1 of 37

Sayfa 155-156-157-158-159

2 of 37

DÜŞÜNELİM- TARTIŞALIM

1. Anıları kaydetmeyi seviyor musunuz? Bu kayıtlarınızı nasıl saklıyorsunuz?

Evet anıları kaydetmeyi seviyorum. Bol bol fotoğraf çekip bunları bilgisayarıma kaydediyorum.

3 of 37

2. Fotoğrafçılık bir sanat mıdır? Açıklayınız.

Fotoğrafçılık bence sanattır. Çünkü fotoğrafçı etrafımızda gördüklerimize herkesten farklı bir gözle bakabilir ve fotoğrafı çekerken de çeşitli etkenleri göz önünde bulundurup en güzel kareyi yakalamaya çalışır.

4 of 37

GÖRSEL YORUMLAMA

5 of 37

6 of 37

METNİ OKUMA

Metni, noktalama işaretlerine dikkat ederek uygun hızda ve akıcı bir biçimde sesli okuyunuz.

7 of 37

Fotoğraflara bakmayı sever misiniz? Baktıkça o donmuş anlara neler düşünür, neler hissedersiniz? Fotoğraflar ki donmuş anlardır kâğıt üzerinde ve bir daha geri gelmesi, bir daha yaşanması mümkün değildir; o anlar sanki yaşanmamış da bir hayalden ibarettir. Bizim de yer aldığımız o karelerde biz sanki bir hayal kurmuş ve unutmuşuzdur hatta. Fotoğraflar birikir ve biz yaşlanırız.

8 of 37

Önce siyah beyaz başlayan bir maceradır bu. Hemen herkesin, tabii renkli çağa geçmeden önceki bir zamandan söz ediyoruz, çocukluğundan hiç değilse birkaç poz fotoğrafı vardır. Ne kadar da değerlidir değil mi kendi şahsi tarihimiz içinde bu siyah beyaz fotoğraflar? Sonra ailecek çekilmiş, yine fotoğrafçıda tabii, aziz kareler; anne, baba ve kardeşler. Fotoğrafçı “Bana bakın, gülümseyin, çekiyorum!” demiştir. Yüzlerde bir gülümseme… Mutlu bir an size! Sahiden mutlu olunmuş mudur? Kim bilir?

9 of 37

Ziya Osman Saba, edebiyatımızın içli şairlerindendir, onun bir de hikâye kitabı var: “Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi”. Kitaba adını veren hikâyenin kahramanı, fotoğrafçı vitrininde gördüğü mesut insanların fotoğrafları gibi kendisi de mesut bir hâlinin fotoğrafını çektirmek ister. Fakat ne yazık ki bu mümkün olmaz. 

10 of 37

Fotoğrafçı ne kadar uğraşırsa uğraşsın, kahramanımızın yüzünde o mesut ifadeyi yakalayamaz ve en sonunda bu fotoğrafı çekemeyeceğini söyler. Oysa kahramanımız fotoğrafhaneye girmeden önce neler de hayal etmiştir: “Ben de pekâlâ şu mesut insanların fotoğraflarını çıkarttıkları fotoğrafhanelerden birine girebilir, ben de mesudum, benim de resmimi çekebilirsiniz.” diyebilirim. Fotoğrafçı da itiraz edemez, “Sizin kimseniz yok. Fotoğrafı ne yapacaksınız?” diyemez. 

11 of 37

Elimizde birikmiş, o donmuş anlar galerisi… Ne olacaktır böyle birike birike? Üstelik artık albümlere de sığmaz olmuştur. “Eski fotoğraflar neden saklanır?” sorusu, esaslı bir sorudur bence. Siz, hiç sahaflara gider misiniz yahut “efemera” satan dükkânlara yolunuz düştü mü? Efemera; fotoğraf, kartpostal benzeri her türlü basılı belge anlamına geliyor. İşte oralarda eski aile fotoğraflarına rastlayabilirsiniz. 

12 of 37

Satılmak üzere getirilmiş veya bir kütüphaneyle birlikte artık sahipleri bu dünyada olmayan insanların fotoğrafları da kitapların arasında elden çıkarılmıştır. Oysa o fotoğraflardakiler ailenin büyükleriydi: dedeler, nineler, babaanneler, amcalar, teyzeler… Bu efemera koleksiyonu yapan meraklılar için ilan verildiğini bile gördüm ve o zaman fotoğrafa olan bakışım farklılaştı. İlan diyordu ki “Türü efemera, siyah beyaz eski fotoğraflar, yüz yetmiş altı adet ikinci el, insan, aile, arkadaş grubu fotoğrafları, durumu temiz, fiyatı …” 

13 of 37

İnsan neden başkalarına ait fotoğrafları alır acaba? O fotoğraflara baktıkça neler düşünür? Benim aklım bunu almıyor. Hele de bu hatıraları satan, elden çıkaran hayırsız vârislere ne demeli? Zaman içinde fotoğraf makinesine sahip olmak kolaylaşmış ve herkes bir şekilde bu makineye sahip olmuştur. Ardından film kullanılan makinelerden birdenbire “dijital makinelere geçilmiştir. Evet, birdenbire olmuştur bu. Sınırsız kare çekme imkânı önünüze serilmiştir neredeyse.

14 of 37

İşin içine bir de fotoğraf çeken cep telefonları girince artık Köroğlu’nun cümlesini tam da burada anmanın sırasıdır, yani “Mertlik bozulmuştur.” Ey Kardeşler! İnsaf edin, fotoğraf çektirmenin o kendine dair ritüellerinden, kurallarından, inceliklerinden bahsedilebilir mi artık? Her an, her yerde insanlar fotoğraf çekiyor. 

