AĞUSTOS ŞAFAĞI
Sayfa 50-51-52-53-54-55-56
METNE HAZIRLANALIM
“Türkiye Cumhuriyeti’ne Giden Yol” belgeselini eba genel ağ adresinden izleyiniz. Belgeselden hareketle aşağıdaki soruları cevaplayınız.
Savaş görüntüleri size neler hissettirdi?
Savaş görüntülerini izleyince dedelerimizin vatan savunması için nasıl ölüme koştuklarını gördüm ve duygulandım, onlara şükran ve minnet duydum.
Kurtuluş Savaşı yıllarında verilen mücadele ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?
Kurtuluş Savaşı, bizim varoluş mücadelemizdi. Ülkemizin dört bir yanı işgal edilmişti. Onun için bu mücadele içinde yer alanlara ne kadar teşekkür etsek azdır. Bu mücadeleyi değerli kılan bir şey de savaşın her türlü yokluk ve imkânsızlığa rağmen kazanılmasıdır. Bu da milletimizdeki büyük inanç ve azmin bir sonucudur.
Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasında etkili olan unsurlar nelerdir?
Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasında millet olarak tek yürek hareket etmemiz, ordumuzun ve milletimizin vatan söz konusu olduğunda her şeyden vazgeçmesi, zafere olan inanç ve ordumuzun başındaki komutanımız olan Atatürk’tür.
OKUYALIM
Ağustos Şafağı” adlı şiiri noktalama işaretlerine dikkat ederek sesli okuyunuz.
Ölüm dirim savaşıyla uyandı evren.
Öyle sefil, öyle perişan.
Öyle sefil, öyle perişan.
Yaman vuruşuyorduk yaman.
“Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!”.
1) Şiirde anlatılan tarihî olay nedir?
Şiirde anlatılan tarihî olay Büyük Taarruz’dur.
2) Kocatepe nerededir? Buranın tarihî açıdan önemi nedir?
Kocatepe Afyonkarahisar ilindedir. Kocatepe, 26 Ağustos 1922 tarihinde başlayan Büyük Taarruz’un başlama noktasıdır. Bu taarruz, Kurtuluş Savaşı’nın en kritik aşamasıdır ve Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesinde dönüm noktası olmuştur. Mustafa Kemal Atatürk, taarruzun hazırlıklarını burada yapmış ve harekâtı bizzat Kocatepe’den yönetmiştir.
3) Kükreyen aslanlar gibi savaşan Türk askerlerinin karşısında düşman askerleri ne yapmıştır?
Kükreyen aslanlar gibi savaşan Türk askerlerinin karşısında düşman askerleri, sefil ve perişan bir şekilde kaçmıştır.
Bu dizelerde milletimizin savaşa kadını erkeğiyle ve her yaştan insanıyla katıldığı, bu şekliyle gürül gürül akan ırmaklara benzediğimiz, savaşta milletimizin güçlü bir iman gücüne sahip olduğu ve bu hâlimizle ordumuzun kükreyen aslanlara benzediği anlatılmak istenmiştir.
Şiirin son iki bölümünde Atatürk’ün sözlerine yer verilmiştir. Bu sözler şunlardır:
Ya egemenlik(istiklal) ya ölüm!
“Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!”
Türkiye Cumhuriyeti’ne Giden Yol” belgeselinde de gördüğümüz gibi Türk milleti cephane üretiminde, cephanelerin ordumuza ulaştırılmasında ve cephede düşman ordusuyla yapılan savaşlarda topluca hareket etmiştir. Yoksa böyle zor bir savaşın kazanılması mümkün olmayabilirdi. Kimse “bana ne” dememiş herkes yediden yetmişe bu kutlu mücadeleye katılmış ve zafere ulaşılmıştır.
x
Bu kelimeler, anlam değiştiren bir ek almamıştır, kök hâlindedir.
Bu kelimeler, iki kelimenin birleşmesiyle oluşmuştur.
Bu kelimeler, anlam değiştiren bir ek almıştır, gövde hâlindedir. (Türk-lük, büyü-k)
Ağustos,
sözünü
Türklük,
büyük
Kocatepe,
Akdeniz
Kitaplık, örgü, şekerli, ölçü, gözcü, susuz. Bir sözcüğün alabileceği yapım eki sayısında herhangi bir sınır yoktur. Ancak bu durum yine de dilin imkanlarıyla belli bir noktada kalır.
Atatürk bir asker, bir komutan olmasının yanında aynı zamanda çok iyi bir siyasetçiydi. Bugün hayatta olsaydı yurt ve dünya sorunlarına tabii ki ilgi gösterirdi. “Yurtta barış, dünyada barış!” sözü onun aynı zamanda tüm dünyaya olan ilgisini de gösterir. Atatürk günümüzde yaşasaydı şu anki sorunlarımızın pek çoğu olmazdı, diye düşünüyorum. Onun dünya siyasetinde de bir ağırlığı vardı, sözü geçen bir liderdi. Örneğin ülkelerin kendilerini savunma bahanesiyle giriştikleri nükleer silahlanma konusunda diğer ülke liderleriyle görüşüp, uluslararası anlaşmalarla bu soruna çözüm bulabilirdi.
Bu metinde Türk insanının savaşta bile ne kadar asil ve merhamet sahibi olduğunu gösteriyor. Belki on dakika önce kendisini öldürmeye çalışan bir düşman askerine gösterilen bu davranış herkesin yapabileceği bir şey değildir. Ben de bu milletin bir evladı olarak askerimiz gibi davranırdım.