1 of 109

GÖZ

Göz genel olarak Bulbus oculi (göz ve n. opticus) ve Organa oculi accesoria (palpebra, tunica conjunctiva, orbita, mm. bulbi, apparatus lacrimalis)'dan oluşmuştur.

2 of 109

3 of 109

Bulbus oculi

Orbita adlı çukurluğun rostraline yerleşmiş olarak bulunur. Ruminant ve Eq.'dede başın yan tarafına, carnivorlarda ise rostrolateraline yerleşmiş olarak bulunur. Bulbus oculi ile orbitanın geri kalan kısmı arasındaki boşluğu corpus adiposum intraorbitale denen bir yağ yastığı doldurmuştur. Bulbus oculi, carnivor dışındaki evcil memeli hayvanlarda antero-posterior yönde basık, carnivorlarda ise tamamen yuvarlaktır. Bulbus oculinin ağırlığı vücut ağırlığına oranlanırsa en büyük kedide, sonra azalarak köpek, at, sığır ve domuzdadır. Canlı öldükten sonra bulbus oculinin gerginliği azalır ve gevşer.

4 of 109

5 of 109

Bulbus oculinin çapları

Cornea tarafındaki kubbeli tarafına polus anterior, arkaya polus posterior, dıştan bu iki kutbu birleştiren eksene axis bulbi externus, içten birleştirene axis bulbi internus denir. İki kutup arasındaki orta uzunluktan geçirilen eksene ekvator, ona dik olarak geçen eksene meridyen denir. Corneanın orta noktasından fovea centralise çekilen çizgi optik eksendir. N. opticusla cerebruma bağlanmıştır.

6 of 109

7 of 109

8 of 109

9 of 109

T.FİBROSA

( Dış Tabaka)

Sclera, Limbus,

Cornea

T.VASCULOSA

(Orta Tabaka)

Choroid,

corpus ciliare,

iris

T.NERVOSA

Retina

1

2

3

10 of 109

T. fibrosa bulbi

Bu katman bulbus oculinin en dışta bulunan fibröz sert bir zarı olup, dayanıklı ve gergin bir yapıya sahiptir. Genişleme yeteneği çok az olduğu için bulbus oculinin şeklini korur. Ancak göz içi tansiyonu gibi durumlarda genişleyemeyeceği için göz içi yapılarının bozulmasına sebep olur. T. fibrosa bulbi, bulbus oculinin ekvatoruna paralel bir oluk olan sulcus sclera vasıtasıyla caudalde yeralmış ve saydam olmayan sclera ile rostralde yeralan ve saydam olan corneaya ayrılmıştır. Cornea ve sclera aynı dokudan yapılmışlardır ama görünüş ve görevleri birbirinden farklıdır. Sulcus sclerada sclera, rima cornealis sclerayı oluşturur ve corneanın kenarı olan limbus cornea buraya girer.

11 of 109

12 of 109

Sclera

  • Fibröz bağ dokudan oluşmuştur. Bulbus oculinin gerisinde yer alır. Saydam değildir. Bulbus oculinin 4/5'ini saran sclera gençlerde mavimtrak, hayvanlarda beyaz, yaşlılarda sarımsıdır. Sclera cornea ile birleşme yeri olan sulcus sclera yakınında kalınlaşarak anulus sclera adı verilen sclera halkasını oluşturur. Bu halka carnivorlarda çok gelişmiştir. Adı geçen bölgenin yakınında camera anterior bulbideki sıvının boşaltılmasını sağlayan circular bir plexus venosus yer almıştır. Kan damarından fakir olan scleranın en kalın olduğu yer arka kısmıdır. Ancak n. opticusun bulbus oculiye girdiği bölge olan area cribrosa sclerada kalınlık azalmıştır.
  • Ekvator bölgesinde sclera en ince haldedir. Burada altında bulunan tunica vasculosa bulbiye ait lamina suprachoroideanın renginin yansıması sonucu sclera mavi-gri renkte görülür.
  • Ruminantlarda sclera üzerinde pigment olmasından dolayı bu zar her tarafta mavi-gri renktedir.

13 of 109

Scleranın ön yüzünde bulunan dış yüzü tunica conjunctivaya, iç yüzü ise pigmentten zengin lamina suprachoridea vasıtasıyla chorideaya yapışmıştır. Ayrıca lamina episcleralis olarak bilinen gevşek damar ve sinirden zengin bir bağ doku yaprağıda sclerayı tenon kapsülüne (bulbus oculi ile orbital yağ arasındaki bağdokusal zar) bağlamıştır. Sclera bulbus oculinin ventro-lateralinde n. opticus tarafından delinmiştir. Area cribrosa sclera adı verilir bu bölgeye. Buradan kan damarlarıda bulbus oculiye girer. N. opticus dura mater tarafından sarılmıştır. Scleranın corneaya yakın olan kısmına bulbus oculinin extraocular kasları yapışır. Scleranın iç yüzü ile onun altında bulunan choroideanın dış yüzü arasındaki lenf boşluğuna spatium perichoroideale denir.

  • Scleraya kan a. ciliaristen gelir, v. ciliarise dökülür. İnnervasyonu n. ciliarisle olur.

14 of 109

Cornea

Scleranın önde bir devamıdır, renksiz, periferi hariç damarsız, esnek ve saydam yapıdadır. Çok iyi gelişmiş bir sinir ağıyla donatılmıştır. Corneanın dış yüzü tunica conjunctiva ile örtülmüştür. İç yüzden bakıldığında cornea equide, ruminant ve susta transversal oval biçimde gözlenir. Carnivorda cornea daha kubbelidir ve içten bakıldığında yuvarlağa yakındır. Corneanın ön yüzü facies anterior-posterior kenarı limbus corneadır. Fac. anterior dış bükey olduğu için gelen ışınları kırar. Bu yüzün en kabarık orta yerine vertex cornea denir. Corneanın beslenmesi katmanları arasında yer almış olan doku sıvısı ile olur. Corneanın saydamlığı ölümden sonra kaybolur.

15 of 109

16 of 109

Tabakaları

1. Epitelium anterius cornea: Sinir uçları vardır ve hassasiyet vermektedir. Dış etkilere karşı korur, rejenerasyon yeteneği fazladır. Dış yüzü precorneal film tabakası sayesinde sürekli nemli kalır. Böylece bu tabakadaki hücreler korunmuş olur. Precorneal film tabakası seröz, müköz ve yağlı bileşiklerden oluşmuştur. Bu tabaka aynı zamanda sbt. propria tabakası arasında bir bariyer oluşturarak sbt. propria tabakasına su diffüzyonunu kısıtlar.

2. Lamina limitans anterior: Sbt. propria corneaya yapışıktır.

3. Sbt. propria cornea: Bu tabaka corneanın lamellalı kısmıdır ve bir takım fibrillerden oluşmuştur. Bu fibriller birbirleriyle sıkısıkıya birleşir. Lamellalar arasında yassı cornea hücreleri ve corneayı besleyen doku sıvısı bulunur. Bu doku sıvısı corneascleral kesişim bölgesindeki kapiller damar ağıyla, precorneal göz yaşı filmiyle ve humor aquosusla beslenir. Yaşlılarda bu bölgede yağ toplandığından corneanın saydamlığı azalır.

17 of 109

4. Lamina limitans posterior (descement zarı): Bu zar ince ve cam gibi şeffaftır. Sbt. propria cornea ya yapışıktır. Periferde iplikleri üçe ayrılır ve anterior olanlar scleraya, ortadakiler m. ciliarise, posterior olanlar irise gider. Ayrıca corneanın saydamlığının devam etmesi için su difüzyonunu denetler.

5. Epitelium posterius cornea: Corneadan irisin anterior yüzüne atlar. Humor aquosusla komşudur.

18 of 109

T. vasculosa bulbi

Bulbus oculinin orta tabakasıdır. T. fibrosa bulbinin altında ve retinanın üstünde yer alır. En önemli özelliği pigment damara ve iris dışında sinirden zengindir. Üzerini örten sklera kaldırıldığı zaman n. opticusa bağlı bir siyah üzüm tanesine benzediğinden dolayı bu tabakaya "Uvea" adıda verilir. T. vasculosa bulbi iç göz kasları olarak isimlendirilen ince kas tellerinide kapsar. Bu tabaka sulcus scleradan itibaren corneanın gerisinde göz eksenine dik durumda bir perde gibi bükülerek lensin ön yüzünü örter. Bu perdeye iris adı verilir. Cornea ile iris arasına camera anterior bulbi, iris ve lens arasına camera posterior bulbi denir. A. ophtalmica dan gelen kanla beslenir. Choroidea, corpus ciliare ve iristen oluşur.

