1 of 51

TÜRK DENİZCİLERİ- PİRİ REİS

2 of 51

HAYDİ, BAŞLAYALIM!

Mahallenizin bir haritasını çizecek olsanız hangi noktayı merkez olarak alırsınız?

Arkadaşlarınızla paylaşınız.

Mahallemin haritasını çizerken merkezi nokta olarak okulu seçerdim çünkü herkesin kolayca ulaşabildiği, tanıdığı bir yerdir.

3 of 51

Piri Reis, Turgut Reis ve Barbaros Hayrettin Paşa’nın hangi alanda öne çıkan kişiler olduğunu tahmin ediniz.

Piri Reis, Turgut Reis ve Barbaros Hayrettin Paşa denizcilik alanında öne çıkan kişilerdir. Üçü de Osmanlı döneminde önemli kaptanlar olup denizlerde büyük başarılar kazanmışlardır.

4 of 51

https://pirireis.mgm.gov.tr/ayrintili-haritalar

Yukarıdaki güvenilir genel ağ adresini inceleyiniz. Bu ağ adresinden nereye ulaşılabilir? Tahminlerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün genel ağ adresine ulaşılmaktadır.

5 of 51

GÖRSEL YORUMLAMA

6 of 51

Aşağıdaki metni kelimeleri doğru seslendirme, metnin türüne uygun hızda okuma vb.

unsurlara dikkat ederek sesli okuyunuz

TÜRK DENİZCİLERİ-PİRİ REİS

7 of 51

Mehmet. okul çıkışı hemen hemen her gün limana uğrardı. Dayısı Kemal Reis’in teknesinde yapılacak bir iş varsa onu yapardı.

Kemal Reis, yeğeninin denize olan hevesinden çok gurur duyuyordu.

Okulu biten Mehmet 14-15 yaşlarına gelmişti. Kemal Reis. her gün limana uğrayan Mehmet’e bir gün; “Mehmet sana teknede iş versem çalışır mısın?” dedi. Mehmet için dünyada bundan güzel bir teklif olamazdı. Teşekkür ederek dayısına sarıldı. Artık Mehmet bir denizciydi.

8 of 51

Kemal Reis, donanmada kaptan olmuştu. Yeğeni Mehmet’i de yanına levent olarak almıştı. Mehmet’e gemicilik ve denizcilikle ilgili bildiklerini anlatıyordu. Neler yapması, neler yapmaması ve nelere dikkat etmesi gerektiğini tek tek ona öğretiyordu.

Bir süre sonra Mehmet artık iyi bir denizci olmuştu.

Mehmet, İnebahtı, Modan ve Mora seferlerine katıldı. Bu deniz savaşlarında bilgi ve görgüsü daha da artmıştı. Zekâsı ve bilgisi, her reisin ve kaptanın dikkatini çekiyordu.

9 of 51

Ünü, denizcilerin piri Barbaros’un kulağına kadar gitti. Zekâ ve yeteneğin gücünü bilen Barbaros, bıyıkları yeni terlemiş bu gence kendi kalyonunda görev verdi. Amacı, onu daha iyi yetiştirmekti.

Sefere her çıktıklarında, Mehmet gemiden sandalla açılıp o yerlerle ilgili araştırmalar yapıyordu. Bitkileri, toprağı, hayvanları inceliyordu. Sonra onları dikkatle not ediyordu.

Bir gün tuttuğu notları, denizlerin kaptanı Barbaros Hayrettin Paşa’ya gösterdi. Barbaros, onu tebrik etti. Mehmet’i yanına almanın ne kadar isabetli bir karar olduğunu şimdi daha iyi anlamıştı.

10 of 51

Bu arada Mehmet’in dayısı Kemal Reis ölmüştü. Mehmet buna çok üzülmüştü. Kendisini çok sevdiği denize kavuşturan ilk reisini daima rahmetle andı.

Barbaros Hayrettin Paşa, Mehmet’i başarılarından dolayı bir gemiye reis yapmıştı.

Mehmet Reis uğradığı limanlardaki gemicilerle konuşuyor, onların edindiği tecrübeleri dinliyordu. Bu gemicilere sorular soruyor, onlardan aldığı bilgileri not ediyordu.

