SAYFA :131-132-133-134-135-136
HAZIRLIK ÇALIŞMALARI
1. “Hak” ve “görev” kavramları sizde neyi çağrıştırıyor? Açıklayınız.
Hak, bir kişinin sahibi olduğu düşünmek, seyahat etmek, eğitim gibi şeylerdir. Görev de insanların yapmakla yükümlü olduğu şeylerdir.
2. Bir vatandaş olarak görev ve haklarınızı biliyor musunuz? Bunları nasıl öğrendiniz?
Bir vatandaş olarak görev ve haklarımı okul derslerimden, kamu spotlarından ve büyüklerimden öğreniyorum.
3. Her Türk vatandaşı istediği zaman muhtar, belediye başkanı, milletvekili seçilebilir mi? İnsanların, bu tür isteklerini hak veya görev olarak değerlendirebilir miyiz? Nasıl?
İstediği zaman olamaz. Bu tür şeylerin bazı şartları vardır. Bu tür istekler tabii ki hak ve görev olarak değerlendirilebilir ama insanların bazı koşulları sağlamaları gerekir.
GÖRSEL YORUMLAMA
OKUMA ÇALIŞMASI
Aşağıdaki metni not alarak, noktalama işaretlerine dikkat ederek önce sessiz sonra sesli okuyunuz. Okurken farklı yazılmış yan başlıklara dikkat ediniz.
Toplum içinde yaşayan bir kimsenin vicdanına ve kanunlara göre yapmak zorunda olduğu işlere görev denir. Hak ve görev daima beraber bulunur. Hak olan yerde mutlaka görev de vardır. Birisinden ödünç para alan kimsenin vakti geldiğinde borcunu vermesi ödevidir, alacaklının da alacağını istemesi hakkıdır. Devlet işlerinin düzenli ve sağlıklı bir şekilde yürüyebilmesi için vatandaşların yapmakla yükümlü oldukları birtakım görevleri vardır. Bunların başlıcaları şunlardır:
Seçme ve Seçilme Görevi: Demokrasi idarelerinde millet adına kamu işlerini görecek kimseler seçimle iş başına gelirler. Kamu işleri, yurt ve millet işleri ile ilgili çeşitli hizmetlerdir. Egemenliğin asıl sahibi olan millet, kendi işlerini belirli bir süre içinde yürütmek üzere bazı kimselere yetki verir. Seçim, milletten bu yetkiyi alacak kimselerin seçilmesi için yapılır. 18 yaşını bitiren her Türk seçmendir.
Seçim; vatandaşların siyasi hak ve görevlerindendir. Herkes bu görevi önemli bir borç bilmeli, seçimlerde oyunu kullanmalıdır. Memleket işlerinde hepimiz derece derece sorumluyuz. Milletvekili seçimlerinde hepimiz seçime katılmak suretiyle memleket idaresinde sorumluluğumuzu yerine getirmeliyiz. Hem seçime katılmayan hem de memleket idaresinden şikâyet eden kimseler dürüst insan sayılmazlar.
Vatandaş, seçim yolu ile memleket yönetimine katılır. Çünkü bir kimseyi seçmekle onu vekil seçtiğini göstermiş olur. Seçtiğimiz kimseler görevlerini yapamaz veya kötüye kullanırsa bunun sorumluluğu seçmenlere aittir. Çünkü onlara bu görevi veren bizleriz. Seçimlerde parti gayreti, dostluk ve akrabalık gibi kişisel duygulara kapılmamalı, seçeceğimiz kimselerin etkin, bilgili, dürüst ve temiz insanlar olmasına dikkat etmeliyiz. Bir memlekette seçimlere katılan seçmen sayısının yüksekliği, oradaki halkın siyasi olgunluğunu ve yurtseverliğini gösterir.