19 of 109

Choroidea

Bulbus oculinin arka yarımını kapsar. Esnek iplikler, pigmentli bağ dokusu ve kan damarlarından oluşmuştur. Sahip olduğu damarlarla aynı zamanda retinayıda besler. Kapsadığı fazla sayıda pigmentten dolayı koyu kahve olarak görülür. Choroidea posteriorda n. opticus tarafından delinmiş olup, anteriorda corpus ciliare ile devam eder.

20 of 109

N. opticusun bulbus oculiye girdiği yer olan discus n. opticinin dorsalinde choroidea üzerinde ora ciliaris retina yakınına kadar bazen yarım küre bazende üçgen şeklinde metal pırıltılı bir bölge bulunur. Bu bölgenin rengi equidede mavi-yeşil, rum.da mavi yada sarı-yeşil, carnivorda portakal yada altın sarısı ile mavi-yeşil arasında değişir. Tapetum lucidum denilen bu bölge domuz ve insanda gelişmemiştir. Üzeri retina ile örtülü olan tapetum retina ince ve pigmentsiz olduğu için kaldırılmadanda gözlenir. Tapetum eq. ve rum.da fibröz, tapetum fibrosum, car.da cellular tapetum cellulosum bir yapıdadır.

21 of 109

Tapetal hücreler kristal çubuklar ihtiva ederler. Bunlar gelen ışığı yüksek oranda yansıtarak retinanın ışığa duyarlı hücrelerinin uyarılmasını artırırlar. Kedide sarı, köpekte yeşil, at ve sığırda mavi-yeşil bir renktedir.

22 of 109

23 of 109

Choroidea 4 katmandan oluşur

  1. Lamina basalis: İçte, retinaya bağlayan çok ince ve geçirgen bir zardır.
  2. L. choroidocapillaris: Zengin kapillar damar ağı vardır. En kalın bölgesini tapetum oluşturur.
  3. L. vasculosa: Choroideanın esas dokusunun dış kısmını oluşturur. Bu tabaka çok sayıda arter ve venadan oluşan ince damar kapsar.
  4. Lamina suprachoroidea: Scleraya gevşek olarak bağlayan zardır.

24 of 109

Corpus ciliare

T. vasculosa bulbinin choroidea ile iris arasında bulunan kısmıdır. Dış yüzü ile sulcus scleranın içine yaslanmıştır. Zengin bir kapillar damar ağı ve pigmentli bağ dokusunu kapsar. C. ciliare ile choroidea arasında içten bakılınca halka biçiminde ve testere dişli bir görünüme sahip olan c. ciliarenin sınırını veren ora ciliaris retina bulunur.

25 of 109

C. ciliaris üç kısımdan oluşmuştur

1. Orbicularis ciliaris: Choroideanın bir devamı olarak c. ciliarenin gerisindeki düz bölgedir. Damar yoktur.

2. Corona ciliaris: C. ciliarenin iç yüzünde ışın biçiminde dizilmiş uzantıları kapsayan ve lense en yakın olan bölgedir. Serbest kenarı plicae ciliares adı verilen dürümleri kapsar. Bu dürümlerden bir kaç tanesinin bir araya gelerek oluşturdukları kıvrımlara proc. ciliares adı verilir. Bu sırayada orbicularis ciliaris adı verilir. Proc. ciliarislerin arasından çıkan çok sayıda fibrae zonulares adı verilen dayanıklı iplikler lensin ekvatoruna giderek kapsülün periferine yapışır. Böylece c. ciliarenin hareketi ile lens şekil değiştirir.

3. M. ciliaris: Corpus ciliarisin dış yüzü üzerinde proc. ciliaris ile sclera arasında yer almış bir kas. Dıştaki iplikleri fibrae meridionalestir, kasılınca choroidea gerilir, ve corpus ciliare ileri doğru çekilir (Brücke kası). Orbicularis ciliaristen irise kadar uzanır. Atlarda zayıf, carnivorlarda iyi gelişmiştir. Sempatik ve parasempatik uyarımlar alır. Parasempatik uyarımlarda yakındaki nesnelere, sempatikte uzaktaki nesnelere odaklanır.

26 of 109

  • Diğer grup iplikler sulcus scleradan bulbus oculinin içine doğru dağılmıştır. En içteki iplikler fibrae circulares'tir. Bunlar sulcus scleraya yada ekvatora paralel olarak daire şeklinde seyreder.
  • M. ciliaris fibrae zonularesler ile çalışır. Göz uzaktaki bir nesneye ayar edildiğinde lens yassılaşır ve capsula lentisin periferine yapışmış olan fibra zonulares lensi çeker. Cisim yakın olduğunda m. ciliarisin kontraksiyonu ile proc. ciliaris ve orbicularis ciliaris öne doğru çekilir, böylece lensin zona ciliarisi gevşeyerek her iki yöndeki dış bükey durumu artar. Lensin esnekliği akomodasyon için önemli bir faktördür. Yaşlı bireylerde bu esneklik azalır ve kasın kasılmasında lensin convexitesi artmayabilir ve görüntü netlenemez.

27 of 109

İris

T. vasculosa bulbinin önündeki son parçasıdır. C. siliareden başlayıp, lensin önünde ve corneanın gerisinde uzanmış perde görünümü veren kassel bir oluşumdur. Aynı zamanda camera ant. ve post. bulbi arasında bir sınırda oluşturur. Ortasında pupilla adı verilen bir delik bulunur. Eq., rum ve susta daraldığı zaman enine oval, caniste yuvarlak, feliste vertical oval bir yarık şeklindedir. Rengi b. rumda eq.deye oranla daha koyu, susta koyu yada açık kahve, caniste kahverengi bazen mavi, feliste sarı yada sarı yeşil (özel pigment hücrelerinden dolayı), kuşlarda turuncu (yağ birikimi sonucu). İriste pigment yoksa mavi rengi alır. İrisin corpus ciliareye bağlanan bir çevresel kenarı margo ciliarisi birde pupillayı sınırlandıran serbest kenarı margo pupillarisi vardır. Önde corneaya bakan f. anterior, arkada lense bakan f. posterior adlı yüzleri vardır. F. anteriorda margo pupillarise paralel olarak yer almış hayvan türlerine göre oval yada yuvarlak esmer renkli halkalar görülür. Buna plicae iridis denir. Bu oluşumlar pupilla yakınında kaybolur. Kalıcı olan plica iridis ise irisin kontraksiyonu ile oluşur.

28 of 109

  • İrisin f. anterioru birisi düz ve dar olan pupillar bölgeyi yapan anulus iridis minor ile diğeri çevresel ve geniş olan ciliar bölgeyi oluşturan anulus iridis majordan meydana gelmiştir. F. posterior ise irisin lense bakan yüzüdür. İç bükeydir. Dış kısmı koyu renkli pigment kapsayan str. pigmenti iridis, iç kısmı ise retinanın bir parçası olan pars iridica retinadan oluşmuştur. F. posteriorun orta bölgesi lensin f. anterior lentisi ile temasta olduğu halde periferi cam. post. bulbi ile lensten ayrılmıştır.
  • İrisin margo pupillarisi üzerinde granula iridica olarak isimlendirilen medial göz açısına daha yakın epitel yapısında koyu esmer renkli pigment hücrelerinin biraraya toplanmasından oluşan kabartılar görülür. Eq. ve rum da belirgindir. Sus ve carnivorlarda yoktur. Aqöz humor salgılar.
  • M. sphincter pupilla (miyazis) n. oculamotoriusca (ggl. ciliare), m. dilatator pupillada (midriasis) n. sympathicustan (ggl. cervicale craniale) innerve edilir.

29 of 109

30 of 109

  • İris kapsadığı melanin içeren pigmentli hücreleriyle retinayı yoğun ışıktan korur. Bu pigmentlerin boyu ve yoğunluğu aynı zamanda gözün renginin oluşmasınıda sağlar.
  • Albinolarda gözde pigment olmadığı için kan damarlarından dolayı kırmızı renkte görülür.

31 of 109

T. İnterna Bulbi

Bulbus oculinin en iç kısmını örten ince bir zardır. Prosencephalonun iki yanındaki ilk görme kabarcığının tersine çevrilmesinden oluşur. Bu kabartı sonradan n. opticusu oluşturacak olan bir kordon vasıtasıyla cerebrumla ilişkide kalır. Retina n. opticusun bulbus oculiye girdiği yerden başlayarak irisin margo pupillarisine kadar devam eder ve üç kısımda incelenir.