Mehmet artık dünyanın bütün limanlarını dolaşıyordu. Çeşit çeşit araziler, insanlar, hayvanlar görüyordu.

Gittiği her yerin uzaklığını ölçüyor, inceliyor, planlar yapıyor ve buraların haritasını çiziyordu.

11 of 51

Aklında bir şey vardı: Parça parça ölçerek gezdiği yerlerin haritasını çıkarmıştı. Araştırmalarını tamamladıktan sonra elindeki ölçümleri birleştirerek dünyanın haritasını çizecekti. Uğradığı limanlardan birinde yaşlı bir İspanyol denizci ile sohbet ediyordu. Onu dünyanın haritasını hazırladığından bahsetti.

Yaşlı denizci, bilge biri idi. Buna çok sevindi. Çünkü bu harita denizcilerin işini çok kolaylaştıracaktı. Elindeki bilgi ve belgeleri ona vererek başarı diledi.

Mehmet Reis’in tuttuğu notlar artık olgunlaşmıştı. Bunları kitap hâline getirip denizcilerin hizmetine sunmalıydı.

Mehmet Reis, o güne kadarki tüm araştırmalarını bir araya getirerek Kitab-ı Bahriye’yi (Denizciliğin Kitabı) kaleme aldı.

12 of 51

Kitab-ı Bahriye’de çeşitli yerlerin haritaları vardı fakat bunların bir dünya haritası ile tamamlaması gerekiyordu. Mehmet Reis dünya haritasını da çizerek o zamanlar yazılması imkânsız bir esere imzasını attı.

Mehmet Reis bu çalışmalarını, Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim’e sundu. Çok takdir gördü, tebrik edildi. Bu başarısından dolayı ona en büyük reis anlamına gelen “Piri Reis” adını taktı. Mehmet Reis o günden sonra Piri Reis olarak anıldı.

Piri Reis, daha sonra Mısır donanmasına komutan olarak atandı ve büyük denizci, Mısır’a doğru yelken açtı.

Bugün bile bu büyük bilgin denizcimizin bıraktığı eserler bilim çevrelerince takdirle karşılanmaktadır.

13 of 51

14 of 51

b. Boş kalan satıra kendiniz bir ölçüt ekleyerek değerlendirmenizi tamamlayınız

Metin bilgilendirici ve öğretici bir içeriğe sahiptir.

15 of 51

c) Ölçütlerden hareketle metne yönelik yargınızı arkadaşlarınızla sözlü olarak paylaşınız.

Metin açık, anlaşılır ve öğretici bir şekilde yazılmıştır. Olaylar kronolojik sırayla anlatıldığı için okurken kolayca takip edilebilmektedir. Ayrıca yazım ve noktalama kurallarına dikkat edilmiştir. Metin, hem tarih hem kültür açısından önemli bir konuyu işlediği için okuyucuya bilgi kazandırmaktadır. Bu yüzden metin hem bilgilendirici hem de toplumsal açıdan değerlidir.

16 of 51

Bu bilgiler Piri Reis’in çalışkanlık, meraklılık, azim, araştırmacılık, üretkenlik ve vefalı olma özelliklerine sahip olduğunu göstermektedir. O, sürekli öğrenen, gözlem yapan ve bildiklerini paylaşan bir liderdir.

17 of 51

b. Piri Reis, bugün yaşıyor olsaydı sahip olduğu bu özelliklerle hangi mesleği yapardı?

Söyleyiniz.

Piri Reis bugün yaşıyor olsaydı, sahip olduğu bu özelliklerle harita mühendisi, coğrafyacı veya deniz araştırmacısı olurdu. Ayrıca teknolojiye ilgisi sayesinde uzay haritaları üzerinde çalışan bir bilim insanı da olabilirdi.

18 of 51

19 of 51

20 of 51

21 of 51

Zekasıyla, bilgeliğiyle ve kalemiyle Osmanlı’nın yetiştirdiği en önemli entelektüellerden olan örnek bir araştırmacı.

Zekasıyla, bilgeliğiyle ve ……………………….. Osmanlı’nın yetiştirdiği en önemli entelektüellerden olan örnek bir araştırmacı.

İslam dünyasının basılı ilk ………….. kitabının yazarı.

 İslam dünyasının basılı ilk coğrafya kitabının yazarı.

