Sayfa 30-31-32-33-34-35-36-37
HAZIRLIK ÇALIŞMALARI
İnsanların aklından ne geçerse dilleri de onu söyler. O nedenle insanların konuştuklarına bakarak onların eğitim düzeyi, kelimelerine bakarak da kültürel birikimlerini öğrenebiliriz.
İnsanların konuşurken kullandığı kelimeler bize o kişi hakkında ne tür bilgiler verir? Düşüncelerinizi söyleyiniz.
GÖRSEL YORUMLAMA
OKUMA ÇALIŞMASI
Metni türünün özellikleri ve noktalama işaretlerine dikkat ederek okuyunuz. Okuma sırasında eleştirel okuma stratejisine uygun olarak yazarın düşüncelerine katılmadığınız bölümleri işaretleyiniz. İşaretlediğiniz bölümleri arkadaşlarınızın işaretlediği bölümlerle karşılaştırınız.
ELEŞTİREL OKUMA
Eleştirel okuma, okurun önceki bilgi ve tecrübelerine dayanarak yeni okuduğu metni analiz etmesidir. Kişinin amacı doğrultusunda yeni bilgilerin ortaya çıkması gerekmektedir.
Okur, bilgilerin güvenilirliğini, gerçekliğini, doğruluğunu değerlendirmelidir. Tüm bunları kendi bilgi ve tecrübeleriyle karşılaştırarak, mantık çerçevesinden geçirebiliyorsa, metnin yazılış amacını ve yazarın metni yazarken takındığı tutumu değerlendirebiliyorsa eleştirel okuma yapıyordur.
Eleştirel okuma, bireyin doğru bilgiye ulaşabilmesi için, “metin ve metin dışı bilgileri” kullanmayı gerektirdiğinden, günümüzde önemli bir yere sahiptir. Okur, metinle etkileşim halinde olmalı ve özgün bir düşünce yapısı geliştirmelidir. Yorumlama, sorgulama, çözümleme, eleştirme ve değerlendirme büyük önem taşır.
ELEŞTİREL OKUMANIN FAYDALARI
Okuma kültürü oluşur.
Eleştirel düşünme becerileri gelişir.
Okunanlar akılda kalıcı olur.
Sorgulama becerisi gelişir.
Analiz ve sentez yöntemiyle öğrenme gerçekleşir.
Ben gelmedim dava için�Benim işim sevi için�dizeleriyle yüzyıllar ötesinden seslenen Yunus Emre bir başka şiirinde;�Sevelim sevilelim�Dünya kimseye kalmaz.�diyor; dünyanın geçiciliği karşısında sevmenin, sevilmenin daha önemli olduğunu vurguluyor.�Ozanımız Karacaoğlan,�Kınamazlar güzel sevse yiğidi,�Güzel sevmek koç yiğide ar değil.�diyerek güzel seven yiğidin kınanamayacağını, sevmenin utanılacak bir şey olmadığını dile getiriyor.
Sait Faik de her şeyin bir insanı sevmekle başlayacağını söylüyor...*Edebiyatımızdan pek çok başka örnek verilebilir... Sayısız sanatçımızın, sayısız eserinde sayılamayacak kadar çok kullandığı sevi, sevgi, sevgili, sevim, sevimli, sevinç, sevinçli gibi sözlerimiz, en eski dönemlerinden bu yana yüzlerce yıldır Türkçemizde var olan sevmek
sözüne dayanmaktadır.
İlk yazılı kaynaklarımızda seb- biçiminde geçer bu sözümüz... Eb sözünün ev, sab sözünün sav olması gibi seb- sözü de Türkiye Türkçesinde de sevmek biçiminde değişmiştir. Bu ses değişikliğinin Türk lehçelerinde farklı biçimlerde yaşanması sonucunda sevmek sözü Türk yazı dillerinde ve lehçelerinde değişik biçimlerde kullanılmaktadır. Farklı sözlermiş gibi görünse de bütün bu biçimler Eski Türkçe dönemindeki seb- köküne dayanmaktadır.
