1 of 67

Sayfa 48-49-50-51-52-53-54-55

2 of 67

HAZIRLIK ÇALIŞMALARI

Çanakkale Zaferi yurdumuz için neden önemlidir?

 Çanakkale Zaferi sayesinde yurdumuz düşman işgalinden kurtulmuştur. Çünkü Çanakkale geçilseydi önce İstanbul sonra bütün yurdumuz düşman tarafından zapt edilecekti. Bu sayede düşman durduruldu ve ülkemiz bağımsız kaldı.

3 of 67

Yandaki görseli inceleyiniz. Görselde gördüğünüz kişi Seyit Onbaşı’dır. Seyit Onbaşı, Çanakkale Savaşı’nın en önemli simgelerindendir. Son derece ağır top mermilerini tek başına sırtlamış ve topa yerleştirmiştir. Onun taşıdığı bu mermiler sayesinde düşman ilerleyememiş ve büyük kayıplar vermiştir. Seyit Onbaşı’yla karşılaşma ihtimaliniz olsaydı, ona ne söylemek isterdiniz?

Öncelikle onun o mübarek ellerini öper onun kahramanlığını minnetle ona sarılarak teşekkür şeklinde ödüllendirirdim.

4 of 67

GÖRSEL YORUMLAMA

5 of 67

6 of 67

7 of 67

8 of 67

OKUMA ÇALIŞMASI

Metnin ilk paragrafını okuduktan sonra ilk etkinliği yapınız. Ardından okumanıza kaldığınız yerden devam ediniz.

9 of 67

Aylardan Mayıs’tı. Gelibolu Yarımadası’m sarı katırtırnakları, kırmızı gelincikler, mor ballıbabalar sarmıştı. Fakat bu güzel manzara içinde kıyametler kopuyor; savaş bütün hızıyla sürüp gidiyordu. Devamlı çıkarma yapan İtilaf Kuvvetlerinden oluşan birlikler istedikleri yerleri bir türlü ele geçirememişlerdi. Ele geçirmeyi en çok istedikleri yer ise yarımadanın en üst noktası olan Alçıtepe’ydi. Burayı alırlarsa yarımadaya kolayca sahip olabileceklerdi. Bu yüzden en şiddetli çarpışmalar Alçıtepe yolu üzerinde bulunan Seddülbahir’de yapılıyordu. Düşman saldırıyor, Türk askerleri de onlara karşılık veriyordu.

10 of 67

11 of 67

(…)�İyice bastıran karanlıkta tüfeklerden çıkan alevler görülüyordu. Ortalık ara sıra patlayan top mermilerinden gündüz gibi aydınlanıyordu. İtilaf Kuvvetleri hızla ilerlemekteydi. Ön siperlerden birinde olan Er Mustafa, bir ara ne olup bittiğini merak ederek yerinden doğruldu. Her taraftan mermi yağıyordu ve düşman karşı tepeden aşağıya doğru hızla akıyordu. Hemen kendisini sipere atıverdi. Kendi kendine,

12 of 67

— Birazdan burada olurlar, dedi.�Hiç vakit kaybetmeden düşmanı çok iyi görebileceği bir yere mevzilendi. Bu sırada göğsünden göbeğine doğru bir şeylerin aktığını hissetti. Fakat aldırmadı. “Terimdir.”

dedi içinden. Elleri tetikte, gözü düşmanda beklemeye devam etti. Biraz sonra tam kalbinin üstünde bir sızı duydu. Hemen eliyle göğsünü yokladı. Eli kana bulanmıştı.

13 of 67

— Ben vurulmuşum!�Arkadaşı Erzurumlu Arif, hemen elbisesinin düğmelerini açtı. Gördükleri karşısında dehşete kapıldı. Çünkü Mustafa’nın vücudundan oluk oluk kan akıyordu.�— Vurulduğumu hiç anlayamadım.�— Taze yara böyledir. Kan henüz sıcak olduğu için bir şey anlamamışsın.�Mustafa üşüyordu. Demek ki acısı artacaktı.�— Arif kardeşim! Ya düşman?..�Arif:�— Geliyorlar, dedi. Hem de hızla…�— Bana tüfeğimi verir misin?�— Mustafa, senin tüfek tutacak hâlin mi var?�— Olsun, ölürsem de silahım elimde öleyim. Silahımı ancak ben öldükten sonra alsınlar Arif…�— Haydi, ölümü düşünme şimdi!

