Sevgiyi sürdürmeye, sevgi, dostluk
bağlılığına vefa denir.
‘…Çünki (onlar) söz verdikleri zaman sözlerini yerine getirenler ve sıkıntı (fakirlik), hastalık ve savaşın şiddetli ânında sabredenlerdir…’ (Bakara suresi 177. ayet)
‘…Verilen sözü de yerine getirin! Çünki verilen sözde bir mes’ûliyet vardır.
(İsrâ suresi 34.ayet)
Peygamberimiz, Medinelilerin İslamiyet için yaptıkları fedakârlıklardan dolayı ahde vefa olarak Medine'de kalmıştır.�
Vefa, fertlerin bütünleşmesini,�toplulukların “millet” olmasını sağlar.
İnsanın, kendisinin yetişmesinde emeği geçenlere minnettar olması , insanlığının gereğidir.
Geleceğini biliyordum…
-Delirdin mi sen? Gitmeye değer mi? Baksana delik � deşik olmuş. Büyük bir ihtimalle şehit olmuştur. Artık � onun için yapabileceğin bir şey yok. Boşuna kendi � hayatını tehlikeye atma. Fakat asker onu dinlemedi ve � kendisini siperden dışarıya attı.
-Sana değmez demiştim. Hayatını boşu boşuna tehlikeye attın.
-Değdi, dedi, gözleri dolarak, değdi…
-Nasıl değdi? Bu adam şehit olmuş, görmüyor musun?
-Yine de değdi. Çünkü yanına ulaştığımda henüz sağdı. Onun son sözlerini duymak, dünyalara bedeldi benim içim. Ve hıçkırarak arkadaşının son sözlerini tekrarladı:
-Geleceğini biliyordum... Geleceğini biliyordum...