32 of 109

Pars optica retina

Bulbus oculinin arka, iç yüzünü kaplayan geniş bir bölgedir. Discus n. opticiden başlar, ora ciliaris retinaya kadar uzanır. Işık duyusuna hassastır. Corpus vitreum içindeki sıvının basıncı azaldığı zaman retina choroideadan kolayca ayrılabilir. O zaman görme yeteneği kaybolur. Pars optica retinada iki önemli oluşum vardır. Bunlar, n. opticusun bulbus oculiye girdiği yer olan papilla n. optici ve çevresinde oluşturduğu halka discus n. optici, diğeride görüntünün şekillendiği yer insanda macula lutea, hayvanda area centralis rotundadır.

33 of 109

34 of 109

Discus n. optici

N. opticusun bulbus oculiye girdiği yerde polus posteriorun ventro-lateralinde ve retina üzerinde yer almış belirgin beyaz, oval yada yuvarlak biçimde bir bölgedir. Bu oluşumun ortasında özellikle insanda bir çukurluk vardır ki buna excavatio disci denir. Buradan retinayı besleyen ince damarlar da girer. Bu oluşuma canis ve caprada azda olsa rastlanır. Discus n. opticinin ortasında rum. ve eq.dede corpus vitreuma doğru uzayan çıkıntı biçiminde bir oluşum vardır. buna proc. hyaloideus denir. A. hyaloideanın bir kalıntısı olan bu oluşumun uzunluğu 2mm kadardır.

35 of 109

Discus n.optici caniste küt bir üçgen, capra ve feliste yuvarlak bir şekildedir. Diğer türlerde ise enine ovaldir. Bu bölgedeki hücreler ışığa hassas olmadığı için kör nokta olarak nitelendirilir. İnsanda macula lutea, hayvan gözünde ise area centralis rotunda en iyi ışık ve görüntü alan bölgedir. Bulbus oculinin polus posteriorunda discus n. opticinin biraz lateralinde yer almış olan bir bölgedir. Ortasında fovea centralis denen çukurluk vardır. Evcil hayvanlarda bu bölgeye area centralis rotunda denir. Fovea centralis bulunmaz. Bundan başka eq., b. rum ve susta area centralis rotunda yapısında olan ve discus n. opticinin proximalinde nasal yönde ilerleyen bipolar ganglion hücrelerinin çokca bulunduğu açık renkli çizgi biçiminde uzun bir oluşum daha vardır ki bunada area centralis striaeformis (koni ve sinir hücrelerinden oluşur) adı verilir. Bu oluşum monoculer (tek gözle), area centralis rotunda ise binoculer (çift gözle) görmeye yarar. Ayrıca retina kedide insana oranla ışığa çok daha duyarlıdır.

36 of 109

Retinanın görme duyusu ile ilgisi olmayan pars ceca retinayı oluşturan diğer iki kısım ise şunlardır:

a. Pars ciliaris retinae: Pars optica retinanın corpus ciliareye doğru devam eden uzantısı olup, orada halka biçiminde bir oluşum ile sonlanır. Buna ora ciliaris retinae adı verilir. İnsanda ise ora serrata adı verilir.

b. Pars iridica retinae: Retinanın dış yaprağı olup str. pigmenti iridisin gerisinde irisin posterior yüzünü örter.

37 of 109

Retinayı oluşturan tabakalar:

1. Pigment epitel tabakası: Pigment granülleri göze gelen ışığın az yada çok oluşuna göre hücrelerin dış kısmında hareket gösterirler.

2. Görme ile ilgili hücre tabakası: Çubuk ve konik hücrelerden oluşur. Çubuk siyah beyaz görmede ve gece görüşünde etkilidir, koniler renkli görmede.

3. Dış sınır tabakası: Destek hücrelerini kapsayan ince bir zardır.

4. Dış çekirdek tabakası: Çubuk ve konik hücrelerin çekirdekleri tarafından oluşturulmuştur.

5. Dış plexiform tabaka: Bipolar hücrelerin dentritleri ile çubuk ve konik hücrelerin axonları arasındaki sinaps noktasıdır.

6. İç çekirdek tabakası: Bipolar ve horizontal hücreler bulunur. Bu hücreler impulsların tamamlanmasına yardım eder.

7. İç plexiform tabaka: Ggl. hücrelerinin dentritleri ile bipolar hücrelerin aksonları arasındaki sinapsların bulunduğu bir diğer tabakadır.

8. Ggl. hücre tabakası: İmpulsları bipolar hücrelerden daha fazla olan ggl. hücrelerinden oluşmuştur. Buradan çıkan fibriller encephalonun subcortical görme merkezinde sonlanır. N. opticusu oluşturur.

9. N. opticusun fibrilla katı: Bu tabaka yalnız ggl. hücrelerinin axonlarından meydana gelmiş olup, pap. n. opticiden bulbus oculi içine dağılır.

10. İç sınır tabakası: Dış sınır tabakasından gelen fibrillaların içteki uçların birleşmesi sonucu oluşan ve retinayı görevinde destekleyen bir tabakadır.

Pupilladan bulbus oculiye giren ışık retinaya yansıyarak buradaki çubuk ve koni hücreleri uyarır. Bu uyarı, yukarıda belirtilebn retinaya ait tabakaların y aptığı çalışma sonunda değerlendirilmek üzere n. opticus vasıtası ile cerebrumdaki görme merkezine ulaştırılır.

38 of 109

Retinanın fotosensitif reseptör hücreleri çubuk ve konilerdir. Çubuklar gece görüşünde siyah ve beyaz renklerde, konilerse renkli olarak gün ışığında görmede etkilidir. Çubuklar ışık enerjisini kimyasal enerjiye dönüştüren rodopsinle doludur. Konilerde fotosensitif olan iyodopsinle doludur.

Kediler yeşil ve mavi renkleri ayırabilirken, rum ve atlar kırmızı ve maviyi görmezler. Domuzlarsa insanlar gibi renk spectrumunu ayırabilirler. Köpeklerde uzun ve kısa dalga boyutlarını ayırtedebilen dikromat görüşe sahiptirler. Yani koni reseptörlerinden sadece iki çeşidi bulunmaktadır.

39 of 109

Dış çekirdek katmanında fotoreseptör hücrelerin hücre gövdeleri bulunmaktadır. Bir üst katmanda (plexiform) bi polar nöronların axon ve dentritleri sinaps yapar.

40 of 109

41 of 109

42 of 109

43 of 109

44 of 109

45 of 109

N. opticus

Birçok ince sinir ipliklerinden oluşan bu sinir retina üzerinde myelinsiz olup polus cerebralisten bulbus oculiye girer ve retina ile encephalon arasındaki bağlantıyı sağlar. Sclera üzerinde bu elek biçiminde olan area cribrosa scleradaki deliklerden geçerek fibrillalarını retinaya dağıtır. Bu fibrillaların bulbus oculiye girdiği yerde hafif bir kabartı pap. ni optici meydana gelir. Buradaki bir myelin kılıfla sarılan sinir iplikleri n. opticusu oluşturur. Gözün dışında intraorbital bir parçasıda vardır. S şeklinde kıvrıktır ve orbita içindeki yağ kitlesi (corpus adiposum intraorbitale) ve m. retractor bulbi ile sarılmış olan bir parçası daha vardır. For. opticum, canalis opticus vasıtasıyla cavum craniye giren sinirin intracranial parçası hipofizis cerebrinin önünde simetriği ile kesişerek chiasma opticumu oluşturur. Area centralis retinadan a. ve v. centralis retinada girer ve çıkar.

Area cribrosa sclerayı delerken myelin kılıf kazanırlar.

46 of 109

  • N. opticus talamusu ve lateral geniculate nucleusu geçerek cerebral cortexin görme ile ilgili bölümüne gelirler.
  • Otonomik lifleri hipotalamusun supraoptic ve paraventricular nucleuslarının bulunduğu yerde sonlanırlar.