14 of 67

Mustafa bu sözleri duyamadı. Bayılmıştı. Bunun üzerine Erzurumlu Arif arkadaşını sırtladı. Onu biraz ileri götürüp siperin içine yatırdı. Hemen yerine döndü. Dönmesiyle bulundukları yere bir top mermisinin düşmesi bir oldu. Ortalık cehenneme döndü. Hızla gelen düşman gemilerinin bombardımanını görünce bekleyip yavaş yavaş geri çekilmeye başladılar. Çünkü kendi gemilerinin bombardımanında can vermek istemiyorlardı.

15 of 67

Bombaların şiddetli gürültüsü az sonra yerini derin bir sessizliğe bıraktı. Mustafa kendine gelir gibi oldu. Yerinden güçlükle doğrularak etrafına bakındı. Silah arkadaşlarının hepsi yatıyordu. “Uyuyorlar herhâlde.”dedi. Sürünüp bakmak istedi. Yanı başında Elâzığlı Haşan Onbaşı’yı gördü. Eli tetikte, düşmanın olduğu tarafa bakıyordu. Yanına iki üç tüfek daha almıştı. Mustafa ona seslenmek istedi. Âdeta inler gibi konuştu.

16 of 67

— Onbaşı’m…�Mustafa dudaklarını bile aralayamadı. Konuşmak istiyordu ama konuşamıyordu. Hayal meyal gördüğü kadarıyla Haşan Onbaşı yanından hiç ayrılmıyordu. Mustafa’nın tam anlayamadığı bazı şeyler söylüyordu.�— Çok kan kaybediyorsun dostum. Konuşup kendini yorma. Şu düşmanın ne yapacağını bir anlayabilsem. İşte o zaman geri seni siperlere götürebilirim. (…)�Fakat Mustafa’nın kanaması artıyordu. Yarası gittikçe ağırlaşıyordu. Bir ara şuuru açılır gibi oldu.�— Karanlık olmuş Onbaşı’m, diyebildi.�(…)�Elâzığlı Haşan Onbaşı, Mustafa’yı omuzladı. Yavaş yavaş yürümeye başladı. Sonra yerde yatan şehitlere dönüp,

17 of 67

— Sizi yalnız bırakmayacağım canlarım, dedi. Mustafa’yı bırakıp hemen geleceğim.�Düşman beni öldürmeden siperlerimizi ele geçiremeyecek.�(…)�Mustafa yine bayılmıştı. Bu kez Haşan Onbaşı koşmaya başladı. Arkadaşını Sargı Yeri’ne bir an evvel yetiştirmeliydi. Mustafa’nın göğsünden kanlar akıyordu. Hızlı adımlarla bir süre daha gittikten sonra en gerideki siperlere ulaştı.�(…)

18 of 67

Mustafa’nın ceketini, gömleğini kestiler. Yarasını temizlediler. Vücudunda dört tane kurşun vardı. Durumu kritik olduğu için hemen orada kurşunları çakıyla çıkardılar. Yarayı tekrar temizleyip sardılar. Dışarıda beklemekte olan Haşan Onbaşı’ya Mustafa’nın durumu hakkında bilgi verdiler.

19 of 67

— Tehlikeyi atlattı sayılır. Kendisini daha sonra hastaneye götüreceğiz.�— Sağ ol kardeşim! Allah razı olsun! Haydi kalın sağlıcakla!�Haşan Onbaşı koşarak karanlığın içine daldı. Şehit arkadaşlarının yattığı siperlere geldi.�(…)�Hemen etrafına bakındı. Ne gelen vardı ne giden. Bunun üzerine arkadaşlarının silahlarını toplayıp yanına dizdi. Siperin önünü küreğiyle biraz düzeltti. Sonra ay ışığının aydınlattığı siperlerin arkasına mezarlar açmaya başladı. Arkadaşlarını tek tek defnetti. Mezarların başlarında durup uzun uzun dua etti.

20 of 67

Sabah güneşi mezarların üzerine düştüğünde Elâzığlı Haşan Onbaşı, siperde nöbetteydi. Dikkatle karşı tarafı gözetliyordu. Az sonra tepenin yamacındaki fundalıkların içinden düşman askerleri çıkmaya başladı. Gittikçe çoğalıyorlardı. Terk edilen ön siperlerden doğruca hücuma geçtiler.

