1 of 36

EVRİMİN MEKANİZMALARI

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

2 of 36

  • Aristo , tüm canlı formlarının , karmaşıklığı gittikçe artacak şekilde olmak üzere bir

cetvel üzerinde sıralanabileceğine inanmaktaydı , daha sonra buna scala natura

(Doğanın cetveli) adını verdi.C. Linnaeus sınıflandırma birimlerini keşfetmekle

birlikte canlıların birbirinden ayrı oluştuklarına inanıyordu.

  • Fosil bilimci G.Cuvier canlılık tarihinin jeolojik katmanlar içinde kaydedilmiş olduğunu

anlamıştır.Bir katmandan diğerine geçiş sırasında yeni türlerin ortaya çıkması bazıları

nın yok olması ona göre bu zamanlarda sel veya kuraklık gibi büyük yok oluşların

gerçekleştiğine inanmasını sağlamıştır.(Katastrofizm)

  • J.Hutton ise yeryüzünün jeolojik özelliklerini gradualizm teorisi ile açıkladı, bu teori

büyük bir değişikliğin , yavaş işleyen fakat sürekli olan süreçlerin birikim ürünü

olduğunu kabul etmektedir.

  • C.Lyell ise eskiden devam eden jeolojik süreçlerin günümüzde de geçerli olduğunu

savunmuştur.

  • Jeoloji deki bu gelişmeler dünyanın yaşının o zaman bilinenden(6000 yıl) çok eski

olduğunu ve jeolojik süreçlerin devamlılık gösterdiğinin anlaşılmasını sağlamıştır.

  • Lamarck’ göre canlılarda kullanılan organlar gelişir kullanılmayanlar ise körelir ve bu

özellikler kalıtsal olarak döllere aktarılabilir.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

3 of 36

  • Lamarck , zürefanın uzun boynunun, boynunu daha yükseklere uzatan ataların birçok

dölünün birikim ürünü olarak kademeli olarak geliştiğini sandı.

  • Lamarck’a kadar , türlerin sabit ve değişmez olduğu fikri çok yaygındı.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

4 of 36

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

5 of 36

  • C.Darwin 1831-1836 yılları arasında katıldığı bilimsel gezi onun ,türlerin sabit

olduğu fikrini sınamasına yol açmıştır.

  • Güney Amerikadan ayrılıp Galapagos adasına gelen kuş türleri arasındaki çeşitlilik

ve benzerliklerin nasıl gerçekleştiğini inceledi.Lyell’in jeolojik fikirlerini benimseyerek

dünyanın birkaç bin yaşında olamayacak kadar yaşlı olduğuna ve sürekli olarak

değiştiğine inandı.

  • Darwin topladığı kanıtlarla birlikte Alfred Wallace’ın etkisiyle(Darwinle benzer sonuç

lara ulaşmıştır) Türlerin Kökeni adlı eserini 1858 yılında yayınladı.

  • Türlerin kökeni adlı kitabı , iki temel noktayı ortaya koymuştur ,evrimleşmenin olduğu

nu ve evrimleşmenin mekanizması olarak doğal seçilimin gerçekleştiğini.Doğal

seçme , üremedeki farklı başarı üzerine dayanır, çevrenin destekleyebileceğinden

çok sayıda döl oluştuğunda , bunlar arasındaki kalıtsal çeşitlilikden dolayı çevreye

uygun bireyler seçilir diğerleri ölür.Bu doğal seçilim sonucu çevreye uyumlu

bireyler hayatta kalmış olur.(Adaptasyon)

1.DARWİN’İN CANLILAR HAKKINDAKİ GÖRÜŞÜ

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

6 of 36

  • HMS Beagle adlı gemi ile Darwin’in yaptığı bilimsel yolculuk sonucu kazandığı

deneyim ,yeni türlerin atasal formlardan zaman içerisinde gittikçe biriken uyumsal

özellikler sayesinde ortaya çıktığı şeklindeki görüşünü oluşturmak için zemin

hazırlamıştır.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

7 of 36

EVRİMLEŞME VE DOĞAL SEÇİLİM

  • Evrimsel ağacın her bir çatalında , bu çataldan dallanacak olan tüm evrimsel hatlar

için ortak bir ata yer alır.Asya fili ve Afrika fili gibi birbiriyle yakın ilişkisi olan türler

birbirlerine çok benzerdirler, çünkü onlar nispeten yakın zamanda ortak atadan dalla

nıncaya kadar aynı soy hattını paylaşmışlardır.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

8 of 36

Doğal seçme ve Adaptasyon

Gözlem 1:Tüm türler , büyük üreme potansiyeline sahiptir.

