedirler.
DİJİTAL MAHREMİYET
Kişilerin kendi kararları doğrultusunda yaptıkları paylaşımların neleri beraberinde getirebileceği konusunda bilgi ve bilinç sahibi olmaları önem taşımaktadır. Çocuklara sunulan sınırsız imkânlar onların hem fiziksel hem de psikolojik gelişimlerini tehdit altında tutmakta, özgürlük ve mahremiyetleri arasındaki dikkat edilmesi gereken çizgileri göz ardı edebilmelerine yol açmaktadır.
DİJİTAL MAHREMİYET
Özellikle çok küçük yaşlarda Youtube, Tiktok ya da İnstagram üzerinden paylaştıkları videolar ile popülerleşen çocuklar başkalarının ilgi ve beğenilerine kendilerini kaptırabilmekte daha fazla ilgi görme adına mahremiyetlerini hiçe sayarak paylaşımlarda bulunabilmektedir.
DİJİTAL MAHREMİYET
Popüler olmanın peşinde koşan çocuklar ve gençler için özel hayatlarını tanımadıkları kişilere açmaları çok zor olmamaktadır. Burada önemle dikkat edilmesi gereken nokta paylaşımlar sonrası olası risklerin farkında olunması gerektiğidir.
DİJİTAL DÜNYADA RİSKLER
Akıllı telefon sahibi herkes, çevresindeki bir olayı, durumu görüntüleyip, paylaşarak haber yapabilir duruma gelmiştir. Örneğin; çocuklar, medya profesyonelleri ve haberciler dışında kendi ebeveynlerince de ekranlara taşınabilmekte ve bu durum çocuğun ekonomik, psikolojik, cinsel yönden istismarına yol açabilmektedir.
DİJİTAL ORTAMDA RİSKLER
Çocuklar, kendilerine yönelik içeriklerin yanı sıra, yetişkinlerle birlikte oldukları zamanlarda, haberlere ve yetişkinlere özel programlara da maruz kalabilmektedirler.
Çocukların fotoğraflarının ebeveynler, öğretmenler ve çevresindeki bireyler tarafından paylaşılması aşağıdaki durumlara sebep olabilmektedir:�
Herkese açık bir şekilde paylaşılan çocuk fotoğrafları çocuk istismarcıları tarafından web sitelerinde kötü niyetle kullanılabilir.
Bebeklikten itibaren sosyal medya aracılığı ile bütün fotoğrafları paylaşılan çocuklar ileriki yaşlarda bu durumdan rahatsızlık duyabilirler.
Çocukların fotoğraflarının ebeveynler, öğretmenler ve çevresindeki bireyler tarafından paylaşılması aşağıdaki durumlara sebep olabilmektedir:�
Çocukların gizlilik ve mahremiyet konularına karşı bakış açıları farklılaşabilir.
Dijital kimliğin ön planda tutulması çocuğun gerçek hayatta sorunlar yaşamasına neden olabilir.
(Örneğin sosyal medyada popüler olan bir öğrenci gerçek hayatta içedönük olabilir. Bu durum çocuğun kimlik karmaşası yaşamasına sebep olabilir.)
DİJİTAL MAHREMİYET VE SİBER ZORBALIK
Çevrimiçi olarak paylaşılan içerikler kimi zaman zararsız gibi görünse de bazen başkaları için sorun yaratabilmektedir. Dijital Mahremiyete önem verilmeden yapılan paylaşımlar bireyleri siber zorbalık kavramıyla karşı karşıya getirmektedir.
DİJİTAL MAHREMİYET VE SİBER ZORBALIK
Siber Zorbalık:
Başka bir kişiyi taciz ya da tehdit etmek, utandırmak veya hedef almak için teknolojik araçların kullanılmasıdır.
Siber Zorbalıkla baş etmede; bu konuda ebeveynlere ve öğrencilerimize yönelik yapacağımız bilgilendirici çalışmalar önem arz etmektedir. Yasaklayıcı önlemler yerine bilinçli kullanıma teşvik etmek önemlidir. Bu doğrultuda yapılabilecek çalışmalar bir sonraki sunumda yer verilmiştir.
