ASKERLE GÜREŞ
Bir gezisinde, Kolordu binasının kapısında aslan yapılı bir Mehmetçik gördü. Çağırdı ve güler yüzle sordu:�— Sen güreş bilir misin?�Yanındakilerden en kuvvetli görünenlerle Mehmetçiği güreştirdi. Genç asker her zaman üstün geliyordu. Çok neşelendi, ayağa fırladı.�Ceketini çıkarıp Mehmet’e ense tuttu:�— Haydi, bir de benimle güreş!�Katıksız ve temiz Anadolu çocuğu Ata’sının yüzüne hayranlıkla baktı:�—“Atam,” dedi. “Senin sırtını yedi düvel yere getiremedi. Bir Mehmet mi bu işi başarır?”�Gözleri doldu ve ağlamamak için gülmeye çalıştı.
Milletimiz çok büyüktür. Hiç korkmayalım. O, esaret ve aşağılığı kabul etmez.
Bu memleket tarihte Türk’tü, halde Türktür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır.
Herkes ulusal görevini ve sorumluluğunu bilmeli, memleket meseleleri üzerinde o düşünceyle, düşünüp çalışmayı görev edinmelidir.
Ben,Türk ufuklarından bir gün mutlaka bir güneş doğacağına, bunun hararet ve kuvvetinin bizi ısıtacağına, bundan bize bir güç çıkacağına o kadar emindim ki, bunu âdeta gözlerimle görüyordum.
GÖRSELLERİ YORUMLAMA
ATATÜRK
Fidan dikme, Ankara’yı ağaçlandırma ve yeşertme merakı Atatürk’ü her gün çiftliğe çekmektedir.
Çünkü arazi kıraçtır, toprak dediklerine aldanmamak gerektiğini aslında toprak bile olmadığını söylemiş. Kaya olduğunu ilave etmiş. İnce yüzün altı boydan boya kayalıkmış.
Çünkü Ata’nın okumuşların sözünü daha çok dinleyeceğini sanıyormuş o yüzden söylememiş.
Çünkü Atatürk halk adamıdır ve gücünü halktan almaktadır. Bu yüzden onların arasın karışmak için yaverlerini yanından uzaklaştırmıştır.
Atatürk yaverlerine sevdiklerini ama acaba daha önce hiç sevilip sevilmediklerini sormuş. Sevilmenin ayrı bir mutluluk olduğunu ve onu bu mutluluktan ayırmamalarını istemiş.
Onun nasıl halk adamı olduğu, sadece asker veya siyasetçi değil, aynı zamanda doğa insanı ve halktan biri olduğu da anlatılmaktadır.
Atatürk bizden biridir yazarak aslında Ata’nın da halktan sıradan biri olduğunu, bu halk olmasa kendisinin de hiç bir kıymeti olmayacağını her zaman halk için halk yararına vazifeleri olduğunu onları ne kadar sevdiğini söylemek istemiştir.
TIRNAK
İŞARETİ
1- Birinden ya da başka bir yazıdan olduğu gibi alıntılanan sözler tırnak içinde gösterilir.
Okulumuzun girişinde Atatürk’ün “Öğretmenler! Cumhuriyet sizden düşünceleri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.“ sözü yer alıyordu.
Namık Kemal bu duruma isyan ederek: “Bize en büyük düşman yine biziz, yurdunu ve milletini sevenler! Birleşelim, bütün gücümüzle vatanı kurtarmaya, yükseltmeye çalışalım!“ diyor.
Tırnak içindeki cümlenin sonuna hangi noktalama işareti konulması gerekiyorsa o konulur, daha sonra tırnak kapatılır.
Günler geçtikçe vardıkları yerde “Artık belki bu son akşamdır…“ diye umutlandılar.
2-Bir cümle içinde özellikle vurgulanmak istenen sözler tırnak içinde gösterilir.
Yazılışları farklı anlamları aynı kelimelere “eş anlamlı kelimeler“ diyoruz.
Bir bitki, nasıl gıdasız, havasız ve ışıksız duramazsa benim de ruhum “ümit“siz duramaz.
