On kişilik bir asker grubu Arıburnu’ndaki mevzilerden düşmana ateş ediyordu. Başlarındaki çavuş birden durdu. Tüfeğine baktı. Yanındaki ere “Tüfeğim bozulmuş galiba, tetiğe asılıyorum patlamıyor. Başka tüfek var mı?” diye sordu. Er çavuşa baktı. “Tüfek bozulmamış komutanım, parmağınız kopmuş!” Çavuş vatan aşkıyla öyle bir savaşıyordu ki, bir şarapnel parçasıyla kopan parmağını hissetmemişti bile…
GÖRSELLERİ YORUMLAMA
DEYİMLER
Genellikle gerçek anlamından uzaklaşmış birden çok sözcükten oluşan, bir kavramı ya da durumu karşılayan kalıplaşmış sözcük gruplarına “deyim” denir.
DEYİMLERİN ÖZELLİKLERİ
1-Deyimler kalıplaşmış sözlerdir, kelimelerin yerleri değiştirilemez ve aynı anlama bile gelse yerine başka bir sözcük getirilemez.
«Başından kaynar sular dökülmek” deyimi
“kafasına» kaynar sular dökülmek”
KARA GÜN DOSTU
SİYAH GÜN DOSTU
DOĞRU
YANLIŞ
2-Deyimlerin büyük çoğunluğu mecaz anlamlıdır, yani deyim içindeki sözcüklerin karşıladıkları anlamlar ile deyimin karşıladığı anlam farklıdır.
Tepesi atmak
Sinirlenmek
(Tepeyle atmakla ilgisi yok.)
Derdini dökmek:
Çekilen sıkıntıların bir bir anlatılması.
BİR YERE BOŞALTMAK ANLAMINDA DEĞİLDİR.
Kulak misafiri olmak:
Habersizce dinlemek
Kulağa misafir olmak değildir
3-Sayıları az da olsa gerçek anlamlı deyimler de vardır. Deyim içindeki sözcüklerin karşıladıkları anlamlar ile deyimin karşıladığı anlam aynıdır.
Kimi kimsesi olmamak
Yakınlarını kaybetmek,sahipsiz kalmak
İyi gün dostu olmak:
Sadece iyi günlerde görünmek.
4-Deyimler en az iki sözcükten oluşan söz gruplarıdır. Bir sözcük tek başına deyim oluşturamaz.
AĞIZ
DEYİM OLMAZ
Ağzı SULANMAK
AĞZINDAN BAL DAMLAMAK
AĞIZ BİRLİĞİ ETMEK
AĞZINI SIKI TUTMAK
DEYİM
5-Deyimler genelde mastar biçiminde kullanılır. Bu deyimler eklerle çekimli fiil yapılabilir.
GÖZ KULAK OLMAK
Kardeşine göz kulak oldu.
Ödü patlamak
Onu birden görünce ödü patladı.
6-Kalıplaşmış söz Öbekleridir. Cümle hâlinde olanları da vardır.
Dört elle sarılmak
göz kulak olmak
dört gözle beklemek
KALIPLAŞMIŞ OLANLAR
CÜMLE DURUMUNDA OLANLAR
Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?
Kızım sana söylüyorum, gelinim sen dinle. (anla)
DEYİMLER OYUNU
Yararlı olup olmadığı düşünülmeksizin rast gele yenen, yemek yerini tutmayan yiyecekler.
Abur cubur yemek:
Yapılan yanlış bir işin doğurduğu sıkıntı ve üzüntüyü yaşamak.
Acı çekmek:
Değişik sebeplerden dolayı dengeli düşünememek, olgun davranış göstermemek
Aklı bir karış havada olmak
delirmek ya da delirme derecesinde bunalmak.
Keçileri kaçırmak
bir konu üzerinde pek çok düşünmek.
Kafa patlatmak
Çok sık söylemekten bıkmak, usanmak
Dilinde tüy bitmek
bir yazıyı derinlemesine incelemeksizin okumak.
Göz gezdirmek
çok tehlikeli bir işin üstüne üstüne gitmek.
Ateşle oynamak
hoşlanılan, beğenilen bir şeyi edinme isteğini duymak.
Ağzı sulanmak
aldanmamak için çok uyanık bulunmak, çok dikkatli olmak.
Gözünü dört açmak
kendisine gerekli ve yararlı olan şeyi kendi eliyle yok etmek.
