1 of 170

TARIM, ORMANCILIK VE HAYVANCILIK FAALİYETLERİNDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ

2 of 170

KONUNUN GENEL AMACI

Katılımcıların, tarım çalışanlarının ve tarım işyerlerinin sorunları; sağlık, barınma, sosyal çevreyle ilişkiler, iş ve sosyal güvenlik vb. gibi çok boyutlu konular hakkında bilgi edinmelerine yardımcı olmaktır.

3 of 170

ÖĞRENME HEDEFLERİ

    • Tarım, Ormancılık ve hayvancılık çalışanlarının çalışma ve sosyal hayat koşullarını bütünsel ve çok boyutlu bir bakış açısıyla belirleyerek, oluşturulan faaliyet planı çerçevesinde iyileştirme öngörüsüne sahip olurlar.

Bu dersin sonunda katılımcılar;

4 of 170

KONUNUN ALT BAŞLIKLARI

Tarım, Ormancılık ve Hayvancılık Faaliyetlerinde;

  • Meslek hastalığı riskleri
  • İş kazası riskleri
  • Zirai ilaçların, taşınması, depolanması ve kullanımı ile kişisel koruyucuların kullanımı, muhafazası konularında iş sağlığı ve güvenliği eğitiminin çalışanlara verilmesi,
  • Büyükbaş, küçükbaş, kümes hayvancılığı, arıcılık, ipek böcekçiliği vb. den yakın çalışmanın getirdiği riskler,
  • Açık ortamda çalışmaktan kaynaklanan tehlikeler,
  • Çalışma, barınma ve beslenme ortamlarındaki haşeratla mücadele,
  • İçme ve kullanma sularının kontrolü, gıda güvenliği
  • Tuvalet ve banyo gibi ortak kullanım alanlarının sağlık koşullarına uygunluğu,
  • Atıkların Kontrolü,
  • İlgili mevzuat

5 of 170

TARIM MAKİNALARINDA İSG

6 of 170

TARIMDA İŞ KAZALARI

Günümüz tarımında insan gücüne dayanan zor ve yorucu işlerin büyük bir kısmı alet ve makineler tarafından kolayca yerine getirilebilmektedir. Hızla gelişen teknoloji insanın işini kolaylaştırmakla birlikte dikkatli olunmadığı takdirde ölümle sonuçlanan kazalara neden olabilmektedir. Tarımda yaşanan kazalar beş ana başlık altında toplanmaktadır ;

1-Tarım makinelerinin kullanımı esnasında oluşan kazalar

2-Traktör ve diğer motorlu araçların kullanımı esnasında oluşan kazalar

3-Hayvancılık çalışmaları sırasında hayvanlardan kaynaklanan kazalar

4-El aletlerinin kullanımı esnasında oluşan kazalar

5-Çeşitli iş tezgahlarının kullanımı esnasında oluşan kazalar

TARIM MAKİNALARI

7 of 170

TARIMDA İŞ KAZALARI

Gerçekleştirilen pek çok araştırma tarımda yaşanan kazaların, gerek insan sağlığı açısından, gerekse işletmeye getirdiği maddi kayıplar açısından ciddi boyutlarda olduğunu ortaya koymakta ve bir çok ülkede tarım, madencilikten sonra en tehlikeli sektörlerden biri olarak kabul edilmektedir. Yapılan araştırmalarda meydana gelen kazaların % 87’sinin tarım makinelerinden kaynaklandığını, iş günü kaybının ortalama 15 gün olduğu, traktör kazalarında 60 güne kadar çıkabildiği belirlenmiştir.

TARIM MAKİNALARI

8 of 170

TARIMDA İŞ KAZALARI

Ülkemizde kaza istatistiklerine sadece karayollarında meydana gelen ölümlü ya da yaralanmalı traktör kazaları dahil edilmektedir. Tarla yollarında ve çalışma alanlarında meydana gelen kazalar can kaybı olmadığı sürece genellikle ilgili makamlara bildirilmemektedir. Bununla birlikte gerçekleştirilen araştırmalarda ölüm oranının özellikle traktörlerde oldukça yüksek değerlere ulaştığı belirlenmiştir. Daha da önemlisi tarımda çalışan kişilerin güvenlik konusunda büyük oranda eğitimsiz olduklarının altı çizilmektedir.

TARIM MAKİNALARI

9 of 170

TARIMDA İŞ KAZALARI

Tarım makinelerinin tehlike açısından diğer tarımsal faaliyetler içerisinde en riskli grup içinde bulunmasının iki ana nedeni bulunmaktadır.

1- Tarım makinelerinde yer alan düzenlerin çoğunlukla çok hızlı hareket eden ya da yüksek dönü sayısına sahip parçalardan oluşması.

Örneğin biçme makinelerinde kesme işleminin optimum bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için bıçakların bağlı olduğu tamburların devir sayıları çeşitli transmisyon düzenleri ile makineye hareketi sağlayan traktör kuyruk mili devrinin yaklaşık dört katına kadar çıkarılmaktadır.

2- Makineleri oluşturan düzen ve parçaların büyük bir kısmının açıkta çalışma zorunluluğunun bulunması.

Özellikle, biçme, parçalama, yolma ve sıyırma gibi hasat ve harman işlerini yerine getiren makinelerde işleyici organların bitki ile temas halinde olma zorunluluğu bu organların koruma altına alınmasını mümkün kılmamaktadır. Bu da tehlike riskinin artmasına neden olmaktadır.

TARIM MAKİNALARI

10 of 170

TARIMDA İŞ KAZALARI

Araştırmalar tarımda yaşanan kazaların büyük çoğunluğunun insan hatasından kaynaklandığını ortaya koymuştur. Bu durumda tarımda çalışan ve bu makineleri kullanacak kişilerin tehlikelerin bilincinde olması ve bu konuda eğitimli olması son derece büyük önem taşımaktadır .

TARIM MAKİNALARI

11 of 170

TARIM ALET ve MAKİNELERİNDE TEHLİKELİ NOKTALAR

a- Sıkıştırma Noktaları: Sıkıştırma noktaları, kayış-kasnak, zincir-dişli ve dişli çarklar gibi hareket aktarım düzenlerinde yer alır. Bunun yanı sıra bazı makinelerin besleme düzenlerinde de sıkıştırma noktaları bulunmaktadır.

Bu tür düzenler genellikle yüksek hızla hareket ettiklerinden giysilerin kol ağzı, etek gibi gevşek kısımlarının bu noktalara kaptırılması ile ciddi yaralanmalar söz konusu olabilir.

Makine üreticileri bu tür düzenleri saçlarla kapatmak sureti ile kısmen güvenlik sağlayabilmektedir. Besleme düzenlerinde ise makinenin görevi engelleneceğinden koruma olanağı bulunmamaktadır. Bu tür makinelerde alınabilecek en iyi önlem dikkatli olmak, bu noktaların yerlerini bilmek ve makine tamamen durdurulmadan bu düzenlere yaklaşılmaması olacaktır.

TARIM MAKİNALARI

12 of 170

TARIM ALET ve MAKİNELERİNDE TEHLİKELİ NOKTALAR

TARIM MAKİNALARI

13 of 170

TARIM ALET ve MAKİNELERİNDE TEHLİKELİ NOKTALAR

b- Sarma Noktaları: Açıkta dönen her makine parçası potansiyel bir sarma noktasına sahiptir. Şaftlar, şaftların birleştirilmesinde kullanılan bağlantı elemanları ve hasat makinelerinin dövücü ve toplayıcı kısımları sarma noktalarının görüldüğü temel düzenlerdir. Giysilerin gevşek kısımları, açık ve uzun saçlar bu tür düzenlerde sıkıştırma noktalarında olduğundan çok daha büyük risk oluşturmaktadır. Genellikle çok hızlı dönen bu düzenler giysilerin yırtılmasına zaman kalmadan el ya da ayakların üzerlerine sarılmalarına neden olabilir. Tarım makinelerinde sarma noktasına sahip düzenlerin çok azı koruma altına alınabilmektedir. Bu nedenle bu tür düzenlere yaklaşırken çok dikkatli olunması, uygun giysilerin seçilmesi ve yine makine tamamen durdurulmadan müdahale edilmemesi gerekir.

TARIM MAKİNALARI

14 of 170

TARIM ALET ve MAKİNELERİNDE TEHLİKELİ NOKTALAR

TARIM MAKİNALARI

15 of 170

TARIM ALET ve MAKİNELERİNDE TEHLİKELİ NOKTALAR

c- Kesme Noktaları: Kesme noktaları kesme işine hizmet eden düzenlerde yer almaktadır. Tarım makinelerinde kesme işlemi makaslama ve serbest kesme olmak üzere iki farklı türde gerçekleştirilmektedir. Makaslama kesme işleminde kesme, makasın kesme prensibine benzer şekilde bitki sapı birbirine doğru yaklaşan iki keskin kenar arasında sıkıştırılarak, serbest kesmede ise yüksek bir çevre hızıyla dönen (2100-2400 devir/dakika) bir bıçak yardımıyla bitki sapına vurularak (orakla biçmede olduğu gibi) gerçekleştirilmektedir. Özellikle kesme işlemini gerçekleştirmek amacıyla geliştirilmiş düzenler koruma altına alınamadıklarından çok ciddi yaralanmalara hatta ölüme yol açabilecek kazalara neden olabilmektedirler. Bu açıdan tarım makinelerinin güvenlik açısından en riskli grubunu oluştururlar.

TARIM MAKİNALARI

16 of 170

TARIM ALET ve MAKİNELERİNDE TEHLİKELİ NOKTALAR

TARIM MAKİNALARI

17 of 170

TARIM ALET ve MAKİNELERİNDE TEHLİKELİ NOKTALAR

d- Çarpma Noktaları: Traktörün özellikle çekilir tip alet ve makinelere yaklaşması sırasında traktörde yer alan bağlantı elemanları ile alet ya da makinenin bağlantı kısımlarında karşılıklı olarak çarpma noktaları ortaya çıkmaktadır. Tarım makineleri kullanımında çok görülen ve el ya da ayak yaralanmalarına neden olan bu noktalar özellikle makinelerin bağlanması konusunda traktör operatörüne yardımcı olan kişileri risk altına sokmaktadır.

Çarpma noktalarından korunmanın en pratik yolu traktörün alet ya da makinelere yanaştığı durumlarda emniyetli bir açıklıkta beklemek ve hareket tamamen durmadan müdahalede bulunmamaktır.

TARIM MAKİNALARI

18 of 170

TARIM ALET ve MAKİNELERİNDE TEHLİKELİ NOKTALAR

TARIM MAKİNALARI

19 of 170

TARIM ALET ve MAKİNELERİNDE TEHLİKELİ NOKTALAR

e- Çekme Noktaları: Sarma noktalarında olduğu gibi dönerek çalışan her düzen aynı zamanda potansiyel olarak çekme noktalarına da sahiptir. Bu tür düzenler genellikle hızlı çalıştıklarından çok büyük risk içerirler. Örneğin, 3,6 m/s hızla dönen besleme tamburlarına sahip bir mısır silaj makinesinde makineye 60 cm uzaklıktaki bir noktadan eliyle besleme yapan bir kişinin elini sıkışmadan bırakması için karar verme süresi sadece 0.3 saniyedir. Bu sürede bırakamadığı takdirde eliyle birlikte mısır sapı saniyede 48 cm yol alacak ve kişinin yaralanması kaçınılmaz olacaktır. Bu tür düzenlerde özellikle çalışma esnasında müdahalede bulunmaya kalkışmak son derece büyük risk oluşturmaktadır. Zira, insanın reaksiyon süresi makineden kendini kurtarmaya yeterli olmayabilir. Bu durumda izlenebilecek en iyi yol makine tamamen durmadan asla müdahalede bulunmamak olacaktır.