UYARI:
Cümlede olduğu gibi tırnak içine alınan sözden sonra gelen ekler kesme işareti ile ayrılmaz.
Bana Sabahattin Ali’nin “Kürk Mantolu Madonna“sını okudun mu diye sordu.
Bu yemek “Gaziantep“in simgesi haline geldi.
3. Cümle içinde geçen yazar ve eser isimleri tırnak içine alınır. Bunlar tırnak içine alınmadığı zaman eğik yazı ile de gösterilebilir.
“Yalnız Efe“ hikayesinde yazar, ana olay dışında bazı ayrıntılara da önem vermiştir.
Yarışmada Cahit Sıtkı Tarancı’nın “Yaş Otuz Beş“ adlı şiirini okudu.
DİKKAT!
Bir cümle içinde vurgulanmak istenen sözler, kitap ve dergi isimleri, başlıklar tırnak içinde gösterilmeden eğik bir yazıyla da gösterilebilir.
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın son yıllarda tekrar ilgi gören Saatleri Ayarlama Enstitüsü adlı kitabını sınavda sormuşlardır.
YAZAR SOYAD-AD
KİTABIN İSMİ
YAYINEVİ
BASIM YERİ
BASIM TARİHİ
Falih Rıfkı Atay, Tuna Yayınları, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1983.
Mehmet Nuri Conker, Zabit ve Kumandan, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara, 1981.
Falih Rıfkı Atay, Atatürk’ün Bana Anlattıkları, Türkiye İş Bankası Yayınları, 1998, İstanbul.
FİİLLER
FİİL(EYLEM): İş,hareket ve oluşları zamana ve kişiye bağlayarak anlatan sözcüklere fiil denir.
YARIN AKŞAM SİZE GELİYORUZ.
SEN DE BİZİMLE YÜRÜMELİSİN.
FİİL
FİİL
MASTAR
Fiilin kök halinde bulunan ya da köke –mek/-mak eki getirilen bölümüne mastar denir.
KOŞ-
BİL-
OTUR-
BÜYÜ-
UYU-
YAZDIR-
FİİLİN OLUŞUMU
FİİL KÖKÜ
ŞAHIS(KİŞİ) EKLERİ
KİP EKLERİ
+
+
OYNADIK
OYNA-
K
DI
FİİL KÖKÜ
KİP EKLERİ
ŞAHIS(KİŞİ) EKLERİ
+
+
ÇEKİMLİ FİİL
Çekimli fiiller, cümlede yüklem görevinde kullanıldıkları için genellikle cümlenin sonunda yer alırlar. Fakat devrik cümlelerde, çekimli fiillerin cümlenin başka bir yerinde yer aldığını görebiliriz.
NOT 1
AŞAĞIDAKİ CÜMLELERDEKİ ÇEKİMLİ FİİLLERİ BULALIM.
Dün akşam ailece yürüyüşe çıktık.
Telefonumun üzerine su döküldü.
“Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.”
ATI ALAN ÜSKÜDAR’I GEÇTİ..
Onu dün yolda gördük hep birlikte.
Nasıl geçti habersiz o güzelim yıllarım.
Haftaya İstanbul’a gidiyorum.
Üzüm üzüme baka baka kararır.
Verdim elimdeki kalemi arkadaşıma.
NOT 2
Sıralı cümlelerde, birden fazla çekimli fiil kullanılabilir.
Siz gidebilirsiniz, ben burada bekliyorum.”
Eve geldi, kıyafetini değiştirdi, dışarı çıktı.
KİPLER
1-HABER (BİLDİRME) KİPLERİ
Zaman kavramı taşıyan kiplerdir, yani zaman ekleriyle yapılırlar. Taşıdıkları bu zaman eklerine göre beşe ayrılır:
1. Duyulan(Öğrenilen) Geçmiş Zaman
Anlatılan ya da duyulan geçmiş zaman da denir. Çoğunlukla eylemin bir başkasından duyulduğu anlamını katar.
“Mış, miş, muş, müş” eklerinden uygun olanı kullanılır.
Dün arkadaşımı çarşıda görmüş.
Ali’yle İstanbul’da görüşmüşler.
Sorunun cevabını siz bilmişsiniz.