22 of 51

(…) Babası neredeyse tüm mal varlığını satarak onu ………………………okutmaya muvaffak oldu.

(…) Babası neredeyse tüm mal varlığını satarak onu Fatih Medresesinde okutmaya muvaffak oldu.

…………………….. evindeki………………………kütüphanesi padişahınkinden sonra İstanbul’daki en geniş kütüphaneydi.

Küçük evindeki devasa kütüphanesi padişahınkinden sonra İstanbul’daki en geniş kütüphaneydi.

23 of 51

(…) Fransızca ve Latince makalelerin ışığında ……………………………üç yıl uğraşarak bir coğrafya kitabı yazdı.

(…) Fransızca ve Latince makalelerin ışığında geceli gündüzlü üç yıl uğraşarak bir coğrafya kitabı yazdı.

………………….tamamladığı kitabı Cihannüma’nın ilk yayınlanan kısmı sadece İslam coğrafyasını anlatıyordu.

1648‛de tamamladığı kitabı Cihannüma’nın ilk yayınlanan kısmı sadece İslam coğrafyasını anlatıyordu.

24 of 51

b. Tamamladığınız cümlelerden hangilerinde karşılaştırma bulunmaktadır? Söyleyiniz.

Küçük evindeki kütüphanesi padişahınkinden sonra İstanbul’daki en geniş kütüphaneydi.” cümlesinde karşılaştırma vardır.

25 of 51

c. Belirlediğiniz düşünceyi geliştirme yolunun anlama olan katkısını sözlü olarak açıklayınız.

Karşılaştırma, Kâtip Çelebi’nin kütüphanesinin ne kadar büyük ve değerli olduğunu vurgulamıştır. Böylece onun bilgiye ve bilime verdiği önemi okuyucu daha iyi anlamaktadır.

26 of 51

27 of 51

Bu bayraklar denizde iletişim kurmak için kullanılır. Her bayrak farklı bir anlam taşır, örneğin “tehlike” ya da “yardım” gibi.

28 of 51

Derya: Sizinle haberleşmek istiyorum.

Hızır: Evet.

Derya: Tıbbi yardım istiyorum.

Hızır: Hayır.

Derya: Benden uzak durun, güçlükle manevra yapıyorum.

Hızır: Tehlikeye doğru gidiyorsunuz.

29 of 51

30 of 51

31 of 51

“Çok isterdim ama hafta sonu başka bir planım var.”

“Bu kez gelemeyeceğim, ama başka zaman birlikte gidelim.”

“Teşekkür ederim, bu hafta sonu müsait değilim.”

“Gerçekten güzel bir fikir ama o gün başka bir işim var.”

32 of 51

33 of 51

— Ahmet: Hayır, bu hafta sonu seninle buluşamayacağım.

— Elif: Neden, bir şey mi oldu?

— Ahmet: Maalesef ailemle şehir dışına çıkacağız.

— Elif: Ne yazık ki seni çok özlemiştim.

— Ahmet: Ben de öyle, ama asla seni unutmadım.

— Elif: O zaman gelecek hafta mutlaka görüşelim!

— Ahmet: Tabii, söz veriyorum!

34 of 51

35 of 51

Merhaba sevgili izleyiciler, ben Cahit Arf. Bugün sizlere başarılarımı ve beni ben yapan özellikleri anlatmak istiyorum. Peki, hiç düşündünüz mü bir sayının gizli sırrını çözmek nasıl bir duygudur? Ben matematiği sadece ders olarak değil, bir yaşam biçimi olarak gördüm. Zorluklar karşısında pes etmedim, hep merak ettim ve araştırdım. “Arf Halkaları” ve “Arf Teorisi” adını taşıyan çalışmalarım, matematik dünyasında yankı uyandırdı. Başarılı olmamı sağlayan en önemli özelliklerim sabır, merak ve inançtır. Çünkü bilimin ışığı asla sönmez. Gençlere tavsiyem, hatalardan korkmamaları ve her zaman sorgulayıcı olmalarıdır. Unutmayın, bilim insanı olmak sadece bilgi değil, aynı zamanda kararlılık ister. Dinlediğiniz için teşekkür ederim, şimdi varsa sorularınızı memnuniyetle cevaplayabilirim.

