1 of 57

EKRANA BAKMA BANA BAK!

2 of 57

HAYDİ, BAŞLAYALIM!

En son, kime ne zaman selam verdiniz ve göz teması kurarak gülümsediniz? Arkadaşlarınızla paylaşınız.

En son mahallede karşılaştığım okul arkadaşıma selam verdim ve göz teması kurarak gülümsedim.

3 of 57

Yandaki görseli inceleyiniz. Bu kişiler arasında sağlıklı bir iletişimin başlaması için ilk adım nedir? Söyleyiniz.

Bu kişiler arasında sağlıklı bir iletişimin başlaması için ilk adım, telefonlarını bırakıp birbirlerine bakarak selam vermeleri ve gülümsemeleridir.

4 of 57

5 of 57

Metni sessiz okuyunuz. Okuma sırasında karşılaştırma/zıtlık metin yapısını dikkate alarak önemli gördüğünüz yerlerin altını çiziniz. Okumanız bittiğinde metnin yapısını, altını çizdiğiniz yerlerden hareketle sayfa 23’teki gibi defterinize çözümleyiniz.

6 of 57

1.EKRANA BAKMA BANA BAK!

Dijital ekranlar artık her yerde. Arkadaşlarımızla oynadığımız oyunlar bile siyah çerçevelerin içine hapsolmuş durumda. Uzun süre ekrana maruz kalmanın pek çok olumsuz duruma yol açtığı bilinen bir gerçek olmasına rağmen oyunu bile bahçede değil de ekranda oynamak sence de biraz şaşırtıcı değil mi? Uzun süre ekrana bakmanın sonucunda gözde kaşıntı hissi, kızarıklık ve kuruluk, baş ağrısı, kas yorgunlukları, sırt, bel ve boyun ağrıları oluşabiliyor. Gözlerin bulanık görmesine, miyop gibi bazı rahatsızlıkların erken yaşlarda ve daha sık görünür hâle gelmesine neden olabiliyor. Bu rahatsızlıklar, konu bilgisayar ekranları olduğunda bilgisayar görme sendromu (…) hâline dönüşebiliyor.

7 of 57

Özellikle geceleri ekran kullanmanın bazı sakıncaları var. Vücudumuz güneş battığında melatonin hormonu üreterek, yorgun hissetmemize ve uykuya dalmamıza yardımcı olur. Ancak ekranlardan yayılan mavi ışık uyku sürecimizi bozabilir. Sen de uzun süre ekran başında oturmak yerine sana daha iyi gelecek bir şeyler yapmaya ne dersin? Ekrana bakma bana bak!

8 of 57

2.SELAM VER!

Selam vermek, iletişim kurmanın ve de kültürümüzün önemli bir parçasıdır. Selam vererek insanlara, onların varlığını fark ettiğimizi ifade etmiş, böylece iletişim kapısını açmış oluruz. Çoğunlukla tanıdığımız kişiler ile selamlaşmayı tercih etsek de bazı sosyal çevrelerin içinde tanımadığımız insanlarla da selamlaşıyoruz. Selam verme, aslında birlikte yaşamanın, sosyal olmanın da bir sonucu. Sıra arkadaşına günaydın demek, kapıdan çıkarken karşılaştığın komşuna merhaba demek karşılıklı olarak dostluk duygularının artmasına ve samimiyet oluşmasına imkân verir.

9 of 57

Tanıdığımız kişilere selam vermek; arkadaşlık ve dostluk duygularını canlandırırken tanımadıklarımıza selam vermek de onların varlığını

önemsediğimiz hissini oluşturarak güven ve

samimiyet duygusunun artmasını sağlar. Selam

ver!

10 of 57

3.GÜLÜMSE!

İnsanlar duygularını yüz ifadeleri ile yansıtırlar. Birinin yüzüne baktığımızda mutlu mu,

üzgün mü, gergin mi olduğunu anlayabiliriz. Yüz ifadelerimiz beden dilimizi oluşturan etkili iletişim araçlarından biridir. Hangi dili konuşursak konuşalım tüm insanların ortak ve çok güçlü bir iletişim aracı var, o da gülümseme. Gülümsemek, hem yüz ifademizi güzelleştiriyor hem de beden ve ruh sağlığımıza iyi geliyor. Yapılan pek çok araştırma da gösteriyor ki; ruh halimiz yüz ifadelerimizi belirlerken tam tersi yüz ifademiz de ruh halimizi belirleyebiliyor.