Gözlem 2:Mevsimsel dalgalanmalar dışında, populasyonlar büyüklük açısından kararlıdır.

Gözlem 3:Çevresel kayanaklar sınırlıdır.

Çıkarsama 1:Çok fazla bireyin doğması aralarında bir mücadele oluşturur ve yavruların

çok az bir kısmı hayatta kalır.

Gözlem 4:Populasyondaki bireyler arasında çeşitlilik vardır ,birbirlerinin aynısı değillerdir.

Gözlem 5:Bu çeşitliliğin (Varyasyon) çoğu kalıtsaldır.(Anatomik farklılıklar gibi)

Çıkarsama 2:Hayat mücadelesi rastgele değildir, kalıtsal yapısı çevreye en uygun birey

lerin döl verme şansları daha yüksektir.

Çıkarsama 3:Bireylerin hayatta kalma ve üreme yeteneklerinin birbirine eşit olmaması

populasyonda gittikçe bir değişmenin ortaya çıkmasına yol açacak ve

elverişli özellikler gelecek kuşaklarda birikecektir.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

9 of 36

Yer

lahanası

Vahşi hardal

Suni seleksiyon

  • İnsan eliyle yapılan bir seçilime örnek vahşi hardalın değişik türlere ayrılmasıyla

sonuçlanan seçilimdir.Farklı bölümlerde besin depolarına göre seçilmeleri

böyle dallanan bir tür oluşumuyla sonuçlanmıştır.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

10 of 36

Doğal seleksiyona örnekler

  • Böcek öldürücü ilaçlar ilk kullanıldığında canlı kalan az sayıda birey , ilaçlara karşı

dirençli genlere sahipti.Bunlardan üreyen bireyler avantajlı konuma geçerek ortamdaki

bir değişikliğe karşı uyum sağlamıştır.Bir böcek öldürücü ilaç dirençli birey yaratmaz

zaten mevcut olan dirençli böcekleri seçer.

  • AIDS hastalığına karşı bir ilaç olan 3TC ile tedavi edilmekte olan hastalarda ,ilaca

dirençli virüslerin çok az bir kısmı ,tedavinin başlangıcında mevcuttur , fakat doğal

seçme zamanla onların oranını arttırır.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

11 of 36

Evrimin bazı kanıtları

  • Ortak ataya sahip

türler daha önce mevcut

olan benzerlikleri göster

melidir.Ortak atadan gelen

karakterlerdeki benzerlik

homoloji olarak bilinir.

  • Memelilerin hepsinin ön

üyeleri ,iskeletin aynı

elemanlarından oluş

muştur.Her bir türde

gördükleri farklı işlevler

nedeniyle temel yapı

değişikliğe uğramıştır.

  • Körelmiş organlar ise organizma için herhangi bir önemi olmayan yapılardır.Örneğin

bazı yılanların iskeletlerinde yürüyen atalarının bacak kemikleri ve kalça kemeri

körelmiş olarak varlığını sürdürmektedir.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

12 of 36

  • Eğer iki tür , birbirleriyle

yakından uyuşan DNA sıra

dizisi olan gen ve protein seri

lerine sahipseler , bu diziler

büyük bir olasılıkla ortak bir

atadan kopyalanmıştır.

  • Gen ve Protein benzerliklerine

göre oluşturulan soy ağaçların

anatomik ve fosil benzerliklerine

göre oluşturulan soy ağaçlara

benzerlik gösterdiği günümüzde

tespit edilmiştir.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

13 of 36

  • Şeker planör , bir ada kıta olan

Avustralya üzerinde , izole

olması nedeniyle evrim geçirmiş

oldukça fazla çeşitlilik gösteren

keseli memelilerin bir örneğidir.

  • Şeker planörün ,Kuzey Amerika

da yaşayan bir plasentalı meme

li olan uçan sincaba benzerliği

yakın evrimsel akrabalık ilşkisin

den dolayı değil, benzer çevre

koşullarına uyum sonucu gelişen

konvergent evrim nedeniyledir.