Bindiği dalı kesmek
Çok becerikli olmak, bir şeyde maharet göstermek.
Ağzıyla kuş tutmak
taşınması kolay, değerli (eşya).
Yükte hafif pahada ağır
Hile, düzen ve dalavere ile iş yapmak.
Dolap çevirmek
Çok sevinmek
Etekleri zil çalmak
çok utandırıcı, hiç beklenmedik, çok sıkıntı verici bir durum, kötü bir olay karşısında büyük bir sıkıntı duyumsayarak vücudunu sıcak bir ter basmak.
Başından kaynar sular dökülmek
çok kötü bir duruma düşmek.
Hapı yutmak
çok iddialı olduğu bir konuda, işi başaramayıp yetersizliğini anlamak.
Boyunun ölçüsünü almak
Bir kimseye, haberi olmadan, kötü duruma sokucu davranışta bulunmak, alt etmek için gizlice plan kurmak
Başına çorap örmek
Söylenen söze önem vermemek, kulak asmamak, umursamamak
Bir kulağından girip diğer kulağından çıkmak
Dedikodu ederek laf götürüp getirmek
Laf taşımak
Ödenmesi imkansız derecede borcu olmak
Gırtlağına kadar borcu olmak
Eğlenmek amacıyla çokça gezmek
Gezip tozmak
büyük bir yıkıma uğrayıp bütün umutlarını ve mutluluğunu yitirmek.
Dünyası başına yıkılmak
Kendisine verilen öğütlere kulak asmayıp kendi bildiği gibi davranmak
Burnunun dikine gitmek
Utanmaz, sıkılmaz, çekinmez, arsız biri olmak.
Yüzsüz olmak
bir kimseye, altından kalkamayacağı, yapamayacağı bir işi yaptırmaya çalışmak.
Deveye hendek atlatmak
çok zevk almak, çok keyiflenmek.
Zevkten dört köşe olmak
hiçbir varlığı olmamak, yoksulluk içinde olmak.
Açlıktan nefesi kokmak
Birinin yararına göre eylemde bulunmak, istemese de birinin işine yarayacak biçimde hareket etmek
Ekmeğine yağ sürmek
Üsteğmen Faruk cepheye gelen askerleri denetlerken kim ilgisini çekiyor?
Ali’ye niçin Kınalı lakabı takmışlar?
Annesinin Ali’ye kına yakmasının sebebi neymiş?
Çanakkale Savaşı’nda asker olan Kınalı Ali’nin, saçına niçin kına yakıldığını annesine mektup yazarak sorması, Ali’nin savaş sırasında şehit olması, cevap için gönderilen mektubun komutanı tarafından okunması.
Gelibolu
Çanakkale Savaşları zamanı(1915)
3. kişi
Üsteğmen Faruk, Kınalı Ali ve arkadaşları, Kınalı Ali’nin annesi
GEÇİŞ VE BAĞLANTI İFADELERİ
“Aralarında anlam ilgisi bulunan varlık, kavram, olay veya durumları aynı veya farklı yönde geliştirerek tek bir yargıya bağlayan ögelere” geçiş ve bağlantı ifadeleri denir.
Türkçede geçiş ve bağlantı ifadeleri; cümlede olumlu ve olumsuz anlamlar arasında geçiş yapma, destekleme, örnekler verme, sebep – sonuç, amaç – sonuç ve koşul – sonuç ilişkileri kurma, açıklama, duygu ve düşüncesini ifade etme, onaylama, beğenme, üzülme, özetleme, önem bildirme… gibi anlamlar yaratmak için kullanılır
1-Farklı Düşünmeye Yönlendiren İfadeler
İki düşünce arasında olumludan olumsuz düşünceye veya olumsuzdan olumlu düşünceye geçişi sağlayan ifadelerdir.
ama
fakat
lakin
yalnız
ancak
üstelik
oysa
buna rağmen
yine de
halbuki
ne var ki,
Düşüncenin yönünü değiştiren, farklı düşünmeye yönlendiren ifadeler şunlardır:
Oysa ki
Türkçe dersini çok seviyorum ama bazı konuları anlamakta zorlanıyorum.
Benden özür dilemesine rağmen halen aynı hatayı yapıyor.
Bisiklet almak istiyorum yalnız hangisini alacağıma karar veremiyorum.