11 of 57

Gülümsediğimizde kaslarımız çalışır ve beyne bir sinyal gönderilir. Beynimiz endorfin, dopamin ve serotonin gibi nöropeptidler salgılar. (…) Endorfinler doğal ağrı kesici görevi görerek mutluluk hissi yaratırken, dopamin haz ve ödül duygularını artırır. Serotonin, genel mutluluğa katkıda bulunan “iyi hissetme” hissini sağlamaları ile bilinir. İlginç olan, bu hormonlar istemeden, gönülsüz bir şekilde gülersek dahi salgılanır.

12 of 57

Birine gülümsediğimizde, bu durum onun beynindeki ayna nöronlarını harekete geçirir. Gülüşümüz karşıdaki kişinin ayna nöronları tarafından taklit edilerek benzer neşe ve mutluluk duygularını tetikler. Gülümsemek başkalarının ruh hâllerini de pozitif

olarak etkiler ve olumlu geri dönüşler almamızda yardımcı olabilir. İnsanlar birbirlerine gülümsediğinde her iki kişinin de beyninde oksitosin salgılanır. Oksitosin başkalarına karşı güven ve empatiyi artırarak sosyal bağları geliştiren bir hormondur. Hem kendin için, hem de sevdiklerin için kocaman

gülümse. (...)

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK)

Medya ve Çocuk dergisinden alınmıştır.

(Kısaltılmıştır.)

13 of 57

Arkadaşlarımızla oynadığımız oyunlar bile siyah çerçevelerin içine hapsolmuş durumda.”

→ Gerçek oyunlar ile dijital oyunlar arasında zıtlık kurulmuş.

“Oyunu bile bahçede değil de ekranda oynamak sence de biraz şaşırtıcı değil mi?”

→ Ekranda oynamak ↔ bahçede oynamak karşılaştırması.

“Tanıdığımız kişilere selam vermek; arkadaşlık ve dostluk duygularını canlandırırken tanımadıklarımıza selam vermek de… güven ve samimiyet duygusunun artmasını sağlar.”

→ İki farklı durumun olumlu sonuçları karşılaştırılmış.

14 of 57

15 of 57

yaptığım karşılaştırmaları not

daha çok dikkatimi

karşılaştırmaları bulma

odaklanma

toplamaya yönelik etkinlikler

etme çalışmaları

16 of 57

İletişim

Gülümsemek

Selam

Mutluluk

Ekran

17 of 57

b. Bu anahtar kelimeleri metnin ana fikrinden hareketle önem sırasına göre sıralayınız.

Verdiğiniz numaraları kelimelerin yanına yay ayraç içinde yazınız.

18 of 57

selam vermek herkes için saygı ve nezaket göstergesidir. Yaş farkı olsa da “Merhaba” ya da “Günaydın” gibi ifadeler herkes için kullanılabilir.

19 of 57

20 of 57

21 of 57

a. Yandaki karekodu okutarak “Telefonla Konuşma Kuralları”

adlı içeriği izleyiniz.

22 of 57

b. İzlediğiniz içerikten belirlediğiniz üç cümleyi aşağıdaki tabloya

yazınız. Bu cümlelerin içeriğin hangi bölümünde yer aldığını,

önemli bir bilgi olup olmadığını yazarak gerekçenizi açıklayınız.

Dilerseniz içeriği tekrar izleyebilirsiniz.

Telefon uygarlığın bizlere kazandırdığı gerekli v e yararlı buluşlardan biridir.

Telefonla konuşma kurallarını bilmeyen hem kendisine hem de başkalarına zarar verir.

Arayıp bulamadığımız birisi için başkalarını sorumlu tutmayın.

giriş

gelişme

sonuç

evet

evet

evet

Telefonun hayatımızdaki faydaları

Anlaşmazlıklarla zaman kaybetme

Yanlış bir davranış olması

23 of 57

c. Tablonuza yazdığınız cümlelerden hangisi metnin anlaşılabilirliği açısından en fazla öneme sahiptir? Söyleyiniz.

”Telefonla konuşma kurallarını bilmeyen hem kendisine hem de başkalarına zaman kaybettirir.” sözü en fazla öneme sahiptir.

24 of 57

25 of 57

Ölçütüm Anlaşılırlık.

26 of 57

İçerikteki örnekler ve görseller anlaşılırlığı

nasıl etkilemiş?