  • Türlerin coğrafik dağılımı(Biyocoğrafya) Darwin’e evrimleşmenin olduğunu çağrıştıran

ilk olaydır.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

14 of 36

  • Tüm canlı türleri aynı zamanda

oluşmuş olsaydı aynı yaşa sahip

kayaçlarda fosillerinin olması

gerekirdi.Oysa bilinen en eski

kayaçlarda sadece prokaryotik

fosiller bulunmuştur.Diğer evrimsel

ağaçlara uygun olarak balıklar

amfibiler , sürüngenler ,kuşlar ve

memeliler sırayla yeryüzünde

görülmeye başlanmıştır.

  • Eski bir balina olan Basiloasarusta bulunan fosilleşmiş bacak kalıntısı , balinaların

karasal ortamda yaşayan atasal formlardan evrimleştiğini göstermektedir.Biraz daha

yaşlı fosil olan Ambulocetus balinasında bulunan fosilleşmiş arka bacaklar ise daha

güçlüdür.Çünkü bu canlı zamanın bir kısmını karada , bir kısmını suda geçirmiş

olabilir.

Fosiller

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

15 of 36

2.POPULASYONLARIN EVRİMİ

  • Modern evrimsel sentez,Darwin’in seçilim kavramı ile Mendel kalıtımını birleştirmiştir.

  • Populasyon aynı türe ait bireylerden oluşmuş belirli bir alanda bulunan bir gruptur.

  • Bir populasyonda herhangi bir zamanda genlerin toplam miktarına o populasyonun

gen havuzu adı verilir.

  • Diployit bir türde bu homolog lokuslar için homozigot ya da heterozigot olduğuna

bakılmaksızın her lokus bir bireyin genomunda çift olarak görülür.

  • Hardy-Weinberg teorisi genlerin bulunma yüzdeleri değişmeyen, bir populasyon

tanımlar(Evrimleşmeyen)

  • Teori , bir populasyonun gen havuzundaki allel ve genotiplerin frekansının ,Mendel’in

allelerin açılım ve rekombinasyonu(Yeniden düzenleme) dışındaki herhangi bir

faktör tarafından etkilenmediği sürece , kuşaklar boyunca sabit kalacağını ifade

eder.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

16 of 36

  • Örnek olarak Kırçiçeklerinde 500 bireyden 20 tanesi beyaz diğerlerinin kırmızı

renkli olduğunu varsayarsak.Kırmızı genin (R) beyaz ( r) üzerine baskın olduğu

ortaya çıkar.

  • 500 bireyden 20 tanesi beyaz ise

100 bireyden X X=2000/500 = % 4 = 0,04 (rr) r=0,2

  • Bir populasyonda yanlızca iki allelin bulunduğu gen bölgesi için bir allelin frekansı

için p(Dominantlar için) harfi diğeri için q(Resesifler) harfi kullanılır.Bir lokus için

tüm olası allelerin toplam frekansları p+q=1 dir.Bizim örneğimizde r= 0,2

q=0,2 dir p+q=1 den p+0,2=1 p=1-0,2= 0,8 olarak bulunur.

  • Populasyonda bireylerin frekansı , p ve q allelerini taşıyan sperm ile yine aynı

alleleri taşıyan yumurtaların döllenmesi sonucu bulunur.

Rr * Rr

p + 2pq + q =1

(p) (q) (p) (q) RR genotipin Rr genotipinin rr genotipin

R r R r frekansı frekansı frekansı

(p ) (pq) (pq) (q ) Kırçiçekleri için bu oranlar

RR Rr Rr rr 0,64 + 0.32 + 0.04 =1 dir.

2

2

2

2

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

17 of 36

Bir populasyonun Hardy-Weinberg dengesi içerisinde kalabilmesi için beş temel koşul

1)Çok geniş populasyon büyüklüğü:Küçük populasyonlarda genetik sürüklenmeler

sonucu gen feransları değişirken büyük populasyonlar da bu değişme görülmez.

2)Göç olmaması:Göçler sonucu populasyonlardaki gen frensları değişebilir.

3)Mutasyon olmaması:Allel genler birbirlerine dönüşebilirse frekanslar değişir.

