1 of 32

DUYU ORGANLARI

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

2 of 32

  • Beynin algıladığı duyuyu işlemesi ve hareketsel tepkisi , doğrusal olmaktan çok

döngüseldir.Duyular ışık ,sıcaklık,ses ve koku şeklinde farklı enerji tipleri olarak

başlar ve özelleşmiş duyu reseptörleri ile algılanarak ,beyne ulaştırılmadan önce

tümüyle elektriksel uyarılara dönüştürülür.

  • Duyu reseptörlerinin çoğu ,özelleşmiş nöronlar ya da epitel hücreleridir, ya tek

başlarına ya da diğer hücre tipleriyle birlikte bulunurlar.Dış reseptörler(eksterore

septör) sıcaklık,ışık,basınç ve kimyasal maddeler gibi vücut dışındaki uyarılara

duyarlıdırlar.

  • İç reseptörler(interoreseptör) ise kan basıncı ve vücud pozisyonu gibi içsel

uyarılara duyarlıdır.

  • Duyu algılaması , duyunun dönüştürülmesi , yükseltilmesi , iletilmesi ve

bütünleştirilmesi olarak dört aşamada gerçekleşir.

  • Duyu reseptörleri, mekanik , ağrı ,sıcaklık, kimyasal ve elektromanyetik(ışık ,ses)

olmak üzere beş çeşittir.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

3 of 32

Mekanik reseptörler(Mekanoreseptörler)

  • İnsanda dokunma duyusu aslında

farklılaşmış duyu sinirlerinin

dentritlerinden oluşmuş mekanik

reseptörlerdir.Güçlü basınç ve

titreşime tepki veren reseptörler

derinin daha alt tabakalarında

yer alır.

  • Kas mekiği ya da gerilme reseptör

leri iskelet kaslarının boyunu denet

ler.Kas gerildiğinde mekikteki

liflerde gerilir ve duyu nöronlarında

kutuplaşmanın bozulmasıyla

omuriliğe giden uyarıların doğma

sına neden olur.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

4 of 32

Omurgalı kıl(sil) hücresi

  • Kıl hücreleri omurgalıların kulaklarında ,balıkların yanal çizgilerinde bulunan özelleşmiş

siller yada mikrovilluslardır.Siller eğildiğinde kıl hücre zarı gerilir böylece zarın sodyum

ve potasyum iyonlarına geçirgenliği değişir ve aksiyon potansiyeli başlar.Ters sıvı

hareketi ise potansiyeli daha da düşürür.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

5 of 32

Ağrı reseptörleri

  • Bunlar derinin epidermis tabakasında bulunan bir grup çıplak dentritdir.

  • Ağrı reseptörlerinin farklı grupları aşırı sıcağa, basınca ya da yanık deri kimyasallarına

tepki verir.Ağrıyı tetikleyen bazı kimyasallar içinde histamin ve asitler de bulunur.

Sıcaklık reseptörleri

  • Sıcaklık reseptörleri kapsülle çevrili ve dallanmış dentritli iki reseptör olduğu

düşünülmektedir.

  • Derideki soğuk ve sıcaklık reseptörleri beynin ön hipotalamusu içerisindeki

iç sıcaklık reseptörlerine olduğu kadar , arka hipotalamusda yerleşmiş olan

vücudun termostatına da bilgi gönderdiği sanılmaktadır.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

6 of 32

Kimyasal reseptörler(Kemoreseptörler)

  • Tat ve koku reseptörleri ilgili çeşitli kimyasal maddelere tepki verirler.İnsanda tat

duyusu genel olarak tatlı,ekşi,tuzlu ve acı olarak sınıflandırılır.

  • Karasineklerin ayaklarında bulunan su reseptörleri suya ya da her çeşit seyreltik

çözeltiye duyarlıdır.

  • Memeli beynindeki osmoreseptörler ,kandaki toplam çözünen madde yoğunluğun

daki değişimleri algılayan genel reseptörlerden olup ozmolarite arttığında

susuzluk duyusunu uyarır.