Görseller ve örnek konuşmalar, doğru ve yanlış davranışları net bir şekilde göstererek anlaşılırlığı artırmıştır.

İçeriğin dili, anlatımı ne kadar açık ve anlaşılır?

Dil sade, konuşma tarzında ve herkesin anlayabileceği biçimdedir.

İçerikte karmaşık terimlere ve gereksiz ayrıntılara ne kadar yer verilmiş?

Karmaşık terimler yoktur, anlatım oldukça sade tutulmuştur. Gereksiz ayrıntılara da yer verilmemiştir.

27 of 57

Günümüzde telefon konuşmaları hâlâ hayatımızın bir parçasıdır, bu nedenle örnekler güncel yaşamla uyumludur.

Telefonda saygılı konuşma ve iletişim kuralları günümüzde de geçerli bir konudur.

Evet, oldukça tanıdık geliyor çünkü günlük hayatta benzer durumlarla sıkça karşılaşıyoruz.

28 of 57

c) Ulaştığınız sonuca göre aşağıdaki sorulardan hareketle bir konuşma yapınız.

İçerik, belirlediğiniz ölçütü yansıtmak için ne kadar uygun?

İçerik, anlaşılırlık ölçütüne oldukça uygundur çünkü örneklerle doğru ve yanlış davranışlar net bir şekilde gösterilmiştir.

İçerik, ölçütünüzün önemini ve doğruluğunu destekliyor mu?

Evet, destekliyor. Telefonda konuşma kurallarını açık biçimde anlatarak anlaşılırlığın iletişimde ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

Ölçütünüz içeriği daha iyi anlamanızı nasıl sağladı?

Anlaşılırlık ölçütü sayesinde metindeki kuralları kolayca fark ettim ve verilen mesajı net bir şekilde kavradım.

29 of 57

Sevgili arkadaşlar, bugün sizlere telefonla konuşma kurallarını anlatan içerikten bahsedeceğim. Ben bu içeriği anlaşılırlık ölçütüne göre değerlendirdim. İçerik bu ölçüte tamamen uygundu çünkü örnekler ve konuşmalar çok netti. İnsanların yaptığı yanlışlar, mizahi bir şekilde gösterilerek anlaşılır hâle getirilmişti. Kullanılan dil sadeydi, herkesin anlayabileceği şekildeydi. Ayrıca karmaşık terimlere hiç yer verilmemişti. Telefonda kendini tanıtmak, saygılı konuşmak ve kimseyi gereksiz yere meşgul etmemek gerektiği çok açık anlatılmıştı. Bu ölçüt sayesinde konunun önemini daha iyi anladım. Artık telefonla konuşurken daha dikkatli olacağım.

30 of 57

Nisan ayı geldi mi burada denize girilir.

Buraya taşınırım yalnız okulumu değiştirmem yalnız

Yüzüme bak ki seni anlayabileyim.

Benimle konuşacak ise telefonu bıraksın.

31 of 57

durumun

olay

şart

32 of 57

ç. Defterinize öğrendiğiniz söz varlığına uygun örnek cümleler yazınız.

Emek olmadan yemek olmaz.

Yağmur yağarsa toprak canlanır.

Elektrik gelmezse televizyon çalışmaz.

İzin almadıkça dışarı çıkamazsın.

33 of 57

34 of 57

a. “Gelecek Derse Hazırlanalım” bölümündeki dijital araçları kullanmadan geçirdiğiniz güne dair notlarınıza göz atınız.

Dijital araçları kullanmadan geçirdiğim gün çok sakin geçti. Telefonumu ve bilgisayarımı kullanmadım. Kitap okudum, ailemle vakit geçirdim ve dışarıda yürüyüş yaptım.

35 of 57

b) Daha önce öğrendiğiniz düşünceyi geliştirme yollarından en az ikisini kullanarak bu deneyiminizi anlatan bir konuşma yapınız.

Dün dijital araçları kullanmadan bir gün geçirdim. Başta zor olacağını düşündüm ama aslında çok keyifliydi. Örnek verme yoluyla anlatayım; telefon yerine kardeşimle sohbet ettim, bilgisayar yerine kitap okudum. Karşılaştırma yapacak olursam, dijital araçsız bir gün daha huzurluydu. Zamanın nasıl geçtiğini anlamadım.