21 of 67

Onların hücum ettiğini gören Haşan Onbaşı etrafına bakındı. Siperlerde tek başınaydı. (…)�Hemen tüfeğindeki mermileri kontrol etti. Gözleri düşman askerlerinde, kararlı bir şekilde bekliyordu. İlerlemekte olan düşman askerleri siperlerden karşılık verilmeyince durakladılar.�(…)

22 of 67

— Kimse yok buralarda, dedikleri anda Elâzığlı Haşan Onbaşı askerlere ateş etmeye başladı.�Bir düşman eri hemen yere yığıldı. O kadar sık ateş ediyordu ki tüfeğinin namlusu ısınmıştı. Mermisi bitince hemen yedek tüfeklerden birini alıyor, onunla ateş etmeye devam ediyordu. Bir yandan da devamlı söyleniyordu.,

23 of 67

— Gelin de gününüzü görün!�Siperlerden seri bir şekilde ateş edilmesi üzerine şaşıran düşman askerleri tekrar hücuma geçtiler. Çok sayıdaki asker;�— Yaşasın Britanya, diye bağırıyordu.�Yaklaşanlar anında yere düşüyordu. Elâzığlı Haşan Onbaşı hiç boşa mermi atmıyordu. Attığını vuruyordu. Ama düşman o kadar çoktu ki…�İngiliz askerleri siperlere girmişlerdi. Bunun üzerine Haşan Onbaşı, siperlere giren askerlere süngüsüyle saldırdı. O esnada mermiler vücuduna saplandı. Bu hâliyle süngüsünü birkaç askere daha saplamayı başarmıştı.

24 of 67

Haşan Onbaşı tek başına düşmanı oyalamış, bu arada geri siperde yedekte bekleyen Türk askerleri de hücuma geçmişti.�Sipere ilk giren askerler, Haşan Onbaşı’nın yirmi dört düşman askerini öldürdüğünü görünce gözlerine inanamadılar.�Haşan Onbaşı ise yüzünde tatlı bir gülümsemeyle yerde yatıyor, sanki gece gömdüğü şehit arkadaşlarına “Sözümü yerine getirdim. Bakın sizi yalnız bırakmadım.” diyordu.

25 of 67

YAZARI TANIYALIM

26 of 67

27 of 67

28 of 67

29 of 67

30 of 67

31 of 67

32 of 67

33 of 67

Çanakkale Savaşı’nın kahramanlarından Hasan Onbaşı’nın vatan savunmasında şehit düşmesidir.

34 of 67

35 of 67

36 of 67

Bugün Hasan Onbaşı adına bir anıt mezar var mıdır?

Diğer askerlerimizin kahramanlıklarından da örnekler var mıdır metinde?

37 of 67

Bugün Hasan Onbaşı adına bir anıt mezar var mıdır?

Hasan Onbaşı siperde tek başına neler yapmıştır?

Er Mustafa neden vurulduğunu anlamamıştır?

DÜŞÜNCENİN YÖNÜNÜ DEĞİŞTİREN İFADELER

38 of 67

  • Duygu ve düşüncelerimizi anlatırken ifade etmeye çalıştığımız durumun değiştiğini ya da olumluyken olumsuza, olumsuzken olumluya dönüştüğünü anlatmak için
  • ama,
  • fakat,
  • ancak,
  • yalnız,
  • ne var ki,
  • oysaki,
  • halbuki,
  • ne yazık ki,
  • rağmen gibi ifadeler kullanırız. İşte bu ifadelere

« düşüncenin yönünü değiştiren sözcükler» adı verilir.

39 of 67

  • Cümle içinde anlatmak istediğimiz iki zıt durum için bu ifadeleri kullanırız.

​

  • Bu cümlelerde başlangıçtaki ifadelerimiz

olumluysa cümle devamında olumsuza döner; cümlemiz olumsuzsa devamında olumluya döner.

40 of 67

ÖRNEK 1

​

Çalışmak istiyorum ---------- Olumlu İfade

İş bulamıyorum ---------- Olumsuz ifade

​

Çalışmak istiyorum ama iş bulamıyorum.

( Cümle olumludan olumsuza döndü.)

41 of 67

ÖRNEK 2

​

Teknolojiyi iyi kullanamıyorum ------- Olumsuz İfade

Çabuk öğreniyorum -------- Olumlu İfade

​

Teknolojiyi iyi kullanamıyorum fakat çabuk

öğreniyorum.