  • Tat ve koku algılanması genellikle birbiriyle bağlantılıdır.Memelilerde koku duyusu

bazı uçucu kimyasalları algılar.Kokulu bir madde mukus sıvısına eriştiğinde

koku sillerinin plazma zarında yer alan özgül reseptör moleküllerine bağlanır.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

7 of 32

  • Bu bağlanma bir G-protein sinyal yolunun ve çoğunlukla da adenil siklaz enziminin

ve ikinci mesajcı siklik AMP nin yer aldığı bir sinyal dönüştürme yolunu tetikler.

İkinci mesajcı hücre zarındaki Na kanallarını açar ve onu depolarize ederek beyne

giden aksiyon potansiyellerini oluşturur.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

8 of 32

  • Tat duyusunun reseptör hücreleri ağız ve dilin

değişik bölgelerine dağılmış tat tomurcukları

olarak bilinen değişime uğramış epitel hücreleridir.

  • Tat reseptörlerinin farklı tipleri ,yapılarına göre

ayırt edilememelerine karşın ,her biri için belirli bir

reseptör ve iletim yolu olan dört temel tat duyusu

bulunur.

  • Tat ve koku reseptörlerinin beyne giden yolları

birbirinden bağımsız olmakla beraber , bu iki

duyu arasında etkileşim vardır.Her iki duyuda da

reseptörlerde uyarı oluşabilmesi için maddenin

mukus sıvısı içinde çözünmesi gerekir.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

9 of 32

  • Böceklerin tat reseptörleri ayaklarda ve

ağız parçaları üzerinde bulunan sensilia

adı verilen duyu kılları içerisinde yer alır.

  • Hayvan tat duyusunu besin seçmek için

kullanır.Tat alıcı bir kıl , her biri özellikle

belirli bir tip kimyasal uyarıcıya özgül

olan birkaç reseptör hücre içerir.

  • Bu farklı reseptörlerden gelen sinirsel

uyarıları bütünleştirerek , bir böceğin

beyni çok sayıda tatı ayırt edebilir.

  • Böcekler aynı zamanda , genelde

antenlerinde bulunan koku sensillalarını

kullanarak uçucu kimyasalları da

algılayabilirler.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

10 of 32

Elektromanyetik reseptörler

  • Bu reseptörler görünür ışık,elektrik ve mıknatıs gibi elektromanyetik enerji tiplerini

algılarlar.Çıngıraklı yılan ve benzerlerinde her iki gözle burun delikleri arasında

bir çıft kızıl ötesi reseptör bulunmaktadır.Bazı balıklar yaydıkları elektrik akımıyla

avlarının yerini , onların bu akımı kesmesi sonucu bulabilmektedirler.

  • Göç eden kuşların dünyanın manyetik alan çizgilerini izleyerek yön bulduklarına dair

kanıtlar vardır.Kuşların ve memelilerin kafataslarında , arıların karınlarında demir

içeren mineral olan magnetit bulunmuştur.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

11 of 32

FOTORESEPTÖRLER VE GÖRÜŞ

  • Hayvanlar aleminde , ışığın sadece yönünü ve yoğunluğunu algılayan basit hücre

kümelerinden görüntü oluşturabilen karmaşık organlara kadar değişen algılayıcılar

vardır.Fotoreseptörlerin hepsi ,ışığı absorblayan aynı pigment moleküllerini içermek

tedir.

  • Solucanlar,eklembacaklılar ve omurgalılar gibi çeşitli hayvan grupları embriyolarında

fotoreseptörlerin gelişimiyle ilgili aynı atasal genler bulunmaktadır.

  • Omurgasızlarda çeşitli fotoreseptörler evrimleşmiştir.

  • Planaryada bulunan çukur göz , görüntü oluşturmaksızın hayvana ışığın yönü ve

yoğunluğu hakkında bilgi verir.Işık çukura sadece ,perdeleyici pigmentin

bulunmadığı tek bir taraftaki açıklıktan girerek reseptörleri uyarmaktadır.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

12 of 32

  • Bir göz çukurunun açıklığı

sola ve hafifçe öne doğru

diğerininki ise sağa öne doğru

yönelmiştir.Böylece sadece ışığın

geldiği yöndeki göz çukuru algılama

yapmaktadır.

