1 of 19

2 of 19

Metni noktalama işaretlerine dikkat ederek okuyunuz.

3 of 19

İlkbaharın gelişiyle birlikte yemyeşil bir halı serilir baştanbaşa yeryüzüne. Bu halının üzerinde irili ufaklı rengârenk çiçekler biter. Her bir çiçek birbirine selam verip göz kırpar. Kat kat açan çiçekler sanki coşkulu bir bayramı müjdeler. Çocukların elele tutuştuğu gibi çiçekler de yaprak yaprağa tutuşur. Çeşit çeşit çiçeğin bir araya geldiği bayramı olur da çocukların bayramı olmaz mı hiç?

4 of 19

23 Nisan… Yarının büyükleri olacak; biz bugünün çocuklarına armağan… Değeri, özgürlüğümüzde saklı… İşte o gün, bizler de çiçekler gibi rengârenk açarız. En sevdiğimiz giysilerimizi giyiniriz. Balonlar, halaylar, şarkılar, şiirler… Üstelik yalnızca benim ve arkadaşlarımın bayramı değildir. Yeryüzünün tüm çiçekleri gibi yeryüzünün tüm çocuklarının bayramıdır. Dünyanın hiç bilmediğim bir yerindeki çocukla, aynı coşkuyu paylaşmak ne güzel!

5 of 19

Aklıma, Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuk olduğu gelir. Bir ulusun geleceğini değiştiren çocuk… “Ben de başarabilir miyim?” diye sorarım kendime… Hiç görmediğim çocukların resimlerine, şiirlerine ve şarkılarına konuk olabilir miyim? O an şaşkınlığımı gizleyemem. Bir insan, kendisiyle tanış olamayan milyonlarca çocuğun kalbine nasıl girebilir?Her 23 Nisanda kalbimin üzerine Atatürk resmini takarım.

6 of 19

Bir gözüm daima oradadır; düşürmeyeyim diye… Oysa rüzgâr bile kalbimin üstüne taktığım Atamızın resmini incitmez. Üstelik yavaşça yüzünü okşar. Bize sunulan bu armağana kayıtsız kalamam. Çocukluğumla birlikte yaşadığım tüm baharların çiçeklerini toplarım. Öyle büyük bir çiçek demeti ki bu avucuma sığmaz; dolup taşar. İşte o zaman, tüm çocuklar birleşip koca bir çember oluruz. Artık çiçek demeti yalnızca benim elimde değildir. 

7 of 19

Ele ele tutuştuğum çocukların topladığı çiçeklerle birlikte dünyanın en büyük çiçek demetini oluştururuz. Birleşen ellerimiz, uzun bir kurdele gibi çiçek demetimizi kuşatır…Düşlerimle birlikte, mavi gökyüzüne bakıp selam veriyorum. Elimdeki kurdeleler güneşin ışıltısıyla daha bir parlıyor. Yalnız okulumun bahçesi değil kalbim de şenlikli bir bayram yeri… Gözlerim beni izleyen büyükbabam ve büyükanneme ilişiyor. Ellerinde balon, yakalarında Atatürk resmi var. Anlıyorum ki 23 Nisan coşkusu hiçbir zaman bitmiyor!

8 of 19

9 of 19

ÜRETİM ZAMANI - Panonun Hazırlanması İçin Yol Haritası

1. Pano Hazırlık Aşamaları

Planlama Yapın:

Panonun hangi bölümlere ayrılacağını belirleyin. Üst kısma başlık, yan taraflara önemli olaylar ve görseller yerleştirilebilir.

Ana Konuları Belirleyin

Millî Mücadele’nin önemli dönüm noktalarını panoda öne çıkarın. Örneğin, Samsun’a Çıkış, Sakarya Meydan Muharebesi, Büyük Taarruz ve Lozan Antlaşması gibi.

10 of 19

Kronolojik Sıra: 

Olayları tarih sırasına göre sıralayın. Bu, panoyu izleyenlerin olayları daha iyi anlamalarına yardımcı olur.

Görseller ve Bilgiler: 

Her olayın yanına ilgili bir görsel ekleyin. Örneğin, Atatürk’ün Samsun’a çıkışı veya Anıtkabir’deki mozolesinin görselleri.