47 of 109

48 of 109

49 of 109

50 of 109

Göz kamaraları

Öndeki camera anterior bulbi, arkadaki camera posterior bulbi adını alır. İki boşluk iris ile ayrılmıştır. İçlerinde bulunan berrak renksiz sıvıya humor aquozus denir. Proc. ciliaris teki damarlar tarafından oluşturulan humor aquozus c. post. bulbide toplandıktan sonra pupilla aracılığıyla c. ant. bulb.ye geçer. Buradan plexus venosus sklera vasıtasıyla v. ciliarise ulaşır. Humor aquozusun akışkanlığı ve intraocular basınç iris ve cornea arasında oluşmuş angulus iridocornealisin yakınında bulunan sinus venosus sclera (Schlemm kanalı) adlı bir geçit ile dengelenir. Bu iki boşluk hem pupilla hemde lenf damarları aracılığıyla birbirleriyle ilişki halindedirler.

51 of 109

52 of 109

53 of 109

Lens

Her iki yüzüde dış bükey olan renksiz, saydam ve hafif yumuşak yapıda bir oluşumdur. Görevi dışardan göze gelen ışığı kırarak değişik uzaklıkta bulunan cisimlerin net olarak görünmesini sağlamaktır. Fac. ant. lentis ve fac. post. lentis olmak üzere iki yüzü vardır. Carnivor hariç önde olanın dışbükeyliği arkadakine oranla daha azdır. İki yüz arasında bulunan ve küt olan kenara ekvator lentis adı verilir. Fac. anterior ve post. lentis üzerinde polus anterior lentis ve polus posterior lentis adı verilen sivrilmiş iki kutup bulunur. Bu kutupları birbirine birleştiren eksenede axis lentis adı verilir. Fac. anterior lentis, pupilla ve irisin arkasında olup orta kısmı ile cam. ant. bulbiye bakar. Fac. anterior irisin arka yüzüne dayanır ama ona yapışık değildir ve cam. ant. bulbiye doğru hafif bir çıkıntı oluşturur. Burası daima ıslak ve kaygandır. ,fac. post. lentis ise humor vitreus üzerindeki fossa hyaloidea adı verilen çukurluğa yaslanmış durumdadır.

54 of 109

Lensin ekvatoru corpus ciliare tarafından sarılmıştır ve ikisi arasında fibra zonulares denilen ışın şeklinde çok ince ve esnek iplikler bulunur. Bu iplikler proc. ciliarisleri örten pars ciliaris reitnadan geçerek ekvator lentis hizasında lensin üzerini örten esnek bir örtü capsula lentise yapışır. Böylece lensi yerinde tutmaya yarayan asıcı oluşum zonula ciliarisi (apparatus suspensorius lentis) oluşturur. Fibra zonularesler ekvator lentise capsula lentis hizasında şöyle yapışır; önce corpus ciliarede procc. ciliarislerin gerisinden çıkan fibra zonulares lensin eqvatorunun önünde, proc. ciliareslerin önünden çıkanlar lensin eqvatorunun arkasında capsula lentise çapraz bir şekilde yapışırlar. Proc. ciliarislerin orta bölgesinden çıkanlarda direkt olarak lensin eqvqtorunda capsula lentise yapışır. Böylece fibra zsonularesin oluşturduğu zonula ciliaris ile m. ciliaris birlikte lensin dışbükeyliğini azaltıp çoğaltarak ışığı kırar ve görüntüyü netleştirir. Buna akomodasyon denir.

55 of 109

56 of 109

Lens kendi başına kontraksiyon yapma yeteneği yoktur. Lens insanda genellikle uzaktan görme durumuna hazır biçimde bulunur. Bu nedenle lensin yassılaşması yani fibra zonulares ile capsula lentisin gerilmiş durumda bulunması gerekir. Yakın görmeyi gerektiren durumlarda m. ciliarisin kasılması sonucu fibra zonulares ile capsula lentisin gerginliği azalır. Bunun sonucunda basınçtan kurtulan lensin esnek yapısı sayesinde biconvex (iki yüzüde dışbükey-küresel) durumu artar. Pupilla küçülür. Ancak yaşlı insanlarda suyu azalan lensin esnekliğide azalır bunun sonucunda yassılaşmış yani uzağı görmeye ayralanmış durumda kaldığından yakın cisimleri görmede uyum sağlayamaz.

57 of 109

Lens dışta capsula lentis, içte sbt. lentis olarak iki kısım gösterir. Capsula lentisin altında soğan tabakaları gibi iç içe katlardan dizilmiş cortex lentis bulunur. Bu katların herbirine laminae lentis denir. En içte ve ortada ise oldukça sert bir çekirdek nucleus lentis yer alır. Capsula lentisin kalınlığı ve esnekliği fac. anterior lentiste fac. posterior lentisdekinden daha fazla kalındır. En kalın olduğu yer eqvator lentistir. Capsula lentisin iç yüzü lens epiteline bakar. Lensin bu yüzünü kaplayan tek katlı epitel hücrelerinin boyu eqvator bölgesinde dahada uzayarak fibra lentis denen iplikleri oluşturur. Bu iplikler lensin eqvatorundan kıvrılarak onun ön ve arka yüzüne uzanırlar ve lensin polusları yakınında birbirlerine yapışarak sonlanırlar. Böylece lens dikişlerini yani radii lentisi oluştururlar. Evcil hayvanlarda bu fibra lentislerin birleşmesi sonucu üç kollu bir görüntü meydana gelir. Bu üç kollu radii lentis fac. anterior lentiste tersine dönmüş Y harfini andırdığı halde fac. posterior lentiste normal Y harfine benzer.

Yaşlı insan ve hayvanlarda esnekliğini kaybeden lens bazen saydamlığınıda yitirir ve katarakt oluşur. Lens damar ve sinirden yoksundur.

58 of 109

Corpus vitreum (Camera vitrea bulbi)

Bulbus oculinin posteriorunda bulunur. Lens, corpus ciliare ve retina arasındaki boşluğu doldurur. Bu bulbus oculinin en büyük boşluğu olup ortalama 1/3 posterior kısmını oluşturur. Renksiz, saydam ve jelatin kıvamında bir kitle olan corpus vitreum çok az oranda tuz ve proteine karşılık bol miktarda su kapsamakta olup bir stroma vitreum ve birde sıvı kısmı humor vitreustan meydana gelmiştir. Bu sıvının hacmi ve bulbus oculiyi saran tabakalara yaptığı basınç her zaman aynıdır. Üzeri membrana vitrea adı verilen ince bir zarla sarılı olan corpus vitreumun ön yüzünde lensin posterior yüzünü içine almak üzere oluşmuş fossa hyaloidea adında bir çukurluk bulunur. Bulbus oculinin bu bölgesinde bir kesilme yahut delinme olduğunda humor vitreus dışarı sızdığı halde sık dokulu olan stroma vitreum da bir akıntı olmaz.

59 of 109

Üretimi

Humour vitreus, corpus ciliarenin pigmentsiz kısımında bulunan, embriyonik mezenşim hücrelerince üretilir ve bu hücreler doğumdan sonra yok olurlar. Doğumdan sonraki yaşamdada yapısında büyük bir değişiklik olmaz.

60 of 109

A. hyaloidea

Fötal hayatta var olan discus n. opticiden geçerek, corpus vitreusun içine dalan ve onu katederek lense kadar uzanan ve lensin beslenmesini sağlayan, yavru doğduktan sonrada gerileyerek bir papilla şeklinde kalıntı olarak kalan, a. carotis internanın bir dalı olan a. ophtalmicanın bir koludur.

61 of 109

62 of 109

Bulbus oculinin damar ve sinirleri

Evcil hayvanların çoğunda a. carotis externa'nın devamı olan a. maxillaris interna'nın vermiş olduğu kol a. ophtalmica externa tarafından beslenir. A. maxillaris interna, art. temporomandibularis yada arcus zygomaticus hizasında seyreder. Vermiş olduğu a. ophtalmica externa adındaki kolu eq. ve carnivorlarda canalis alaris'ten geçerek orbitaya girer. A. maxillaris internanın son kollarından birisi olan a. malaris alt göz kapağını, gl. nictitansı ve orbita çevresindeki dokuyu besler.

63 of 109

A. ophtalmica externanın dalları;

1. a. supraorbitalis: M. orbicularis oculi, m. levator anguli oculi medialise ve supraorbital bölge derisine dağılır.

2. a. lacrimalis: Gl. lacrimalise dağılır.

3. a. ciliares anteriores breves: Retina ve choroidea'ya gider. Diğerleri papilla n. optici yakınında bulbus oculi içine girerek adı geçen papilla çevresinde circulus arteriosus n. opticiyi oluştururlar. Choroideanın asıl besleyici damarıdır.

4. aa. ciliares posteriores breves: Üst üste üç tabaka oluşturmuştur. En dıştakinde büyük damarlar vardır ve vascular tabakadır.