4)Rasgele eşleşme:Eğer bireyler belirli bir genotipe sahip bireylerle eşleşmeyi

tercih ederse bundan bireylerin frekansları etkilenir ve değişir.

5)Doğal seçilim olmaması:Genotiplerin farklı yaşama ve üreme başarısı bunların

frekansını değiştirir.

Bu nedenle , gerçekte herhangi bir doğal populasyonun Hardy-Weinberg

dengesinde olmasını bekleyemeyiz.Ve bir gen havuzunun kararlığından yani Hardy-

Weinberg dengesinden sapması genellikle evrim ile sonuçlanır.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

18 of 36

Örnek 1 :1000 kişiden oluşan bir populasyonda 160 kişinin Rh(-) kan grubundan

olduğu tespit ediliyor.Buna göre.

a)Rh(+) geninin frekansı b)Homozigot dominant bireylerin frekansı

c)Heterozigot bireylerin frekansı d)Dominant bireylerin frekansı

1000 kişiden 160 tanesi Rh(-) ise

100 “ X X=%16 q= %16 q=0.16 q=0.4

  1. p+q=1 ise p+0.4=1 p=0.6

  • p = (0.6) =0.36

  • 2pq = 2(0.6 * 0.4) = 0.42

  • p + 2pq = (0.6) + 2(0.6*0.4) =0.84

2

2

2

2

2

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

19 of 36

Örnek 2: Bir toplumda A genin frekansı 0.2,B geninin frekansı ise 0.5 tir.Buna göre

bu toplumda A kan gruplu bireylerin frekansı nedir ?

(p + q + r) =1= p + q + r + 2pq + 2pr + 2qr dir. Çok allelik

A , B , O AA BB OO AB AO BO

p + q + r =1 den 0.2 + 0.5 +r= 1 r=0.3 (O geninin feransı)

A kan gruplu bireyler AA+AO = (0.2) + 0.2*0.3 = 0.04 +0.06= 0.10

2

2

2

2

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

20 of 36

Mikroevrimin nedenleri

  • Evrim allelerin populasyondaki frekanslarının bir kuşakdan diğerine değişimidir.

Bu değişimler mikroevrim olarak adlandırılır.Bir populasyondan allel ve genotip

frekansları değişimini kuşaklar boyunca izleyecek olursak bazı lokuslardaki genle

rin dengede kaldığını , başka lokuslardaki allel frekanslarının ise değişmekte olduğu

görülür.Böyle bir populasyon evrimleşmektedir.

  • Bir populasyonda allel frekanslarının değiştirebilecek temel faktörler;

a)Genetik sürüklenme

b)Doğal seçilim

c)Gen akışı

d)Mutasyon dur.

Doğal seçilim populasyonun çevresine olumlu olarak uyabilmesini sağlayan

en önemli faktördür.Diğer mikroevrim yolları olumlu ya da olumsuz olarak populas

yon üzerine etki edebilir.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

21 of 36

Genetik sürüklenme

  • Bir gen havuzunun Hardy-Weinberg eşitliğini koruyabilmesi için gereken etken

yeterince geniş bir populasyon büyüklüğüdür.Küçük bir populasyon gen havuzu

örneklem hatası nedeniyle bir sonraki kuşakta tam olarak temsil edilmeyebilir.Bu

durum az sayıda örneklemli yazı-tura atma durumundaki düzensizlik ile analogdur.

Kuşak 1 Kuşak 2 Kuşak 3

p(R)=0.7 ve q(r)=0.3 p=0.5 q=0.5 p=1.0 q=0.0

  • Küçük kırçiçeği populasyonunda 3. kuşakta r allelinin kaybolması gibi genetik

sürüklenme bazı allelleri ortadan kaldırabilir.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

22 of 36

Doğal seçilim

  • Populasyonlar çeşitli tipte bireylerden oluşur ve bunların bazıları diğerlerine göre

daha fazla yavru meydana getirirler.Üreme becerisindeki bu farklılık Darwin’in

ifade ettiği doğal seçilimdir.

  • Örneğin kırçiçeği populasyonunda beyaz çiçekler(rr) otçul böceklerin daha fazla

dikkatini çekmektedir ve tüketilmektedirler.Bu nedenle kırmızı çiçekli(RR ,Rr) bitkiler

daha fazla yavru meydana getirme olasılığına sahiptirler.

