HAZIRLIK SORULARI
Karagöz” sözcüğünün zihninizde uyandırdığı çağrışımlardan dört tanesini yazınız.
Hacivat / Perde oyunu / Gölge oyunu / Mizah
Sizce Karagöz sadece ramazan ayı eğlencesi midir? Neden?
Hayır normal zamanlarda da Karagöz eğlenceleri düzenlenebilir. Mesela düğünler sünnetler ya da herhangi bir bayram zamanı da Karagöz oynatılabilir.
GÖRSEL YORUMLAMA
meddah
doğaçlama
Taklitler yaparak, hoş hikâyeler anlatarak halkı eğlendiren sanatçı
Birdenbire, düşünmeden, içine doğduğu gibi, doğaçtan, doğmaca, irticalen
temsilci
taklit
Hak ve görev bakımından birinin veya bir topluluğun adına davranan kimse, mümessil
Birinin davranışlarını, konuşmasını tekrarlayarak eğlenme
perde
kukla
Bir sahne eserinin büyük bölümlerinin her biri
Ayakları olmayan, alttan içine el sokularak oynatılan çeşitli nesnelerden yapılmış bebek.
usta
başoyuncu
Bir zanaatı gereği gibi öğrenmiş olan ve kendi başına yapabilen kimse
Bir filmde veya tiyatro eserinde başrolü canlandıran erkek oyuncu, başaktör.
meddah
taklit
perde
kukla
temsilci
doğaçlama
usta
başoyuncu
1. Türk Gelenek Tiyatrosu’nun türleri ve bu türlerin ortak özellikleri nelerdir?
Türk Gelenek Tiyatrosu’nun türleri, orta oyunu, meddahlık, kukla, köy ve tulûatı tiyatrosudur. Ortak özellikleri gösterilerin güldürücü ve eğlendirici amaçlı olması, seyircilerle bağ kurulması ve önceden bir ezberleme gereğinin bulunmamasıdır.
2. Okuduğunuz metinde Karagöz oyununun hangi özelliklerinden bahsedildiğini anlatınız.
Doğaçlama olması, içeriğinde neşe, şiir, müzik, taklit, dans, folklor barındırması, en çok İstanbul ilinde sergilenmesi, Ramazan aylarında daha çok oynatılması.
3. Karagöz oyununa ait, sizin bildiğiniz özellikler nelerdir?
Karagöz oyunu arkasında ışık kaynağı bulunan gerilmiş bir perde önünde, deriden yapılan tasvirlerin elle hareket ettirilmesi ile oynanan bir oyundur.
4. Metne göre Karagöz oyunları nerelerde oynanırdı?
Kahvehanelerde, ramazan çadırlarında, büyük evlerde, çayırlarda oynanırdı.
5. Karagöz sanatçılarının özelliklerinden üç tanesini söyleyiniz.
Doğaçlama yapabilmeleri, şarkı söyleyebilmeleri, taklit yapabilmeleri.
6. Karagöz sanatçısı olmak ister misiniz? Nedenleriyle açıklayınız.
Evet isterdim. Çünkü Karagöz oynatmak çok zevkli bir uğraştır. Bunun yanında çocukları eğlendirmek onları güldürmek çok güzel bir duygudur.
7. Karagöz oyunlarını yaşatmak ve sonraki nesillere aktarabilmek için neler yapmak istersiniz?
Karagöz oynatanları anlatacak bir belgesel çeker, reklam filmi çeker kitaplar bastırır Karagöz oynatıcılarına teşvikler verirdim.
8. Günümüz Karagöz sanatçılarından biri olsaydınız gençlere hangi tavsiyelerde bulunmak isterdiniz?
Onlara zararlı alışkanlıklardan uzak durmalarını derslerine çalışmalarını ailelerini üzmemelerini söylerdim.
Açıklayıcı anlatım. Metinde amaç okuyucuyu bilgilendirmek, ona bir şeyler öğretmektir. Sade ve anlaşılır bir dil kullanılmıştır.
Tanımlama, karşılaştırma, örneklendirme. Karagöz oyunlarının ne olduğu açıklanmıştır. Günümüz eğlence araçları ile Karagöz karşılaştırılmıştır. Karagöz oynatan kişilerden örnekler verilmiştir.
Gölge oyunu tasvirleri şeffaflaştırılmış derilerden yapılır. Gölge oyunu tasviri için genelde dana veya manda derisi kullanılır. Tasvir ustaları, gölge oyunu tasvirleri için en uygun derinin deve derisi olduğunu söylerler. Deve derisi ışığa mukavemetlidir ve çok güzel renk tutar. Fakat maliyet ve uğraş açısından daha çok dana derisi kullanılır.
Gölge oyunundaki tipleri gruplandırarak incelersek:
Eksen Kişiler: Baş kahramanlardır. Karagöz ve Hacivat gölge oyunundaki eksen kişilerdir.