Vergi Verme Görevi: Herkesin yurt ve millet giderlerini karşılamak üzere gelirlere göre ödemekle yükümlü olduğu paraya vergi denir. Devlete vergi vermek, kamu hizmetleri için yapılan masraflara katılmak demektir. Kamu hizmetleri ise yine vatandaşların rahatı ve mutluluğu için yapılan işlerdir. Şu hâlde vatandaşlar vergi vermekle yine kendi işleri için masraf yapıyorlar demektir. Vergi olarak ödenen paralar, bize hizmet ve iyilik olarak geri dönüyor, demektir.
İyi bir vatandaş, zamanı geldiğinde istenmeden, zorlanmadan vergisini yatırmalıdır. Yurdunu seven bir kişinin yapacağı iş budur. Vergisini zamanında ödeyen vatandaş, görevini yapmış bir kimse gibi vicdan rahatlığı içinde yaşar. Herkes böyle yaparsa kamu hizmetleri daha çabuk görülür, halk rahata kavuşur ve devletimiz güçlü olur. Vergilerini zamanında vermeyen ve vergi kaçıranların bu hareketi hırsızlık gibidir. Ahlaka ve yurtseverliğe sığmaz. Vergi borcu, anaya babaya olan hizmet borcumuz gibidir. İyi bir vatandaş vergi borcunu vaktinde ve tamam olarak seve seve öder.
Askerlik Görevi: Bağımsız ve özgür yaşamak isteyen bir millet, mutlaka kendi kuvvetine dayanmalıdır. Milletler arasında varlığını sürdürebilmek için bundan başka çıkar yol yoktur. Yurdunu ve bağımsızlığını korumak için silahlı ve her fedakârlığa hazır kuvvet bulunduran bir millet kuvvetli olur. Yalnız kuvvetli milletler yaşamak hakkına sahip ve geleceklerinden emin olurlar.�Binlerce yıllık hayatında hür ve bağımsız yaşamış olan Türk milleti, kendi varlığını korumak için durmadan hazırlanmaktadır. Kimsenin topraklarında gözü yoktur. Ancak barış içinde yaşamak için her zaman savaşa hazır olmayı en büyük görev bilir.
20 yaşına giren bütün genç erkekler askere giderler. Kışlalarda modern silahları kullanmayı, bir komuta altında toplu şekilde hareket etmeyi öğrenirler. Asker ocağı, Türklerin millî geleneklerine girmiş olan kutsal yerlerdir. Asker ocağı, herkes için okul gibidir. Orada herkes eşittir. Yurt için fedakârlık, millî birlik ve disiplin ruhu orada yaşanarak öğrenilir. Her Türk genci, askerlik görevini en kutsal görev bilir. Severek bu görevi yerine getirir.
Kanunlara ve Kurallara Saygılı Olma: Bir topluluğun yaşayışını düzenleyen, yurttaşların yapacakları ve yapamayacakları şeyleri bildiren ve yasama yetkisi olan bir kurul tarafından kabul edilmiş olan yazılı metinlere kanun denir. İnsanların rahat ve huzur içinde yaşayabilmeleri için belli bir düzenin kurulması zorunludur. Bu düzen; kanunlar, emirler, tüzükler ve yönetmeliklerle kurulur.
Yurdumuzda kanun yapma, değiştirme ve kaldırma yetkisi TBMM’nindir. Kanun, bir kişi ya da belli bir olay için değil, herkes için veya benzer bütün olaylar içindir. Herkes, kanun hükümlerine uymak zorundadır. Kanunla bir emir verilir. Bu emir, ya bir şey yapmayı ya da yapmamayı gerektirir. Kanunda, yapılması isteneni yapmayanlar ve yapılmaması gerekeni yapanlar suç işlemiş olurlar. Suç işleyenlerin cezalarını bağımsız mahkemeler verir. Kanunları bilmemek mazeret değildir. Bir vatandaşın en büyük görevi kanunlara uymak ve saygı göstermektir. Kanunlara uyulmayan ve saygı gösterilmeyen toplumlarda yaşama düzeni bozulur.