Gen akışı

  • Bir populasyon üreme yeteneğindeki bireyler ya da gametlerin populasyonlar

arasında göç etmesi sonucu yani gen akışı ile de allel kazanabilir ya da kaybedebilir.

Mutasyon

  • Mutasyon canlının DNA’sındaki bir değişimdir.Mutasyonlar doğal seçilimin hammad

desi olarak görev yapan,genetik çeşitliliğin(Varyasyon) esas kaynağını oluştururlar.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

23 of 36

DOĞAL SEÇİLİMİN HAMMADDESİ, GENETİK VARYASYON

  • Genetik varyasyon hem populasyon içinde hem de populasyonlar arasında ortaya

çıkar.Bir populasyonda gözlenen tüm varyasyonlar kalıtsal olmayabilir.Örneğin

vücut geliştiriciler fenotipi değiştirirler.

  • Populasyon içi varyasyona bir örnek kırçiçeği populasyonunda bitki boyları çok

kısa bitkilerden uzun bitkilere kadar sürekli değişkenlik gösterir.Nicel varyasyon

genellikle çok genli kalıtımı yani tek bir fenotipik karakter üzerine iki ya da daha

fazla genin eklentisini belirtir.

  • Ayrı bir karakterin iki ya da daha çok hali bir populasyonda temsil ediliyorsa bu

farklı formlara morflar denir.Bu morflar dikkat çekecek kadar yüksek frekansta

bu populasyonda temsil ediliyorsa bu populasyona bu karakter bakımından

polimorfik denir.Örneğin insanda çillerin bulunup bulunmaması, ABO kan grupları

Polimorfizm boy gibi insanlar arasında belirli bir devamlılık gösteren karakterlere

değil , yalnızca belirgin olarak ayrı olan karakterler için kullanılır.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

24 of 36

  • Pek çok tür coğrafik

varyasyona yani populas

yonlar arası gen havuzu

varyasyonuna sahiptir.

  • Belirli bir coğrafik düzlem

boyunca herhangi bir

özellikteki kademeli

değişimi ifade edecek

varyasyon tipine klin denir.

  • Civanperçemi bitkisinin

ortalama boyu yüksekliğe

bağlı olarak artmaktadır.

  • Pek çok Kuzey Amerika kuş ve memeli türünde ortalama vücut büyüklüğü yükselen

enlem derecesi ile kademeli bir biçimde artmaktadır.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

25 of 36

Mutasyon ve Eşeysel rekombinasyonlar genetik varyasyon oluştururlar

  • Yeni alleler yalnızca mutasyon ya da DNA’nın nükleotid dizisndeki değişimle ortaya

çıkabilir.Üreme hücrelerinde meydana gelen mutasyonlar kalıtsaldır.Mutasyonlar

çok az bir oranda faydalı olabilirler.Çok kısa üreme döngülerine sahip mikro

canlılarda (HIV gibi) mutasyonlar genetik varyasyon oluşturmada daha etkilidir.

  • Eşeysel olarak üreyen bir populasyonun üyeleri neredeyse tüm genetik

farklılıklarını her bir bireyin gen havuzunun aldığı allellerin rekombinasyonuna

borçludurlar.Eşeysel birleşme alleleri karıştırır ve bireysel genotipleri belirlemek

üzere rastgele dağıtır.

  • Mayoz bölünmede kross-over ve gametlere farklı kromozomların gitmesi ayrıca

sperm ve yumurtanın rastgele birleşmesi bir sonraki kuşakta ellel çeşitliliği yaratır.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

26 of 36

Seçilim tipleri

  • Kürk renginde varyasyon

gösteren bir fare populasyonunda

mikroevrim.

  • Yönlendirici seçilim populasyonun tek bir uç

tipi tercih ederek değiştirmektedir.Bu durumda

eğilim büyük bir olasılıkla büyüyen ağaçların

yaptığı gölge nedeniyle koyulaşan bir alanda

daha koyu renkli bireyler yönündedir.

  • Dallandırıcı seçilim zıt uçlarda

ki tipleri tercih eder.Burada çok

açık ve koyu renkli farelerin

frekansı artmıştır.Büyük bir

olasılıkla, fare populasyonu koyu

kayalar ile bezenmiş açık renkli

bir toprağa sahip alanda

yaşamaktadır.