15 of 37

Bu, aklın alacağı bir iş olmasa gerektir. Günümüzde fotoğraftan anlaşılan ya da ona yüklenen anlam değişti sanırım. Fotoğraf “hatırlatma” işlevinden çıkarak bir “iletişim aracı” hâline geldi. İnsanlar çektikleri fotoğraflarla sonsuz bir iletişim içindedirler. Buyurun sanal ortam mesela, herkes çektiği kareleri paylaşma peşinde değil mi?

16 of 37

Gönlünüzce ve sınırsızca fotoğraf paylaşabilirsiniz. Acaba, fotoğrafla hiç tanışmamış insanlar daha mı mesuttu? Fotoğraflar günün birinde sahipsiz kalacaksa ve hiç kimseyi ilgilendirmeyecekse o kareler, belki de çöpü boylayacaksa bizden sonra o çok özenilerek verilmiş pozlar. Hiç çekilmese miydi onca anlar, o donmuş ve güya sonsuza havale edilmiş fotoğraflar? Fakat çok merak ediyorum, bu fotoğraflarda kalan anlar, sahiden kalıyor mu? Ne dersiniz?

17 of 37

18 of 37

Sayısal, sanal.

Olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatı.

19 of 37

Yaşadıklarından veya karşılaştıklarından dolayı hoşnutluk içinde bulunan, mesut.

Bir din veya inanç sistemine ait ibadet, ayin, merasim ve bu sırada uyulması gereken kurallar.

20 of 37

21 of 37

En çok nelerin fotoğrafını çekmeyi seversiniz?

Ben en çok bulut, kar manzarası ve deniz fotoğrafı çekmeyi seviyorum.

22 of 37

İnsanlar neden fotoğraf çekmeye ve çekilmeye ihtiyaç duymuştur?

İnsanlar geleceğe anı kalsın düşüncesiyle, o anları unutmamak için, gelecekte o anları hatırlamak için fotoğraf çekerler.

23 of 37

Büyüklerinizin fotoğraflarına baktığınızda neler hissediyorsunuz?

Onların da bir zamanlar çocuk ve genç olduklarını düşünüyorum. Onları hep büyük gördüğüm için bana değişik geliyor.

24 of 37

Geçmişte çekilmiş fotoğraflarla günümüzde çekilen fotoğraflar arasındaki farklar nelerdir?

Eskiden fotoğraflar siyah beyazmış, kaliteleri düşükmüş. Ama günümüzde fotoğraf makineleri ve telefonların kameraları kaliteli olduğu için daha güzel fotoğraflar çekiliyor.

25 of 37

Sizce insanlar eski fotoğraflarını neden saklar ve zaman zaman neden onlara bakar?

İnsanlar geçmişlerini tamamen unutmamak, bazı anları ölümsüz hâle getirmek için getirmek için fotoğraflarını saklar. O anları yeniden hissedebilmek için de fotoğraflara bakar.

26 of 37

27 of 37

Sanat, insanlara doğada olanı yeniden yorumlama ve yaratma gücü verir. Bununla beraber sanatsal ürünler, gerçeklerin bire bir kopyası olmazlar. Sanatçılar diğer insanlardan farklı olarak var olanı olduğu gibi değil, bambaşka bir şekilde yansıtır. Örneğin resim çizme yeteneği olan birini düşünün. Sadece bu yeteneğe sahip olmak bile onu başka insanlardan ayırır. Ancak onu sanatçı yapmaya yetmez. Sanatçı, sürekli yeni şeyler üretmelidir. Çünkü eserinin diğer tüm eserlerden farklı olmasını sağlamak zorundadır. Eğer bir sanatçının eseri diğer sanatçıların eserlerinden ayrılabiliyorsa o sanatçı gerçek bir sanatçıdır.

28 of 37

29 of 37

Bu meslek grubunun günümüzdeki adı itfaiyedir. O dönemlerde çok yetersiz bir donanım varmış ama günümüzde itfaiyecilerin yangınlara müdahale için kullandıkları pek çok araç gereç bulunmaktadır.

30 of 37

31 of 37

32 of 37

33 of 37

34 of 37

KİLİM SANATI

Ülkemiz el sanatları yönünden çok zengin bir ülkedir. Kilimcilikten halı dokumaya, ebrudan keçeciliğe kadar çok çeşitli el sanatlarımız vardır. Ben bu yazımda ülkemizdeki en yaygın el sanatlarından biri olan kilimcilikten bahsedeceğim.

Türk kilim sanatı dokuma sanatımızın en renkli ve zengin koludur. Kendine özgü teknikleri ve geleneksel geometrik motiflerinin şekillendirdiği çeşitleri ile günümüze dek yaşayan halk sanatının en karakteristik ürünleridir.

35 of 37

Kilim yün veya kıl ipliğinden, dikey veya yatay yer tezgâhlarında dokunur. Halıdan farkı havsız ve düğümsüz olması, diğer düz dokuma yaygılardan ayrılan yönü ise, iki iplik sistemiyle yapılması ve desenlerinin kabarık olmamasıdır.

Kilimin kültürümüzdeki yeri çok eskidir. Ancak makineleşmeyle birlikte diğer el sanatlarımız gibi kilimciliğe olan ilgi de azalmış, evlerdeki kilim tezgâhları birer birer ya kullanılmamaya başlanmış ya da evlerden çıkarılmıştır.

Biz sebep ne olursa olsun sadece kilimcilik değil tüm el sanatlarımıza sahip çıkmalı bu kültür unsurlarımızı sonsuza kadar yaşatmalıyız.

36 of 37

37 of 37