TARIM MAKİNALARI

20 of 170

TARIM ALET ve MAKİNELERİNDE TEHLİKELİ NOKTALAR

TARIM MAKİNALARI

21 of 170

TARIM ALET ve MAKİNELERİNDE TEHLİKELİ NOKTALAR

f- Serbest Dönen Parçalar: Özellikle hasat işlemlerinde kullanılan bir çok tarım makinesinde, çeşitli amaçlara hizmet eden ve genellikle volan adıyla bilinen ağır ve hızlı dönen parçalar bulunmaktadır. Bu parçalar makineye hareket iletimi kesildikten sonra dahi sahip oldukları atalet momenti nedeniyle yaklaşık 2-2.5 dakika daha dönmeye devam ederler. Dolayısıyla çok yavaşlamış görünseler bile potansiyel olarak tehlike içerirler.

El ya da ayak yaralanmalarına neden olan bu organlar genellikle kayış aracılığı ile çalıştırıldıklarından koruma altına alınamamaktadır. Bu nedenle, bu tür düzenlere çok dikkatli yaklaşılması, gerek çıkardığı sesleri, gerekse hareketini izleyerek tamamen durduğuna emin olmadan müdahalede bulunulmaması yerinde olacaktır.

TARIM MAKİNALARI

22 of 170

TARIM ALET ve MAKİNELERİNDE TEHLİKELİ NOKTALAR

TARIM MAKİNALARI

23 of 170

TARIM ALET ve MAKİNELERİNDE TEHLİKELİ NOKTALAR

g- Fırlatılan Cisimler: Yere çok yakın ve çok hızlı dönerek çalışan biçme makineleri gibi bazı tarım makineleri çalışma organları arasına giren bitki dışındaki sap, toprak parçası ya da taş gibi fazla ağır olmayan yabancı materyalleri inanılmaz bir hızla çok uzak noktalara fırlatabilirler. Dolayısıyla çalışmaları esnasında bu makinelerin arkasında bulunan kişiler çeşitli şekillerde yaralanabilirler. Fırlatılan cisimlerin oluşturabileceği yaralanmalardan korunmak için hangi makinelerin bu tür tehlike yaratacağının bilinmesi, mümkünse fırlatma yönüne doğru koruyucular kullanılması, eğer makinenin yanında bulunmak zorunlu ise emniyetli bir uzaklık seçilmesi yerinde olacaktır. Makine üreticileri yukarıda da sözü edildiği gibi bazı kısımları koruma altına alabilmektedirler. Bununla birlikte makinalar üzerinde korunsalar dahi tehlike potansiyeli olan kısımların görsel uyarıcılarla belirtilmesi gerekmektedir. Bu uyarıcılar çeşitli sembol ve yazılar olup standart hale getirilmişlerdir. Dolayısıyla dünyanın her yerinde aynı anlamı ifade etmektedirler. Avrupa Birliği’ de uygulamaya koyduğu MAKİNA EMNİYETİ DİREKTİFİ ile güvenli çalışma için yapılması gerekenleri yasal zorunluluk altına almış, ülkemiz 1 Ocak 1996 da çıkardığı kanunlarla bu anlaşmaya taraf olmuştur.

TARIM MAKİNALARI

24 of 170

TARIM ALET ve MAKİNELERİNDE TEHLİKELİ NOKTALAR

TARIM MAKİNALARI

25 of 170

TARIM ALET ve MAKİNELERİNDE TEHLİKELİ NOKTALAR

SONUÇ :

Teknolojideki gelişime paralel olarak gün geçtikçe gelişen ve farklılaşan tarım alet ve makineleri bugün tarımda çalışan kişilerin vazgeçilmez bir yardımcısı durumundadır. Bu alet ve makineleri kullanacak kişilere hem kendilerine hem de işletmelerine zarar verebilecek çeşitli kazaların önlenebilmesi açısından bazı görevler düşmektedir. Bu görevleri şu başlıklar altında toplayabiliriz;

-Makinelere yaklaşırken dikkatli olmak,

-Kısa yoldan iş yapmaya kalkışmamak,

-Gereksiz riskler almamak,

-Güvenli olmayan uygulamalara kalkışmamak,

-Uyarılara dikkat etmek,

- Tehlikelerin bilincinde olmak.

Unutulmamalıdır ki; bir çok kazadan korunmak için makineye hareketi kesmek, motoru durdurmak ve bütün parçaların durmasını beklemek gibi basit önlemler yeterli olmaktadır.

TARIM MAKİNALARI

26 of 170

TARIM ALET ve MAKİNELERİNDE TEHLİKELİ NOKTALAR

SONUÇ :

Teknolojideki gelişime paralel olarak gün geçtikçe gelişen ve farklılaşan tarım alet ve makineleri bugün tarımda çalışan kişilerin vazgeçilmez bir yardımcısı durumundadır. Bu alet ve makineleri kullanacak kişilere hem kendilerine hem de işletmelerine zarar verebilecek çeşitli kazaların önlenebilmesi açısından bazı görevler düşmektedir. Bu görevleri şu başlıklar altında toplayabiliriz;

-Makinelere yaklaşırken dikkatli olmak,

-Kısa yoldan iş yapmaya kalkışmamak,

-Gereksiz riskler almamak,

-Güvenli olmayan uygulamalara kalkışmamak,

-Uyarılara kulak asmak,

- Tehlikelerin bilincinde olmak.

Unutulmamalıdır ki; bir çok kazadan korunmak için makineye hareketi kesmek, motoru durdurmak ve bütün parçaların durmasını beklemek gibi basit önlemler yeterli olmaktadır.

TARIM MAKİNALARI

27 of 170

TARIM ARABALARI

TARIM MAKİNELERİNDE İŞ KAZALARI

28 of 170

TARIM ARABALARI

TARIM MAKİNELERİNDE İŞ KAZALARI

29 of 170

TRAKTÖR YÜKLEYİCİ TEKLİKELERİ

•Yük çok yüksek

•Düzgün olmayan zeminde çok yüksek yük

•Traktör yüksek hızda iken yükleyicinin kullanımı

•Yükleyicinin hızla düşmesi

•Yükleyicinin merdiven olarak kullanımı

•Yüksek yükleyici

TARIM MAKİNELERİNDE İŞ KAZALARI

30 of 170

TRAKTÖR YÜKLEYİCİ TEKLİKELERİ

TARIM MAKİNELERİNDE İŞ KAZALARI

31 of 170

Elevatör ve Helezonlu Götürücü Tehlikeleri

•Eğimli yerde yükseltilmiş elevatör

•Merdiven olarak kullanılan elevatör

•Danelerin elevatörü terk ettiği yerde operatörün ayağının yakalanması

•Elevatör üzerinden kayan kişiler

•Hayvanlar tarafından hareket ettirilen elevatör

•Gerdirme yayları

•Elevatörün ağızlamasına klavuzluk edenler

•Bol elbiseler

•Dane deposu tarafından desteklenmeyen götürücüler

•Motorun uygun olmayan çalışması

•Çok yükseltilmiş elevatör

TARIM MAKİNELERİNDE İŞ KAZALARI

32 of 170

Elevatör ve Helezonlu Götürücü Tehlikeleri

TARIM MAKİNELERİNDE İŞ KAZALARI

33 of 170

Elevatör ve Helezonlu Götürücü Tehlikeleri

•Aşırı dane yükü

•Dane arabası içinde oyun oynama

•Dane üzerinde yürüme

•Elektirik hatları

•Kaldırma caraskalı

•Hidrolik hatlar

TARIM MAKİNELERİNDE İŞ KAZALARI

34 of 170

Balya Makineleri Tehlikeleri

•Şaft

•Giyim

•Makinenin pik up’ını besleme

•Bağlama mekanizması gerginliğini ayarlama

•Sökme ve takma

•Tarım arabalarında yolcu

•Makineyi yüksek hızda çalıştırma

•Tarım arabası ve römorkta düzgün olmayan yükleme

•Namlu sıralarında oynayan çocuklar

•Balya makinesi çalışırken parçalarını temizleme

TARIM MAKİNELERİNDE İŞ KAZALARI

35 of 170

Balya Makineleri Tehlikeleri

TARIM MAKİNELERİNDE İŞ KAZALARI

36 of 170

Balya Makineleri Tehlikeleri

TARIM MAKİNELERİNDE İŞ KAZALARI

37 of 170

Büyük Yuvarlak Balya Makineleri Tehlikeleri

•Makaralara girmiş otun çıkarılması

•Arka çıkış yakınında veya balyalama hücresi alanında mekanik balya çıkış kapısı güvenlik kilidini kullanmadan çalışmak

•Meyilli arazide balya çıkışı

•Eğimli yerlerde balya taşıma

•Yuvarlak balyanın durdurulması

•Kıskaçlı çatalı kullanmadan balyayı kaldırma

•Hidrolik kollar

•Uygun olmayan kayış gerginliği

TARIM MAKİNELERİNDE İŞ KAZALARI

38 of 170

Biçerdöver Tehlikeleri

  • Giyim

•Merdiven veya platformdan düşme

•Haşpay düzeni

•Dane deposunda veya boşaltma helezonunda sıkışmış işçi

•Biçerdöver çalışırken biçerdöver parçasını temizleme

•Trafikte sürüş

•Biçerdöver merdivenleri

•Kayış ve kasnakların ayarlanması

•Tozun görüşü engellemesi

TARIM MAKİNELERİNDE İŞ KAZALARI

39 of 170

Biçerdöver Tehlikeleri

TARIM MAKİNELERİNDE İŞ KAZALARI

40 of 170

Silaj Makinesi Tehlikeleri

•Tıkanmış makineyi temizlerken yediriciye yakalanan işçi

•Şafta yakalanma

•Tıkanmış bıçak sistemine müdahalede el kesilmeleri

•Kesici veya fırlatıcının ayarı sırasında

•Bıçakların bilenmesi

TARIM MAKİNELERİNDE İŞ KAZALARI

41 of 170

Ekim Makinesi Tehlikeleri

•Çizeğin(markör) işçi üzerine düşmesi

•Depoyu doldururken işçinin düşmesi

•Uygun güvenlik ekipmanının kullanılmaması

•Karıştırıcıya kapılma

TARIM MAKİNELERİNDE İŞ KAZALARI

42 of 170

Santrifüj Gübre Dağıtıcı

Şaft

Diskler

Gübre fırlatma

Karıştırıcı

TARIM MAKİNELERİNDE İŞ KAZALARI

43 of 170

Pülverizatör Tehlikeleri

•Eğimli yerde kendi yürür pülverizatörün çalıştırılması

•Bozuk platform veya merdiven

•Uygun KKD’ın yanlış kullanımı

•Pülverizatör bumunun tarla kenarı çitine takılması

•Toksik insektisiti dolduran operatör

•Yüksek yapıdaki pülverizatörün kamyona yüklenmesiyle tekerlerinin yükleme sınırları dışında kalışı

•Şaft

•Pülverizatör etrafında çocuklar

TARIM MAKİNELERİNDE İŞ KAZALARI

44 of 170

Pülverizatör Tehlikeleri

TARIM MAKİNELERİNDE İŞ KAZALARI

45 of 170

Pulluk Tehlikeleri

•Makine hidrolik kalkık vaziyette bırakılmış

•Otomatik geri getirmeli olanlarda tıkanma olduğunda bunu temizlemeye kalkan operatöre geri getirme mekanizmasının vurması

•Doğru ağırlıkla donatılmamış ekipman

•Traktör tekerlekleri doğru genişlikte ayarlanmamış ve bu nedenle devrilme riski

TARIM MAKİNELERİNDE İŞ KAZALARI

46 of 170

ZİRAİ İLAÇLAR

47 of 170

ZİRAİ İLAÇLARIN ÇEŞİTLERİ

Etkiledikleri canlı grubuna göre :

  1. İnsektisitler; böcekleri öldüren ilaçlardır.
  2. Fungusitler; fungusları öldüren ilaçlardır.
  3. Bakterisitler; bakterileri öldüren ilaçlardır.
  4. Herbisitler; otları öldüren ilaçlardır.
  5. Nematisitler; nemotodları öldüren ilaçlardır.
  6. Akarisitler; akarları öldüren ilaçlardır.
  7. Mollusitler; yumuşakçaları (salyangozları) öldüren ilaçlardır.
  8. Rodentisitler; kemirgenleri öldüren ilaçlardır.
  9. Avisitler; kuşları öldüren ilaçlardır.