36 of 57

c) Kullandığınız düşünceyi geliştirme yollarının birbiriyle ve konuşmanızın bütünüyle uyumlu olmasına dikkat ediniz.

Anlattığım örnekler ve karşılaştırmalar birbirini tamamladı. Konuşmamın bütünü de dijital araçsız bir günün insanı nasıl rahatlattığını gösterdi.

37 of 57

Haklı olan kardeş hiçbiri değildir çünkü topaç ortak bir oyuncaktır ve birlikte oynamaları gerekir. Paylaşmak en doğru davranıştır.

38 of 57

b. Sınıfta dolaşmaya başlayınız, bu sırada görüşünü merak ettiğiniz arkadaşlarınızı seçip

birbirinize kâğıtlarınızı gösteriniz ve niçin böyle düşündüğünüzü açıklayınız. Varsa sorularınızı

sorunuz, sorularınız cevaplandıktan sonra sınıfta yeniden dolaşmaya devam ediniz.

Kâğıdımda “birlikte oynamalılar” yazdım. Arkadaşlarıma gösterdiğimde bazıları küçük kardeşin haklı olduğunu düşündü. Ben ise paylaşmanın her iki kardeş için de daha adil olduğunu söyledim.

39 of 57

c) Arkadaşınızın görüşlerinden doğru olduğunu düşündüklerinizi kabul ediniz. Tutarsız ve geçersiz olduğunu düşündüğünüz görüşlerin ise yanlışlığını ortaya koyunuz. Etkinliği öğretmeninizin uygun gördüğü süre boyunca devam ettiriniz.

Bazı arkadaşlarımın “küçük olduğu için o oynamalı” görüşü bana mantıklı gelmedi. Çünkü paylaşmak hem saygı hem adalet göstergesidir. Doğru olan, sırayla oynamaktır; bu şekilde kimse üzülmez.

40 of 57

a. Günlük yaşamınızda şahit olduğunuz hitap şekillerini (iki öğretmen, esnaf ve müşteri,

akrabalar, arkadaşlar arasında vs.) belirleyip defterinize yazınız.

İki öğretmen arasında :

Ayşe Hocam, Mehmet Bey, Deniz Hanım” gibi hitaplar kullanılır.

Esnaf ve müşteri arasında:

Buyurun Efendim, Hoş geldin kardeşim” gibi hitaplar kullanılır.

Akrabalar arasında:

Teyzeciğim, halam, amcacığım, anneciğim, babacığım ağabeyim” gibi hitaplar kullanılır.

Arkadaşlar arasında:

Dostum, sevgili arkadaşım, kanka” gibi hitaplar kullanılır.

41 of 57

42 of 57

Özel Alan:

Kişisel Alan:

”Dostum, sevgili arkadaşım, kanka”

”Teyzeciğim, halam, amcacığım, anneciğim, babacığım ağabeyim”

Ortak Alan:

”Buyurun Efendim, Hoş geldin kardeşim”

Sosyal Alan

”Ayşe Hocam, Mehmet Bey, Deniz Hanım”

43 of 57

c. Sınıflandırmanızdan hareketle bir konuşma yapınız. Konuşmanızı grafik, tablo, şekil,

görsel vb. ile de destekleyebilirsiniz.

Bugün sizlere insanların birbirleriyle olan ilişkilerinde kullandıkları hitap alanlarından bahsedeceğim. Herkesin iletişiminde dört farklı alan vardır: özel, kişisel, sosyal ve ortak alan. Özel alanda ailemiz vardır, onlara “anneciğim, babacığım” gibi sevgi dolu ifadelerle hitap ederiz. Kişisel alanda yakın arkadaşlarımız bulunur, onlara “selam, nasılsın?” diyerek samimi davranırız. Sosyal alanda öğretmenlerimiz ve komşularımız yer alır, “öğretmenim, Ayşe Hanım” gibi saygılı ifadeler kullanırız. Ortak alanda ise tanımadığımız insanlara “buyurun efendim, kolay gelsin” deriz. Hitap biçimlerimiz, saygı ve sevgi göstergesidir.

44 of 57

45 of 57

b. Aşağıda giriş cümlesi verilen öyküyü grup arkadaşlarınızla bir A4 kâğıdına yazarak tamamlayınız.

