1 of 83

2 of 83

HAYDİ, BAŞLAYALIM!

Bir zaman makinesiyle 13. yüzyıla gittiğinizi hayal ediniz. Günümüze dönerken

yanınızda üç şey getirebilecek olsanız bunlar neler olurdu? Arkadaşlarınızla paylaşınız.

3 of 83

+

Petek ve Bal kavramları arasında kurulmuştur.

4 of 83

GÖRSEL TAHMİN

5 of 83

6 of 83

7 of 83

8 of 83

9 of 83

10 of 83

a. “Bakraç” deyince aklınıza neler geliyor? Söyleyiniz.

b. Karekodu okutarak “Bakraç” adlı dijital içeriğe ulaşınız.

11 of 83

c. İçeriğin konusu nedir? Söyleyiniz.

Bakraç kelimesinin anlamı hakkında tahminlerde bulunup sonuca giden bir çocuk anlatılıyor.

ç. İçerikteki kahraman, “bakraç” kelimesinin anlamını tahmin etmeye çalışırken hangi yollara başvuruyor? Söyleyiniz.

Bakraç kelimesini önce başka kelimelerle alakasını bulmaya çalışıyor. Daha sonra kelimenin geçtiği cümleden tahmin yürütüyor. En son Güncel Türkçe Dil Sözlüğüne bakıyor.

12 of 83

a. “Türkçenin Beyliği” metnini tekrar gözden geçiriniz ve anlamını bilmediğiniz kelime/kelime gruplarını belirleyiniz. “1. ANLAYALIM” etkinliğinden yola çıkarak bu kelime/kelime gruplarının anlamlarını tahmin ediniz.

çini

bezek

kervan

yağma

çedik

13 of 83

kargaşa

bargah

çedik

kargaşa

bargah

çedik

Üzerinde gür ot biten düz ve nemli yer

Danışma.

Mesh üzerine giyilen sarı pabuç.

14 of 83

heybe

divan

heybe

divan

Omza geçirilebilen tek gözlü bir çanta türü.

Yüksek düzeydeki devlet adamlarının kurduğu büyük meclis.

15 of 83

16 of 83

17 of 83

18 of 83

TÜRKÇE

NİNE

FASULYE

19 of 83

ATASÖZÜ

GENÇLİK

HAYVAN SEVGİSİ

20 of 83

b. Eklediğiniz kelime/kelime gruplarından hangileri metni daha iyi yansıtmaktadır? Söyleyiniz.

Hatırlayalım

Anahtar kelimeler, bir metnin içeriğini en iyi yansıtan kelimelerdir.

Bu kelimeler ana düşünceyi de destekler.

Eklediğim kelimelerin tamamı metni daha iyi yansıtmaktadır çünkü alakalı kelimeler kullandım.

21 of 83

Gönül , töre ve anayurt kelimeleri metnin içeriğini en iyi yansıtan kavramlardır. Çünkü metinde Türk milletinin Anadolu'da tutunabilmesinin ve varlığını sürdürebilmesinin ancak dil birliği (Türkçe) ve gönül birliği ile sağlandığı vurgulanmaktadır.

22 of 83

Gönül

Sevgi, istek, düşünüş, anma gibi duyguların kaynağı olan soyut merkez.

Yürek, Kalp

Sevgi, hoşgörü, birlik, Anadolu erenleri

Gönül vermek / Gönül bağı kurmak

Töre

Bir toplumda uygulana gelen gelenk, görenek ve kuralların bütünü.

Gelenek, Görenek, Ahlak

Kültür, millet bilinci, düzen

Töreye uymak / Töresini yürütmek

Anayurt

Bir ulusun ilk çıktığı veya yurt edindiği toprak parçası.

Vatan, Yurt

Anadolu, baba ocağı, toprak

Yurt edinmek / Yurt tutmak

23 of 83

c. Metinde “gönül” ve “dil” kelimeleri arasında nasıl bir ilgi kurulmuştur? Söyleyiniz

Metinde Türkleri bir arada tutan gücün "dil ve gönül bağı" olduğu vurgulanmıştır. Dil ile gönül birbirini besleyen ve milletin birliğini sağlayan unsurlardır.

24 of 83

25 of 83

26 of 83

Eski zamanlar / Geçmiş zaman (Osmanlı Dönemi)

* Aksi Yusuf:

Gemi Kaptanı:

Tayfalar:

İstanbul (Liman / İskele), Trakya, İzmir, Deniz / Gemi

Peynir ticareti yapan Aksi Yusuf’un gemi kaptanına ödemeyi ertelemek istemesi üzerine, kaptanın "Lafla peynir gemisi yürümez" diyerek parasını peşin alması ve bu atasözünün ortaya çıkış hikâyesi.

27 of 83

c. İzlediğiniz içerikte yer alan kahramanlar arasındaki ilişkiyi açıklayınız.

Aralarında ticari bir ilişki (müşteri - taşıyıcı / hizmet sağlayan) vardır. Aksi Yusuf mallarını (peynirlerini) taşıtmak istemekte, ancak ödemeyi sürekli erteleyip vaatlerde bulunmaktadır. Gemi kaptanı ise emeğinin karşılığını peşin isteyerek ticaretin kurallarına göre hareket etmektedir.

28 of 83

ç. Hikâyenin geçtiği şehir deniz kıyısında yer almasaydı olay örgüsü bu durumdan nasıl

etkilenirdi?

Hikâyedeki ticaret deniz yolu ve gemilerle yapılamazdı. Peynirlerin İzmir'e taşınması için at, katır veya kervanlar gibi kara yolu taşıtları kullanılırdı.

Dolayısıyla "peynir gemisi" kavramı ve "Lafla peynir gemisi yürümez" atasözü bu şekliyle ortaya çıkmaz; bunun yerine kara taşımacılığı veya kervanlarla ilgili farklı bir ifade ya da atasözü doğabilirdi.

29 of 83

30 of 83

31 of 83

32 of 83

33 of 83

c. Aşağıdaki cümlelerde altı çizili sözleri, daha etkili ifadelerle değiştirerek cümleleri yeniden söyleyiniz.

Top cama vurunca cam paramparça oldu.

Tencereden kaynayan süt fokur fokur kaynıyordu.

Karların erimesiyle beslenen dere gürül gürül akıyordu.

34 of 83

ç. Bir doğa olayını ya da günlük bir durumu, farklı söz varlığı unsurlarını kullanarak (eş ve

yakın anlamlı kelime, deyim, atasözü, kalıp söz, ikileme vb.) anlatınız.

Gökyüzü bir anda karardı, şiddetli rüzgâr ağaçların dallarını şakır şakır sallamaya başladı. Bardaktan boşanırcasına yağan yağmur yolları göle çevirdi. Şimşekler güm güm çakıyor, gök gürültüsü ortalığı inletiyordu. Damlaya damlaya göl olur derler ama bu yağışla dereler taştı geçti. Yağmur dindiğinde ise yerini sessizliğe bıraktı, etraf pırıl pırıl ve mis gibi toprak kokuyordu.

35 of 83

"Kuzum", "Gözümün nuru", "Canım ciğerim"

Bitanem", "Gülüm", "Kınalı kuzum"

"Cana yakınım", "Ömrüm", "İki gözüm"

36 of 83

Sevgili Öğretmenim ve Değerli Arkadaşlarım,

Okuduğumuz metinde "Balım Kız, Dalım Oğul" gibi dilimizin inceliğini ve yüreğimizin sıcaklığını yansıtan ne güzel ifadeler var, değil mi? Kültürümüzde sevgi sadece hissedilmez, kelimelerle de ilmek ilmek işlenir. Günlük hayatımızda aile içinde anne ve babalarımızın bize yönelttiği "canım oğlum/kızım", "gözümün nuru", "kınalı kuzum" ya da "bal kuzum" gibi sözler, bizlere koşulsuz sevgiyi, güveni ve aidiyet hissini yaşatır. Bu sözleri duyduğumuzda kendimizi korunmuş ve değerli hissederiz.

37 of 83

Arkadaşlarımız arasında kullandığımız "dostum", "canım arkadaşım", "kardeşim" veya "sırdaşım" gibi samimi hitaplar ise aramızdaki bağ ve güveni güçlendirir. Bu ifadeler sadece birer kelime değil; samimiyetin, paylaşmanın ve birlikte büyümenin birer nişanesidir. Sevgi sözcükleri, dilimizin zenginliğinin ve gönül coğrafyamızın genişliğinin en güzel göstergesidir. Kelimelerimizi sevgiden ve tatlı dilden mahrum bırakmadığımız sürece dostluğumuz da aile bağlarımız da daima güçlü kalacaktır.Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.

38 of 83

39 of 83

40 of 83

41 of 83

Eğlence hamuru / Zıpzıp hamuru / Oyun jölesi

42 of 83

Toprak akvaryumu / Yapay doğa fanusu / Kara akvaryumu

43 of 83

Küt / Sert vuruş / Sepetleme

44 of 83

Gezer ev / Tekerlekli ev

45 of 83

Türkçe dersini severim, demiş.

Kütüphaneye uğramayı unutmayın, diyerek sınıftan çıktı.

Ayakkabılarını giydi. Kapıda bekleyen ninesine

— Yarın da masal anlatacak mısın, diye sordu.

46 of 83

47 of 83

48 of 83

1, 3, 5

2, 7, 9

4, 6, 8

49 of 83

ç. Defterinize virgülün öğrendiğiniz işlevlerine yönelik birer cümle yazınız.

Tırnak içinde olmayan alıntı cümlesinden sonra:

Konuşma çizgisinden sonraki alıntı cümlenin bitiminde:

Edebî eserlerde konuşma bölümünden önceki ifadenin sonunda:

Yarın saat sekizde kütüphanede buluşalım, dedi.

— Toplantı için hazırlıkları tamamladınız mı, diye sordu.

Aksakallı dede, etrafındakilere dönerek:— Sözlerinizi özenle seçin, dedi.

50 of 83

Cümleye "başkaca eylemlerin yanında / ek olarak" anlamı katar. Dedemin o akşam masal anlatmak, sohbet etmek gibi başka şeyler yapmanın yanı sıra ek olarak türkü söylediğini gösterir. Buradaki "de" bağlaçtır ve örtülü anlam sağlar.

51 of 83

Buradaki "-de" bulunma durum eki (hâl eki) görevindedir. Neşenin, kederin ve umudun nerede, neyin içinde bulunduğunu gösterir ve eklendiği sözcüğe bitişik yazılır.

52 of 83

Buradaki "da" bağlaçtır. Cümleden çıkarıldığında cümlenin yapısı ve anlamı bozulmaz ("Öğretmen, kardeşime kitap hediye etmiş"). Cümleye "başka şeylerin yanı sıra" anlamı katar ve ayrı yazılır.

Buradaki "-ta" bulunma durum ekidir (sertleşmeye uğramıştır). Cümleden çıkarıldığında anlam bozulur ("Kitap güzel bilmeceler var"). Bilmecelerin nerede bulunduğunu belirtir ve sözcüğe bitişik yazılır.

53 of 83

Ayrı yazılan bağlaç olan "da/de" örneği:

Cümle: "Karaman çarşısında da, Karaman karşısında okuntu çıkardı..."

Açıklama: Bağlaç olduğu için cümleye katma/dâhil olma anlamı vermiş ve ayrı yazılmıştır. Cümleden çıkarıldığında anlam bozulmaz.

54 of 83

Bitişik yazılan bulunma eki olan "-da / -de" örneği:

Cümle: "13. yüzyılın Anadolusunda dolaşılmadan olmaz..."

Açıklama: Bulunma hâl eki olduğu için eklendiği isme bitişik yazılmıştır. Eylemin gerçekleştiği yeri/zamanı gösterir.

55 of 83

56 of 83

57 of 83

58 of 83

59 of 83

60 of 83

61 of 83

62 of 83

63 of 83

Metinde bilgi verilen varlık, durum veya kavramlar nelerdir?

Karakterler Karagöz, Hacivat, Çelebi, Zenne, Tiryaki, Beberuhi, Tuzsuz Deli Bekir, Sarhoş, Ferhat ile Şirin, Kerem ile Aslı, Tahir ile Zühre, Leyla ile Mecnun’dur. Karakterlerin günlük yaşantısı, zıtlaşması olayları etrafında konu ele alınır. Metnin teması genel olarak klasik halk tiyatrosu olan karagöz oyunudur ve amaç seyircinin hoşça vakit geçirmesini sağlamaktır.

64 of 83

Karagöz oyunu hakkında bilgi verilir ve amacından bahsedilir.

Karakter özelliklerinden, tiplerden ve rollerden bahsedilerek oyunun konusu hakkında açıklamalar bulunur.

Karagöz oyunu, halkı güldürürken düşündüren bir oyundur. Oyun sonunda herkes mutlu, eğlenmiş, dinlenmiş ve ders almış şekilde ayrılır. Oyun günlük hayatımızı yansıtır.

65 of 83

66 of 83

67 of 83

68 of 83

69 of 83

70 of 83

71 of 83

72 of 83

73 of 83

74 of 83

75 of 83

76 of 83

Tonyukuk Yazıtı’nın tanıtımı

Yazıldığı dönem hakkında bilgiler vermesi, Türk Dili için önemi,

Tonyukuk Yazıtı’nda yer alan bir hikaye anlatması, birlikten kuvvet doğar düşüncesinin vurgulanması

77 of 83

78 of 83

79 of 83

80 of 83

81 of 83

82 of 83

83 of 83