ZİRAİ İALAÇLAR

48 of 170

ZİRAİ İLAÇLARIN ÇEŞİTLERİ

Fiziksel şekillerine göre şöyle:

  1. Toz ( Dust )
  2. Islanabilir toz ( Wettable powder )
  3. Eriyebilir toz ( Soluable powder )
  4. Emülsiyon konsantre ( E.C )
  5. Likit ( Solüsyon )
  6. Likit konsantre ( L.C )
  7. Akışkan ( Flawable ) (F )
  8. Akışkan konsantre ( F.C )
  9. Ultra low volume ( U.L.V. )
  10. Gaz ilaçlar
  11. Aerosol

ZİRAİ İALAÇLAR

49 of 170

ZİRAİ İLAÇLARIN DEPOLANMALARI

1 — Toz ilâçlar:

Bu gurup ilâçlar sıcağa ve soğuğa daha çok mukavemet ettiklerinden çelik hangarlarda da depo edilebilirler. Fakat depo tabanlarına takriben 20 cm. yükseklikte tahta ızgaralar konulmalı, ambalajlar duvardan 20 cm. içer den olmalı ve üst üste 10-15 ambalajdan fazla istif edilmemelidir. Toz kükürtler depo edilirken toz ilâçların muhafazası için ayrıca yangına karşı gerekli tedbirler alınmalıdır.

Mümkünse toz kükürtler ayrı bir depoda muhafaza edilmelidir. Bunlarda 7-8 çuvaldan fazla üst üste istif yapılmamalıdır. Deponun havalandırma tertibatı

olmalıdır.

ZİRAİ İALAÇLAR

50 of 170

ZİRAİ İLAÇLARIN DEPOLANMALARI

2 — Islanabilir tozlar:

Bu gurup ilâçlar daha ziyade sıcaktan, soğuktan, rutubetten ve basınçtan fazla etkilendiklerinden mümkün olduğu kadar kârgir binalarda muhafaza edilmeli, ambalajlar üst üste konduğunda en altta bulunan ambalaja 150-200 kg. dan fazla ağırlık isabet etmiyecek şekilde istiflenmelidir. Kontraplak veya fiber variller de bulunan ilâçlar için bu tedbir gereksizdir. Toz ilâçlarda olduğu gibi zemine ızgara konulmalı ve duvara temas ettirilmemelidir.

ZİRAİ İALAÇLAR

51 of 170

ZİRAİ İLAÇLARIN DEPOLANMALARI

3 — Emülsion Konsentre ilâçlar:

Bu gurup ilâçlar ise muhafaza için daha çok itina isterler. Deponun hararetini 4- 5° C ile + 35° C arasında tutmalıdır. Emülsiyon ilâçların bir kısmının da alev alma dereceleri düşük olduğundan ayrıca bu husus da dikkate alınmalıdır. Deponun sıcaklığını + 5° C ile + 35° C arasında

tutmak mümkün değilse ilâçları kışı geçirmeleri için müsait iklim ve depoların bulunduğu bölgelere nakletmelidir.

ZİRAİ İALAÇLAR

52 of 170

ZİRAİ İLAÇLARIN DEPOLANMALARI

4 — Fumigantlar:

Bunların da fazla sıcaktan patlama tehlikesi olduğundan mümkün mertebe serin yerlerde ve ayrı bölmelerde muhafazası uygundur.

ZİRAİ İALAÇLAR

53 of 170

ZİRAİ İLAÇLARIN DEPOLANMALARI

5 — Herbisidler:

Serin ve rutubetsiz ortamlarda depolanmalıdırlar.

ZİRAİ İALAÇLAR

54 of 170

HAYVANLARDAN İNSANLARA

BULAŞAN HASTALIKLAR

(ZOONOZLAR) VE

KORUNMA YOLLARI

55 of 170

ZOONOZ NEDİR ?

• Doğal olarak omurgalı hayvanlardan

insanlara, insanlardan hayvanlara geçen

ve her yerde görülebilen hastalıklar

yada enfeksiyonlar

• FAO(GIDA VE TARIM ÖRGÜTÜ)/WHO (DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ) ortak uzmanlar grubu;

• enfekte edici özellik taşımayan

bakteriyel toksinler ve kimyasal zehirler

ZOONOZLAR

56 of 170

GENEL

Zoonozlar, ülkemizde ve dünyada, sık görülmesi, iş gücü ve ekonomik kayıplara neden olması, bazanda büyük salgınlar yaparak çok sayıda insanın ölümüne sebep olması nedeniyle halen bir toplum sağlığı sorunu olmaya devam etmektedir. Dünyada 150’den fazla zoonoz bilinmektedir.

ZOONOZLAR

57 of 170

TANIM

İnsan ve hayvanların müşterek hastalığına zoonoz denir. Zoonoz, hayvanlardan insanlara

bulaşan hastalıklar diye de tanımlanabilir. Zoonoz veya zoonotik hastalık daha kapsamlı olarak “doğal

koşullarda, vertebralı hayvanlarda, saprofit veya patojen olarak bulunan, mikroorganizma, mantar ve

parazitlerin, değişik bulaşma yolları ile insanlara geçmesi ile meydana gelen hastalıklar” olarak

tanımlanabilir.

ZOONOZLAR

58 of 170

ZOONOZLARIN ÖNEMİ

• Her yerde görülebilen hastalıklardır.

• Hayvanlar insan yaşamının ayrılmaz birer

parçasıdır.

• Fazla sayıda etken ile fazla sayıda

hastalık tablosu oluştururlar.

• Meslek hastalıklarının bir bölümünü

oluştururlar.

• Ekonomik önemleri vardır.

• Beslenme yönünden önem taşırlar.

ZOONOZLAR

59 of 170

ZOONOZLARIN ARTIŞ NEDENLERİ

Tanıya ait nedenler: Tıptaki ilerlemeler, özellikle viral hastalıkların tanısının daha kolay

konmağa başlaması, başlıca tanısal nedendir.

ZOONOZLAR

60 of 170

ZOONOZLARIN ARTIŞ NEDENLERİ

İnsana ait nedenler:

i) Dünya nüfusunun artmasıyla birlikte artan protein ihtiyacının karşılanması amacıyla artan hayvancılığa paralel olarak zoonozlar artmıştır.

ii) Hayvancılıkla uğraşan insan sayısının artması, zoonoz vaka sayısını artırmıştır.

iii) İnsanların; doğal afetler, iş, turizm v.b. gibi nedenlerle yer değiştirmesi, zoonozların bir yerden başka bir yere, bir ülkeden diğerine yayılmasına neden olmuştur.

iv) Çevre kirliliğinin artması zoonozları artırmıştır.

v) Sulu tarıma geçilmesi ile birlikte vektörler ve bunlara bağlı zoonozlar artmıştır.

ZOONOZLAR

61 of 170

ZOONOZLARIN ARTIŞ NEDENLERİ

hayvanlara ait nedenler:

Aynı barınakta çok sayıda hayvan yetiştirilmesi, hayvan kaçakçılığı, canlı hayvan ve hayvan ürünlerinin ihraç veya ithal edilmesi, veteriner ve belediyelerin denetim yetersizliği, hayvanlara gereken aşıların yaptırılmaması gibi bir çok nedenlerle, zoonozlarda artış olmuştur.

ZOONOZLAR

62 of 170

ZOONOZLARIN ARTIŞ NEDENLERİ

Ekolojik nedenler:

Sulu tarıma geçiş sivrisinek, fareler ve yumuşakçaların (zoonotik

hastalığa neden olan vektörlerin) artmasına, orman içlerine kadar mesken, fabrika, yol, köprü vb. yapılması, vahşi hayat ile evcil hayatın ilişkisini artırmış, baraj, gölet, suni su yolları yapılması, ormanların yakılması, yok edilmesi, buradaki kemiricilerin yer değiştirmesi gibi bir çok ekolojik faktörler, zoonozların artmasına neden olmuştur.

ZOONOZLAR

63 of 170

ZOONOZLARIN ARTIŞ NEDENLERİ

Ulaşımın etkisi:

Ulaşım araçlarının çeşitlerinin ve sayısının artması, araçlarda gerekli önlemlerin alınmaması, ülkeler arasında zoonozların yayılmasına neden olmuştur.

ZOONOZLAR

64 of 170

ZOONOZLARIN ARTIŞ NEDENLERİ

Yetersiz eğitimin etkisi:

Hekimler, veterinerler ve bunların yardımcı personellerinin, istenilen düzeyde bilgisinin olmaması veya olanaklarının olmaması, korunmada yetersizliği ortaya çıkarmıştır.

ZOONOZLAR

65 of 170

RİSKLİ GRUPLAR

Hayvan besleyenler, çiftçiler, veterinerler, hayvan ürünleri üreten iş yerlerinde çalışanlar, ormancılar, süs hayvanları besleyenler, laboratuvar işçileri, sahada araştırma yapan jeolog, arkeolog, petrol arayıcıları gibi kişiler, çöpçüler, lağım işçileri, pirinç tarlalarında çalışanlar gibi bazı meslek gruplarında çalışanlar ile çocuklar ve kadınlar zoonotik hastalıklar için, yüksek riskli kişilerdir. Hekimlerin de yüksek riskli kişiler olduğu unutulmamalıdır. Özellikle, temas, inhalasyon, fekal-oral yolla bulaşan zoonozlarda, çok dikkatli olunmalıdır.

ZOONOZLAR

66 of 170

ETKENLER

Bakteriyel zoonozlar:

Botulismus, Brusellozis, Salmonellosis, Şigellozis, Şarbon, Tetanoz, Tüberkülozis, Veba, Enterotoksijenik Stafilokokla besin zehirlenmesi, Streptokokkozis, Erizipeloid, Klostridial besin zehirlenmesi, Tularemi, Kolibasillozis, Kamfilobakteriozis, Endemik tifüs (Fare tifüsü),

bubonik plak, Sodoku, Pasteurollozis,Yersiniozis, Leptospirosisler (Weil), Vibrioparahemolitikuslar.

ZOONOZLAR

67 of 170

ETKENLER

Viral zoonozlar: Ebola hastalığı, Herpes simplex ve simiae, Kuduz, Viral Hepatit A, Rotavirus

enteriti, Sarı ateş, İnek çiçeği, Maymun çiçeği, Vaksinia, Newcastle hastalığı, nsefalomyokardititis,

Veziküler stomatit, Arjantin hemorajik ateşi, Batı At Ensefaliti, Bolivya hemorajik ateşi, Doğu At

Ensefaliti, Japon B ensefaliti Kırım-Kongo-Hazara hemorajik ateşi, Kyasanur Orman hemorajik ateşi,

Kore hemorajik ateşi, Lenfositik Koriomenejitis, Lassa ateşi, Marburg hastalığı, Omsk hemorajik ateşi, Rift vadisi ateşi.