5. aa. ciliares posteriores longae: Papilla n. opticinin biraz uzağında sclera içine girerek ramus bulbi adı verilen bir kök yaparlar. Buradan çıkan damarlar m. ciliarise kollar verdikten sonra irise gelirler. Bu damarlardan iris ve corpus ciliareye incve kollar dağılır. Corpus ciliareye giden kollar dah ince kollara ayrılarak ve sonrasında birleşerek circulus arteriosus iridis majoru oluştururlar. Buradan m. ciliaris, proc. ciliaris ve irise ince damarlar gider. İrise giden bu kollar margo pupillariste tam şekillenmemiş olan circulus arteriosus iridis minoru meydana getirirler.

6. aa. centralis retinae: Sclera ile choroidea arasında seyreden damarlar sulcus sclera hizasında bir ağ oluştururlar. Buradan çıkan ince kollar choroideaya gider ve retinada dağılır.

64 of 109

  • Sclerada kan dolaşımı fazla değildir ve aa. ciliares posteriores longae bu tabakayı n. opticusun bulbus oculiye girdiği yer civarında delmiştir. Cornea normal gözde damarsız olup tahriş sonucunda çevresinden başlayıp yayılan kan damarları belirir.

  • Evcil hayvanlarda papilla n. opticiye a. centralis nervi optici adı verilen zayıf bir damar girer. Retinayı besleyen bir damardır. Eq.dede bu damarlar retinanın sinir katmanında dağılırken diğer hayvanlarda tüm katlara dağılır.

65 of 109

Venalar

Kan orbitadan dorsal ve ventral v. ophtalmica ile boşaltılır. Choroidea, iris ve cor. ciliareden gelen dört adet vena vv. vorticosae'yi oluşturur. Buna papilla n. opticiden gelen damarlarla birlikte vv. ciliares proximales breves'te katılır. Bunun dışında cor. ciliare ve t. conjunctivadan gelen damarlar da vv. ciliares distalesi şekillendirirler. Kan kalbe iki şekilde döner;

1. Orbitadan çıkıp v. maxillaris externa, sonra v. jugularis externa'ya giden yol.

2. Orbitadan çıkıp v. malaris, v. angularis oculi yada v. facialis'e boşalan sonra buradan v. maxillaris externa yolu ile v. jugularis externaya giden yol.

V. jugularis interna canis ve sus dışındaki hayvanlarda iyi gelişmemiş olduğu için v. jugularis externa orbita ve baştan gelen kanın büyük bir kısmını taşır.

66 of 109

Lenf

Camera anterior bulbi ve camera posterior bulbi içindeki sıvı humor aqosus, proc. ciliaresdeki damarlar tarafından oluşturulur. Ayrıca bu sıvıya pars ceca retinanın epitel hücreleri ile granula iridicanın salgılarıda katkıda bulunur. Camera posterior bulbi içine giren lenf sıvısı burada spatia anguli iridocornealisde bulunan küçük damarlar aracılığıyla emilerek venalara iletilir.

67 of 109

Sinirler

N. trigeminus: N. ophtalmicus isimli dalı ile bulbus oculi ve onun eklentilerini innerve eden sensorik iplikleri kapsar. Bu sinirler fissura orbitalisten geçerek orbitaya girer. Gl. lacrimalis n. facialistengelen parasempatik ipliklerle innerve olur. Bu iplikler n. zygomaticus ile oluşan anastomoz yardımıyla n. lacrimalise ulaşır. Sempatikleri ggl. cervicale cranialeden gelir. N. frontalis, n. ophtalmicustan orijin alır. Bu sinir for. supraprbitaleden geçerse n. supraorbitalis, orbitanın kenarı üzerinden geçip başın frontal bölgesindeki dokulara giderse n. frontalis adını alır ve motor ipliklerini m. obliquus dorsalise verir. Bu sinirin rostral kolları basın ön kısmının derisine ve üst göz kapağına gider. N. ophtalmicusun devamı olan kolu n. nasociliaris ise n. infratrochlearis ve n. ethmoidalis isimli kollarına ayrılır. N. infratrochlearis m. obliquus dorsalise gider. Ayrıca membrana nictitans ve lacrimal sistemin bir kısmına dağılır. N. ethmoidalis ise kıvrımlı bir biçimde seyrederek orbitaya gelir.

N. opticus: For. opticumdan geçerek orbitaya giren sensorik bir sinirdir.

N. oculamotorius üçüncü çift beyin siniridir. For. rotundumdan geçerek bulbus oculiye girer. Sinirin dorsal ve ventral iki kolu vardır. Dorsal kol m. rectus dorsalis ve m. levator palpebrae superiorise dağılır. Ventral kol ise üçe ayrılır ve motor ipliklerini m. rectus dorsalis, m. rectus medialis ve m. obliquus ventralise verir.

N. abducens: Fis. orbitalisten geçerek orbitaya giren bu sinir m. rectus lateralise kollar verir. Evcil hayvanlarda bulunan m. retractor bulbinin motor iplikleride bu sinirden gelir.

N. trochlearis: 4. çift beyin siniridir ve sadece m. obliquus dorsalisi innerve eder.

68 of 109

ORGANA OCULİ ACCESORİA

Orbita, Periorbita ve tunica conjunctiva, Palpebrae, Apparatus lacrimalis, Bulbus oculinin fasciaları ve mm. bulbi

69 of 109

1. Orbita

Bulbus oculiyi craniumdan ayıran onu kas, damar ve sinirleri içine alarak koruyan huni benzeri bir çukur olan orbita çeşitli kemikler tarafından oluşturulmuştur. Damar ve sinirlerin geçebilmesi için foramen ve fissurlar oluşmuştur. Evcil hayvanlarda az yada çok başın iki yanına kaymış durumdadır. İnsanda heryanı kemiklerle sarılı olan orbitanın evcil hayvanlarda sadece medial, nasoventral bölgeleri kemik duvarla kapalı olup laterali kısmen arcus zygomaticus ve os frontalenin proc. zygomaticusu ile örtülmüştür. Sus ve carnivorlarda os frontalenin proc. zygomaticusunun kısa olması nedeniyle arcus orbita oluşmaz ve bu bölge lig. orbitale ile kapatılır. Orbitanın şekillenmesine os frontale, os temporale, os sphenoidale, os zygomaticum, os lacrimale ve maxilla katılır. Genellikle sol orbita sağdan büyüktür. Equide ve ruminantlarda os frontale, orbitanın medial duvarının bir kısmını ve çatısının büyük bir bölümünü tamamlar. Os frontalenin proc. zygomaticusu orbitanın aboral ve dorsal kısmını oluşturur. Os lacrimale ile os frontale birleşerek orbitanın iç yüzü ile rostroorbital kenarının bir kısmını tamamlar. Huni şeklinde olan fossa sacci lacrimalis orbitanın bu kenarı yakınında yer almış olup canalis lacrimalise açılır. Bu fossanın caudalinde m. obliquus ventralisin orjini için bir çukurluk bulunur.

70 of 109

Os lacrimalenin ventralinde yer alan os zygomaticum orbitanın rostral kenarının bir kısmını oluşturur. Maxillanın eq. orbitası şekillenmesinde az katkısı vardır. Os palatinum ise orbitanın şekilllenmesinde rol oynamaz. Ancak bu kemiğin lamina perpendicularisi fossa pterygopalatinayı oluşturur. Adı geçen fossada orbitaya giden damar ve sinrilerle birlikte iyağ dokusuda bulunur. Bu nedenle bazı yazarlarca orbitada yer alır. Orbita b. rum ve eqdelerde sinus maxillaris ve sinus frontaliste olacak bir hastalıktan olumsuz yönde etkilenir. Kedide sinus max. enfeksiyonu göze zarar verebilir. Köpek ırklarının kafaları üç tip halinde incelenir;

1. dolicephalic kafa: Yüz kemiklerinin uzamasından dolayı baş uzundur.