Renkli ve Çekici Görünüm: 

Öğrencilerin ilgisini çekmek için farklı renklerde fon kartonları, başlıklar ve süslemeler kullanın.

11 of 19

2. Pano İçin Hazırlık

Tema Boyunca Öğrendiklerinizi Kullanın: 

Panoda yer alacak bilgileri temadaki bilgilerden yararlanarak yazın.

Yeni Kelimeler ve Kelime Grupları:

Millî Mücadele ile ilgili öğrendiğiniz kelimeleri açıklamalarda kullanın.

Öğretmeninizin Verdiği Süreye Uyun:

Pano çalışmasını öğretmeninizin belirlediği sürede bitirmeye özen gösterin.

12 of 19

Millî Mücadelenin önemli dönüm noktaları şunlardır:

19 Mayıs 1919 – Atatürk’ün Samsun’a Çıkışı: Kurtuluş Savaşı’nın başlangıcıdır ve Milli Mücadele’nin ilk adımıdır.

22 Haziran 1919 – Amasya Genelgesi: “Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” kararı alınarak, direnişin halk temelli olacağı vurgulanmıştır.

4-11 Eylül 1919 – Sivas Kongresi: Tüm milli cemiyetler “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” çatısı altında birleştirilmiştir.

13 of 19

23 Nisan 1920 Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Açılması: Yeni bir yönetim organı oluşturulmuş ve bağımsızlık mücadelesi resmen yürütülmeye başlanmıştır.

10 Ocak 1921 I. İnönü Zaferi: Düzenli Türk ordusunun Yunan kuvvetlerine karşı kazandığı ilk önemli zaferdir.

23 Ağustos – 13 Eylül 1921 Sakarya Meydan Muharebesi: “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır” taktiğiyle Türk ordusu savunmadan taarruza geçmiştir.

26 Ağustos – 30 Ağustos 1922 Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi: Yunan ordusu kesin bir yenilgiye uğratılarak Anadolu’dan çıkarılmıştır.

24 Temmuz 1923 Lozan Antlaşması: Türkiye’nin bağımsızlığı uluslararası alanda kabul edilmiş ve yeni devletin sınırları belirlenmiştir.

14 of 19

15 of 19

16 of 19

17 of 19

Hazırlık Yapın:

Millî Mücadele başlatılmamış olsaydı, milletimizin yaşayabileceği olumsuzlukları düşünün.

Örnekler Verin:

İşgal altında yaşamak zorunda kalınması, bağımsızlığın kaybı gibi örnekleri dile getirin.

Yabancı Kelimelerden Kaçının: 

Konuşmanızda basit ve anlaşılır cümleler kurmaya özen gösterin.

Beden Dili ve Ses Tonu:

 Konuşmanızı yaparken dikkat çekici bir ses tonu ve etkileyici beden dili kullanın.

18 of 19

Merhaba arkadaşlar,

Bugün sizlere Atatürk’ün çocukların eğitimine verdiği önemin toplumumuzun gelişmesine nasıl katkı sağladığını anlatmak istiyorum. Atatürk’e göre bir milletin en büyük gücü, iyi eğitim almış bireyleridir. Bu yüzden çocukların eğitim görmesini, okuma yazma öğrenmesini ve çağdaş bilgiyle yetişmesini istemiştir. Eğitimli bireyler sayesinde toplumumuz bilimde, sanatta, ekonomide ve sosyal hayatta büyük ilerlemeler kaydetmiştir. Millî Mücadele yıllarında milletimiz çok zor günler geçirdi. Cephede askerlerimiz büyük kahramanlıklar gösterirken, halkımız açlık, yokluk ve hastalıklarla mücadele etti. Kadınlar, çocuklar ve yaşlılar bile cepheye cephane taşıdı. Bu sıkıntılar milletimizin ne kadar fedakâr olduğunu ve bağımsızlık için her şeyi göze aldığını gösterir. İşte bu zorluklardan sonra Atatürk, milletin bir daha aynı acıları yaşamaması için eğitime büyük önem verdi.

Eğer çocuklarımız iyi bir eğitim alırsa hem vatanını seven bilinçli bireyler olur hem de ülkemizi ileriye taşırlar. Atatürk’ün söylediği gibi, “Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, ikbal ışığısınız.”

Teşekkür ederim.

19 of 19