ZOONOZLAR

68 of 170

ETKENLER

Klamidyal ve Riketsiyal zoonozlar:

Q ateşi, Riketsiyal çiçek, Kayalık dağlar ateşi, Endemik Tifüs, Ornitozis/Psittakozis.

ZOONOZLAR

69 of 170

ETKENLER

Mikotik zoonozlar:

Aktinomikozis, aspergillozis, Blastomikozis, Candidiazis, Kriptokokkozis, Dermatofitozis, Maduramikozis, Nokardiozis, Rinosporoidozis vb.

ZOONOZLAR

70 of 170

ETKENLER

Paraziter zoonozlar:

  1. Protozoon İnfeksiyonlar:
  2. Helmintik İnfeksiyonlar:
  3. Trematodlar
  4. Sestodlar
  5. Nematodlar

ZOONOZLAR

71 of 170

BULAŞMA YOLLARI

Vektörlerle Bulaşanlar

i) Sivrisineklerle: Tularemi, Batı Nil ateşi, Batı, doğu ve Venezuella at ensefalitleri,

Kaliforniya ensefaliti, Murray ve Rift vadisi ensefalitleri, Sarı ateş ve Mayora ateşi.

ii) Karasineklerle: Fekal-oral yolla bulaşabilen tüm zoonozlar, deri döküntüsü yapabilenlerin bir kısmı, besin zehirlenmesi kliniğini veren tüm zoonozlar karasineklerle bulaşabilirler. Fizik çevrenin iyi olmadığı yörelerde karasineklerle

bulaşan zoonozlar sık görülür.

ZOONOZLAR

72 of 170

BULAŞMA YOLLARI

Vektörlerle Bulaşanlar

iii) Kenelerle: Boreliazis, ve Tularemi en belirgin olanlarıdır.

iv) Pirelerle: Tularemi (Tavşan), Veba (Fare), Endemik (Fare) tifüs başlıcalardır.

v) Bitlerle: Boreliazsis ve Tularemi en belirgin olanlarıdır.

vi) Farelerle: Boreliazis, H. Nana, Fare ısırığı hastalığı (Sodoku), Fare tifüsü, Pastörellozis, Salmonellozis, Veba bulaştırırlar ve fekal-oral bulaşan zoonozları da

mekanik olarak taşırlar.

ZOONOZLAR

73 of 170

BULAŞMA YOLLARI

Besinlerle Bulaşanlar:

  1. Sütle (çiğ) bulaşanlar: Bovin tipi Tüberküloz, Brusella, Fare ısırığı hastalığı, Q ateşi,
  2. Yumurtayla bulaşanlar: Avian tipi Tüberküloz başlıcalarıdır.

iii) Etle bulaşanlar: Bovin tipi Tüberküloz, Brucella, Şarbon, Trişinellalar en fazla görülenleridir.

iv) Balıkla bulaşanlar

ZOONOZLAR

74 of 170

BULAŞMA YOLLARI

Temasla Bulaşanlar,

İnhalasyonla Bulaşanlar,

Kontamine Toz-toprakla Bulaşanlar,

Laboratuvarda Bulaşanlar,

İnsandan İnsana Bulaşanlar,

Isırılmayla Bulaşanlar,

ZOONOZLAR

75 of 170

BULAŞMA YOLLARI

Vertebralılarla Bulaşanlar

i) Atlar ve diğer tek

ii) İnekler ve sığırlardan,

iii) Kediler ve köpeklerden,

iv) Koyunlardan ve keçilerden,

v) Domuzlardan,

vi) Develerden,

vii) Kümes hayvanları ve diğer kuşlardan,

viii) Tavşanlardan,

ix) Balıklardan,

x) Maymunlardan,

xi) Yarasalardan,

xii) Kemiricilerden,

xiii)Vahşi hayvanlardan

ZOONOZLAR

76 of 170

Ulkemizde sıkca rastlanan bazı onemli zoonoz hastalıklar sunlardır:

Kuduz,

Tuberkuloz (Verem)

Bruselloz (Malta humması),

Sarbon (Anthrax ),

Salmonelloz

ve Kist Hidatik.

ZOONOZLAR

77 of 170

KUDUZ

Bütün sıcak kanlı hayvanlarda ve insanlarda görülen öldürücü viral bir hastalıktır.Hastalık,kuduza yakalanmıs hayvanların özelliklede köpeklerin ısırmasıyla veya açık yaralara salyalarının temasıyla diğer hayvanlara ve insanlara bulaşır.İnsanlar kuduz şüpheli hayvanla temas eder veya ısırılırsa,ısırık yeri bol sabunlu suyla yıkanarak

en yakın sağlık kurulusuna mutlaka başvurulmalıdır. Belediye ekiplerine de haber verilmek sureti ile ısıran köpeğin muşahedeye alınması sağlanır.İhbarı mecburi hastalık olduğu için Tarım İl ve İlce Müdürlüklerine haber verilir.Koruyucu önlem olarak, kedi ve köpeklere yılda bir kez olmak üzere mutlaka kuduz aşısı yaptırmak gerekir.

ZOONOZLAR

78 of 170

TUBERKULOZ (Verem)

Verem mikrobunun insan,sığır ve kanatlı tiplerinin

insan ve evcil hayvanlarda oluşturduğu,kronik seyirli ve bulaşıcı olan bu hastalık;çeşitli organ ve dokularda tüberkel adı verilen, kendine has bozukluklar Oluşturur.Veremli hayvanların etlerini yemek,sütlerini içmek veya solunum yoluyla insanlara bulaşır.Hastalığın hayvanlardan bulaşmasını önlemek için; Veteriner Hekim

kontrolünden geçmemiş etler ve iyi kaynatılmamış sokak sütleri tüketilmemelidir.3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu’na göre ihbarı mecburi olup, bu hastalığa

yakalandığı tespit edilen hayvanlar tazminatlı olarak kestirilir.

ZOONOZLAR

79 of 170

BRUSELLOZ (Malta humması)

Genellikle sığır ve koyunlarda görülen ve yavru

atmaya neden olan bu hastalık, insanlara da kolayca bulaşır.İnsanda baş ağrısı,ateş ve halsizlikle kendini belli eder.Hastalık teşhis ve tedavi edilmediği takdirde çeşitli

organlarda ciddi rahatsızlıklar,kısırlık ve sakatlıklar oluşturur.İyi kaynatılmamış sokak sütleri ve bu tip sütlerden elde edilen taze peynir,krema baslıca bulaşma kaynağıdırlar. İhbarı mecburi olup,bu hastalığa yakalandığı tespit edilen hayvanlar tazminatlı olarak kestirilir.

ZOONOZLAR

80 of 170

SARBON (Anthrax)

Bütün dünyada sıkça görülen bulaşıcı ve öldürücü bir

hastalıktır.İnsanlara,hastalıklı hayvanlarla temas, enfekte olmuş et,süt ve bunların ürünlerin tüketilmesi ile bulaşır. Şarbon mikrobu derideki yaralardan girdiğinde çibanlar (halk arasında kasap çibanı denir),solunum yoluyla girdiğinde akciğer iltihabı ve ağız yoluyla girdiğinde ise bağırsak enfeksiyonlarına neden olur.Hastalığın insanlara bulaşmasını önlemek için etlerin ve diğer hayvansal besinlerin sağlık kontrollerinin yapılması ve hayvanların aşılanması gerekir. İhbarı mecburi olup,hastalığa yakalandığı tespit edilen hayvanlar itlaf edilir.

ZOONOZLAR

81 of 170

SALMONELLOZ

Salmonella adı verilen bakterilerin yol açtığı,hayvansal

besinlerle ve bunlardan yapılan bulaşık gıda ürünlerinin tüketilmesi ile insanlara geçen önemli bir zoonoz hastalıktır. İnsanlarda septisemik barsak enfeksiyonları, bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishalle seyreder. Hastalıktan korunmak için sağlık kontrolünden geçmemiş hayvansal gıdalar tüketilmemeli ve besin hijyeni

kurallarına dikkat edilmelidir.

ZOONOZLAR

82 of 170

KİST HİDATİK

Hastalığın etkeni, köpeklerin ince barsağında yasayan ve serit olarak isimlendirilen bir tur parazittir.Bu parazitlerin yumurtaları ile bulaşık yiyecek ve içecekleri alan çift tırnaklı hayvanlar ile insanların karaciğer akciğer ve diğer

organlarında değişik büyüklükte su keseleri meydana gelmektedir. Hastalıktan korunmak için kopeklere düzenli olarak antiparaziter ilaçlar verilmelidir.

ZOONOZLAR

83 of 170

RİSK GRUPLARI

• Tarım işçileri

• Hayvancılıkla uğraşanlar

• Veteriner hekimler

• Mezbaha işçileri

• Kasaplar

• Laboratuar çalışanları

• Sağlık personeli

• Kanalizasyon işçileri

• Balıkçılık ve avcılıkla uğraşanlar

• Hayvan ürünleri ile çalışanlar

• Gıda işi ile uğraşanlar

• Orman işçileri

ZOONOZLAR

84 of 170

MEVZUAT

• HAYVAN SAĞLIĞI VE ZABITASI

KANUNU

– Kanun Numarası : 3285

– Kabul Tarihi : 8/5/1986

– Yayımlandığı Resmi Gazete:

– Tarih : 16/5/1986

– Sayı : 19109

ZOONOZLAR

85 of 170

MEVZUAT

• Amaç:

Madde 1 – Bu Kanunun amacı, hayvanlardan

ve hayvan maddelerinden insan ve hayvanlara geçebilen hastalıklardan korunulmasını ve bulaşıcı hayvan hastalıkları ile mücadele edilmesini sağlamaktır.

ZOONOZLAR

86 of 170

MEVZUAT

• 1991 yılında

– Sağlık Bakanlığı ile Tarım ve Köyişleri

Bakanlığı arasında protokol

– Türkiye Zoonoz Milli Komitesi

ZOONOZLAR

87 of 170

MEVZUAT

Madde 41 – (Değişik: 27/12/1993 –

3951/1 md.)

– Bu Kanun hükümlerine göre ruam, sığır

tüberkülozu, sığır brusellozu, sığır vebası,

at vebası ve şap hastalıklarından dolayı

öldürülen veya kestirilen hayvanların

sahiplerine, Bakanlık bütçesinden …

belirtilen miktarlarda tazminat verilir.

ZOONOZLAR

88 of 170

HAŞERELERLE

MÜCADELE

89 of 170

GENEL

Çevre sağlığının korunması, sağlıklı ve modern yaşam ortamları sağlamak ve endirekt olarak sağlık problemlerini ve ekonomik problemleri önlemek için haşerelerin insanların yaşam alanlarında görülmesini ve üremesini engellemek ve güvenli şekilde bir haşere yok etmeye yönelik tedbirlerin tümünü içerir.

1- Fiziksel,

2- Biyolojik ve

3- Kimyasal mücadele

yöntemleri bulunmaktadır.