Bundan herkes hatta uymayan kimseler bile zarar görürler. Kanunlara ve toplumun düzenini sağlayan diğer kurallara ceza korkusu ile değil, milletin genel iradesi ve emirlerine saygı duyduğumuz için uyulmalıdır. Devletin düzeni ve güveni için birtakım memurlar görevlendirilir. Bu memurlara yardımcı olmak vatandaşlık görevimizdir. Devlet memurları da vatandaşlara anlayışlı davranmak, doğru ve dürüst görev yapmak zorundadırlar.
görev,
hak,
devlet,
vatandaş,
seçme ve seçilme,
demokrasi,
kamu,
yetki,
vergi,
kanun…
Görev:
Hak:
Devlet:
Vatandaş:
Vatandaş olarak görevlerimizin bilincinde olmalıyız.
Devlet, vatandaşlarının her türlü hakkını korumalıdır.
Devletler bazen kendi aralarında sorunlar yaşayabilir.
Vergi vermek bir vatandaşlık görevidir.
Seçme ve seçilme:
Demokrasi:
Kamu:
Yetki:
Demokrasinin olduğu ülkelerde insanların seçme ve seçilme hakkı vardır.
En iyi yönetim biçimi demokrasidir.
Ülkemizde sağlık hizmeti bir kamu görevidir.
Okullarda en büyük yetki müdüründür.
Vergi:
Kanun:
Devleti he türlü hizmetinde vergiler kullanılır.
Kurumların görevleri kanunla belirlenmiştir.
Adaletin, hukukun gerektirdiği veya birine ayırdığı şey, kazanç.
Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş.
Seçimde oy verme hakkı olan kimse.
Devlet ve öteki kamu tüzel kişileri tarafından halkın genel ve ortak gereksinimlerinin karşılanması maksadıyla yapılan hizmetlerin tümü; amme hizmeti.
Yasa.
Bir şeyi yapıp yapmama konusunda kişinin kendi kendine karar verebilme ve bunu uygulama gücü.
Askerlik ödevinin yapıldığı kışla, ordugâh, tahkimli bölge, gemi, tersane vb. hizmet yerleri.
Asker ocağı, görev, hak, irade, kamu hizmeti, kanun, seçmen.
Devletin vatandaşlarına verdiği bazı haklar ve görevler vardır. Hakkın olduğu yerde mutlaka görevler de olacaktır. Düzenli bir hayat için vatandaşların hem haklarını bilmesi hem de görevlerini yerine getirmeleri gerekmektedir. Bu görevler şunlardır:
➢ Seçme ve seçilme görevi
➢ Vergi verme görevi
➢ Askerlik görevi
➢ Kanunlara ve kurallara saygılı olma
1. Okuduğunuz metnin konusu nedir?
Metnin konusu vatandaşların devlete karşı görevleridir.
2. Metinde sözü edilen vatandaşlık görevleri nelerdir?
➢ Seçme ve seçilme görevi
➢ Vergi verme görevi
➢ Askerlik görevi
➢ Kanunlara ve kurallara saygılı olma
3. Her vatandaş bu görevleri neden isteyerek yapmalıdır?
Çünkü vatandaş olarak ancak bu görevleri yerine getirirsek bir düzen sağlanır ve mutlu, huzurlu bir şekilde yaşarız.
4. Şu anda bir vatandaş olarak hangi görevi yerine getirebiliyorsunuz? Niçin? Açıklayınız.
Bir 7. sınıf öğrencisi olarak oy veremem, askere gidemem ama kanun ve kurallara saygılı olabilirim; ayrıca yaptığım alışverişlerde fiş alarak vergi verme görevimi de yerine getirebilirim.
5. Vatandaş olarak herkes vergi vermek zorunda mıdır? Neden?
Evet herkes vergi vermek zorundadır. Vatandaşların bazıları vergi verip bazıları vergi vermezse bu bir haksızlık olacaktır.
6. Her Türk vatandaşı seçimlerde istediği kişiye oy verebilir mi? Bu da bir vatandaşlık hakkı mıdır?
Evet her Türk vatandaşı istediği kişiye oy verebilir. Bu da bir vatandaşlık hakkıdır.