Türk Dil Kurumu tarafından yayımlanan Türkçe Sözlük’e göre sevmek sözü Türkiye Türkçesinde ‘Sevgi ve bağlılık duymak.’, ‘Birine sevgiyle bağlanmak, gönül vermek.’, ‘Çok hoşlanmak.’, ‘Okşamak.’, ‘Yerini, şartlarını uygun bulmak.’ gibi beş ayrı anlamda kullanılmaktadır. Bu anlamlardan ‘Yerini şartlarını uygun bulmak’ insanlar için olduğu kadar bitkiler ve hayvanlar için de söz konusu olabilmektedir. Örneğin, bir insanın sıcak yeri tercih etmesi, bir çiçeğin güneşli yerde daha hızlı büyümesi sevmek sözünün yerini, şartlarını uygun bulmak anlamıyla kullanılmasıdır.
Türkçede sev- kökünden türetilmiş pek çok sözümüz bulunmaktadır: Sevecen, ‘acıyarak ve koruyarak seven’ anlamındadır. Yabancı kökenli şefkâtli ve müşfik de aynı anlamdadır. Sevecenlik ise ‘acıyarak ve koruyarak sevme’ karşılığındadır. Sever sözü, barışsever, çiçeksever, dilsever, hayırsever, vatansever, yardımsever, yurtsever gibi pek çok birleşik sözde seven kimse için kullanılırken severlik sözü de sever olma durumunu ifade etmek üzere birleşik söz yapımında yer alır.
İnsanı ‘bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu’ ise yine sev- kökünden türemiş olan sevgidir. Sevgi beslemek ‘sevgi duymak, sevmek’ anlamındadır. Sevginin yoğun olarak sergilenmesi durumu için ise sevgi seli sözünü kullanırız. Sevgili sözü sevgiden türemiştir ve ‘sevgi ve bağlılık duyulan’ anlamındadır. Bu sözün ikinci anlamı ise sevilen ve âşık olunan kimsedir. Bu anlamdaki sevgili sözünün yakın anlamlı karşılıkları ise yavuklu, dost, yar, canandır.
Arapça kökenli aşk sözünün Türkçe karşılığı sevidir. Yunus Emre’nin de kullandığı bu söz aşırı sevgi ve bağlılık duygusu anlamındadır. Görür görmez seven, âşık olan kimse için Türkçede kullandığımız sözümüz şıpsevdidir. (...) ‘Sevinç duymak’ anlamındaki sevin-, sevinme, seviniş, sevinç sözlerine de kaynaklık etmiştir.
‘İstenen veya hoşa giden bir şeyin olmasıyla duyulan, çoşku’ anlamında kullandığımız sevinç sözüyle yapılan sevinç yaşları (veya gözyaşları) dökmek ‘sevinçten ağlamak’, sevinci�kursağında kalmak ‘bir engel sebebiyle hayal kırıklığına uğramak’, sevincinden ağzı kulaklarına varmak ile sevinçten uçmak ise ‘çok sevinmek’ anlamlarında dilimizin söz varlığında�yer almaktadır. ‘Sevinci olan ve sevinç veren’ karşılığında kullandığımız sevinçli, ‘sevinci olmayan, sevinç vermeyen’ karşılığında kullandığımız sevinçsiz de aynı köke dayanmaktadır. ‘Maddi, manevi mutluluk içinde yaşama’ ve ‘durumundan, yaşantısından memnun olma duygusu’ anlamlarındaki yaşama sevinci de bu sözle yapılmış birleşiktir (...)