HAŞERELERLE MÜCADELE

90 of 170

MÜCADELE YÖNTEMLERİ

FİZİKSEL MÜCADELE :Kapan kurulması, kovuculardan yararlanma, çöplerin kaldırılması, su birikintilerinin yok edilmesi, pencerelere tel kafes,cibinlik, kapı altlarına eşik, bina deliklerinin kapatılması, fayans, duvar ve kapı pervazları gibi yerlerdeki çatlakların kapatılması, lağım ızgaralarının sağlam olması, su ve gıda maddelerinin muhafaza altına alınması gibi haşerenin yaşam mahallerine girişini, beslenme ve barınmasını önleyici tedbirlerdir ki çok önemli ve kalıcı önlemlerdir. Böcek Bilimciye sorarsanız sizi rahatsız eden haşereye yönelik daha geniş tedbirleri açıklayacaktır.

HAŞERELERLE MÜCADELE

91 of 170

MÜCADELE YÖNTEMLERİ

BİYOLOJİK MÜCADELE;

Eşeysel ve renkli tuzakların kurulması,Su birikintilerine larva yiyen balık, sineklerin üreme yeteneğini bozan formülasyonlar atma gibi tedbirlerdir.

HAŞERELERLE MÜCADELE

92 of 170

MÜCADELE YÖNTEMLERİ

KİMYASAL MÜCADELE (İLAÇLAMA) Dört şekilde yapılabilir:

1-Üreme alanlarına larvasit uygulama; Özellikle kara sinek ve sivri sineklerin ürediği yere yumurta ve larvalarını (kurtçuk) öldüren larvasit etkili ilaçlar atarak üremeyi durdurmaktadır, en etkili yöntemdir. İlacın cinsine ve vasata göre bunlar 10 gün ile 2 ay kadar üremeyi durdurur. Çöplükler, gübrelikler ve su birikintilerinde, foseptik ve kanalizasyonlarda çok başarılı şekilde yaz mevsimi boyunca periyodik olarak uygulanır. Burada en son teknik olan böcek gelişim düzenleyiciler tercih edilebilir.

HAŞERELERLE MÜCADELE

93 of 170

MÜCADELE YÖNTEMLERİ

2-Dinlenme ve barınma alanlarına yapılan kalıcı etkili uygulamaları;

Spreyleme halinde satıhlara kalıcı etkisi 1-2 ay devam eden ilaçlar metrekareye belli dozda düşecek şekilde atılır. Ancak 15-20 gün süre zarfında silinmesi gerekir. Zaman içinde ergin böceklerle yumurtasından çıkan yavrular da ilaçla temas ederek tamamı yok olur. Dikkatli ve dozunda atmak gerekir aksi halde kısa zamanda bağışıklık gelişir ve ilaç etki etmez. Yanlış uygulamalar başarısızlık nedenidir.

HAŞERELERLE MÜCADELE

94 of 170

MÜCADELE YÖNTEMLERİ

3-Hacimsel mücadele;

Karasinek ve sivrisinek gibi uçan haşerelerin yoğunluğunu düşürmek için açık saha uygulamasıdır. Belli saatlerde yapılmalıdır. İki ayrı şekilde uygulanır.

Termal Fog (Sıcak Sisleme):

Motorlu makinelerle bu sistem için üretilmiş ani etkili ilacı mazotla karıştırıp sıcak duman içinde ilacın belli süre havada asılı kalarak uçan haşerelerin yoğunluğunu düşürme de kullanılır. Ancak uygulayan personelin mutlak eğitimli olması gerekir.

ULV (Soğuk Sisleme):

Motorlu makinelerle kalıcı veya ani etkili, havada buharlaşan tipte ilaçları su ile seyrelterek atma işlemidir. Geniş ve malzeme yığılı kapalı alanlarda ve bazı açık alanlarda uygulanır.

HAŞERELERLE MÜCADELE

95 of 170

MÜCADELE YÖNTEMLERİ

4-Jel ve yemlerle mücadele;

Jel yemlerin özel tabancasıyla hamamböceği mücadelesinde kullanılmasıdır. Kimyasal etkisi ve hiçbir riski yoktur mekanı boşaltma ve hazırlık gerektirmez kalıcı etkisi uzun, kesindir. Yemler, kemirgen kontrolünde çok kullanılır bunlara Rodentisit adı verilir. Mum blok, palet, taneli ve macun halindeki zehirli yemlerdir. Herhangi birini farenin barındığı, yuvalandığı yerlere koyarak mücadele edilir. Sürekli ve %100 başarı istenirse "İSTASYON SİSTEMİ“ nin kurulması en doğru yoldur.

HAŞERELERLE MÜCADELE

96 of 170

İÇME ve KULLANMA

SULARI

97 of 170

GENEL

Erişkin bir kişide kemiklerin %25‟i, Yağ dokusunun %45‟i, Derinin %68‟i, Kanın %90‟ı ve tüm vücut ağırlığının %63‟ü sudan oluşmaktadır. Su canlı vücudunda çok önemli işlevleri bulunmakta olup bunlar sırası ile;

- Hücre ve dokuların yapılarının korunması

- Fizyolojik fonksiyonların yerine getirilmesi

- Hücre ve dokuların beslenmesi için gerekli unsurların taşınması

- Hücre ve dokuların metabolizma artıklarının vücut dışına atılması

- Vücut ısısının düzenlenmesi’dir.

İÇME VE KULLANMA SULARI

98 of 170

GENEL

İstirahat halinde bir kişide günlük su ihtiyacı yaklaşık olarak 27 gr/Kg olup çeşitli durumlarda bu ihtiyaç miktarı artmakta olup örneğin bedeni çalışma esnasında bu miktar günlük 40-50 gr/Kg‟a kadar yükselebilmektedir.

Kişide fizyolojik su ihtiyacının yanı sıra kullanım suyu ihtiyacı da önemli bir yer tutmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından kullanım suyu ihtiyacı ortalama kişi başına 150 lt/gün olarak kabul edilmekte olup bu miktar batı ülkelerinde günlük 500 lt/gün‟e kadar yükselmekte olup diğer taraftan geri kalmış Asya ve Afrika bölgelerinde bu miktar 50 lt/gün‟e kadar düşmektedir.

İÇME VE KULLANMA SULARI

99 of 170

GENEL

Dünyadaki toplam su miktarı 1 milyar 400 milyon km3 tür. Yani, yeryüzünün % 70'i su ile kaplıdır. Bu suyun % 97.5’ini denizlerde ve okyanuslardaki tuzlu sular oluşturmaktadır. Geriye kalan % 2.5’luk bölüm ise, tatlı su kaynağı olup çeşitli amaçlar için kullanılmaktadır. Doğada bulunan su kaynakları bazı istisnalar dışında içme ve kullanma ihtiyaçları için doğrudan doğruya kullanmaya uygun değildir. Bu yüzden suların arıtma işleminden geçirilmesi gerekir. Dere, göl, baraj, kaynak gibi yüzeysel su kaynakları ve yeraltı sularından elde edilen ham su, içme suyu arıtma tesislerinde özelliklerinin gerektirdiği arıtma işlemlerinden geçirilerek, sağlık şartlarına ve Türk Gıda Kodeksi İçme ve Kullanma Suyu Standart’larına uygun hâle getirildikten sonra şebekeye verilmektedir.

İÇME VE KULLANMA SULARI

100 of 170

GENEL

İçme suları genel olarak;

  • İçme
  • Yemek yapma
  • Temizlik

Toplumun içme ve kullanma ihtiyaçları için kullandığı;

Şehir şebekeleri, kuyu, çeşme ve yine aynı amaçlarla kullanılan dere, nehir ve göl suları içilebilir su olarak tanımlanır. İçme ve çeşitli amaçlarla kullanılan, insan sağlığı ile çok yakından ilişkisi olan, kısaca içme ve kullanma sularının hepsine alimentasyon suyu denir. Bu suyun miktarı (kent ve köy nüfusuna bağlı olarak) günde kişi başına en az 150 L olarak hesap edilir.

İÇME VE KULLANMA SULARI

101 of 170

İÇME SUYU KALİTESİ

Suyun içme suyu olarak kullanılabilmesi için bazı kalite koşullarını taşıması zorunludur. Bunlar;

  • Hastalık yapıcı mikroorganizmalardan arındırılması
  • Berrak, renksiz ve kokusuz olması
  • Belirli sertlik derecesinde ve yeterli derecede yumuşak olması
  • Sıcaklığı 15 C’tan aşağıda ve içiminin hoş olması
  • Aşındırıcı (agresif) olmaması ve fazla sert olmaması
  • Sağlığa zararlı kimyasal maddeler bulundurmaması
  • Vücut için yararlı bazı metal tuzları içermesi
  • Toksik etki veya kötü fizyolojik etki yapacak miktarda madde içermemesi
  • Gibi kalite ölçütlerinin yanında, bol miktarda bulunması gerekir.

İÇME VE KULLANMA SULARI

102 of 170

İÇME SUYU KALİTESİ

Suyun kullanılacağı yere uygun olup olmadığına;

  • Suyun sertlik derecesine
  • pH derecesine
  • Bulanıklığına
  • Amonyak ve nitrat olup olmadığına
  • Bakılarak karar verilmelidir.

Bunun için de belli miktarda su örneğinin laboratuarda yukarıda belirtilen özellikler bakımından analizleri yapılmaktadır. Analizde elde edilen değerler Türk Gıda Kodeksi, Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO), Avrupa Birliği (EC) vb. kuruluşlarca belirlenmiş olan "İçme Suyu Standartlarına" göre karşılaştırılmalıdır. Böylece hayatın vazgeçilmez bir parçası olan suyun kalitesine karar verilebilir.

İÇME VE KULLANMA SULARI

103 of 170

İÇME SUYU KALİTESİ

Saf sular doğada tam olarak bulunmazlar. Çünkü su iyi bir çözücü olduğundan birçok maddeyi çözerek bileşimine alır. Çözemediği maddeleri de süspansiyon ve emülsiyon halinde taşır. Doğadaki sularda;

  • Erimiş tuzlar
  • Yabancı maddeler
  • Kimyasal bileşikler
  • Gazlar
  • Hastalık yapan veya yapmayan organizmalar
  • Kil, toprak
  • vb. bulunur.

Bu maddelerin bir kısmı gözle, tat ve kokularıyla anlaşılabilirken, bir kısmı da mikrobiyolojik ve kimyasal analizlerle saptanır.

İÇME VE KULLANMA SULARI

104 of 170

İÇME SUYU KALİTESİ

Duyusal özellikleri

İçme suları;

  • Berrak,
  • Tortusuz,
  • Renksiz olmalıdır.
  • Çürük,
  • Yosun,
  • Küf,
  • Hidrojen sülfür,
  • Amonyak,
  • Bataklık

vb. kokuları bulunmamalıdır.