2. Metacephalic kafa: Orta uzunluk ve genişliktedir.

3. Brachycephalic kafa: Başın cranial kısmında kısa bir ağız ve burun çıkıntısı bulunur.

71 of 109

72 of 109

73 of 109

2. Periorbita ve tunica conjunctiva

  • Orbitanın iç yüzü çok dayanıklı ve fibröz bir karakterde zar olan periorbita ile kaplanmıştır. Bulbus oculiyi, kas, damar ve sinirleri ile birlikte örten bu zarın orbitanın giridinde periost ile kaynaşan taban kısmı yuvarlak ve geniş, uca doğru giden kısmı ise huni şeklinde sivridir. Periorbitanın dışında corpus adiposum extraorbitale adı verilen kuvvetli bir yağ kitlesi bulunur. Bu kitle aynı zamanda bir yastık gibi fossa temporalis içinede girerek tüm orbitayı doldurabilir. Corpus adiposum extraorbitale çiğneme sırasında kasların yaptığı basınçtan gözü korur. Periorbitanın medial kısmı incedir ve orbital duvarla temastadır, lateral kısmı ise esnek iplikler sayesinde daha kalın ve kuvvetlidir ve crista pterygoidea'ya yapışmıştır. Periorbita m. obliquus ventralisin yapışma noktasında periosta sıkıca bağlanmıştır.

74 of 109

75 of 109

Retrobulbar boşlukta bir de corpus adiposum intraorbitale bulunur. Bu yağ kitleside göz kasları ile göze gelen damar ve sinirlerin arasına girerek bu oluşumları birbirinden ayırır.

Os frontalenin proc. zygomaticusunun başladığı yerde periorbita ve fovea trochlearis üzerinde küçük bir makara şeklinde bir kıkırdak trochlea görülür. Bu oluşumun üzerindeki oluktan m. obliquus dorsalisin kirişi geçer.

İnsanda orbitayı oluşturan kemikleri örten periosta periorbita denir. Bu zar kemiklere sıkı bir biçimde yapışmamıştır.

76 of 109

Tunica conjunctiva

Göz kapaklarının iç yüzünü örten deri margo palpebralisten iç yüze kıvrılarak aslında bir mukoza olan tunica conjunctivayı oluşturur. Limbi palpebrales posterioresten başlayarak göz kapaklarının iç yüzünü kaplayan tun. con. orbitanın giridi yakınında bulbus oculi üzerine atlayarak scleranın bir kısmı ile corneanın tümünü örter. Böylece ön tarafı açık bir konjunktiva kesesi saccus conjunctivayı oluşturur. Tun. con.nın palpebranın iç yüzünü örten kısmına tun. con. palpebrarum, bulbus oculi üzerine atlayan parçasına da tun. con. bulbi denir. Ayrıca sonuncusuda bulbus oculi üzerinde kapladığı bölgeye göre conjunctiva sclera ve conjunctiva cornea olmak üzere iki kısma ayrılır.

77 of 109

Tun. con. üst göz kapağının iç yüzünü örttükten sonra bulbus oculi üzerine geçerken yapmış olduğu dönemece fornix con. superior, alt göz kapağının iç yüzünü örttükten sonra yüne bulbus oculi üzerine geçerken yapmış olduğu dönemecede fornix con. inferior adı verilir. Tunica con.dan ayrıca insan ve hayvanların genel muayenesinde ve bazı ilaçların uygulanmasında da yararlanılır. Fornix con. superior sayıları 12-16 adet olan gl. lacrimalisin akıtıcı kanalları ductuli excretorii tarafından delinmiştir. Tun. con. scleranın anterior kısmında da bu tabakaya gevşek olarak yapışmıştır ve cornea ile scleranın sınırındaki bölgede koyu renkli pigment kapsar. Tun. con. sağlıklı hayvanda pembe yada açık kırmızı renktedir.

Palpebra ve tun. con.ya damarlar a. ophtalmica ve a. facialisten, sensorik sinirler n. ophtalmicus ve n. maxillaristen gelir. Motor sinirler ise n. facialis ile n. oculamotoriustan bu oluşumlara dağılır.

78 of 109

79 of 109

Palpebrae

Bulbus oculiyi her türlü zararlı dış etkenlerden ve fazla ışıktan koruyan palpebrae, dış yüzleri deri, iç yüzleri tun. con. ile örtülmüş ve bu iki tabaka arasında kas ile bağ dokunun yer alması ile meydana gelmiş oluşumlardır. Üstteki palpebra superior alttaki inferiordur. Üst göz kapağı alt göz kapağına doğru iner.

80 of 109

Medial göz açısında yer almış olan plica semilunaris conjunctiva (palpebra tertia) membrana nictitans adı verilen yarım ay şeklindeki bir konjunctiva dürümü ile buna bağlı çapa şeklinde hyalin bir kıkırdak cartilago palpebrae tertia'dan meydana gelmiştir. Bu kıkırdağa gl. lacrimalis dokusuna benzeyen bezsel bir oluşum gl. palpebrae tertia yapışmıştır. Precorneal film tabakasının yapımında katkısı vardır. Bu bezin derin olan dokusuna Harderian bezi (gl. palpebrae tertia profundus), yüzlek olanına ise gl. nictitans (gl. palpebrae tertia superficialis) denir. Bu bez de gl. lacrimalis gibi göz yaşı salgılar. Harderian bezi sadece domuzlarda vardır. Cart. pal. tertia eq.dede düzgün olmayan bir üçgen, b. rumda çapa, köpekte ise T biçimindedir. Cart. pal. tert. kuyruk kısmı orbitanın medial yüzeyine bir bağ doku ile bağlanmıştır. Bulbus oculiye bakan yüzü iç bükeydir. Kedi palpebra tertia sı içinde kas iplikçikleri bulunduran tek hayvandır. Corneal yüzün medial kısmında bulbus oculi m. retractor bulbi vasıtasıyla geri çekildiğinde corneal yüzün medial kısmında bu göz kapağının hareketi rahatça izlenir.

81 of 109

82 of 109

Basisi ile orbitanın çevresine bağlanmış olan palpebranın birbirlerine bakan serbest kenarları arasında rima palpebrarum denilen bir yarık oluşmuştur. Palpebralar gözün lateral (angulus oculi lateralis) ve (medial angulus oculi medialis) açılarında comm. palpebrarum lateralis ve comm. palp. medialis adı altında birbiri ile birleşir. Bu bölgelerde palpebra ayrıca lig. palpebra laterale ve mediale vasıtası ile altındaki dokulara yapışmıştır. Angulus oculi medialis, lateraldekine oranla daha küttür ve içinde caruncula lacrimalis denilen bir oluşum bulunur. Punctum lacrimalenin başlangıcında bulunan bu oluşum eq. ve b. rum.larda küçük bir bezelye tanesi büyüklüğündedir, yağ bezleri ve koyu renkli pigment ile birlikte çok kısa ve ince kıllarıda kapsar. Caruncula lacrimalis üzerini örten deri ile comm. palpebrarum medialise bağlanmıştır.

83 of 109

Palpebraların deri ile örtülü bir dış yüzü fac. anterior palpebrarum, birde conjunctiva ile örtülü iç yüzü fac. posterior palpebrarumu vardır. Fac. ant. palpebrarumu örten deri üzerinde örtü kılları ile pili tactiles adı verilen ve insandaki kaşların (supercilii) karşılığı olan duyu kılları bulunur. Supercilii ve ciliada kılları dikleştiren kaslar (mm. errectores pilorum) yoktur. Ayrıca palpebranın dış yüzünde sulcus orbitopalpebralis adı verilen deri kıvrımından oluklar vardır.

Palpebranın serbest kenarı sert bir yapıdır ve margo palpebrarum adını alır. Bu kenarın önüne limbi palpebrales anteriores deri ile, gerideki keskin kenar limbi palpebrales posteriores ise tun. con. ile birleşmiştir. Lim. palp. ant. boyunca cilia adı verilen kiprikler dizilmiştir. Carnivor ve susta palp. inferiorda bazen hiç cilia bulunmaz.

84 of 109

85 of 109

Limbi palpebrales posteriores üzerinde yan yana sık bir şekilde dizilmiş olan gl. tarsalesin (Meibom) küçük akıtıcı kanallarının delikleri bulunur. Gl. tarsalesin salgısı olan sebum palpebrale yağlı bir sıvı olduğundan göz kapaklarının kenarını yağlar ve göz yaşının dışarıya akmasına engel olur. Palpebrada gl. tarsalese ek olarak cilianın tabanı yakınında yer almış olan gll. ciliares ve gll. conjuctivales de bulunur.

Göz kapaklarının hareketi eşit değildir. Bazı memelilerde üst göz kapağı hareket ederken alt göz kapağı sabit, evcil kanatlılarda alt göz kapağı hareketli iken üst göz kapağı hareketsizdir.