‘Sevilmeyen, hoşa gitmeyen bir davranışta bulunan kimseler’ için alay yollu söylediğimiz söz de sevsinler biçimindedir. İçinde sevgi, sevmek gibi sözler geçmese de bazı sözlerimiz de bu anlamlarda kullanılmaktadır: ‘Çok sevgi ve özen göstermek’ anlamındaki üzerine titremek, ‘birine karşı sevgi veya ilgi duymak’ anlamındaki yakınlık duymak bu sözlerimizden bazılarıdır.
Değindiklerimizin yanı sıra Türkçenin söz varlığında sev- kökünden türemiş ya da bu sözle birleşikler yapılmış daha pek çok sözcüğümüz var. Bu sözlerimizi Türkçe Sözlük’ten veya sanal ortamdaki sözlüğümüz Güncel Türkçe Sözlük’ten öğrenebilirsiniz. Ayrıca, yabancı kökenli olmalarına karşın Türkçenin söz varlığında yüzlerce yıl kullanılmış olan sevda, muhabbet, aşk ile bu sözlerden türemiş sözcüklerden bazıları hâlâ günümüzde yaygın bir biçimde kullanılmaktadır.�
(...) Şükrü Halûk AKALIN�Türk Dili Dil ve Edebiyat dergisi�(Kısaltılmıştır.)
KELİME, KELİME GRUBU
CÜMLE
Çuvaşça ve Yakutça Türk dilinin lehçeleridir.
LEHÇE
KELİME, KELİME GRUBU
CÜMLE
ALAY
İnsanlarla alay etmek kötü bir davranıştır.
KELİME, KELİME GRUBU
CÜMLE
Sanal ortamda yazdıklarımıza dikkat etmeliyiz.
SANAL ORTAM
1. Sevgi ile ilgili kimlerin sözüne yer verilmiştir?
Sait Faik Abasıyanık, Karacaoğlan, Yunus Emre gibi önemli şair ve yazarların sözlerine yer vermiştir.
2. Dilimizde sevgi mesajı veren atasözlerini TDK Güncel Türkçe Sözlük’ten araştırınız.
*Kalp kalbe karşıdır.
*Gülü seven dikenine katlanır.
*Deniz dalgasız olmaz gönül sevdasız olmaz.
3. Yunus Emre, “Sevelim sevilelim Dünya kimseye kalmaz.” dizeleriyle sizce ne anlatmak istemiştir?
Bu dünyanın gelip geçici olduğu ve bu geçici dünyada hiç kimsenin kalbini kırmaya değecek bir şey olmadığı anlatılmaktadır. Çünkü bütün insanlar ölümlüdür ve öldüklerinde hiçbir şeyi yanlarında götüremezler.
4. “Sev-” sözcüğünden türeyen kelimeleri ve anlamlan söyleyiniz.
Sevgi, sevilmek, sevgili, sevi ,sevinç, sevinçli, sevecen,
kelimelerini sayabiliriz.
5. İçinde “sevgi, sevmek” gibi sözcükler geçmese de bu anlamlarda kullanılan sözcük gruplan nelerdir? Anlamlarıyla birlikte söyleyiniz.
kara sevda, aşık olmak, çok bağlanmak, yürekten bağlı olmak, yüreği yanmak, sevdalara düşmek sözcük gruplarını sayabiliriz.
SEVGİ BAĞI
DÜNYAYI SEVGİ KURTARACAK
“Güzel sevmek koç yiğide ar değil.”
dünyanın geçiciliği karşısında sevmenin, sevilmenin daha önemli olduğunu vurguluyor.
Türkçede sev- kökünden türetilmiş pek çok sözümüz bulunmaktadır .
Sevgili sözü sevgiden türemiştir ve ‘sevgi ve bağlılık duyulan’ anlamındadır.
Arapça kökenli aşk sözünün Türkçe karşılığı sevidir.
“Edebiyatımızdan pek çok başka örnek verilebilir… Sayısız sanatçımızın, sayısız eserinde sayılamayacak kadar çok kullandığı sevi, sevgi, sevgili, sevim, sevimli, sevinç, sevinçli gibi sözlerimiz, en eski dönemlerinden bu yana yüzlerce yıldır Türkçemizde var olan sevmek sözüne dayanmaktadır.”