İÇME VE KULLANMA SULARI

105 of 170

İÇME SUYU KALİTESİ

a) Fiziksel özellikler:

1. Renk Pt/Co olarak 10 birim

2. Bulanıklık SİO2 veya Jackson Birimi 5 birim

İÇME VE KULLANMA SULARI

106 of 170

İÇME SUYU KALİTESİ

Kimyasal özellikler:

Litrede Miligram

Klorür (Cl) 250

Sülfat (SO4) 250

Kalsiyum (Ca) 100

Magnezyum (Mg) 50

Sodyum (Na) 175

Potasyum (K) 12

Alüminyum (Al) 0.2

pH 5.5–8.5

İÇME VE KULLANMA SULARI

107 of 170

İÇME SUYU KALİTESİ

İstenmeyen maddeler:

Litrede Miligram

Nitrat (NO3) 45

Demir (Fe) 0.3

Mangan (Mn) 0.05

Bakır (Cu) 1.5

Çinko (Zn) 3

Florür (F) 1.5

Organik maddeler için sarf edilen oksijen miktarı 3.5

Amonyak (NH3) 0.05

Bor (B) 0.31

Nitrit (NO2) 0.05

Fenolik maddeler 0.02

İÇME VE KULLANMA SULARI

108 of 170

İÇME SUYU KALİTESİ

Zehirli maddeler:

Litrede Miligram

Arsenik (As) 0.01

Kadmiyum (Cd) 0.003

Siyanid (Cn) 0.01

Krom (Cr) 0.05

Civa (Hg) 0.001

Nikel (Ni) 0.02

Kurşun (Pb) 0.01

Antimon (Sb) 0.005

Selenyum (Se) 0.01

Pestisitler vb maddeler 0.00001

Polisiklik Aromatik Hidrokarbonlar 0.00002 0.02

İÇME VE KULLANMA SULARI

109 of 170

İÇME SUYU KALİTESİ

Radyoaktivite miktarı:

Alfa vericiler litrede en çok 1 picocurie

Beta vericiler litrede en çok 10 picocurie

İÇME VE KULLANMA SULARI

110 of 170

SERTLİK

Sertlik Çeşitleri

Sularda sertlik;

  • Geçici sertlik
  • Kalıcı sertlik
  • Toplam sertlik olmak üzere üçe ayrılır.

İÇME VE KULLANMA SULARI

111 of 170

SERTLİK

Geçici Sertlik (Karbonat Sertliği):Kalsiyum ve magnezyum iyonlarının suda çözünmüş olan bikarbonatlarından ileri gelir.

Suyun belirli bir süre kaynatılmasıyla sudaki kalsiyum ve magnezyum iyonları, çöktürülerek uzaklaştırıldığı için (CO2 ’de uçar ) geçici sertlik adı verilmiştir.

İÇME VE KULLANMA SULARI

112 of 170

SERTLİK

Kalıcı Sertlik(Karbonat Olamayan Sertlik):Kalsiyum ve magnezyum iyonlarının sülfat 4 (SO= ) , klorür (Cl- ) ve nitrat 3 (NO ) iyonlarının oluşturduğu tuzların meydana getirdiği sertliktir. Bu tuzlar suda çözünmezler.Bunlar;

  • Kalsiyum sülfat 4 CaSO
  • Magnezyum sülfat 4 MgSO
  • Kalsiyum klorür 2 CaCl
  • Magnezyum klorür 2 MgCl
  • Kalsiyum nitrat 3 2 Ca(NO )
  • Magnezyum nitrat 3 2 Mg(NO ) ve kısmen de diğer bileşiklerden meydana gelir.

Bu tür sertlik kaynatmayla giderilemez. Bunun için değişik yöntemler kullanılır.

İÇME VE KULLANMA SULARI

113 of 170

SERTLİK

Toplam Sertlik(Sertlik Bütünü):Geçici ve kalıcı sertliğin toplamına denir.

Toplam Sertlik= Geçici Sertlik+ Kalıcı Sertlik

İÇME VE KULLANMA SULARI

114 of 170

SU DEZENFEKSİYONU METODLARI

Fiziksel metodlar:

  • Kaynatmak
  • Ultraviyole ışınlama
  • Basınçlı ısı

Kimyasal metodlar:

  • Klor
  • Kireç Kaymağı
  • Klor Dioksit
  • Iyot
  • Potasyum Permanganat
  • Ozon

İÇME VE KULLANMA SULARI

115 of 170

SU DEZENFEKSİYONU METODLARI

Kaynatmak :

Suyun 100 C‟de 10 dakika süre ile kaynatılması ile içinde bulunan tüm mikroorganizmalar yok edilir. Etkili bir dezenfeksiyon sağlamasına rağmen ekonomik açıdan pahallı bir yöntem olması dezavantajdır. Ayrıca kaynatma ile dezenfeksiyon sonucunda suyun tat ve kokusunda bozukluk oluşmaktadır.

İÇME VE KULLANMA SULARI

116 of 170

SU DEZENFEKSİYONU METODLARI

Ultraviyole Işınlama :

200-300 nanometre dalga boyunda ultraviyole ışınlama ile sudaki tüm mikroorganizmalar tahrip edilmektedir. Ultraviyole ışınlama ile dezenfeksiyon pahallı bir yöntemdir. Ultraviyole ışınlama kalınlığı 7 cm‟ lik bir su tabakasına etkili olmaktadır. Ayrıca ultraviyole ışınlama ile dezenfeksiyondan önce suyun tat ve kokusunun düzeltilmesi gerekmektedir.

İÇME VE KULLANMA SULARI

117 of 170

SU DEZENFEKSİYONU METODLARI

Basınçlı Isı :

0.7-1 Kg basınç altında 105-120 C ısıda uygulanmaktadır. Çok pahallı bir yöntem olduğundan kullanımı yaygın değildir.

İÇME VE KULLANMA SULARI

118 of 170

SU DEZENFEKSİYONU METODLARI

Klor :

Klor ile dezenfeksiyon ucuz, kullanımı kolay ve yaygındır. Gaz halinde “klorinatör” denen alet ile suya katılmakta veya “klor tabletleri” şeklinde kullanılmaktadır. Klor‟un

sudaki dezenfektan etkisi 30 dakika içinde ortaya çıkmaktadır. 1 lt suyun klor gereksinimi yaklaşık 1.7 mg olup bu miktarın 1.2 mg‟ı organik maddelerin gereksinimi geri kalan 0.5 mg‟ı ise suda devamlı olarak bulunması gereken “serbest bakiye klor” dur. Son yıllarda yapılan çalışmalarda klor ile dezenfeksiyon sonucu oluşan trihalometan bileşiklerinin kanserojen etkiye sahip oldukları bildirilmektedir.

İÇME VE KULLANMA SULARI

119 of 170

SU DEZENFEKSİYONU METODLARI

Kireç Kaymağı :

%25 aktif klor ihtiva eden kireç kaymağı su dezenfeksiyonunda klor kadar etkili bir dezenfektan madde olarak yaygın şekilde kullanılmaktadır. Toz halinde bulunan kireç kaymağı özellikle ülkemizde kırsal bölgelerde yaygın olarak kullanılan “ferdi klorlama” nın ana çözeltisinin hazırlanmasında kullanılmaktadır.

İÇME VE KULLANMA SULARI

120 of 170

SU DEZENFEKSİYONU METODLARI

Klor Dioksit :

Su dezenfeksiyonunda yeni yeni kullanılmaya başlanan bir madde olup sıvı halde uygulanmaktadır. Bakterisid ve virusid etkisi klor‟a göre fazladır. Suyun dezenfeksiyonunun yanısıra suyun renk, koku ve tadınıda düzeltmektedir. Klor ile dezenfeksiyonda ortaya çıkan ve kanserojen olduğu söylenen trihalometan bileşikleri klor dioksit ile dezenfeksiyonda oluşmaz. Pahallı bir madde olduğundan günümüzde ancak gelişmiş ülkelerde kullanımı yaygındır.

İÇME VE KULLANMA SULARI

121 of 170

SU DEZENFEKSİYONU METODLARI

Iyot :

Zorunlu durumlarda su dezenfeksiyonunda kullanılan bir maddedir. %2‟lik tentürdiyot‟un 2 damlası 1 lt suyu 30 dakikada dezenfekte etmektedir. Sudaki organik madde miktarı çok fazla olduğunda 1 lt suyun dezenfeksiyonu için 3-4 damla kullanılır. Günümüzde kullanımı yaygın değildir.

İÇME VE KULLANMA SULARI

122 of 170

SU DEZENFEKSİYONU METODLARI

Potasyum Permanganat :

Zorunlu durumlarda özellikle kırsal bölgelerde kullanılan bir dezenfektan maddedir. Sudaki dezenfektan etkisi düşüktür. 1 lt suyun dezenfeksiyonu için 500 mg Potasyum permanganat gerekmektedir. Fazla miktarları dezenfekte edilen suyun rengini olumsuz yönde etkiler. En önemli özelliği Kolera vibriyonuna çok etkili bir madde olmasıdır.

İÇME VE KULLANMA SULARI

123 of 170

SU DEZENFEKSİYONU METODLARI

Ozon :

Günümüzde gelişmiş ülkelerde kullanımı yaygın pahallı bir dezenfektan maddedir. Klor‟a göre çok etkili bir dezenfeksiyon sağlamaktadır. Özellikle sporlu bakterilere ve virüslere karşı güçlü bakterisid etkisi bulunmaktadır. Dezenfeksiyonun yanı sıra suyun koku ve tadını da düzeltmektedir. 1 ton su 400 mg ozon ile yaklaşık 4 dakika içinde dezenfekte edilebilmektedir.

İÇME VE KULLANMA SULARI

124 of 170

GIDA GÜVENLİĞİ

125 of 170

YÖNETİM SİSTEMLERİ

ISO 22000:2005 Food Safety Management Standardı; gıda imalatçı-üreticilerden, toptancı ve Perakendecilere, paketleme ve üretim malzemeleri üreticilerinden, ulaşım ve temizlik servislerine kadar gıda tedarik zinciri içinde yer alan tüm firmalara uygulanabilen bir standarttır. İnteraktif iletişim standardın en yenilikçi özelliklerinden biri olup, tedarik zincirindeki taşeronlar ve mal veya hizmeti alan müşteriyle sürekli ve açık iletişim kurmayı talep ederek, risklerin kontrol altına alınmasını amaçlamaktadır. Standardın yaklaşımı ve yapısı ISO 9001 (Kalite Yönetim Sistemi) ve ISO 14001 (Çevre Yönetim Sistemi) ile benzerlik göstermektedir.

GIDA GÜVENLİĞİ

126 of 170

HACCP(Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktaları)

Gıda güvenliğinin sağlanmasında HACCP sistemi bazı gıda güvenlik unsurları ile birlikte

yürütülmektedir. Bu nedenle HACCP planının oluşturulabilmesi için operasyonel ön gereksinim

programlarının gerçekleştirilmesi gereklidir. Bu programlar üretimin kontrol edilmesiyle doğrudan

ilişkili olmayan ancak; gıda güvenliğine etki eden unsurların kontrol edilmesini sağlayan ve

HACCP’ i destekleyen temel uygulamalardır.

GIDA GÜVENLİĞİ

127 of 170

HACCP(Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktaları)

Eğitim süreci

Ürün güvenliğine etki edecek tüm çalışanlar, kişisel hijyen, GMP, temizlik ve sanitasyon prosedürleri, kişisel güvenlik ve HACCP programlarındaki rolleri üzerine eğitim almalıdır.

Kişisel hijyen süreci

Ürün güvenliğine etki eden tüm çalışanlar ve üretim alanına giren kişilerin, kişisel hijyen

kurallarına uymaları gereklidir.

GIDA GÜVENLİĞİ

128 of 170

HACCP(Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktaları)

Temizlik ve sanitasyon süreci

Ekipmanların ve araçların tüm temizlik ve sanitasyon prosedürleri yazılmalı ve takip

edilmelidir. Sanitasyon takip formları oluşturulmalıdır.

Bina / yapı inşa süreci

Kurulusun yerinin, sıhhi dizayn prensiplerine göre belirlenmesi, inşa ve muhafaza edilmesi

gerekir. Çapraz bulaşmanın en aza indirilmesi için, doğrusal bir ürün akışı ve trafik kontrolü

gereklidir.