Kadınlar: Zenneler, Karagöz’ün karısı, Hacivat’ın karısı, Kanlı Nigar, Salkım İnci…
Müslüman Olmayan Kişiler: Rum, Ermeni Yahudi…
Kabadayılar ve Sarhoşlar: Tuzsuz Deli Bekir, Sarhoş, Matiz…
Olağanüstü Kişi ve Varlıklar: Cinler, Cazular, Canan…
Anadolu Kişileri: Laz, Bolulu, Kayserili, Kastmanolulu, Kürt…
İlk olarak kültür kelimesi Latince “ekin ekmek” anlamında kullanılmıştır. Oysaki bizler kültürü bir ferdin veya bir milletin manevi değerlerini işlemesi, çoğaltması ve geliştirmesi olarak adlandırırız. Başka bir deyişle kültür; tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde oluşturulan bütün maddi ve manevi değerlerin sonraki nesillere aktarılmasında kullanılan araçların bütünüdür. Özellikle dil, kültürel unsurların en önemli taşıyıcısı olmuştur. Son olarak kültür; bir insanın birçok şeyi okumuş, düşünmüş ve yaşayışına sindirmiş hâlidir, diyebiliriz.
Seda heyecanlıysa derin derin nefes alıp versin
Ahmetlerin yeni aldığı köpek çok zekiymiş.
Heyecanlanmadığına göre anlattığı konu önemsizdir.
Bisikleti tamir edildiği için çok sevinçliymiş.
Baban gençken çok asabiydi.
Tablonun renkleri canlıysa satın alabiliriz.
Çiçeğin yaprakları, düzenli su vermediğin için solgundur.
Arkadaşınız sağlıklıysa bu işte çalıştırabiliriz.
HACİVAT – Gazete haberi değil… Senin cahillikten kurtulmak istediğini öğrendim.�KARAGÖZ – Benim Câhitlerde kurt bulmak istediğimi mi öğrendin? Ben onları tanımıyorum.�HACİVAT – Allah Allah, bir lâfı da doğru anlasan olmaz mı? Diyorum ki, bilgini artırmak ve okuma-yazma öğrenmek istemişsin…�KARAGÖZ – Öyle söylesene!..�HACİVAT – Oğlunla çalışmaya başlamışsın…�KARAGÖZ – Başladımsa ne olacak?…�HACİVAT – Ne olacağı var mı? Çok sevindim. Okur-yazar olursan daha kolay iş bulursun.�KARAGÖZ – Öyleyse bulduğum işlerin hepsinde birden çalışırım Hacı Cavcav!
HACİVAT – Hah hah hah!… Öyle şey olur mu? Yine tek işte çalışırsın ama, daha başarılı olursun.�KARAGÖZ – Okur-yazar olunca başı sarılı mı olacağım? Yine şapka giysem olmaz mı?�HACİVAT – Canım saçmalama!… Daha başarılı olursun, yani işlerini daha iyi yaparsın.�KARAGÖZ – Şey, okuma-yazma öğrenince memurluğa da girerim Hacı Cavcav!�HACİVAT – Karagöz’üm, hele önce dışarıdan imtihana gir, ilkokuldan diploma al!�KARAGÖZ – Su mu taşıyacağım?�HACİVAT – Yine ne anladın, ne suyu taşıyorsun?�KARAGÖZ – Köftehor, “İlkokuldan dipli kova al!” dedin ya!
HACİVAT – Hay dipli kova da, dipsiz kova da kafana geçsin! Diploma diyorum, yani ilkokulu bitirdiğini gösterir, imzalı-mühürlü bir kâğıt…�KARAGÖZ – Hacı Cavcav, ben oğlumun müdürünü iyi tanıyorum, beni çok seviyor. Söylesem o kâğıttan bir tane bana vermez mi?�HACİVAT – Vermez efendim!… Oğlun yardım edecek, biz yardım edeceğiz. Sen de çalışıp ilkokul derslerini öğreneceksin… O zaman alırsın!�KARAGÖZ – İmza atmayı da öğrendim.�HACİVAT – Âferin, âferin Karagöz’üm! Nasıl yapıyorsun.�KARAGÖZ – İsmim Karagöz değil mi? Gözü kara bir Karagöz resmi çiziyorum. İmza oluyor.�HACİVAT – Allah iyiliğini versin, öyle imza olur mu?
KARAGÖZ – Pataklarım ha!… Eski insanlar resim yaparak yazı yazıyormuş ya!… Efendim, biz artık eski insanlar değiliz. Yazı yazmak için harflerimiz ve rakkamlarımız var, noktalama işaretlerimiz var.�KARAGÖZ – Okkalama işaretleri de ne demek?�HACİVAT – Okkalama değil, noktalama… Nokta, virgül, üç nokta, noktalı virgül, falan…�KARAGÖZ – Hacı Cavcav, yazı yazmayı öğrenince dünyanın her yerinden gelenlere de istediğimi yazıp anlatırım.�HACİVAT – Efendim onlar Türkçe bilmiyor ki senin yazdığını anlasınlar!�KARAGÖZ – Öyleyse ben de önce Türkçe öğretirim.�HACİVAT – Karagöz’üm, hele sen git de önce kendin yazı yazmasını öğren bakalım! (Gider.)�KARAGÖZ – Şimdi öğrenip – gelirim. (Gider.)
Gelecek Derse Hazırlık
Halı ve kilimin Anadolu kültüründeki yeri ve önemi hakkında araştırma yapınız.