  • Beyin her iki gözden gelen uyarıların

yoğunluğunu karşılaştırır ve hayvan

her iki gözden gelen uyarılar

birbirine eşit ve en az oluncaya

dek hayvanın dönmesini sağlar.

  • Sonuçta hayvan ışık kaynağından

doğrudan uzaklaşır ve bir kayanın

ya da başka bir nesnenin altına

saklanır; bu , planaryaların düşmanlarından

saklanmasıyla ilgili bir davranışsal

uyumdur.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

13 of 32

Bileşik gözler

  • Bileşik göz , sayıları birkaç bin adet olabilen

ommatidiyum adı verilen ve her birinin kendisine

ait ışık odaklayıcı merceği bulunan ışık

algılayıcısından oluşur.

  • Her ommatidiyuma giren ışığın yoğunluğun

daki farklılıklar mozayik benzeri bir görüntü

oluşturur.Hayvanın beyni bu görüntüyü keskinleştirebilir.

Bileşik göz hareket algılamakta son derece etkin olup

sürekli avlanma tehlikesi içinde olan böceklere

önemli bir uyum sağlar.

  • İnsan gözü saniyede 50 ışık yanıp sönmesini

algılayabilirken böceklerde bu oran 330 dur.Bir

filme bakan böcek gözü, her kareyi ayrı fotoğraflar

gibi algılayabilir.

  • Arılar bizim göremediğimiz mor ötesi ışınları

algılayabilir.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

14 of 32

  • Örümceklerde ,ahtopot ve mürekkep

balığı gibi birçok yumuşakçada tek

mercekli gözler bulunur.Bu gözler

fotoğraf makinesi ilkesine göre çalışır.

  • Işığın girdiği göz bebeğinin çapı

değişerek ,mercekte kırılan ışık retina

üzerine düşürülür.

  • Fotoğraf makinesine benzer olarak

kaslar yardımıyla mercek ileri geri

hareket ettirilerek görüntünin retina

üzerinde oluşması sağlanır.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

15 of 32

OMURGALILARIN GÖZ YAPISI

  • Omurgalı göz küresi ,sklera adı verilen beyaz renkli bağ doku tabakasından ve koroyit

denilen(damar tabaka) denilen pigmentli ince bir iç tabakadan oluşur.Skleranın dış

yüzeyi konjunktiva denilen nemli epitel hücrelerinden oluşmuş müköz bir tabakadan

oluşur.

  • İris(diyafram) büyüklüğünü değiştirerek göz bebeğinin büyüyüp küçülmesini sağlaya

rak göze giren ışık miktarını ayarlar.En içerde bulunan retina fotoreseptör hücrelerini

içerir.Bu reseptörlerden çıkan bilgiler görme sinirinin göze bağlandığı optik diskten

(kör nokta) gözü terkederler.Bu bölge fotoreseptör içermez.

  • Yumuşakçalarda(Ahtapot) göz merceği ileri geri hareket ederek göz uyumu sağlanır

ken, insan ve diğer memelilerde mercek şeklini değiştirerk uyumu sağlar.

  • İnsan restinası , isimlerini biçimlerinden alan , yaklaşık 125 milyon tane çubuk

hücre , 6 milyon kadar da koni hücre olmak üzere iki tip fotoreseptör hücre içerir.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

16 of 32

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

17 of 32

  • Çubuklar ışığa daha duyarlıdır , fakat bu hücreler renkleri ayırt edemediklerinden

geceleri sadece siyah beyaz olarak görürüz.Konileri uyarmak için daha çok ışık

gereklidir.Koniler gün ışığında renkleri ayırt etmemizi sağlar.

  • İnsan gözünde çubuklar retinanın çevresel kısımlarında çok yoğundur , ancak

görme alanının merkezinde olan fovea da(sarı cisim) hiç bulunmazlar.Geceleri

sönük bir yldızı ona doğrudan bakarak göremezsiniz , yanlarda bulunan bir objeyi

odakladığınızda yıldızlar daha belirgin hale gelir , çünkü o zaman yıldızın görüntüsü

gözümüzde sarı cisimden uzak bir yere düşer.

