1 of 45

2 of 45

HAZIRLIK SORULARI

Sahip olunan bir bilgi, hayatı nasıl kolaylaştırır? Düşüncelerinizi anlatınız.

Bilgiye sahip olmaktansa o bilginin nasıl kullanıldığı önemlidir. Her bilgi insan hayatında büyük önem taşır. Bilginin küçük yada büyük olması önemli değildir. Önemli olan bu bilgilerin yeri geldiği zaman hayat kurtarabileceği unutulmamalıdır.

3 of 45

Her insanın hayatında varlığını ve değerini bilen, hisseden, fark eden kuyumcular mutlaka vardır. Mesele kuyumcuyu bulmaktadır.” sözünü açıklayınız.

Bizim değerimizi bilecek bize değer verecek insanlar etrafımızda mutlaka vardır. Önemli olan bizim onları fark edebilmemiz ve bulmamızdır.

4 of 45

GÖRSEL YORUMLAMA

5 of 45

YAZARI TANIYALIM

6 of 45

7 of 45

8 of 45

Bu kadar değerli bir pırlantayı, mücevheri nereden buldun?” diye hayretle bağırır ve hemen ilâve eder. “Buna kaç lira istiyorsun?”Öğrenci sorar: Siz ne veriyorsunuz?”“Ne istiyorsan veririm.”Öğrenci, “Hayır veremem.” diye taşı almak için uzanınca kuyumcu yalvarmaya başlar:

Bir şeyin kıymetini ancak onun değerini bileni anlar ve onun değeri bilenin yanında kıymetlidir.”

9 of 45

Vaktiyle bir Bilge hoca, yıllarca yanında yetiştirdiği öğrencisinin seviyesini öğrenmek ister. Onun eline çok parlak ve gizemli görüntüye sahip iri bir nesne verip:“Oğlum” der, “Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, en sonra da kuyumcuya göster. Hiç kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir.Öğrenci elindeki ile çevresindeki esnafı gezmeye başlar. İlk önce bir bakkal dükkânına girer ve “Şunu kaça alırsınız?” diye sorar.Bakkal parlak bir boncuğa benzettiği nesneyi eline alır; evirir çevirir; sonra: “Buna bir tek lira veririm. Bizim çocuk oynasın” der.

10 of 45

İkinci olarak bir manifaturacıya gider. O da parlak bir taşa benzettiği nesneye ancak bir beş lira vermeye razı olur. Üçüncü defa bir semerciye gider: Semerci nesneye şöyle bir bakar, “Bu” der “benim semerlere iyi süs olur. Bundan “kaş dediğimiz süslerden yaparım. Buna bir on lira veririm.”En son olarak bir kuyumcuya gider. Kuyumcu öğrencinin elindekini görünce yerinden fırlar. “Bu kadar değerli bir pırlantayı, mücevheri nereden buldun?” diye hayretle bağırır ve hemen ilâve eder. “Buna kaç lira istiyorsun?” Öğrenci sorar: Siz ne veriyorsunuz?” “Ne istiyorsan veririm.” Öğrenci, “Hayır veremem.” diye taşı almak için uzanınca kuyumcu yalvarmaya başlar:�“Ne olur bunu bana satın. Dükkânımı, evimi, hatta arsalarımı vereyim.”

11 of 45

Öğrenci emanet olduğunu, satmaya yetkili olmadığını, ancak fiyat öğrenmesini istediklerini anlatıncaya kadar bir hayli dil döker. Mücevheri alıp kuyumcudan çıkan öğrencinin kafası karma karışıktır. Böylesi karışık düşünceler içinde geriye dönmeye başlar. Bir tarafta elindeki nesneye yüzünü buruşturarak 1 lira verip onu oyuncak olarak görenler, diğer tarafta da mücevher diye isimlendirip buna sahip olmak için her şeyini vermeye hazır olan ve hatta yalvaran kişiler. Bilge hocasının yanına dönen öğrenci, büyük bir şaşkınlık içinde başından geçen macerasını anlatır. Bilge sorar: “Bu karşılaştığın durumları izah edebilir misin?” Öğrenci: “Çok şaşkınım efendim, ne diyeceğimi bilemiyorum, kafam karmakarışık” diye cevap verir. Bilge hoca çok kısa cevap verir:�“Bir şeyin kıymetini ancak onun değerini bileni anlar ve onun değeri bilenin yanında kıymetlidi

12 of 45

13 of 45

Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje

İyice, istediği gibi, adamakıllı gözden geçirmek

14 of 45

Manifatura eşyası satan kimse, bezzaz.

15 of 45

At, eşek, katır vb. hayvanların sırtına yerleştirilen, üzerine yük bağlanan veya binilen, iskeleti ağaçtan araç.

Eyerin ön ve arkasındaki çıkıntılı bölüm.

16 of 45

Oturulan yerden hızla kalkmak.

17 of 45

18 of 45

1. Metnin kahramanları kimlerdir?

Bilge Hoca, öğrenci, kuyumcu, bakkal, manifaturacı, semerci.

19 of 45

2. Öğrencinin “Çok şaşkınım efendim, ne diyeceğimi bilmiyorum, kafam karmakarışık.” demesinin nedeni/nedenleri nelerdir?

Elindeki çok parlak ve gizemli görüntüye sahip iri nesneyi gösterdiği her kişinin farklı bir değer biçmesi, fiyat belirlemesi öğrencinin “Çok şaşkınım efendim, ne diyeceğimi bilmiyorum, kafam karmakarışık.” demesine sebep olur.