Di’li geçmiş zaman da denir. Eylemin zamanı daha nettir.
Konuşan kişinin olaya şahit olduğu anlaşılır.
“dı, di,du, dü, tı, ti, tu, tü” eklerinden birini alır
Sorunun cevabını sınıfça bildik.
Evde bulmayınca telefonla aradım.
Birlikte saatlerce koştuk.
3. Şimdiki zaman kipi
Genellikle eylemin hala devam ettiğini belirtir.
“yor” veya “makta” ekini alır
Git–mekte-y-im, koş-makta-y-ız�Git-mekte-y–di–m, koş-makta-y-dı-m
Öğrenciler dersi dinliyorlar.
Evde televizyon izliyor.
Bunun ne olduğunu biliyorsun.
4. Gelecek zaman kipi
Genellikle ilerideki bir zamanda yapılacağını belirtir.
Ekleri «-ecek,-acak» tır.
Seninle haftaya görüşeceğiz.
Birkaç gün sonra yanına geleceğim.
Yazın tatile çıkacaklar.
5. Geniş zaman kipi
Fiilin geçmiş ya da gelecek olmak üzere geniş bir zamana yayıldığını ifade eder.
“ar, er, ır, ir, ur, ür, r” veya “mez, maz” eklerinden birini alır.
UYGULAMA
1.Sıcak simit aldım, yer miyiz?
2.Hep beraber okulun duvarlarını boyuyoruz.
3.Yarına yaprak sarması yapacak mısın?
4.Şehirdeki en iyi pizzayı burası yapar.
5.Dünkü yarışmada üçüncü olmuş.
6.Yağmur damlaları camıma vurmakta.
7.Uzun süre önce okumaya başladığı kitabı nihayet bitirdi.
8.Alış verişe gideceğiz, sen de bizimle gelsene
9.Böyle giderse ustalar bu işi zamanında bitiremeyecekler
10.Her sabah işe gitmeden önce buradan simit alır.
11.Yağmur yağıyor, sellere akıyor, Arap kızı camdan bakıyor.
12.Elektrikler gidip gelince evdeki tüm eşyalar bozuldu.
13.Servis elemanları buzdolabını tamir etmişler mi?
14.Arkadaşlarla aşağıdaki boş arsada top oynadık
15.Ahmet gelemez; ders çalışıyor.
16.Seninle haftaya görüşeceğim.
18.Servis saat kaçta gelecek?
17. Babam uçağa binmekten çok korkar.
19.Bıçakların hepsi körelmiş.
20.Ninem sabah ezanı okur okunmaz kalkar.
21.Bu aydan sonra test çözmeye başlayacağım.
22.Yemeğini yemiş, şimdi sessizce koltuğunda oturuyor
23.Ben görmeyeli epey uzamışsın.
24.Şemsiyem olmadığı için ıslandım
25.Bu harika resmi siz mi yaptınız?
26.Yukarı çıkma; ustalar çalışıyor.
27.Bütün bir hafta sonu yazılı kağıdı okuyacağım.
28.Her akşam yatmadan önce kitap okurum
29.Sohbete dalınca yemeğin altını yakmış.
31.Yolda arabanın lastiği patlamış.
30.Şu an sizin eve doğru geliyorum
32.Eve gidince koltuğa uzanıp bir güzel dinleneceğim
35.Bu pazar annemin anneler gününü kutlayacağım.
33.Kışlık elbiseleri dolaba kaldırdık
34.Sessiz ol, bebek uyuyor!
36.Galiba şu an en sevdiğim yemeği yapıyorsun
39.Köpekler havlamakta şehrimin boş sokaklarında.
37.Siz zaten hep geç kalırsınız.
38.Çektiğim resimleri sana Whatsapp’tan atacağım.
40.Böyle yavaş sürersen İstanbul’a yarın anca varacağız.
41.Yaz boyu fırsat buldukça denize yüzmeye gideriz.
42.Oo, yeni ayakkabı almışsın!
43.Ben bu matematik dersini çok sevdim.
(Görülen geçmiş zaman)
(Geniş zaman)
(Duyulan geçmiş zaman)
(Gelecek zaman)