(YF) Her vatandaşın seçme ve seçilme hakkı vardır.
(YF) Kanunlar karşısında herkes eşit haklara sahiptir.
(AF) Her vatandaşın yaşadığı toplum içinde yerine getireceği sorumlulukları ve kullanacağı hakları vardır.
(YF) Herkes geliri oranında vergi verir.
ZARF
FİİLİMSİ
ZARF
SIFAT
FİİL
Beni dikkatle dinledi.
fiil
nasıl
DURUM BİLDİRİYOR
Seninle yarın görüşürüz.
fiil
Ne zaman
Zaman belirtiyor
Çocuk dışarı çıktı.
fiil
nereye
Yön bildiriyor.
dikkatle dinledi
yarın görüşürüz
dışarı çıktı
FİİL
NİTELENMİŞ
Çok büyük bir salonu varmış.
Oldukça büyük evde oturuyorlar.
Kayahan’ın oğlu da pek sevimli bir şeymiş
SIFAT
SIFAT
SIFAT
ZARF
ZARF
ZARF
SIFAT NİTELENMİŞ
İçeri girip herkese bağırdı.
Geri dönmek için bir yol bulmalısın
FİİLİMSİ
FİİLİMSİ
ZARF
ZARF
FİİLİMSİYİ
NİTELEMİŞ
Telefonla çok fazla ilgileniyor.
Beklediğim kargo epey geç geldi.
ZARF
ZARF
ZARF
ZARF
ZARFLARI NİTELEMİŞ
Fiillerden, fiilimsilerden, sıfatlardan veya kendiyle aynı görevdeki kelimelerden (zarflardan) önce gelerek onların özelliklerini, zamanını, yönünü, miktarını belirten sözcüklere zarf (belirteç) denir.
ZARF(BELİRTEÇ)
Zarflar; durum zarfı, zaman zarfı, miktar zarfı, yer-yön zarfı ve soru zarfı olmak üzere beşe ayrılır:
1. Durum Zarfları
Fiilin bildirdiği işin, oluşun veya hareketin durumunu, özelliğini veya sebebini belirten zarflardır.
FİİLE
NASIL?
Sorusu sorularak bulunur.
NASIL
KONUŞURUM
Hızlı konuşurum.�Yavaş konuşurum.�Akıcı konuşurum.�İçten konuşurum.�Alaycı konuşurum.�Dikkatli konuşurum.
NASIL
NASIL
NASIL
NASIL
YAZARIM
GİDERİZ.
OYNAYACAK.
GÖRÜYORSUN
Okula yürüyerek geldim.
Öğrenciler konuyu dikkatle dinliyordu.
Konuyu uzun uzun tartıştılar.
AŞAĞIDAKİ CÜMLELERDEKİ DURUM ZARFLARINI SÖYLEYİNİZ.
Bunları defterinize doğru çiziniz.
Onlara insanca davranalım
Halı dokur gibi yonttu mermeri.
Şimdi kuşlar usul usul denize uçuyordur.
Yaşlı adam gençlerle çok güzel konuştu.
Eğri oturalım doğru konuşalım.
Çocukça hareket ediyorsun.
O, bu çalışmasıyla sınavı mutlaka kazanır.
(Kesinlik anlamlı zarf)
Annesi belki yarın bize de gelir.
(Olasılık anlamlı zarf)
Kazanma hırsıyla yarışmaya tekrar katıldı
(Yineleme anlamlı zarf)
2. Zaman Zarfları
Fiilin bildirdiği işin, oluşun veya hareketin zamanını belirten zarflardır.
FİİLE
NE ZAMAN?
Sorusu sorularak bulunur.
Haftada iki gün balık yemeliyiz.
Okullar haziranda kapanacak.
Sabahları iki kilometre koşarım.
Bugün gitti, yarın gelecek.
Eve gelir gelmez yattı.
Her bayram köye gidip akrabalarımızı ziyaret ederiz.
3. Yer-Yön Zarfları
Fiilleri veya fiilimsileri yer-yön bakımından belirten zarflardır.