86 of 109

Göz kapaklarının kasları:

1. M. orbicularis oculi: Yuvarlaktır. Bir kısmı pars orbitalis olarak orbitanın çevresine, diğer bir kısmı pars palpebralis olarak göz kapaklarının içinde yer almıştır. Pars orbitalis bir sfinkter gibi görev yapar. N. facialis inn. eder.

2. M. corrugator supercilii: Palpebra superiorun medial yarımı içine yayılır. B. rumda m. frontalisin iplikleri ile karışır.

3. M. malaris: Crista fac. yanında yüz fasyasından çıkan bu kas palpebra içinde sonlanır. Pal. inf. aşağı çekilmesinde rol oynar. N. fac.

4. M. levator palpebrae superioris: For. ethmoidalenin dorsalinden çıkar, üst göz kapağını yukarı çeker. N. oculamotorius. Göz kapağı kaslarının motor innervasyonu n. fac.in kolu olan n. auriculopalpebralisleolur. Sensibl iplikler n. ophtalmicustan gelir. Beslenmesi a. temporalis ve a. malaris ile gerçekleşir.

87 of 109

4. App. lacrimalis

Bu aygıt göz yaşı bezi, gl. lacrimalis ile onun salgısı olan lacrimayı cavum nasiye nakleden kanallardan oluşur.

88 of 109

Gl. lacrimalis

Bulbus oculinin dorsolateralinde kaslara ve göze yaslanmış olarak eq. ve rumda os frontalenin proc. zygomaticusunun iç yüzündeki fossa gl. lacrimalis içinde car. da ise os frontalenin çok kısa olan proc. zygomaticusu ve lig. orbitale ile bulbus oculi arasında yer almıştır. Yassı, oval, lobular görünüştedir. B. rumda iki parçadır. Ayrıca gl. palpebrae tertia superficialis de eklenti göz yaşı bezi olarak kabul edilir. Gl. lacrimalisin damarı a. lacrimalisten, sensorik sinir n. lacrimalisten, secretorik iplikleri n. sympathicustan gelir. Gl. lacrimalisten çıkan ince akıtıcı kanallar ductuli excretorii üst göz kapağının lateral yarımında fornix conjunctiva superiorun dış yan kısmına açılırlar. Böylece gl. lacrimalis tarafından yapılıp saccus conj. akıtılan lacrima palpebranın açılıp kapanması ile bulbus oculinin tüm ön kısmına yayılır. Lacrima corneayı ıslak tutup, yabancı cisim ve mikroplardan korur. Fazlası medial göz açısındaki caruncula lacrimalisin etrafında toplanarak lacus lacrimalisi oluşturur. Buradan medial göz açısına ortalama 1 cm lateralde palpebranın limbi palp. posterioresi üzerinde bulunan punctum lacrimale adındaki delikler aracılığı ile üst ve altta birer adet olmak üzere ince duvarlı canaliculus lacrimalisler başlar. Birbirne yaklaşarak giden bu iki küçük kanal bir süre sonra birleşerek os lacrimalenin fossa sacci lacrimalesi içinde bulunan huni şeklinde ve içi mukoza döşeli bir kese saccus lacrimalise açılırlar.

89 of 109

Lacrimanın canaliculus lacrimalise geçmesi şöyle olur, palpebrae sup ve inf. kapandığı zaman saccus lacrimalsin dorsal açıldığı zaman ise ventral kısmı genişler bu genişleme negatif bir basınç doğurur ve sonuçta göz yaşı keseye akar.Saccus lacrimalis b. rum ve susta yoktur. Bu kese içinde toplanan lacrima ductus nasolacrimalis adındaki kanal yardımıyla eqdede burun deiliğinin ventralinde deri ile mukoza arasındaki sınır üzerinde küçük bir delik orificium lacrimale orale (ostium nasolacrimale) ile cavum nasinin girişine açılır. B. rumda bu kanal lateral burun kanadı üzerinde concha nasalis ventralisin plica alarisinin medial yüzündeki aynı isimli bir delikle sonlanır. B. rumda ayrıca duc. nasolacrimalisi uzunluğu ortasının medial duvarı üzerinde orificium lacrimale mediale isismli bir delik vardır. Duc. nasolac. gittikçe daralır. Bu darlmaya isthmus denir. Gl. lacrimalise sensibl iplikler n. trigeminusun kolu n. ophtalmicusun n. lacrimalisinden, sekretorik ipliklerde n. sympathicustan gelir.

90 of 109

91 of 109

92 of 109

5. Gözün fascia ve kasları

Bulbus oculinin düz ve oblik kaslarını örten birinci fascia fibröz bir zar olan fascia muscularestir. Bu fascia yüzlek ve derin olmak üzere iki yapraktan oluşmuştur. Bu iki yaprak intermuscular septumlar vasıtasıyla birbirleriyle birleşmişlerdir. İnce bir yapıda olan fas. orbitalis superficialis, for. opticum yakınında başlayıp, mm. recti bulbinin göz kapaklarına yakın bölgesini ve mm. obliqui bulbinin distal kısmını gevşek bir şekilde sardıktan sonra göz kapaklarının içine yayılır. Bu fascia ayrıca gl. lacrimalisi mm. recti bulbiden ayırır.

For. opticum ve fiss. orbitalis civarından orijin alan fas. orbitalis profundus iki yapraktan meydana gelmiştir. Dış yaprağı göz kaslarının dış yüzünü tamamen sarar ve fas. orbitalis sup. ile birleşir. İç yaprak ise kasların iç yüzünü örttükten sonra sclera üzerinden geçerek corneanın kenarında sonlarnır. Böylece bu iki yaprak arasında bir kas kılıfı oluşur.

93 of 109

En alt ve üçüncü tabaka olan fascia bulbi yahut tenon kapsülü corneanın kenarından çıktıktan sonra sclera üzerine geçer. Bundan sonra m. retractor bulbinin üzerini sıkıca örten fas. bulbi for. opticum yakınlarına kadar ilerler ve burada incelerek fas. orbitalis profundus ile birleşir. Bu bölgede n. opticus çevresinde bir vagina oluşturarak for. opticum vasıtası ile meninxe karışır. Fascia bulbi yahut tenon kapsülü hem bulbus oculinin hareketlerini kolaylaştırır hemde göz kaslarını kuvvetlendirir. Ayrıca gözün hareketlerini frenlemede yardımcı olur. Bulbus oculinin posterior duvarı ile fascia bulbi arasında bir boşluk oluşur buna spatium episclerale denir. Bu boşluk bulbus oculinin rahat hareket etmesini sağlar.

94 of 109

Bulbus oculinin extraorbital kasları:

1. Mm. recti bulbi: Fas. orb. sup. ile sarılmıştır. For. opticum dolayından çıkar. M. rec. lat. n. abducens, diğerleri ise n. ocul ile inn edilir. Göz kasların taşıdıkları isim yönünde hareket eder.

2. M. retractor bulbi: Mm. recti bulbi tarafından tamamen sarılmış olupn. opticusun etrafını çevirmiştir. For. opticum yakınından çıkar, bulbus oculinin proximalinden distaline seyreder ve eqvatoru geçtikten sonra scleraya yapışır. Bu kas carn. da dört aralık gösterdiğinden dört ayrı kas olarak kabul edilir. Bulbus oculi ile orbitanın sivrilmiş prox. ucu arasında bulunan ve retrobulbar boşluk adını alan bu bölgeyi cor. adip. intraorbitale doldurmuştur. N. abducens tarafından inn. edilir.

3. Mm. obliqui bulbi: Bu kas m. obliquus dorsalis ve ventralis olmak üzere iki adettir. Bulbus oculinin optic ekseni etrafında dönmesine yardımcı olur.

95 of 109

M. obliquus dorsalis: For. ethmoidale yakınından m. levator palpebrae sup. ile birlikte çıkan bu kas periorbitanın dışında medial göz açısına doğru seyreder sonra orbitanın tavanına döner ve burada eriorbita üzerinde bulunan bir yarıktan girerek fovea trochlearis yakınında kirşlenir. Bu noktada alt kısmında bir bursa synovialis bulunan kas küçük bir kıkırdak trochlea üzerinden geçerek lateral yöne kıvrılır ve m. rectus dorsalisin altından seyrederek sulcus scleradan 1 cm uzaklıkta sclera üzerinde sonlanır. Bu kas gözü yukarı ve dışa döndürür. Motor iplikleri n. trochlearisten gelir.