TANIMLAMA
Arapça kökenli aşk sözünün Türkçe karşılığı sevidir.
Görür görmez seven, âşık olan kimse için Türkçede kullandığımız sözümüz şıpsevdidir.
ÖRNEKLENDİRME
Edebiyatımızdan pek çok başka örnek verilebilir...
Sayısız sanatçımızın, sayısız eserinde sayılamayacak kadar çok kullandığı sevi, sevgi, sevgili, sevim, sevimli, sevinç, sevinçli gibi sözlerimiz, en eski dönemlerinden bu yana yüzlerce yıldır Türkçemizde var olan sevmek sözüne dayanmaktadır.
TANIK GÖSTERME
Türk Dil Kurumu tarafından yayımlanan Türkçe Sözlük’e göre sevmek sözü Türkiye�Türkçesinde ‘Sevgi ve bağlılık duymak.’, ‘Birine sevgiyle bağlanmak, gönül vermek.’, ‘Çok�hoşlanmak.’, ‘Okşamak.’, ‘Yerini, şartlarını uygun bulmak.’ gibi beş ayrı anlamda kullanılmaktadır.
KARŞILAŞTIRMA
İlk yazılı kaynaklarımızda seb- biçiminde geçer bu sözümüz...
Eb sözünün ev, sab sözünün sav olması gibi seb- sözü de Türkiye Türkçesinde de sevmek biçiminde değişmiştir.
SAYISAL VERİLERDEN YARARLANMAK
Türk Dil Kurumu tarafından yayımlanan Türkçe Sözlük’e göre sevmek sözü Türkiye�Türkçesinde ‘Sevgi ve bağlılık duymak.’, ‘Birine sevgiyle bağlanmak, gönül vermek.’, ‘Çok�hoşlanmak.’, ‘Okşamak.’, ‘Yerini, şartlarını uygun bulmak.’ gibi beş ayrı anlamda kullanılmaktadır .
BENZETME
‘Sevilmeyen, hoşa gitmeyen bir davranışta bulunan kimseler’ için alay yollu söylediğimiz�söz de sevsinler biçimindedir.
SEVGİNİN GÜCÜ
Dünyadaki en güçlü duygunun nefret olduğunu savunanlar vardır. Hayır ben bu görüşe katılmıyorum. Bence en kuvvetli duygu sevgidir. Geçen sene ninem vefat edince onun çiçeklerinden bazılarının solduğunu gördüm. Onlara 1 ay boyunca ben baktım ve biraz sevgi gördüklerinde yeniden nasıl yaşama tutunduklarını gördüm. O zaman anladım ki sevginin gücü dünyadaki en büyük güçmüş.
GÜZEL SEVMEK KOÇ YİĞİDE AR DEĞİL
O zamanlar liseye giden Edip, bir gün okul dönüşü onu görür görmez yemeden içmeden kesilmişti. Elinde seramikten bir vazo taşıyordu. Vazonun üzerinde alaim-i sema renkleri yani gökyüzünün bütün ışıltıları vardı. Günlerce haftalarca odasından çıkmadı Edip. Aç kaldı susuz kaldı ama terk etmedi sevda onu. Herkes horladı, ayıpladı bu durumunu. O ise herkese aynı cevabı verdi: Utanmıyorum hiçbir şeyden çünkü güzel sevmek utanılacak şey değil dedi. Bir gün odasında ölü buldular Edip’i…Aşk yarası ölümcül olmuştu onun için.
FARKLI YÖNLERİ | BENZER YÖNLERİ |
Betimleme yapılmıştır. | Nesnel anlatım yapılmıştır. |
Öznel anlatım yapılmıştır. | Olay yer ve zaman aynıdır. |
| Olay örgüsü benzer biçimde kurulmuştur. |
| |