FİİLE
NEREYE?
Sorusu sorularak bulunur.
Yön zarfları yalın (ek almamış) halde kullanılırlar. “Aşağı, yukarı, içeri, dışarı, ileri, geri, öte, beri, doğru” en çok kullanılan yön zarflarıdır.
Pencereden aşağı bakıyor.
Gece yarısında dışarı çıkmış.
Üşüyünce içeri girdi.
İleri gitme, biraz geri gel.
Aşağı bakınca başı dönmüş.
UYARI
Yer-yön zarfları çekim eki almazlar, çekim eki aldıklarında zarf olmaktan çıkarak isim olurlar.
Attığı top camdan içeri girdi.
Attığı top camdan içeriye girdi.
zarf
isim
4-MİKTAR (AZLIK-ÇOKLUK, ÖLÇÜ) ZARFI
*Fiilin, fiilimsinin, sıfatın, adlaşmış sıfatın ya da başka bir zarfın anlamını miktar, ölçü bakımından etkileyen, onların ne kadar olduğunu gösteren zarflardır.
NE KADAR?
Sorusu sorularak bulunur.
Bebeği çok uyuttu.
(Ne kadar uyuttu?)
Çok hızlı yürüdük.
(Ne kadar hızlı? )
Bir saatte epeyce yol almışız.
Az konuş, çok dinle.
NOT:
Bazı miktar belirten sözcükler cümle içinde zaman anlamında da kullanılabilir.
Buralara daha kar yağmadı. (Henüz kar yağmadı) (Zaman zarfı)
Senden daha çok şey öğreneceğim kesin. (Ne kadar çok ? Miktar zarfı)
5-SORU ZARFI
Buraya kadar nasıl geldin?
Açık oturum ne zaman başlayacak ?
NOT:
“Ne, nasıl” gibi soru kelimeleri başka sözcük türleri (sıfat, zamir) olarak da kullanılabilir.
Nasıl araba almayı düşünüyorsun?
(Kırmızı Araba. Nasıl = Soru sıfatı)
Araba kullanmayı nasıl öğrendin?
(Çalışarak öğrendim. Nasıl = Soru zarfı)
Bana ne aldın ?
(Araba aldım. Ne = Soru Zamiri)
Size ne konuda yardım edebilirim?
(Bu konuda. Ne = Soru Sıfatı)
Kimseden fayda yok sana ne bekliyorsun?
(Çünkü… Ne = Soru Zarfı)
Durum
Zaman
Yön
Yön
zaman
soru
miktar
miktar
Demokrasimizin özünde yatan oy kullanma hakkımız, askerlerimizin cesareti ve vergilerimizin toplumsal katkısı; bu üç unsur, birer renk paleti gibi, toplumumuzun büyük resmini bir araya getiriyor. Oy pusulamızla seçtiğimiz liderler, sınır boylarında nöbet tutan kahramanlarımız ve bizden toplanan vergilerle finanse edilen hizmetler, aslında aynı tuvalin üzerindeki farklı fırça darbeleridir. Her birimiz, bu eserin hem yaratıcısı hem de eleştirmeni olarak, toplumumuzun şekillenmesinde aktif bir rol oynarız.”
Hak olan yerde mutlaka görev de vardır.
Memleket işlerinden hepimiz derece derece sorumluyuz.
Asker ocağı herkes için okul gibiydi.
Devlet memurlarına bizim yardımcı olmamız vatandaşlık görevimizse vatandaşlarına dürüst ve anlayışlı davranmaları da onların asıl görevidir.
Toplum içinde yaşayan bir kimsenin vicdanına ve kanunlara göre yapmak zorunda olduğu işlere görev denir.
Seçim yolu ile vatandaş memleket yönetimine katılır.
İyi bir vatandaş vergi borcunu vaktinde öder.
20 yaşına giren bütün genç erkekler askere giderler.
Yurdumuzda kanun yapma, değiştirme ve kaldırma yetkisi TBMM’dedir.
MEHMET POLAT