Duru’nun hayatı parmaklarının ucundaki parlak ekrandan ibaretti, ta ki o güne dek…

Bir sabah telefonunun bozulduğunu fark etti. İlk başta çok sinirlendi ama sonra dışarı çıkmaya karar verdi. Sokakta kuş seslerini, çocukların gülüşlerini duydu. Uzun zamandır böyle huzurlu hissetmemişti. O gün parkta yeni arkadaşlar edindi, birlikte oyun oynadılar. Eve döndüğünde ekranı değil, yaşadıklarını düşündü. O günden sonra telefonu sadece gerektiğinde kullandı. Duru artık hayatın ekranlarda değil, insanlarla paylaşılan anlarda gizli olduğunu biliyordu.

46 of 57

Metinde, teknolojiyi özellikle gece kullanan gençlerin uyku düzenlerinin bozulduğu ve sabahları yorgun kalktıkları anlatılmaktadır.

47 of 57

48 of 57

c. “Ekrana Bakma Bana Bak!” adlı metinden ve ön bilgilerinizden hareketle haber metninde sözü edilen araştırma sonuçlarına yönelik tahmin yürütünüz. Defterinize bu tahminlerinizi haber metninin sonuç bölümü şeklinde sunacağınız bir yazı yazınız.

Araştırma sonuçlarına göre, teknolojiyi gece geç saatlere kadar kullanan gençlerin uyku kalitesi düşmektedir. Sosyal medyada vakit geçirmek, oyun oynamak veya internette gezinmek uyku süresini kısaltmakta, sabahları yorgun ve dikkatsiz uyanmalarına neden olmaktadır. Uzmanlar, gençlerin sağlıklı bir uyku düzenine sahip olabilmeleri için yatmadan en az bir saat önce ekranlardan uzaklaşmaları gerektiğini vurgulamaktadır.

49 of 57

Görsellerde farklı duyguları temsil eden yüz ifadeleri yer almaktadır.

50 of 57

b. Görseldeki yüz ifadelerini ayırmak için bir özellik (temsil ettiği duygular, önemlilik, kullanım yaygınlığı vb.) seçiniz.

Temsil ettiği duyguları seçiyorum. Olumlu ve olumsuz duygular.

51 of 57

c. Ayırdığınız yüz ifadelerini ayırt edici özelliklerinden hareketle tasnif ederek defterinize bu tasnifinizi yansıtan bir yazı yazınız.

Mutlu duygular:

2, 3, 5, 9, 10, 16 numaralı yüzlerdir.

Üzgün veya yorgun duygular:

1, 6, 7, 11, 12, 13 numaralı yüzlerdir.

Olumsuz veya düşünceli duygular:

4, 8, 14, 15 numaralı yüzlerdir.

Bu sınıflandırma, insanların farklı durumlarda yüz ifadeleriyle nasıl duygularını gösterdiklerini anlamamıza yardımcı olur.

52 of 57

x

x

x

53 of 57

b. Okuduğunuz metnin düşünce akışına göre “ ” koyduğunuz cümleleri ikinci dairelere numara vererek sıralayınız. Sıraladığınız cümlelerden hareketle metni kendi ifadelerinizle defterinize özetleyiniz.

1. Uzun süre ekrana maruz kalmanın birçok zararı vardır.

2. Tanıdıklarımıza selam vermek, dostluk duygusunu pekiştirir.

3. Tanımadıklarımıza selam vermek de onların varlığını önemsediğimizi gösterir.

4. Yüz ifadelerimiz, beden dilimizi oluşturan etkili iletişim araçlarındandır.

5. Gülümsemek, beden ve ruh sağlığımıza iyi gelir.

6. Güldüğümüzde vücudumuz hormon salgılar.

Ekrana çok maruz kalmak zararlıdır. Gün içinde tanıdığımız insanlara selam vererek dostluğumuzu pekiştirmeliyiz. Tanımadıklarımıza selam vererek de onların önemli olduğunu hissettirebiliriz. Gülümsemek bedenimize ve ruhumuza iyi gelir. Güldüğümüzde vücudumuz hormon salgılar.

54 of 57

c. Yazınızda yazım kurallarını uygulamaya ve noktalama işaretlerini uygun bir şekilde kullanmaya özen gösteriniz.

Yazım kurallarına dikkat ettim, cümlelerimi büyük harfle başlattım ve her cümlenin sonuna uygun noktalama işaretini koydum. Virgül, nokta ve soru işaretlerini anlamı güçlendirecek şekilde kullandım. Yazım hatası yapmamaya özen gösterdim.

55 of 57

56 of 57

57 of 57