  • İnsanda fovea da yaklaşık 150.000 adet koni hücresi bulunurken şahin gibi bazı

kuşlarda bu , bir milyondan daha fazla olabilir.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

18 of 32

  • Mercek kalınlaştıkça,ışığın

kırılması daha fazla olur.Silli

kaslar merceğin şeklini kontrol eder.

  • Yakın görüntüde , silli kaslar

kasılarak,gözün damar

tabakasının kenarını

merceğe doğru çekerler ve

askı bağlarının gevşemesini

sağlarlar.Mercek kalınlaşır ve

yuvarlaklaşır.

  • Uzak görüşte , silli kaslar

gevşeyerek damar tabakanın

genişlemesine ve askı

bağlarının gerilmesine yol

açarlar.Mercekde daha

yassılaşır.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

19 of 32

Sinaps ucu

Çubuk

hücre

Koni

hücre

Görme pigmentlerini

içeren zarımsı

diskler

Hücre

gövdesi

  • Çubuk hücreler olarak adlandırılan fotoresep

törler , ışığa çok duyarlı olup ,gece siyah-beyaz

görmede işlev yaparlar.

  • Koni hücreler gündüz renk görmeden sorumlu

durlar.Hem çubuklar hem de koniler , değişime

uğramış uğramış sinir hücreleridir.

  • Her çubuk ve koninin dış kenarında, zar

kıvrımlarının oluşturduğu disk kümeleri

içine gömülü görme pigmentleri yer alır.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

20 of 32

  • Görme pigmentleri , opsin adı verilen bir zar proteinine bağlı durumda olan ışık

absorblayan retina(A vitamininin bir türevi) adlı pigmentden oluşurlar.Çubuklar

kendi opsinlerini içerirler, bunlar retinal ile birleştiğinde görme pigmenti olan

rhodopsini oluşturur.

  • Rhodopsin ışık absorbladığında ona bağlı olan retinal şekil değiştirerek opsinden

ayrılır.Karanlıkda ise enzimler retinali eski şekline dönüştürerek , rhodopsin

oluşturmak için opsinle yeniden birleşmesini sağlar.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

21 of 32

  • Işık enerjisi ile izomerine dönüşen retinal , opsinden ayrılır.Serbest opsin G-proteini

transdusini aktive eder.Serbest opsin G-proteini transdusini aktive eder.Transdusin

fosfodiesteraz(PDE) enzimini aktive eder.PDE ,cAMP nin sodyum kanallarından

ayrılmasını sağlar.Na kanalları kapanır , zar hiperpolarize olarak çubuk hücrelerle

yaptığı sinapslardaki nörotransmitter madde salınmasını yavaşlatır.

  • Hiperpolarizasyon , nörotransmitter glutamatın çubuk hücreden salgılanmasını

yavaşlatır, bu glutamat reseptörün bipolar hücresinin tipine bağlı olarak , postsinaptik

bipolar hücrelerin ya uyarılmasını ya da engellenmesini sağlar.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

22 of 32

  • Renklerin görülmesi , retinadaki konilerin üç alt sınıfı olan ve kendilerine özgü

opsinlerin retinal ile birleşerek oluşturdukları , fotopsinler genel adı ile anılan

pigmentler aracılığı ile olur.

  • Bu fotoreseptörler fotopsinlerinin rn iyi absorbladıkları

renge göre kırmızı koni, yeşil koni ve mavi koni olarak bilinirler.

  • Bu pigmentlerin absorbladıkları ışık dalga boyları birbiriyle örtüşdüğünden, beynin

renk algılaması , iki ya da daha fazla tip koniden gelen uyarıların türevine göre

oluşur.

  • Örneğin kırmızı ve yeşil koniler birlikte uyarıldığında , bu iki grup koninin

hangisinin daha fazla uyarıldığına göre sarı ya da turuncu rengi görürüz.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

23 of 32

a)Depolarize çubuk hücre b) Hiperpolarize çubuk hücre

+

+

  • Karanlıkda rhodopsin aktif değildir ve

çubuk hücre zarı sodyuma çok geçirgen

olduğundan , depolarize durumdadır.