GIDA GÜVENLİĞİ

129 of 170

HACCP(Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktaları)

Üretim ekipman akısını / yerleşimini oluşturma süreci

Tüm ekipman, sıhhi dizayn prensiplerine göre satın alınmalı ve montajları yapılmalıdır. Ayrıca; koruyucu bakım ve muhafaza kartları her bir ekipman için ayrı ayrı tutulmalıdır.

Su, hava ve enerji gibi temel girdilerin sağlanması süreci

Bu temel girdilerin temini ve atıkları hijyen ve yasa gereklerini karşılayacak şekilde yönetilmeli ve bu süreç, diğer süreçler başlamadan işin en başında çözülmelidir.

GIDA GÜVENLİĞİ

130 of 170

HACCP(Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktaları)

Hammaddenin alınması, depolanması ve dağıtımı süreci

Tüm maddeler ve ürünler, gıda güvenliğinin sağlanması için sıcaklık ve nem gibi çevresel

faktörlerin ve sıhhi koşulların kontrol altında tutulabildiği ortamlarda depolanmalı ve özelliklerine

uygun şartlarda (sıcaklık, nem, ambalaj tipi, vb.) sevk edilmelidir.

GIDA GÜVENLİĞİ

131 of 170

HACCP(Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktaları)

Özellikleri (spesifikasyonları) belirleme süreci

Tüm gıda bileşenleri, ürünler ve ambalajlama maddeleri için özelliklerin (ürün spekti)

yazılı olarak dokümante edilmiş olması gereklidir.

Kimyasal kontrol süreci

Fabrikada, gıdaya uygun olan kimyasal maddelerin satın alınması ve uygun kullanımı sağlanmalıdır. Bu kimyasal maddeler; temizlik ajanları, pestisitler, fumigantlar, vb. olabilir.

GIDA GÜVENLİĞİ

132 of 170

HACCP(Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktaları)

Üretici kontrolü süreci:

Her bir sürecin etkili GMP ve gıda güvenlik programları dahilinde olduğu konusunda, üretici güven vermelidir. Bunlar, devam eden üretici garantisi ve üretici HACCP sistemi doğrulamasının konularını oluşturmaktadır.

İzlenebilirlik ve geri çağırma süreci:

Tüm maddeler ve ürünler, bir ürün erişimi gerekli olduğu takdirde, hızlı ve doğru izleme

ve geri çağırma prosedürlerinin uygulanabilmesi için kodlanmış olmalı ve geri çağırma sisteminin

içinde bulunmalıdır.

GIDA GÜVENLİĞİ

133 of 170

HACCP(Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktaları)

Zararlı kontrolü süreci:

Zararlı kontrolü etkin bir şekilde uygulanmalıdır.

Hazırlanan operasyonel ön gereksinim programları; İyi Tarım Uygulamaları (GAP), İyi Üretim Uygulamaları (GMP), İyi Hijyen Uygulamaları (GHP), İyi Laboratuar Uygulamaları (GLP),

İyi Veterinerlik Uygulamaları (GVP), İyi Dağıtım Uygulamaları (GDP) ile desteklenmelidir.

GIDA GÜVENLİĞİ

134 of 170

İyi Tarım Uygulamaları

İyi Tarım Uygulamaları (GAP- Good Agriculture Practice)’ nın bir protokolü olan GLOBALGAP (EUREPGAP), 1997 yılında Avrupalı büyük perakendeci süpermarketlerin (EUREPEuro Retailer Produce Working Group üyesi olan marketler), satışa sundukları tarım ürünlerinin insan sağlığına zararlı olmadığından emin olmak için bir araya gelip kurdukları ve uygulamaya koydukları bir girişimdir. Günümüzde tüm dünyada geçerli olan global bir standart haline gelmiştir.

Avrupa’daki büyük perakendeci ve üreticilerin % 70-80’i su anda GLOBALGAP (EUREPGAP)’e üye veya kayıtlıdır.

GIDA GÜVENLİĞİ

135 of 170

İyi Tarım Uygulamaları

Bu amaçlar kapsamında GLOBALGAP;

Tüketiciler açısından; gıda güvenliği ve insan sağlığı ile ilgili riskleri azaltır. Gıdaların orijini ile ilgili izlenebilirliği sağlar.

Perakendeciler açısından; tüketici sağlığı ve ürün güvenliği ile ilgili taşımış oldukları riskleri azaltır. Tüketicilerin satın alma davranışlarında olumlu bir değişme yaratır. Yasal düzenlemelerin karmaşıklığını ortadan kaldırır.

Üreticiler açısından da; rekabet gücünü arttırır ve rekabeti daha adil hale getirir. Ürün kalitesinde artış sağlayarak, uzun dönemde üretim masraflarını düşürür.

GIDA GÜVENLİĞİ

136 of 170

GMP (İyi Üretim Uygulamaları)

Gıdaların güvenliği ve besin değerini garanti altına alan uygulama standartları olarak tanımlanabilen GMP, ilk kez 1967 yılında FDA (Food and Drug Administration) tarafından gıda ürünleri için önerilmiştir. Açılımı “Good Manufacturing Practice” olan “İyi Üretim Uygulamaları”, gıda ürünlerinde kaliteyi sağlamak için hammadde, üretim, ürün geliştirme, paketleme, depolama, dağıtım vb. aşamalarda kesintisiz uygulanması gereken bir ön koşul programıdır. Diğer bir tanımlamayla GMP, Ürünün iç ve dış kaynaklardan kirlenme olasılığını önlemek veya azaltmak amacıyla, kuruluşla ilgili iç ve dış şartlara ilişkin koruyucu önlemler dizisidir

GIDA GÜVENLİĞİ

137 of 170

GHP (İyi Hijyen Uygulamaları)

“İyi Hijyen Uygulamaları” olarak ifade edilen GHP (Good Hygene Practice), hijyenik gereksinimlerle ilgili olup, gıda hijyeni, üretim tesislerinin hijyenik tasarımı ve yapılandırılması, alet ve ekipmanların sihhi dizayn prensibine göre yerleştirilmesi ve personel hijyeni gibi süreçleri yönetmeyi amaçlayan bir uygulamadır.

GIDA GÜVENLİĞİ

138 of 170

GLP (İyi Laboratuvar Uygulamaları)

Açılımı “Good Laboratory Practice” olan ve “İyi Laboratuar Uygulamaları ” olarak ifade edilen GLP, kalite güvence sistemlerinin bütünleyici ögelerinden biri olup, laboratuvar koşulları ve işleyişi konusundaki iyileştirme çalışmalarının bir uygulamasıdır.

GIDA GÜVENLİĞİ

139 of 170

GVP (İyi Veterinerlik Uygulamaları)

“İyi Veterinerlik Uygulamaları” olarak ifade edilen ve açılımı “Good Veterinary Practice” olan GVP, hayvansal gıdanın hammaddeden başlayarak, tüketici sofrasına kadar geçirdiği süreçlerdeki gıda güvenliğinin sağlanmasına yönelik bir standarttır. Bu sistem içerisinde zootekni ve yetiştiricilik, hayvan sağlığı (çevre kriterleri, sağlıklı bitkisel yem, ilaç ve biyolojik maddeler, yemlikler ve suluklar, zoonozlar), üretimde hayvan refahı, üretimde hijyen, isletmede hijyen, ve dağıtımda hijyen konularını kapsayan iyileştirme çalışmalarının bütünü bulunmaktadır.

GIDA GÜVENLİĞİ

140 of 170

GDP (İyi Dağıtım Uygulamaları)

Açılımı “Good Distribution Practice” olan İyi Dağıtım Uygulamaları; hayvansal ve bitkisel hammaddeler ve bunların islenmesi sonrasında elde edilen yarı mamul veya mamul ürünlerin dağıtımında ürün güvenliğinin tüketime kadarki süreçte bozulmadan korunması gerekliliğini belirten destek bir uygulamadır. Ürünün özelliklerine göre dağıtımda kullanılacak araç ve tasıma sıcaklık nem vb. parametreleri önceden tanımlanmış ve ilgili prosedür/ talimatlar yazılı olarak dökümante

edilmiş olmalıdır.

GIDA GÜVENLİĞİ

141 of 170

SSOP (Standart Sanitasyon Uygulama Prosedürleri)

SSOP (Sanitation Standard Operating Procedures), gıda isletmelerinde sanitasyon koşullarının sağlanması yanında, sağlıklı ve güvenli ürün elde edilmesi için hijyen koşullarının tanımlanmasına yönelik yazılı prosedürlerdir. Bu kapsamda, yönetim tarafından özel “hijyen kontrol” programları oluşturulmalı ve yapılan hijyen kontrolleri kayıt altına alınmalıdır. Temizlik maddeleri ve dezenfektanların gıda maddelerine herhangi bir yolla bulaşmasının önlenmesi için; fabrika ortamındaki zemin, uygulanan işlemle ilgili kanallar, duvarlar, gıda maddeleriyle temas eden her türlü alet, makine ve ekipmanları kapsayan tüm “gıda temas yüzey alanları”, gıdayı kontaminasyona karsı korumak için düzenli olarak iyice temizlenmeli ve mikrobiyolojik yönden kontrol altında tutulmalıdır

GIDA GÜVENLİĞİ

142 of 170

ATIKLARIN KONTROLÜ

143 of 170

ATIK TÜRLERİNİN GRUPLANDIRILMASI

A - Genel Gruplandırma

Depolama, taşıma, geri kazanma ve bertaraf yöntemlerinin farklı olması göz önüne alındığında, kaynaklarına bakılmaksızın, üretilen atıklar teknik açıdan dört ana grup altında sınıflandırılabilirler :

ATIKLARIN KONTROLU

144 of 170

ATIK TÜRLERİNİN GRUPLANDIRILMASI

1- Evsel Nitelikli (Tehlikeli Olmayan) Atıklar

Yasal olarak, Tehlikeli Atık sayılmayıp, normal belediye hizmeti ile ayırma yolu ile geri kazanılabilen, toplanıp, taşınıp evsel çöp depolama sahalarında bertaraf edilebilen, kompost yapılabilen veya yakılabilen evsel veya endüstri kökenli atıklar.

ATIKLARIN KONTROLU

145 of 170

ATIK TÜRLERİNİN GRUPLANDIRILMASI

2- Özel Atıklar (tehlikesiz/tehlikeli ara kategori atıkları)

Yasal olarak evsel katı atık sınıfı dışında kalan; ancak evsel atıklara göre farklı

yöntemlerle toplanması, taşınması, işlenmesi ve bertarafı gereken atıklardır.

Yönetmelikte bu atıklar; tıbbi atıklar, atık yağlar, tarama çamurları, jips, ve yakma fırını külleri olarak verilmektedir.

ATIKLARIN KONTROLU

146 of 170

ATIK TÜRLERİNİN GRUPLANDIRILMASI

3- Tehlikeli Atıklar

Evsel ya da sanayi kökenli olabilen ve de yasal olarak tehlikeli sınıfına giren,

toplanmaları, taşınmaları ve bertarafları için ilave insan sağlığı ve çevre koruma önlemleri alınan atıklar. Bu atıklar evsel atık depolama tesislerinde bertaraf edilmemelidirler.

ATIKLARIN KONTROLU

147 of 170

ATIK TÜRLERİNİN GRUPLANDIRILMASI

4- Radyoaktif atıklar

Araştırma, tıp ve teknoloji Uygulamalarından çıkan radyoaktivite taşıyan atıklar. Bu atıkları, nükleer santraller ve nükleer silahlarla ilgili çalışmalardan çıkanları Yüksek Radyoaktiviteli ve araştırma merkezleri ve hastanelerden çıkanlar ise Düşük Radyoaktiviteli olarak iki alt gruba da ayrılabilirler. Bu atıkların bertaraf edilecek miktarları, mümkün olduğunca, geri kazanma yöntemleri ile azaltılmalıdır. Bu tür atıkların tehlikeli atık depolama tesislerinden de daha fazla güvenlikli bertaraf tesislerinde depolanmaları gerekmektedir.