Dün akşam yine gelmedin oysaki geleceğine söz vermiştin.
Öğrenmesi için çok zorladım ne var ki zorla güzellik olmuyor.
2-Destekleyici ve Açıklayıcı İfadeler
Daha önce ifade ettiğimiz düşünceyi desteklemek ve daha iyi anlaşılmasını sağlamak için farklı bir şekilde açıklarken kullandığımız ifadelere denir.
Destekleyici ve açıklayıcı ifadeler şunlardır:
özellikle,
örneğin,
örnek olarak,
mesela,
hatta,
üstelik,
ayrıca,
açıkçası,
açıklamak gerekirse,
başka bir deyişle,
yani”
Tüm mutfağı tek başına toplamış, üstelik yemek de yapmış.
Seneye Samsun’a taşınacağız hatta oradan ev bile alacağız.
Bu defa yeni yılın ilk ayında yani ocakta tatile çıkacağım.
Kırk senelik çalışma hayatım sona erdi başka bir deyişle emekli oldum.
Sayısal dersleri severim özellikle de matematik dersini.
3-Özetleyen ve Sonuç Bildiren İfadeler
Konuşmalarımızda ve yazılarımızda anlattıklarımızı sonuca bağlamak ve kısaca özetlemek isteğimizde özet ve sonuç bildiren cümleler kurarız.
Anlattıklarımızı özetlerken veya sonuca bağlarken kullandığımız özetleyen ve sonuç bildiren ifadeler şunlardır:
“kısacası,
özetle,
son olarak,
sonucunda,
böylece,
böylelikle,
görüldüğü gibi”
Kısacası artık sizinle çalışmak istemiyoruz.
Görüldüğü gibi bilgisayarın yararı kadar zararı da vardır.
Ünlü futbolcu jübile maçına çıktı. Böylelikle bir efsane daha yeşil sahalara veda etti.
Özetle bağlantı ifadeleri sözcükleri veya cümleleri birbirine bağlamamızı sağlar.
Gençlik kavramı, biyolojik anlamda kullanıldığı zaman şüphesiz ki belli bir yaş dönemini ifade eder. Atatürk, gençlere verdiği önemi ilk olarak 19 Mayıs tarihini “Gençlik ve Spor Bayramı” hediye ederek göstermiştir. Atatürk, gençlerin özellikle sağlam ve olumlu bir karakter taşımalarını önemsemiştir.
Kısaca Atatürk gençliği, bir fikir gençliği, bir ideal gençliği oluşturmalıdır. Son olarak diyebiliriz ki ilkelere bağlı, çalışkan ve vatansever bir gençlik Atatürk’ün idealiydi.
Şimdi aldığım 18 Mayıs 1921 tarihli nazik mektubunuza pek duygulanmış olarak sonsuz teşekkür eder ve bütün yurttaşlarım gibi kişiliğinize karşı beslediğim saygı, sevgi ve hayranlık duygularımın içtenliğine ve derinliğine inanmanızı rica ederim.
Şimdi aldığım 18 Mayıs 1921 tarihli nazik mektubunuza pek duygulanmış olarak sonsuz teşekkür eder ve bütün yurttaşlarım gibi kişiliğinize karşı beslediğim saygı, sevgi ve hayranlık duygularımın içtenliğine ve derinliğine inanmanızı rica ederim.
Rahatsızlığınızı öğrenince pek üzüldüm ve tam iyileşmeniz haberini sabırsızlıkla bekliyorum.
Rahatsızlığınızı öğrenince pek üzüldüm ve tam iyileşmeniz haberini sabırsızlıkla bekliyorum.
Bu fırsattan yararlanarak tarihimizin en karanlık günlerinde, yenilgi ve iftiranın bizi ebediyyen yok edecek gibi göründüğü bir zamanda bize güvenini bir an bile yitirmemiş olan dosta beslediğimiz ebedi minnettarlığın teminatını, talihin Türk milletine yeniden gülümsemeye başladığı şu sırada yenilemekten pek mutluluk duymaktayım.