( Cümle olumsuzdan olumluya döndü.)

​

​

42 of 67

 Bisiklet almak istiyorum yalnız hangisini alacağıma karar veremiyorum.

OLUMLU

OLUMSUZ

Dün akşam yine gelmedin oysaki geleceğine söz vermiştin.

OLUMLU

OLUMSUZ

43 of 67

  • Çok eğlendik ama…

UYGULAMALAR

  • Sıkıca tuttum fakat…

Erkenden uyumuştum ancak…

yorulduk.

elimden kaçırdım.

dinlenemedim.

44 of 67

  • Kapıyı çaldım lakin…
  • Tüm camları silmiştim fakat…
  • Yemeğimi yemiştim ama…

açan olmadı.

yağmur yağınca kirlendi.

yine de acıktım.

45 of 67

  • Eve misafir çağırdık lâkin…
  • Pikniğe gidecektik ancak…

gelen olmadı.

 arabamız bozuldu.

46 of 67

47 of 67

48 of 67

Çok sağlıklı beslenirdi fakat yine de hasta oldu.

 Aralarında zıtlık bulunan iki cümleyi birbirine

bağlamıştır.

49 of 67

Dün akşam size gelecektim lâkin kendimi iyi hissetmiyordum.

Neden-sonuç anlamı katmıştır

50 of 67

Onu çok seviyordu ancak hiçbir zaman söylemedi.

Sebep-sonuç anlamı katmıştır

51 of 67

İKİ NOKTA ( :)

52 of 67

1.Kendisiyle ilgili örnek verilecek cümlenin sonuna konur:

Millî Edebiyat akımının temsilcilerinden bir kısmını sıralayalım: Ömer Seyfettin, Halide Edip Adıvar, Ziya Gökalp, Mehmet Emin Yurdakul, Ali Canip Yöntem.

Bugün birçok yeri dolaştık: Topkapı Sarayı , Ayasofya Cami..

53 of 67

Verilen cümlelerde iki noktadan sonraki bölümleri doldurunuz.

Başarının iki büyük düşmanı vardır:

Bahçede birçok çiçek bulunuyordu:

Kış meyvelerinden bazıları şunlardır:

54 of 67

En sevdiğim yemekler:

Sınıfta en iyi anlaştığım arkadaşlar:

Bir yılda dört mevsim vardır:

55 of 67

2. Kendisiyle ilgili açıklama verilecek cümlenin sonuna konur:

 Kendimi takdim edeyim: Meclis kâtiplerindenim. (Falih Rıfkı Atay)

Babam gülümseyerek dedi ki:- İstediğin bisikleti aldım.

56 of 67

3. Karşılıklı konuşmalarda, konuşan kişiyi belirten sözlerden sonra konur:

 Bilge Kağan:   Türklerim, işitin!

                        Üstten gök çökmedikçe,

​

Koro:                 Göğe erer başımız

                         başınla senin!

​

57 of 67

4. Edebî eserlerde konuşma bölümünden önceki ifadenin sonuna konur:

  – Buğdayla arpadan başka ne biter bu topraklarda?

​

Ziraatçı sayar:

– Yulaf, pancar, zerzevat, tütün... 

​

58 of 67

5. Genel Ağ adreslerinde kullanılır:

         http://tdk.org.tr

6. Matematikte bölme işareti olarak kullanılır: 

56:8=7,

100:2=50 vb.

59 of 67

60 of 67

61 of 67

62 of 67

63 of 67

64 of 67

65 of 67

KAHRAMAN ŞEHİTLERE 

Sizsiniz bu vatanı kurtaran�Ulusa can üstüne can katan�Sizsiniz kahramanca çarpışan�Adı sonsuzlukta yankılanan

​

Gözünüz arkada kalmasın hiç�Biz varız bu topraklarda�Sizin aziz hatıranız karşısında�Alamaz vatanımızı hiçbir güç

66 of 67

SONRAKİ DERSE HAZIRLIK

Atatürk’ün Millî Mücadele döneminde katıldığı kongreler hakkında internetteki güvenilir kaynaklardan bir araştırma yapınız. Araştırmanız sonucunda ulaştığınız bilgilerle bir sunum hazırlayınız. Sunumunuzu desteklemek için sınıfa çeşitli görseller getiriniz. Sınıfta sunumunuzu yapmadan önce prova yapınız.

67 of 67

MEHMET POLAT