SİBER ZORBALIĞIN YANSIMALARI
Velilere yönelik öneriler kapsamında yapılabilecek bilgilendirmeler;
�Velilere yönelik öneriler kapsamında yapılabilecek bilgilendirmeler;�
-VELİLERLE BU KONULAR PAYLAŞILMALIDIR.-
Öğretmenlere yönelik öneriler kapsamında yapılabilecek bilgilendirmeler;
DİJİTAL DÜNYADA RİSKLER
Kullanımıyla ilgili bilinçlendirilmesi; Örneğin; sosyal medya hesabının şifresinin kendine özel olduğu arkadaşları da dahil paylaşılmaması gerektiği, kendine ait özel bilgilerin herkese açık olmaması (doğum tarihi, ev, okul adresi, fotoğrafları vb.) gerektiği, tanımadığı kişilerden gelen arkadaşlık isteklerini kabul etmemeleri gerektiği ve eğer tanımadığı kişiler tarafından rahatsız edici içerik ya da mesajlarda güvendikleri kişi ya da kişilerden yardım istemelerinin gerektiği anlatılmalıdır.
DİJİTAL DÜNYADA RİSKLER
Nasıl ki günlük yaşamımızda tanımadığımız insanları evimize almıyorsak, aynı şekilde sosyal medya kullanımında buna dikkat etmemiz gerektiği öğrencilerimize anlatılmalıdır.
Kendi özeline nasıl saygı gösterilmesi isteniyorsa, başkalarının özeline de saygı gösterilmesi gerektiği anlatılmalıdır. Arkadaşlarının fotoğraflarını ve videolarını onların izni olmadan paylaşmanın, yaymanın yasal olmadığı belirtilmelidir.
DİJİTAL DÜNYADA RİSKLER
Teknoloji bağımlısı çocukların sosyal ilişkileri zayıf olabilir. O nedenle bu öğrencileri oyunlara katmak, diğer çocuklara katılmalarını sağlamak sosyalleşmeleri anlamında önemlidir.
Öğrencilerin sportif, sanatsal faaliyetlere katılımı teşvik edilmelidir.
DİJİTAL DÜNYADA RİSKLER
Öğrencilerdeki ani ruhsal değişimler de bize bilgi vermektedir. Birden içe kapanması, öfke duygusunun artması, yeme alışkanlığının değişimi, kişisel bakımının azalması, okul başarısında düşüşlerin yaşanması, arkadaşlık ilişkilerinde bozulmaların yaşanması vb. durumlar bize ipucu verebilir.
Bu durumlarda varsa okul rehberlik servisine yoksa bir ruh sağlığı uzmanı ile görüşülmesi konusunda ailenin yönlendirilmesi yapılabilir.
Siber Zorbalığı Önlemede İdari ve Hukuki Çerçeve
Siber zorbalık vakalarının yaygınlaşması konunun toplumsal ve çok boyutlu ele alınmasını gerektirmektedir. Siber zorbalık alanyazında tanımlansa da hukuki boyutta siber suçlar kavramı altında değerlendirilmektedir. Siber suçlarla mücadele Türk Ceza Kanunu, Avrupa Konseyi Siber Suç Sözleşmesi, Emniyet Genel Müdürlüğünce alınan önlemler ve öğrenciler açısından Milli Eğitim Bakanlığı mevzuatı çerçevesinde ulusal ve uluslararası mevzuatta düzenlenmektedir(Akar, 2019)
Ülkemizde doğrudan siber zorbalıkla ilgili olarak bir yasa bulunmamaktadır ve yasal olarak siber zorbalık tanımı yapılmamıştır. Bu durum Dünyadaki çoğu ülke ile aynı seyri göstermektedir. Siber zorbalık, hangi suç veya suç unsurlarını meydana getiriyorsa hukuksal değerlendirme buna göre yapılmaktadır. Türk Ceza Kanunu’na göre 12 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında ceza kovuşturması yapılamaz.(Akar, 2019)
Türk Ceza Kanunu’nda;
Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
Madde 136
Türk Ceza Kanunu’nda;
Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması
Madde 133
(1) Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları, taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydeden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi, diğer konuşanların rızası olmadan ses alma cihazı ile kayda alan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Türk Ceza Kanunu’nda;
Müstehcenlik
Madde 226- (1) a) Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini gösteren, okuyan, okutan veya dinleten,
b) Bunların içeriklerini çocukların girebileceği veya görebileceği yerlerde ya da alenen gösteren, görülebilecek şekilde sergileyen, okuyan, okutan, söyleyen, söyleten,
(2) Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden kişi altı aydan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
Sosyal medyayla veya internetteki diğer sorunlarla ile ilgili olarak size yardımı olacaktır,
DİJİTAL MAHREMİYET KAYNAKÇA
AİLEDE MAHREMİYET KAYNAKÇA