Bu durumda çubuk hücre glutamat

salgılayarak , glutamata zıt tepkiler

veren iki farklı bipolar hücrenin tetiklen

mesini sağlar.

  • Işıkta ise , rodopsin aktiftir ve çubuk

hücre zarı sodyuma daha az geçirgen

olarak zar potansiyeli değişir.Sonra

çubuk hücrenin sinaps uçları glutamat

salınmasını yavaşlatarak , bir tip

bipolar hücrelerin aktivitesini artırırken

diğer tipin aktivitesini azaltır.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

24 of 32

Görme

Sinir teli

Gangliyon

hücre

Amakrin

hücre

Bipolar

hücre

Yatay(horizontal)

hücre

Işık

reseptörleri

Pigmentli

epitel

  • Çubuk ve konilerin aksonları bipolar olarak

adlandırılan nöronlarla, onlarda gangliyon

hücrelerle sinaps yaparlar.

  • Retinadaki diğer nöronlar olan yatay(horizontal)

hücreler ve amakrin hücreler bilginin beyne

gitmeden önce bütünlenmesinde rol oynarlar.

  • Daha sonra gangliyon hücrelerinin

aksonları bütünlenmiş duyuyu görme sinir

aracılığıyla aksiyon potansiyeli olarak beyne iletmektedirler.

  • Fovea(sarı cisim)daki gangliyon hücrelerin çok dar algılama alanları vardır, bu

nedenle burdaki görme keskinliği çok yüksektir.Siyah oklar retinadaki görme sinirine

giden görüş bilgisinin (Aksiyon potansiyelleri) izlediği yolu göstermektedir.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

25 of 32

  • Her iki gözden gelen optik sinirler , optik

kiyazma denilen bir bölgede birleşir.Her iki

gözün sol tarafla ilgili görüntüsü , beynin

sağ yanına , sağ tarfla ilgili görüntüler ise

beynin sol yanına iletilir.

  • Her görme siniri , lateral genikulat

çekirdeklerdeki internöronlarla sinapslar

yapan yaklaşık bir milyon akson içerir.

(Talamus)

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

26 of 32

İŞİTME VE DENGE

  • İşitme vücut dengesini algılama ,çoğu hayvanda birbiriyle bağlantılıdır.Her ikisinde de

duyu oluşumunda , çökelen parçacıklar ya da sıvı hareketi , kıl hücrelerinin kıllarını

yatırır ve bu hücrelerde reseptör potansiyelinin meydana getirilmesi ve mekanore

septörler tarafından algıların oluşturulması sağlanır.

  • Dış kulak , kulak kepçesi ve işitme kanallarından meydana gelir, bunlar ses

dalgalarını toplayarak dış kulakla orta kulağı birbirinden ayıran kulak zarına(Timpanik

za) iletir.

  • Orta kulakta titreşimler üç küçük kemik aracılığıyla çekiç ,örs ve üzenginin altındaki

bir zar olan oval pencereden geçerek iç kulağa iletilir.Orta kulak aynı zamanda

östaki tüpüne açılır, bu kanal yutakla bağlantı kurar ve dış atmosfer basıncı ile

orta kulaktaki basıncın dengelenmesini sağlar.

  • İç kulak kafatasının temporal kemiği içinde yer alan labirent şeklindeki kanallar

sisteminden oluşur.İç kulağın işitme ile ilgili bölümü kohleadır.Bu kanal üstte vestibü

ler altta ise timpanik kanalla ayrılır ortada ise kohlea kanalı vardır.Üst ve alt kanal

içinde perilenf , kohlea ise endolenf sıvısı ile doludur.Kohlea kanalının tabanını

oluşturan bazilar zarda , kulağın esas reseptör hücreleri , corti organı bulunur.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

27 of 32

  • Ses dalgaları kulak

zarını titreştirir.Orta

kulakdaki üç kemik

mekanik hareketleri

oval pencereye

aktarır.Oval pencere

deki titreşimler , kohlea

içindeki sıvıda basınç

dalgaları oluşmasına

yol açar.