ATIKLARIN KONTROLU

148 of 170

ATIK TÜRLERİNİN GRUPLANDIRILMASI

B. Kimyasal Gruplandırma

Genelde tehlikeli atık türü atıklar için uygun olması açısından, Dünya Sağlık Örgütü

(WHO), Dünya Bankası ve Birleşmiş Milletler Çevre Koruma Grubu (UNEP)

tarafından kullanılan bir katı atık gruplandırması aşağıda verilmektedir :

ATIKLARIN KONTROLU

149 of 170

ATIK TÜRLERİNİN GRUPLANDIRILMASI

• İnorganik Atıklar

• Asidik ve bazik atıklar

• Siyanürlü atıklar

• Ağır metal içeren atıklar

• Asbest kalıntıları

• Diğerleri

ATIKLARIN KONTROLU

150 of 170

ATIK TÜRLERİNİN GRUPLANDIRILMASI

• Madeni Yağ Atıkları

• Kimyasal Kökenli Organik Atıklar

• Kirlenmiş klorlu solventler (Halojenler)

• Klorsuz solvent atıkları

• PCB'li atıklar

• Boya ve reçine atıkları

• Biosid ve Pestisidler

• Diğer kimyasal kökenli organik atıklar

• Biyolojik Kökenli Organik Atıklar

• Özel Atıklar (Büyük miktarlardaki az tehlikeli atıklar)

• Enfekte Atıklar

ATIKLARIN KONTROLU

151 of 170

TARIM, ORMANCILIK VE HAYVANCILIK SEKTÖRÜNDE

• Evsel Atık

• Tehlikeli Atıklar

• Kimyasal Kökenli Organik Atık

• Biyolojik Kökenli Organik Atık

• Enfekte Atıklar

oluşmaktadır.

ATIKLARIN KONTROLU

152 of 170

ATIK YÖNETİMİNDE ÖNCELİK SIRASI

  • Önleme
  • Kaynakta Azaltma
  • Yeniden Kullanım
  • Geri Kazanım/Geri Dönüşüm
  • Ön İşlem (Yakma dahil)
  • Bertaraf

ATIKLARIN KONTROLU

153 of 170

ATIKLARDAN KAYNAKLANAN SORUNLAR

İnsan Sağlığı:

Türkiye'de kontrolsüz olarak doğaya verilen sanayi atıklarının olumsuz çevre etkileri yarattığı gözle görülür hale gelmiştir. Zaman zaman kamuoyunun ilgisi, özellikle görülür hastalıklar halinde, sansasyonel haberlerle toplumda duyulmaktadır. Genelde kaderci sayılabilecek bir toplum olan Türk halkında yerel olarak ortaya çıkan sistematik sağlık bozuklukları, konunun fazla derinine inmeden, geçici çareler bulunarak tedavi edilmeye çalışılmaktadır.

ATIKLARIN KONTROLU

154 of 170

ATIKLARDAN KAYNAKLANAN SORUNLAR

Hava kalitesi

Birçok düzensiz depolama sahasının yeri, hakim rüzgar yönleri hesaba katılmadan seçildiği

için rüzgarlar vasıtasıyla yayılan kokulardan yakınlarındaki yerleşimler kadar, uzağındaki

büyük yerleşim yerleri de etkilenmektedirler. Sahalarda evsel atıklarla birlikte dökülen

tehlikeli atıkların bulunması, ayrıca içsel yanmadan kaynaklanan duman canlıları ve etrafındaki yerleşimleri etkilemektedir.

ATIKLARIN KONTROLU

155 of 170

ATIKLARDAN KAYNAKLANAN SORUNLAR

Yüzey suları

Sahaların çoğunda yüzey suları için drenaj hendekleri bulunmadığından, yağmur sularının

sahaya düşmesi neticesinde saha üzerinden akan sular yüzey sularına karışmaktadır. Bunun

sonucu olarak saha etrafında suni göllenmeler ve etraftaki derelerde kirlilikler meydana

getirmektedir. Sanayi atıklarının mevcudiyetinden dolayı artan kirlilik yükü ve bu sularda üreyen canlılar etrafa zarar vermekte, sağlık, koku ve estetik bakımından sular tehlike arz etmektedirler.

ATIKLARIN KONTROLU

156 of 170

ATIKLARDAN KAYNAKLANAN SORUNLAR

Yeraltı suları:

Sahalarda yeraltı suları drenaj tabakası ve saha tabanında geçirimsiz örtünün olmaması sebebiyle yağışlar sonucunda saha içerisine süzülen suların daha derinlere inerek, yer altı sularına karışmaları, saha etrafındaki yerleşimler kadar uzaklarındaki yerleşimleri de etkilemektedir.

ATIKLARIN KONTROLU

157 of 170

ATIKLARDAN KAYNAKLANAN SORUNLAR

Toprak kirliliği:

Sahalarda evsel nitelikli atıklarla birlikte depolanan sanayi atıklarının yarattığı sorunlar toprak kalitesi ölçümlerinin mevcut bulunmaması nedeniyle belirsizdir. Ancak bazı sahaların etrafında ekili arazilerin fazla olması bu konuda potansiyel bir tehlike arz etmektedir. Sanayi bölgeleri civarında yapılan gelişigüzel dökümler nedeniyle yerel toprak

kirliliğinin mevcudiyeti bilinmektedir.

ATIKLARIN KONTROLU

158 of 170

ATIKLARDAN KAYNAKLANAN SORUNLAR

Bitki etkilenmesi:

Bazı sahaların etrafında ekili arazilerin olması da yüzey sularının bitki kökleri tarafından emilmesine sebep olmaktadır. Oluşan bu kirlilik yetişen ürünlere yansımaktadır. Bundan başka kütle içerisindeki bakteri ayrışmasından kaynaklanan gazların, saha içindeki yangınların ve dumanın etraftaki bitkilere zarar verdiği gözlemlenmiştir.

ATIKLARIN KONTROLU

159 of 170

ATIKLARDAN KAYNAKLANAN SORUNLAR

Hayvan etkilenmesi:

Civar sakinlerinin besi hayvanlarının sahalarda başıboş bırakılması, sağlığı olumsuz yönde

etkilemektedir. Ayrıca sahanın mevcut yeraltı ve yüzey sularını etkilemesi ve bu sular vasıtası ile deniz ve göllere iletilen kirlilik de buradaki canlıları olumsuz yönde etkilemektedir.

ATIKLARIN KONTROLU

160 of 170

MEVZUAT

2872 sayılı Çevre Kanunu

8. Madde - “Her türlü atık ve artığı doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermek, depolamak ve benzeri faaliyetlerde bulunmak yasaktır.”

ATIKLARIN KONTROLU

161 of 170

MEVZUAT

5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu

7. Madde - “...katı atık yönetim planını

yapmak, yaptırmak; katı atıkların kaynakta toplanması ve aktarma istasyonuna kadar taşınması hariç katı atıkların ve hafriyatın yeniden değerlendirilmesi, depolanması ve bertaraf edilmesine ilişkin hizmetleri yerine getirmek bu amaçla tesisler kurmak kurdurmak...”

ATIKLARIN KONTROLU

162 of 170

MEVZUAT

5393 sayılı Belediye Kanunu 14.ve 15 Maddeleri

- “...katı atıkların toplanması, taşınması, ayrıştırılması, geri kazanımı,ortadan kaldırılması ve depolanması ile ilgili bütün hizmetleri yapmak, yaptırmak...”

ATIKLARIN KONTROLU

163 of 170

MEVZUAT

2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu (ÇTV)

97. Madde - “Kirleten öder prensibiyle atık üreticilerinin atık yönetimi hizmetlerine katılımı sağlanmaktadır.”

ATIKLARIN KONTROLU

164 of 170

MEVZUAT

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu

181. ve 182. maddelerle, çevrenin kasten ve taksirle kirlenmesine ilişkin cezalar düzenlenmiş olup, sorumlulara hapis cezasına varacak şekilde cezai yaptırım öngörülmüştür.

ATIKLARIN KONTROLU

165 of 170

MEVZUAT

Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği (14.3.1991-20814) Meskun bölgelerde evlerden atılan evsel katı atıkların, park, bahçe ve yeşil alanlardan atılan bitki atıklarının, iri katı atıkların, zararlı atık olmamakla birlikte evsel katı atık özelliklerine sahip sanayi ve ticarethane atıklarının, evsel atık su arıtma tesislerinden elde edilen (atılan) arıtma çamurlarının ve zararlı atık sınıfına girmeyen sanayi arıtma tesisi çamurlarının, toplanması, taşınması, geri kazanılması, değerlendirilmesi, bertaraf edilmesi ve zararsız hale getirilmesine ilişkin esasları kapsamaktadır.

ATIKLARIN KONTROLU

166 of 170

MEVZUAT

Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği (14.03.2005-25755) Tehlikeli atıkların üretiminden nihai bertarafına kadar çevreyle uyumlu yönetiminin sağlanması amaçlanmaktadır. Tehlikeli atıkların toplanması, tesis içinde geçici depolanması, ara depolanması, taşınması, geri kazanılması, nihai bertarafı ile ithalat ve ihracatına ilişkin yasak sınırlama ve yükümlülükleri, alınacak önlemleri yapılacak denetimleri, tabi olunacak hukuki teknik sorumlulukları kapsamaktadır.

ATIKLARIN KONTROLU

167 of 170

MEVZUAT

Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği (22.07.2005-25883)

Sağlık kuruluşlarının faaliyetleri sonucu oluşan tıbbi atıklar ile bu atıkların üretildikleri yerlerde ayrı toplanması, geçici depolanması, taşınması ve bertaraf edilmesine ilişkin esasları kapsamaktadır.

ATIKLARIN KONTROLU

168 of 170

MEVZUAT

Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği (24.06. 2007-26562)

Evsel, endüstriyel, ticari ve işyeri olmasına bakılmaksızın yurt içinde piyasaya sürülen plastik, metal, cam, kağıt-karton, kompozit ve benzeri malzemelerden yapılmış bütün ambalajları ve bu ambalajların atıklarını kapsamaktadır.

ATIKLARIN KONTROLU

169 of 170

MEVZUAT

Atık Pil ve Akümülatörlerin Kontrolü Yönetmeliği (31.08.2004-25569) Pil ve akümülatör ürünlerinin etiketlenmesi ve işaretlenmesi, üretilmesinde zararlı madde miktarının azaltılması, kullanıldıktan sonra atıklarının evsel ve diğer atıklardan ayrı olarak toplanması, taşınması, bertarafı ile ithalat, transit geçiş ve ihracatına ilişkin yasak, sınırlama ve yükümlülükleri, alınacak önlemleri, yapılacak denetimleri, tabi olunacak sorumlulukları düzenlemektedir.

ATIKLARIN KONTROLU

170 of 170

MEVZUAT

Bitkisel Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği (19.04.2005-25791)

Bitkisel atık yağların toplanması, geçici depolanması, taşınması, geri kazanılması, bertarafı, ticareti, ithalat ve ihracatı ile transit geçişine ilişkin yasak, sınırlama ve yükümlülükleri, alınacak önlemleri, yapılacak denetimleri, tabi olunacak hukuki ve cezai sorumlulukları düzenlemektedir.

ATIKLARIN KONTROLU