Bu fırsattan yararlanarak tarihimizin en karanlık günlerinde, yenilgi ve iftiranın bizi ebediyyen yok edecek gibi göründüğü bir zamanda bize güvenini bir an bile yitirmemiş olan dosta beslediğimiz ebedi minnettarlığın teminatını, talihin Türk milletine yeniden gülümsemeye başladığı şu sırada yenilemekten pek mutluluk duymaktayım.
inanmanızı
iyileşmeniz
gülümsemeye
yenilemekten
aldığım
duygulanmış
beslediğim
edecek
göründüğü
yitirmemiş
olan
beslediğimiz
başladığı
olarak
öğrenince
yararlanarak
ÖRNEK
Kurtuluş Savaşı’nın temellerinin Çanakkale Zaferi ile atılmıştır. Atatürk önderliğinde milletimiz büyük fedakarlıklara ve kahramanlıklara imza atmıştır. Kazanılan zaferler tarihimiz açısından bir dönüm noktasıdır.
Avrupa ile Asya’yı birbirine bağlayan boğazlara sahip olmanın tüm dünya ticareti ile yakın ilişkide olmak anlamına geldiğini iyi bilen bazı ülkeler, tarih boyunca boğazlarda hakimiyet kurmanın hesapları içerisinde olmuşlardır.
Birinci Dünya Harbi içindeki düşmanlarımız İngiltere ve Fransa, Gelibolu Yarımadasını ele geçirerek Çanakkale Boğazı’nı açmak ve devamında da başkent İstanbul’u işgal etmek niyetiyle bu harekata başladılar.
İtilaf Devletleri, Almanya’nın en önemli, aynı zamanda en zayıf görülen müfttefikini saf�dışı bırakmak istiyorlardı. Bunun için Çanakkale ve İstanbul boğazlarını ele geçirip Rus donanmalarıyla bağlantı kurmayı planladılar.
Gelibolu Yarımada’sı bizim Avrupa’da kazandığımız ilk toprak olduğundan tarihimizde ayrıcalıklı bir yeri vardır.
Balkan Savaşları sonucu bugünkü topraklarımızın 1/5’inden daha fazla toprak elimizden çıkmıştı. Türk ordusu gerçek anlamıyla ordu olabilmek için büyük bir çabaya girişmiştir.
Çanakkale Savaşı’nın Türk tarihindeki önemi tüm bu saydığımız nedenlerden dolayı çok önemlidir. Çanakkale Zaferi ile İtilaf devletlerinin planları çökmüştür. İlerki zamanlarda İtilaf devletlerinin arası bozulmuştur. O zamanki başkent İstanbul kurtarılmıştır. Türk ordusunun kendine güveni gelmiştir. Tüm dünyaya Türk milletinin gücü gösterilmiştir. Mustafa Kemal de Türk ve dünya kamuoyu tarafından bu zaferle tanınmış ve üne kavuşmuştur.
Çanakkale Zaferi, hastalanmış, hatta ölmüş gözüyle bakılan Türk milletine şan, şeref ve güven kazandırmış, benliğini tanıtmış, Türk milletinin askerlik kabiliyetini, fedakarlık ruhunu, vatan ve millet sevgisini ve manevi güciinü bir defa daha ve dünyaya karşı ortaya koymuştur.
ÇANAKKALE SAVAŞI
BİR ÖĞRENCİMİN YAZDIĞI ÖDÜLLÜ ŞİİRİ
Çanakkale’de savaşan askerler,
Çanakkale geçilmez demiş.
Türk bayrağının altında,
Vatan bölünmez diye yemin etmiş.
Batmaz asla Türk’ün bağımsızlık güneşi,
Mehmetçik’in bağrında yanar iman ateşi,
Dinmez asırlar geçse bile,
Dilimizde Çanakkale Türküsü.
Yurdun dört yanından koştular cepheye,
Bir an bile olsun bakmadılar geriye,
Tüm dünyaya eşsiz bir ders verdiler,
Kanlarıyla adını yazdılar Çanakkale’ye.
Havada mermiler yağmur gibi yağıyor,
Düşman bomba üstüne bomba fırlatıyor,
Aslan Mehmet’im hiç tereddüt etmeden,
Toprağın bağrına bir gül gibi düşüyor.
104 yıldır yanan bir meşalesin Çanakkale,
Gerçek destanın yazıldığı yersin Çanakkale,
Seyyit Onbaşı’yı, Mustafa Kemal’i,
Gönlümüze yazan sensin Çanakkale.
MEHMET POLAT
ŞEHİT METİN ÖZTÜRK ORTAOKULU