  • Kararlı hale getirici

seçilim uç örnekleri populas

yondan ayıklamakta ve

bu durumda açık ve koyu

renkli bireyler elenmekte

dir.Eğilim fenotipik varyas

yonu azaltmakta ve statü

koyu koruma yönündedir.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

27 of 36

3.TÜRLERİN KÖKENİ

  • Biyolojik tür kavramı,türü,üyeleri kendi

aralarında üreme potansiyeline sahip

olan ve yaşayabilir,verimli döller meydana

getiren , fakat, diğer türlerin üyeleriyle

yaşayabilir ve verimli döller meydana

getiremeyen populasyon ya da populasyon

lar grubu olarak tanımlar.

  • Fosil kayıtlar türleşmenin iki tipi olduğunu

göstermektedir.Anagenezis aynı zamanda

filetik evrim olarak bilinir ve değişikliklerin

birikmesiyle bir türün diğerine dönüşümü

demektir.

  • Kladogenezis varlığını sürdüren bir

atasal türden bir ya da daha fazla

sayıda yeni türün tomurcuklanma

sıdır.Sadece kladogenezis , tür sayısı

nı arttırmak suretiyle biyolojik çeşitliliği

ilerletebilir.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

28 of 36

Prezigotik ve postzigotik engeller , biyolojik türlerin gen havuzlarını yalıtır.

  • İki türün bir araya gelerek üremesinde çeşitli engeller vardır.Üreme yalıtımı ,bir arada

bulunan iki tür populasyonun aralarındaki genetik alışverişi engeller.

  • Prezigotik engeller, türler arasındaki çiftleşmeyi engeller ya da yumurtanın oluşumunu

engeller.

  • Habitat yalıtımı.Aynı alan içerisinde farklı habitatlarda yaşıyan , iki tür nadiren karşılaş

salarda değişik habitatlarda yaşamaları çiftleşmeye bir engeldir.

  • Davranış yalıtımı.Eşleri cezbeden özel işaretler , bir türe özgü özel davranışlar

olduğu kadar aynı zamanda birbirine yakın akraba türleri arasında en önemli üreme

engelini oluşturur.

  • Zamana dayalı yalıtım.Eğer iki tür , bir günün, farklı mevsimlerin ya da farklı yılların

farklı zamanlarında ürüyorsa bu türlerin gametleri birbirleriyle karışamaz.Örneğin bir

Orkide cinsi olan Dendrobiumun üç türü aynı yağmur ormanında yaşamasına rağmen

farklı günlerde çiçek açtıkları için aralarında melezleşme olmaz.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

29 of 36

  • Mekanik yalıtım.Birbirne yakın akraba türlerinin arasındaki anatomik farklılıklar

çifleşme engeli oluşturur.

  • Gametlerle ilgili yalıtım.Farklı türe ait gametler nadiren döllenebilir.Gametlerin birbirini

tanıması yumurtayı saran kılıf üzerinde yer alan özgül moleküllerin varlığına dayanır.

Prezigotik engeller

  • Postzigotik engeller döllenme sonrası oluşur.Zigotdan sonra gelişme bu engellerle

durdurulur.

  • Hibritin yaşama yeteneğinde indirgenme.Döllenme sorası gerçekleşen embriyonik

evreler de hibritin gelişmesi durabilir.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

30 of 36

  • Hibritlerin üreme yeteneğinde indirgenme.İki tür çiftleşip çok güçlü hibrit yavrular

oluştursalar bile bu bireyler büyük ölçüde kısırdır.Kromozom sayılarındaki farklılıklar

uygun mayoz oluşmasını engeller.At ile Eşeğin çaprazlanmasından oluşan katır

buna bir örnektir.

  • Hibrit kırılması.Türler arasında karşılıklı çiftleşme sonrası oluşan verimli melezler

üreyebilselerde ikinci kuşak bireyler zayıf veya kısır olabilmektedirler.

Postzigotik engeller

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

31 of 36

Türleşme şekilleri

  • Populasyonlar arasındaki gen akışının

başlangıçta nasıl kesildiğine dayanılarak

iki genel türleşme şekli tanımlanır.