  • Vestibüler kanal

içerisinde ilerleyen

basınç dalgası,kohlea

nın uç kısmını dönerek

timpanik kanaldan

geçer ve yuvarlak

pencereye çarparak

yok olur.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

28 of 32

  • Kohlea kanalı ve bazilar zar

basınç galgaları nedeniyle

aşağı yukarı titreşerek kıl

hücrelerinin tektoriyal zara

belirli aralıklarla değip uzaklaş

malarına yol açar.

  • Kıl hücrelerindeki eğilmeler

kıl hücrelerinin zarlarındaki

iyon kanallarının açılmalarına

ve pozitif iyonların (K) içeri

girmesini sağlar.Sonuçta

oluşan depolarizasyon kıl

hücrelerinden nörotransmitter

salınmasını ve sinirlerde

impuls oluşmasını sağlar.Bu

sinirlerde uyarıları beyne taşır.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

29 of 32

Taban Uç

Hz Hz Hz Hz

20.000 1500 500 20

Tiz sesler Kalın sesler

Baziler zarın

farklı bölgelerindeki

baziler liflerin

göreceli uzunlukları

  • Bazilar zarın üzerinde lifler enlemesine dizilmişlerdir.Bir harpın tellerindeki gibi

farklı uzunluklardaki bu teller, zarın tabanına yakın bölgede kısa ucunda ise daha

uzundur.Bunların boyları ,bazilar zarın belirli bölgelerinin özgül frekanslarda titreş

mesini sağlar.

  • Ancak ses perdesinin algılanması ,gerçekte beynin nöral haritalanması üzerine

dayanmaktadır.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

30 of 32

  • İç kulaktaki üç yapı utrikulus,sakkulus ve yarım daire kanlları denge ve vücudun

konumuna duyarlı olan kıl hücreler içerir.Utrikulus ve sakkulusta otolit adı verilen

çok sayoda kalsiyum karbonatdan oluşmuş tanecikler bulunur.

  • Yarım daire kanalları üç farklı düzlemde yerleşmiştir.Her kanalın tabanında ampula

denilen içinde kıl hücrelerine sahip yapılar vardır.Baş dönüş hızını değiştirdiğinde

endolenf sıvı ile birlikte hareket etmez ,kupulaya baskı yaparak kıl hücrelerinin

eğilmesine neden olur.Böylece uyarılar oluşur ve beyne taşınır.

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

31 of 32

  • Birçok balık ve sucul amfibi vücutlarının

her iki tarafında yanal çizgi sistemi

bulunmaktadır.Bu sistem düşük frekanslı

dalgaları iç kulaktaki gibi bir mekanizmayla

algılayan mekanik reseptörler içerir.

  • Su ,yanal çigideki sayısız delikten içeri

girerk bir tüp boyunca reseptörlerden

geçer.Nöromast olarak adlandırılan resep

tör hücreleri ,jelatinimsi yapıdadır ve

içerlerinde kıl demeti içerir.Suyun basıncı

kapulayı eğer ve kıl hücreleri enerjiyi

reseptör potansiyeline daha sonra da

aksiyon potansiyeline dönüştürür.

  • Yanal çizgi sistemi su hareketlerinin , av

ya da avcının suda oluşturduğu titreşimlerinin

algılanmasını da sağlar.

Yanal çizgi

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI

32 of 32

Timpanik zar

  • Birçok omurgasızın , statosit adında bir anlamda

denge sağlamada görev gören ve mekanik

reseptörler içeren duyu organları bulunur.Bu yapı

içinde statolit (denge taşı) leri çevreleyen kıl hücre

tabakası vardır.Yer çekimi ,odacık içindeki statolitlerin tabana çökmesine yol açarak

buradaki kıl hücrelerinin uyarılmasına yol açar.Birçok böcek ses dalgaları ile titreşen

vücut kıllarına sahiptir.Birçok böceğin belirli yerlerinde içte havayla dolu odacığın

üzerine timpanik zar gerili basit kulakları vardır.Ses dalgaları zarı titreştirerek ,ona

bağlı reseptör hücreleri uyarır,oluşan uyarıda beyne iletilir.

Basit bir böcek kulağı

1 mm

Statosit

www.biyolojiokuryazari.com SERDAR SARICI