96 of 109

M. obliquus ventralis: Os lacrimalenin fossa m. obliqui ventralisinden (b. rumda os frontalede katılır) çıkan bu kas m. rectus ventralisin altından geçerek bulbus oculinin ventralinden dolaştıktan sonra dorsaline gelir. Burada genişleyip kirişleşerek m. rectus lateralisin altında corneaya yakın yerden scleraya yapışır. Bu kas gözü aşağı ve dışa döndürür.

97 of 109

98 of 109

99 of 109

N. oculomotorius (III)

-Üçüncü kafa çifti olan bu sinir, motor ve parasempatik lifler taşır.

-Motor lifleri m. obliquus dorsalis (N. IV) ve m. rectus lateralis’in (N. VI) haricinde gözün diğer dış kaslarının innervasyonunu sağlar;

-Parasempatik lifleri pupillanın daralmasında ve akkomodasyonda önemli görev alan

m. ciliaris ve

m. sphincter pupilla’ yı innerve eder.

100 of 109

N. oculomotorius’un motor başlangıç çekirdeği (nucleus nervi oculomotorii) mesencephalon’da colliculus superior hizasında aquaductus mesencephali’nin (Sylvius kanalı) önünde ve orta çizgiye yakın olarak bulunur. 

Nucleus oculomotorius’daki parasempatik liflerin başlangıç çekirdeği de mesencephalon’da motor çekirdeğin hemen arka iç tarafında yer alır.

Aynı zamanda Edinger- Westphal adı ile de bilinen bu çekirdeklerin preganglioner parasempatik lifleri motor lifler ile birlikte ganglion ciliare’ye kadar gelir.

Daha sonra postganglioner lifler halinde sclera’dan geçerek bulbus oculi’ye girer.

101 of 109

Bu sırada n. oculomotorius,

n. trochlaris (N. IV) ,

n. ophtalmicus,

n. abducens ( N. VI) ve

a. carotis interna ile yakından komşuluktadır.

Bazen fissura orbitalis superior’u geçerken, bazen de orbita boşluğu içerisine girdikten sonra üst ve alt olmak üzere iki dala ayrılır.

Orbita içerisine girerken zinn halkası’ından geçer.

Orbita içerisinde a. ophtalmica ve n. opticus ile komşuluk durumundadır.

Bundan sonra; A. cerebri posterior ve a. cerebelli superior arasında yoluna devam ederler. Processus clinoideus posterior hizasında dura mater’i delerek sinus cavernosus içine girer ve sinusun dış duvarını iç yüzünde öne doğru ilerler. Fissura orbitalis superior’dan geçerek orbita boşluğuna girer

102 of 109

  

Ramus dorsalis m. levator palpebrae superioris ve m. rectus superior’ u innerve eder.

Ramus ventralis m. rectus ventralis, m. rectus medialis ve m. obliquus ventralisi innerve eden motor dallar ile parasempatik lifleri ihtiva eder.

Parasempatik lifleri -pupillanın daralmasında -ve akkomodasyonda önemli görev alan

m. ciliaris ve

m. sphincter pupilla’ yı innerve eder.

m. levator palpebrae superioris

m. rectus superior

103 of 109

 

N. trochlearis (IV) 

Gözün dış kaslarından sadece m. obliquus dorsalisin motor innervasyonunu sağlayan lifler taşır.

Başlangıç çekirdeği mesencephalon’da aquaductus cerebri’ nin etrafında önde yerleşmiştir.

Colliculus caudalis seviyesinde n. oculomotorius’un çekirdeğinin altında bulunur.

m. obliquus superior

m. rectus superior

104 of 109

Başlangıç nöronlarının fibrilleri (aksonları) çekirdekten çıktıktan sonra arkaya doğru geçer, mesencephalon’un arka bölümüne vardığında karşı tarafın nukleusundan gelen fibrillerle velum medullare superior’da çaprazlaşır.

Mesencephalon’un arka yüzeyinden çıkan bu ince sinir crus cerebri’ yi dolanarak öne doğru geçer. Basis crani’ye gelince sinus cavernosus içine girer ve sinusun dış duvarının iç yüzünde öne doğru ilerler.

Fissura orbitalis superior’u Zinni halkası dışında geçerek orbita boşluğuna girer.

Orbitada dışa doğru ilerleyerek m. obliquus dorsalise motor dallar vererek sonlanır.

105 of 109

N. abducens (VI)

  N. abducens gözün dış kaslarından m. rectus lateralis’in motor innervasyonunu sağlar.

Başlangıç motor nukleusu fossa rhomboidea’nın üst parçasının altında pons’ta bulunur.

Aksonları öne doğru uzanır sulcus pontobulbaris yoluyla nevrax’tan dışarı çıkarlar. Sinu cavernosus üzerinden

a. carotis interna ile komşu olarak geçer ve fissura orbitalis superior yolu ile orbitaya gelir.

N. abducens,

sinus cavernosus içinde iken

plexus cavernosus’tan sempatik lifleri n. ophtalmicus’tan sensitif lifleri alır.

m. rectus lateralis

N. abducens

n. ophtalmicus (n. trigeminus)

106 of 109

Göz kaslarının fonksiyonları

Mm. recti bulbi bulbus oculiyi biraz geriye, mm. obliqui bulbi ise öne çeker. Bulbus oculinin orbita içinde fazla geriye gitmesine corpus adiposum intraorbitale, fazla öne gitmesine bir taraftan mm. recti bulbinin tonusu, diğer taraftan palpebrae engel olur. Mm. recti bulbi aynı zamanda bulbus oculiyi her yöne doğru çevirebilir. Bu kaslar fas. orbitalis sup. ile ilişkili olduğundan göz hangi yöne dönerse göz kapaklarıda o yöne daha fazla açılır ve görüş alanının genişliği sağlanmış olur. İki gözün aynı yönde birlikte hareket etmelerine conjugate movement, aksi yönde hareket etmelerine disjuctive movement denir.

107 of 109

Kanatlı Gözü Farklılıkları

  1. Orbitaya lateral olarak yerleşmiştir.
  2. Ördeğin bulbus oculisi küt koni şeklindedir. Diğerlerinde elipsoideal şekillidir.
  3. Cornea sulcus scleradan saat camına benzer çıkıntı yaparak ayrılır.
  4. Sclera bir perichondral zarla birlikte ince kıkırdak kabuktan ibarettir.
  5. Cornea sınırındaki scleranın distal bölümü kıkırdak yerine balık pulu benzeri yaklaşık olarak 14 anulus ossicularis sclera denilen kemik tabakaları içerir.
  6. Corpus ciliarenin akomodasyon kaslarını içeren lamina baasalisi lig. pectinatum ile birlikte scleraya yapışır.
  7. Ligamentum pectinatum cornea ve iris arasındaki açıyı angulus iridocornealis’i bağlar. Kanatlılarda ayrıca sclera ve corpus ciliare arasında uzanır. Lig. pectinatum endotel tarafından kaplanmıştır. Bu ligament göz kamaraları ile Schlemm kanalı arasındaki bağlantıyı oluşturan Fontana aralıklarını sarar. Schlemm kanalı sclera içerisinde venaların oluşturduğu yapıdır. Bu oluşum sayesinde göz kamaralarını dolduran humor aquosus sürekli olarak şekillenir ve tekrar kan dolaşımına döner.

108 of 109

  1. Gündüz gören kuşlarda iyi monoküler görüntüye sahip olan ve fovea centralis retina denilen bir yer vardır. Bu alanda rod hücreleri bulunmayabilir. Kümes hayvanlarında burası sarı, güvercinde kırmızıdır. Burada yoğun kullanılan yağ kürecikleri görüntü hücrelerinden fazla sayıdadır.
  2. Su kuşlarının retinasında uzun ve şerit şeklinde bir alan vardır.
  3. Lenste pulvinus anulares lentis isimli bir bölge vardır. Ekvatoru çevreleyen bu yapı çentik taşır. Buralara proc. ciliarisler tutunur.
  4. Bu tutucudan başka zonula ciliaris isimli bir diğer asıcı daha vardır. Bu yapı hom ojen fibra zonularesten ibarettir. Bunlar pars ciliaris retinadan çıkarak pul. anu. lentis bölgesinde lensin kapsülüne tutunur.
  5. Kümes hayvanlarında irisin rengi yetiştirmeye ve yaşa bağlıdır. Renkler gri yada gri-sarıdan ışık sarısı altın sarısı, portakal kırmızısı yada kahverengi kırmızısına kadar çeşitlilik gösterir. İrisin rengindeki bu farklılık foliküller içinde bulunan yağın renk ve miktarı ile ilgilidir.

109 of 109