  • Allopatrik türleşme adı verilen türleşme

tarzında , türleşme olayı

coğrafik olarak birbirinden

ayrılmış populasyonlarda

gerçekleşir.

  • Simpatrik türleşmede

türleşme olayı yayılış alanları

coğrafik olarak üst üste

binen populasyonlarda

gerçekleşir.

  • Burada kromozom değişiklikleri ve rastgele olmayan çiftleşmeler gibi biyolojik

faktörler gen akışını indirger.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

32 of 36

Adaptif dağılım

  • Ortak bir atanın değişik ortam koşullarına uyum yaparak gelişmesi adaptif

dağılım olarak adlandırılır.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

33 of 36

Türleşme olayından makroevrime

  • Evrimsel yeniliklerin çoğu , daha eski

yapıların değişikliğe uğramış versi

yonlarıdır.Yeni biyolojik yapıların

çoğu, daha önce mevcut olan yapılar

dan birçok kademeden gelişmiştir.

  • Gözde olduğu gibi , bazı durumlarda

evrimleşmenin tüm evreleri boyunca

organın işlevi değişmeden kalmıştır.

  • Daha karmaşık yapılı gözlee sahip

olan hayvanlarda , organlar daha

basit olanlardan tek bir sıçrama ile

evrimleşmemiştir, bu makroevrimin

her bir evresinde çalışan ve taşıyan

lara fayda sağlayan organların

artan uyumuyla gelişmiştir.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

34 of 36

Gelişimi düzenleyen genler

  • Gelişimi düzenleyen genler , bir canlının

şekli zigotdan bir ergine değişirken , canlının

vücut yapısındaki değişikliklerin hızını, zama

nını ve modelini kontrol eder.

  • Bir canlının vücut biçimi , kısmen ,gelişim

süresince farklı parçalarının oransal büyüme

hızına bağlıdır.Vücudun kendine özgü

formu almasını sağlayan bu oransal büyümeye

allometrik büyüme adı verilir.

  • İnsanda kollar ve bacaklar , baş ve gövdeden

daha hızlı büyür.Büyümenin bu nispi oranları

önemsiz ölçüde değişse bile , erginin vücut

yapısı önemli ölçüde değişir.Örneğin farklı

allometrik modeller, insan ve şempanze

kafataslarının birbirinden farklı biçimde

olmasına yardırm eder.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

35 of 36

Yerde yaşayan semender

Ağaç üzerinde yaşayan semender

  • Allometrik büyümedeki bir değişiklikle

morfolojide bir evrimsel gelişmenin olması

heterokroni örneğidir.Heterokroni ,

gelişimle ilgili olayların hızında ve zaman

lanmasında evrimsel değişikliğin olmasıdır.

  • Örneğin yerde yaşayan semenderde

ayak büyümesi için daha uzun bir zaman

peryodunun olması daha uzun ve az

kavrama özelliği olan parmak oluşumu

ile sonlanır.Ağaç üzerinde yaşayanlar

da ise tersi olur.

  • Bu uyuma temel oluşturmak için , büyük

bir olasılıkla , ayak gelişiminin zamanlan

masını kontrol eden mutant allel genler

için seçilim olmuştur.Bu şekilde oransal

olarak küçük olan bir genetik değişme

makroevrime işaret eden önemli

morfolojik değişiklikle kendisini

gösterebilir.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

36 of 36

  • Makroevrim aynı zamanda vücut kısımlarının

yerleşimini ve organizasyonunu kontrol eden

genlerdeki değişikliklerden de kaynaklanabi

lir. Homeotik genler olarak bilinen genler

bir kuşakta bir çift kanadın ve bir çift bacağın

ya da bir bitkide çiçek kısımlarının nasıl

dizileceği gibi temel unsurları belirler.

  • Hox genlerdeki değişiklikler morfoloji üzerin

de önemli etkilere sahiptir.Omrugalıların

evrimsel gelişiminde balıkların yüzgeçlerin

den dörtüyelilerin bacakları gelişmiştir.Kara

sal canlıların gelişiminde Hox geninin ifade

edilme bölgelerinde önemli değişiklikler

olmuştur.

  • Omurgasız hayvanlardan omurgalıların

evrimleşmesi , makroevrimde çok büyük

bir olaydır ve büyük bir olasılıkla Hox

genlerdeki değişiklikler ile bağlantılıdır.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI