TARHIYAT SONRASI GERÇEKLEŞTIRILEN UZLAŞMAYA KARŞI VERGI DAIRESI TARAFINDAN AÇILAN DAVALAR ILE İLGILI DANIŞTAY İÇTIHADI BIRLEŞTIRME KURULUNUN E:1985/5, K: 1985/4 SAYILI KARARI ÇERÇEVESINDE BIR DEĞERLENDIRME
Dr. Öğr. Üyesi SELCAN ÜNAL
(KTO KARATAY ÜNİVERSİTESİ)
SUNUM PLANI
Uzlaşma Kavramı ve Uzlaşma Müessesesinin Kurulma Amacı
Uzlaşma Müessesinin Tarihçesi
Tarhiyat Öncesi ve Sonrası Uzlaşma ve Uzlaşma Komisyonu
Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulunun E:1985/5, K: 1985/4 Sayılı Kararı Çerçevesinde Bir Değerlendirme
Uzlaşma Kavramı�
Uzlaşma, mükelleflerin ikmalen, re’sen ve idarece tarh edilecek/edilen vergiler ve bunlara ilişkin kesilecek/kesilen vergi ziyaı cezaları konusunda yargı yoluna başvurmadan, vergi idaresi ile anlaşmak amacıyla başvurabilecekleri idari bir çözüm yoludur.
Uzlaşma, vergi anlaşmazlıklarının, uyuşmazlık haline getirilerek mahkemeye intikal ettirilmeden mükellef ile vergi idaresi arasında, içerisinde pazarlık barındıran ve her iki tarafın rızasının olduğu barışçıl bir çözüm yoludur (Şenyüz, 2022, s: 184; Karakoç, 2017, s: 373).
Uzlaşma Müessesesinin Tarihçesi�
Uzlaşma Müessesesinin Kurulma Amacı
Uzlaşma müessesesinin kurulmasının temel nedeni, vergi uyuşmazlıklarının kısa sürede çözümlenmesine zemin hazırlayarak, alınacak verginin en kısa sürede hazineye girmesini sağlamaktır.
Mükellefler açısından da ödeyecekleri vergi miktarında uzlaşma sonrası değişim, lehlerine bir durum ortaya çıkarmaktadır. (Öncel vd., 2019, s: 186).
Uzlaşma, mükellefin yargı sürecinde katlanacağı maliyetleri ve uzun işlem süreçlerini ortadan kaldırır.
Tarhiyat Öncesi Uzlaşma
Tarhiyat Sonrası Uzlaşma
Tarhiyat sonrası uzlaşmanın kapsamına; vergi daireleri tarafından mükellef adına ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilen ve vergi dairelerinin tarha yetkili olduğu bütün vergi, resim ve harçlar ile bunlara ilişkin olarak kesilecek vergi ziyaı cezaları ile 1/1/2024 tarihinden itibaren 23.000 Türk lirasını aşan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları (kaçakçılık ve iştirak suçundan dolayı kesilen vergi ziyaı cezaları ile 370 inci maddenin (b) fıkrası kapsamında kendilerine ön tespite ilişkin yazı tebliğ edilen mükelleflere mezkur maddeye göre kesilen ceza hariç) girer.
Mükelleflerin tarhiyat sonrası uzlaşma’ya başvurabilmeleri için; bağlı oldukları vergi dairesi tarafından tarh edilmiş vergi ve/veya kesilmiş vergi ziyaı cezasını gösteren vergi/ceza ihbarnamesinin mükellefe tebliğ edilmiş olması gerekmektedir. Tarhiyat sonrası uzlaşma talebinde bulunabilmek için; daha önce tarhiyat öncesi uzlaşma talebinde bulunmamak veya bulunmuş olmakla birlikte usulüne uygun olarak tarhiyat öncesi uzlaşma hakkından vazgeçmiş olmak şarttır.
Uzlaşma talebinde bulunan mükellef, uzlaşma talep ettiği cezalar için ancak uzlaşma vaki olmadığı veya temin edilemediği durumda tutanağın tebliğinden itibaren genel hükümler dairesinde yetkili vergi mahkemesinde dava açabilir. Dava açma süresi bitmiş veya 15 günden az kalmış ise dava açma süresi tutanağın tebliğinden itibaren 15 gün uzar.
Uzlaşma Komisyonu
Madde 6- Genel bütçeye giren vergi, resim ve harçlara ilişkin uzlaşma taleplerinin incelenmesi için üçer kişilik il ve ilçe uzlaşma komisyonları ile Merkezi Uzlaşma Komisyonu kurulur.
a) İl Uzlaşma Komisyonu : Defterdarın veya tevkil edeceği kişinin başkanlığında gelir müdürü ile vergi dairesi müdüründen oluşur.
b) İlçe Uzlaşma Komisyonu : Müstakil vergi dairesi bulunan ilçelerde, vergi dairesi müdürünün başkanlığında müdür tarafından belirlenecek bir müdür yardımcısı ve şeften oluşur. Müdür yardımcısı veya şef bulunmaması halinde komisyonda bunların yerine görev yapanlar üye olur. Bağlı vergi dairelerinde komisyon malmüdürünün başkanlığında gelir şefi ve memurundan oluşur. Gelir şefi bulunmaması halinde yerine gelir şefliği memurlarından birisi üye olur.
c) Vergi Dairesi Başkanlıklarında Uzlaşma Komisyonu : Vergi dairesi başkanının başkanlığında vergi müdürü ve müdür yardımcısından oluşur.
d) Merkezi Uzlaşma Komisyonu : Mahalli uzlaşma komisyonlarına tanınan yetki sınırlarını aşan vergi, resim ve harçlarda uzlaşmak üzere kurulan Merkezi Uzlaşma Komisyonu, Maliye Bakanlığı Müsteşarı’nın başkanlığında, Genel Müdürlüğün bağlı olduğu Müsteşar Yardımcısı ve Gelirler Genel Müdürü’nden oluşur.
Bu komisyonlar üyelerinin tamamının katılmasıyla toplanırlar ve çoğunlukla karar verirler.
�VUK 377. Maddesi�
VERGİ MAHKEMESİNDE DAVA AÇMAYA YETKİLİ OLANLAR:
Değişik madde: 23/6/1982 t. 2686 s. K. m.50
Mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenler, tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara karşı vergi mahkemesinde dava açabilirler.
Vergi dairesi tadilat ve takdir komisyonlarınca tahmin ve takdir olunan matrahlara karşı vergi mahkemesinde dava açabilir.
Belediyelerde dava açma yetkisini belediye adına varidat müdürü, olmayan yerlerde hesap işleri müdürü veya o görevi yapan kullanır.
Vergi dairesi başkanlıkları ile vergi daireleri, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığınca belirlenen tutarları aşan davalarda Gelir İdaresi Başkanlığının (İl özel idareleri ile belediyeler, valilerin) muvafakatını almadan vergi mahkemesi kararları aleyhine temyiz yoluna gidemezler.
�Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulunun E:1985/5, K: 1985/4 Sayılı Kararı Çerçevesinde Bir Değerlendirme�
Takdir komisyonları tarafından takdir olunan matrah üzerinden tahakkuk ettirilen vergi ve vergi cezası hakkında uzlaşılmış olmasının, matrahın arttırılması dileğiyle vergi dairesi tarafından açılan davanın görülmesine engel olup olmadığı konusunda 7. Daire ile 3, 4 ve 9. Dairelerin kararlan arasında ortaya çıkan aykırılığın, uzlaşılan vergi ve cezanın matrahının artırılması yolundaki vergi dairesi davasının incelenemeyeceği yönünde birleştirilmesi suretiyle giderilmesi hakkındadır.
Takdir komisyonları tarafından takdir olunan matrah üzerinden tahakkuk ettirilen vergi ve vergi cezası hakkında uzlaşılmış olmasının, bu matrahın arttırılması dileğiyle Vergi Usul Kanununun 377 nci maddesi uyarınca vergi dairesi tarafından açılan davanın esasının incelenmesine engel olmadığı yolundaki
Yedinci Dairenin 31/5/1982 günlü ve E : 1982-1073, K : 1982-1765 ve 9/4/1984 günlü ve E : 1983-438, K : 1984-713 sayılı kararları İle
aksi yöndeki Üçüncü Dairenin 15/1/1985 günlü ve E : 1984-2220, K : 1985-121, Dördüncü Dairenin 11/11/1983 günlü ve E : 1983-951, K : 1983 - 8837 ve 27/10/1982 günlü ve E : 1982-2595, K : 1982-3881, Dokuzuncu Dairenin 20/10/1981 günlü ve E : 1980-3583, K . 1981-4682 sayılı kararları arasındaki aykırılığın giderilmesi,
Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunun aynı konuya ilişkin 1984-30 sayılı dosyasında verdiği 22/3/1985 günlü kararıyla istenilmiştir.
Danıştay Başsavcısının Düşüncesi:
Yedinci Daire kararı ile Dört ve Dokuzuncu Daire kararları arasındaki aykırılık ve uyuşmazlığın büyük boyutlara ulaşmış olması göz önünde tutularak içtihatların birleştirilmesinin gerekli ve zorunlu olduğu görüşü mevcuttur.
Asıl görevi vergi mahkemelerinden verilen ısrar kararlarını incelemek olan Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunun, gündemindeki bir dava dosyasının yetki dışı alınan İçtihatları Birleştirme Kuruluna gönderme kararı ile inceleme dışı bırakılmasına 2575 sayılı Danıştay Kanununun 38, 39 ve 40 ıncı maddelerine göre imkan bulunmamaktadır.
Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunun içtihatların birleştirilmesini isteyebilmesi için;
a — Aynı konu hakkında ayrı ayrı yasa kurallarını uygulamak veya bir yasa kuralını ayrı ayrı doğrultularda yorumlamak suretiyle birbirine aykırı kararlar vermesi,
b — Veya aynı konu hakkında verdiği kararlarla diğer vergi dairelerinin kararları arasında uyuşmazlık bulunması gerekmektedir.
(Fakat aynı konuda, vergi daireleri genel kurulunca verilmiş hiçbir karara tesadüf edilememiştir.)
Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunun 3, 4, 7, 9 uncu vergi daireleri kararları arasında uyuşmazlık oluştuğundan bahisle, içtihatların birleştirilmesini istemeye yetkisi yoktur.
2575 Danıştay Kanunu-MADDE 40
1. İçtihatların birleştirilmesi veya birleştirilmiş içtihatların değiştirilmesi, Danıştay Başkanı, konu ile ilgili daireler, idari ve vergi dava daireleri kurulları veya Başsavcı tarafından istenebilir.
2. Aykırı kararlarla ilgili kişiler, içtihatların birleştirilmesi için Danıştay Başkanlığına başvurabilirler.
3. Kurulun, içtihatların birleştirilmesi veya değiştirilmesi hakkındaki kararları, gönderildikleri tarihten itibaren bir ay içerisinde Resmi Gazete’de yayımlanır.
4. Bu kararlara, Danıştay daire ve kurulları ile idari mahkemeler ve idare uymak zorundadır.
Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunun içtihatların birleştirilmesini istemeye yetkili olduğu açıkça ifade edilmiştir. Vergi Mahkemelerinden verilen ısrar kararları hakkındaki temyiz istemlerini incelemekle görevli bu Kurulun, «Konu ile ilgili» olduğu da açıktır.
.
2575 sayılı Kanunun 39 uncu maddesinde yer alan, ‘İçtihatları Birleştirme Kurulu, dava dairelerinin veya idari ve vergi dava daireleri genel kurullarının kendi kararları veya ayrı ayrı verdikleri kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık görüldüğü takdirde ibaresi, içtihatların birleştirilmesine karar verebilmek için İçtihattan Birleştirme Kurulunun arayacağı şartı göstermektedir
Maddede yer alan hükmün sözü, anlamı ve yeri, Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunun içtihatların birleştirilmesi yoluna başvurabilmesi için o konuda verilmiş kararı bulunması şartının öngörüldüğü şeklinde bir yoruma imkan vermemektedir. Ayrıca isteme konu .olan kararlar arasında aykırılık bulunduğu ve içtihatların birleştirilmesinin gerekli olduğu görülmektedir.
İdare ve mükellef arasındaki ilişkilerin, karşılıklı güven ve anlayış ortamı içinde yürütülerek uyuşmazlıkların UZLAŞMA ile çözülmesi :
— Tahsilatı hızlandıracak ve zaman süreci içinde kamu parasının değer yitirmesini önleyecektir.
— Gerek vergi dairelerinin ve gerekse mükellefin, yargılama masraflarıyla iş gücü kaybına uğramalarım engelleyecektir.
— Vergi mahkemelerine intikal edecek işlerin belirli bir ölçüde azalmasına imkan hazırlayacaktır.
Uzlaşma tutanağı kesin olup, gereğini, vergi daireleri bir mahkeme ilamı gibi yerine getirmekle yükümlüdürler. Bu suretle uyuşmazlığın temelinden çözüldüğü kabul edilerek, mükellef veya adına ceza kesilenlerin üzerinde uzlaşılan ve tutanakla tespit olunan hususlar hakkında dava açamayacakları gibi hiç bir merci’e de başvuramayacaklardır.
Ek Madde 6 – (Ek: 19/2/1963-205/22 md.) Uzlaşma komisyonlarının tutacakları (...)(1) uzlaşma tutanakları kesin olup gereği vergi dairelerince derhal yerine getirilir.
(Değişik: 23/6/1982-2686/46 md.) Mükellef veya adına ceza kesilen; üzerinde uzlaşılan ve tutanakla tespit olunan hususlar hakkında dava açılmaz ve hiçbir mercie şikayette bulunamaz.
(birinci fıkrası idareyi, ikinci fıkrası ise mükellefi veya ceza muhatabım ilgilendiren hükümleri içermektedir.)
Takdir komisyonlarınca vergilendirme dönemine ilişkin tespit edilen matrah esas alınarak tahakkuk ettirilen vergi ve kesilen ceza üzerinde uzlaşmaya varılmış ve bu olgu bir tutanakla saptanmış ise, vergi dairesi, matrahın artırılması için artık yargı yerlerine başvuramayacaktır. Aksi takdirde, uzlaşma müessesesinin amacına ters düşen ve kesin olarak sonuçlanmış bulunan aynı konuya ilişkin ihtilafı, yeniden canlandırmak gibi açıklanması güç bir çelişkiye düşülmüş olunacaktır.
Kararın Özet İçeriği;
1 — Uzlaşma bir bütündür. Vergi ve cezadan birisi için uzlaşma istenip diğeri için dava yoluna gidilemez.
2 — Uzlaşmanın, salınan vergi ve kesilen cezaların tümünü kapsaması esası, sadece takdir edilen matrah üzerinden salınan vergi ve cezalar için geçerlidir. Takdir edilmeyen gelir unsurları uzlaşma kapsamı dışında kalacaktır.
3 — Yasal süre içinde hem uzlaşma ve hemde yargı yoluna gidilebilir. Ancak uzlaşma sağlandığı takdirde, uyuşmazlık sona erer.
4 — Uzlaşmanın amacı re'sen ve ikmalen tarh olunan vergi ve cezalardan doğan anlaşmazlıkların, taraflar arasında ve mahallinde kesin olarak çözümlenmesidir.
5 —Uzlaşmanın temin edilmiş olmasıyla anlaşmazlık sona ermiş olacağından aynı uyuşmazlığı vergi mahkemelerinde devam ettirmek, kanun koyucunun bu müessese ile getirmek istediği amaca ters düşecektir.
6 — Uyuşmazlığa varılan konular kesindir. Aynı konuda her ne suretle olursa
olsun sonradan ikinci bir tarhiyat yapılamaz.
7 — Takdir matrahı üzerinden salınan vergi ve kesilen cezada uzlaşma sağlandıktan
sonra, vergi dairesi, matrahın azlığından bahisle yargı yoluna başvuramaz
8 —Maliye Bakanlığının 134 sıra numaralı genel tebliğinde vergi dairelerinin takdir komisyonu kararlarına, matrah artırmak için itiraz etmeler ve vergi mahkemelerinin takdir komisyonu yerine geçerek matrahın artırılmasına karar vermeleri halinde, yapılan ek tarhiyat nedeniyle vaki olan uzlaşma istekleri incelenebilir. denilmekte ise de, burada takdir komisyonunca takdir edilen matrah üzerinden salınan vergi ve kesilen ceza hakkında ihtilaf doğmamış ve önceden bir uzlaşma yapılmamıştır. Uzlaşma talebinin münhasıran ek tarhiyata ilişkin bulunması nedeniyle bu tebliğin, düşüncelerimizi doğrulayıcı bir nitelik taşıdığı görülmektedir.
9 — Vergi Dairesinin, takdir komisyonları tarafından takdir olunan matrahlara karşı vergi mahkemelerinde dava açabileceklerine değin 213 sayılı Yasanın 377/2 maddesindeki hükmün uzlaşma hükümleriyle birlikte incelenmesi gerekir. Takdir Komisyonunun takdir ettiği matrah üzerinden salınan vergi ve vergi cezası hakkında uzlaşmanın sağlanması, dolaylı olarak matrah üzerinde de anlaşmaya varıldığı sonucunu doğurur. Bu bakımdan uzlaşmaya varılan durumlarda takdir komisyonunun kararına karşı vergi dairesinin dava açmasına artık olanak kalmaz. Aksi takdirde, yasaların verdiği yetkiye dayanarak, vergi dairesiyle mükelleften oluşan tarafların özgür iradelerinin bir ürünü olan uzlaşmanın hükümleri dışına, tek yanlı olarak çıkılmış olunur.
SONUÇ
Takdir komisyonları tarafından takdir olunan matrah üzerinden tahakkuk ettirilen vergi ve vergi cezası hakkında uzlaşma sağlanması halinde takdir olunan matrahın azlığından söz edilerek arttırılması dileğiyle vergi dairesi tarafından açılan davanın incelenmesi olanağı bulunmamaktadır.
Bu nedenle içtihadın, üçüncü, Dördüncü ve Dokuzuncu Dairelerin bu yöndeki kararları doğrultusunda birleştirilmesine, 25/6/1985 günündeki toplantıda karar yeter sayısı sağlanamadığından, 2/7/1985 günlü ikinci toplantıda mevcudun oyçokluğuyla karar verildi.
AZLIK OYU
213 sayılı Vergi Usul Kanununa 205 sayılı Kanunun 22 nci maddesiyle Uzlaşma Başlığı altında eklenen, Ek 6 ncı maddede öngörülen, ‘Uzlaşma komisyonu muamelelerinin ve uzlaşma tutanaklarının kesinliğinin ne anlama geldiği, aynı maddede belirtilmiştir. Maddeye göre bunun anlamı, uzlaşma tutanaklarının gereğinin yerine getirilmesi, yani uzlaşılan miktarda vergi ve cezanın vergi dairelerince derhal tahsili ve yükümlünün ‘üzerinde uzlaşılan ve tutanakla tespit olunan hususlar hakkında’ dava açamaması ve hiçbir mercie şikayette bulunamamasından ibarettir. Bu maddeye dayanılarak ve uzlaşma muamelesinin kesinliğinden söz edilerek, vergi dairesinin matrahın miktarı konusundaki davasının uzlaşma ile kesin olarak son bulduğu kabul edilemez.