20 of 45

3. Kendinizi yazarın yerine koyarak metnin hangi bölümünü değiştirmek istediğinizi nedenleriyle anlatınız.

Ben yazarın yerinde olsaydım metnin öğrencinin kuyumcunun yanına gittiğinde söylediği teklifi değerlendirmesi bölümünü değiştirmek isterdim. Öğrenci elindeki emanet nesneyi kuyumcuya satsaydı olaylar farklı bir şekilde gelişebilirdi.

21 of 45

4. Bilge Hoca’nın yerinde olsaydınız öğrencinizin seviyesini öğrenmek için nasıl bir yol izlerdiniz. Anlatınız.

Bilge Hoca’nın yerinde olsaydım bu nesneyi daha değerli bir nesneyle değiştirmesini ve yeni bir nesne bulmasını isterdim.

22 of 45

5. Dinlediğiniz metnin kahramanlarından hangisinin yerinde olmak isterdiniz? Neden?

Ben öğrencinin yerinde olmak isterdim. Çünkü farklı kişilerle iletişimi ve arayış içinde olması benim hoşuma giden özellikleridir.

23 of 45

6. “Bir şeyin kıymetini ancak onun değerini bilen anlar ve onun değerini bilenin yanında kıymetlidir.” sözüyle anlatılmak istenen nedir? Açıklayınız.

Her insanın hayatında varlığını ve değerini bilen, hisseden, fark eden kuyumcular mutlaka vardır. Mesele o kuyumcuyu bulmaktadır…

24 of 45

25 of 45

KONUSU

MEKAN

Bilge Hoca’nın öğrencisinin düzeyini ölçebilmek için ona verdiği nesnenin değerinin öğrenip araştırmasını istemesidir.

Bilge Hoca ve öğrencinin yaşadığı mahallede geçer.

26 of 45

KİŞİLER

ZAMAN

ANA FİKİR

Bilge Hoca ve öğrenci.

bilinmeyen bir zamanda geçmektedir. Çünkü hikaye “vaktiyle” kelimesi ile başlamıştır.

Bir şeyin kıymetli olup olmadığını ancak değerini bilenler anlar. İnsanlar içinde bu böyledir. Bize değer veren kişileri bulmalı ve onlara yakın olmalıyız.

27 of 45

28 of 45

Bir Bilge Hoca’nın öğrencinin seviyesini ölçmek için ona bir nesne vermesi ve öğrencinin bu nesnenin değerini öğrenebilmek için bakkal, manifaturacı, semerci, kuyumcuya gitmesi, daha sonra aklının karışması üzerine Bilge Hocasının yanına dönmesi. Bilge Hoca’nın da ona “Bir şeyin kıymetini ancak onun değerini bileni anlar ve onun değeri bilenin yanında kıymetlidir.” cevap vermesi.

29 of 45

30 of 45

 Sanayi toplumun yakıtı paraydı. Bilgi toplumunda yakıt da, güç de bilgidir. John Kenneth Galbraith Büyük şeyleri başarmak için bilgi ve cesaret gereklidir. Gracian İlmin değeri de diğer mumların kendisinden ışık aldığı enerji kaynağına benzer. Nizamülmülk Sadece bir iyi vardır, bilgi; ve sadece bir kötü vardır, cehalet. Sokrates

31 of 45

Her insan yaşamı boyunca bazı bilgiler öğrenmelidir. Çünkü bilgi bir nevi gıda gibidir. İnsan bilgi sahibi oldukça daha da mutlu olur ve öğrendiği bilgileri günlük hayatında uygular.

32 of 45

33 of 45

Bilge Hoca ve Öğrenci.

Olayın kahramanlarının Bilge Hoca ve Öğrencisi olması.

Bilge Hoca’nın Sınavı

Bilge Hoca’nın öğrencisinin seviyesini ölçmek için onu sınava tabi tutması.

34 of 45

35 of 45

Gelecek zaman

Şimdiki zaman

Şimdiki zaman

Gelecek zaman

36 of 45

Geniş zaman

Gelecek zaman

gelecek zaman

Emir kipi

37 of 45

Geniş zaman

Gelecek zaman

geçmiş zaman

Gereklilik kipi

38 of 45

Şimdiki zaman

Geniş zaman

geniş zaman

gelecek zaman

39 of 45

40 of 45

Yaşlı bir usta, çırağının sürekli her şeyden şikayet etmesinden bıkmıştı. Bir gün çırağına şöyle dedi:

“Git biraz tuz al gel.” Hayatındaki her şeyden mutsuz olan çırak döndüğünde ekledi:

Usta: “Şimdi bir avuç tuz al ve bir bardak suya atıp iç.”

Çırak, yaşlı adamın söylediğini yaptı ama içer içmez ağzındakileri tükürmeye başladı. Usta “Tadı nasıl?“ diye sordu. Çırak, “Acı” dedi. Usta gülerek çırağını kolundan tuttu ve dışarıya çıkardı. Sessizce az ilerdeki gölün kıyısına götürdü ve çırağına bu kez de şöyle dedi:

“Şimdi de göle bir avuç tuz at ve gölden su iç bakalım.” Söyleneni yapan çırak ağzının kenarından akan suyu koluyla silerken usta aynı soruyu sordu. “Tadı nasıl?”

Çırak “Ferahlatıcı” dedi. Daralmış kalbini bir göl gibi genişlet. Bir bardak kadar olan kalbini büyüt ve çevrendeki her şeyden şikayet etmeyi bırak.

41 of 45

42 of 45

43 of 45

44 of 45

45 of 45