36 of 51

37 of 51

38 of 51

✅Yapabileceğimi düşündüğüm meslek: Öğretmen

✅Yapamayacağımı düşündüğüm meslek: İnşaat işçisi

✅Merak ettiğim ve hayal ettiğim meslek: Bilim insanı

39 of 51

b. Seçimlerinizden hareketle ön bilgilerinizi göz önünde bulundurarak “Büyüyünce Ne

Olacağım?” başlıklı bir konuşma yapınız.

BÜYÜYÜNCE NE OLACAĞIM?

Merhaba arkadaşlar, ben büyüyünce öğretmen olmak istiyorum. Çünkü öğretmenler, bilgilerini paylaşarak geleceği şekillendirir. Öğrencilerinin başarılarını görmek, onlara yeni şeyler öğretmek bana mutluluk verir. Fakat inşaat işçisi olabileceğimi düşünmüyorum çünkü yüksek yerlerden korkuyorum ve bu meslek bana uygun değil. Yine de inşaat işçilerine saygı duyuyorum, çünkü çok önemli bir iş yapıyorlar. Bir yandan da bilim insanı olmayı hayal ediyorum. Bilim insanı olup yeni keşifler yapmak, insanlığa fayda sağlamak beni çok heyecanlandırıyor. Belki gelecekte eğitimle bilimi birleştirip öğrencilerime ilham verebilirim. Hayatta ne olursak olalım, önemli olan sevdiğimiz işi yapmak ve azimle çalışmaktır.

40 of 51

41 of 51

42 of 51

43 of 51

Ben bugün size Naim Süleymanoğlu’ndan bahsedeceğim. O, sanki gücünü küçük bir vücudun içine sığdırmış bir dev gibiydi. Halterde adeta bir kahraman gibi mücadele etti. Benzer şekilde, her kaldırışında sadece ağırlıkları değil, milletimizin gururunu da kaldırdı. “Cep Herkülü” lakabını boşuna almadı çünkü o, bir kahramanmış gibi tüm dünyaya Türk sporunun gücünü gösterdi. Naim Süleymanoğlu çalışkanlığı, azmi ve disipliniyle birçok insana örnek oldu. Onun hayatı bize, imkânsız gibi görünen şeylerin bile inançla başarılabileceğini kanıtladı.

44 of 51

Mehmet’in dayısı Kemal Reis’in yanında çalışmaya başlaması

Denizcilik bilgisini geliştirip seferlere katılması

Barbaros Hayrettin Paşa’nın onu yanına alması

Gittiği yerlerin haritalarını çizmesi

Kitab-ı Bahriye’yi yazması ve dünya haritasını tamamlaması

Mehmet’in limana sık sık gitmesi

Gemiyle giderken bitkileri ve hayvanları incelemesi

Yaşlı bir İspanyol denizciyle sohbet etmesi

Kemal Reis’in ölümünden sonra onu rahmetle anması

45 of 51

b. Okuduğunuz metni olay akışına göre kendi cümlelerinizle defterinize özetleyiniz.

Mehmet, küçük yaşlardan itibaren denize ilgi duyan bir çocuktu. Dayısı Kemal Reis’in yanında çalışarak denizciliği öğrendi. Zamanla birçok sefere katılarak deneyim kazandı. Barbaros Hayrettin Paşa onun zekâsını fark edip yanına aldı. Mehmet gittiği yerlerin uzaklıklarını ölçüp haritalar çizdi, sonunda “Kitab-ı Bahriye” adlı önemli eserini yazdı. Araştırmalarını birleştirerek dünyanın haritasını tamamladı. Başarısından dolayı Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim ona “Piri Reis” adını verdi. Piri Reis, bilgisi ve çalışkanlığıyla Türk denizciliğinde kalıcı bir iz bıraktı.

46 of 51

47 of 51

ÇOK OKUYAN BİLİR

Bence çok okuyan insan daha çok bilir. Çünkü kitaplar, dünyadaki bilgilerin en güvenilir kaynaklarıdır. Okuyan kişi sadece bir konuyu değil, birçok farklı düşünceyi de öğrenir. Okuma sayesinde geçmişi, bugünü ve hatta geleceği anlayabiliriz. Örneğin, bir ülkeye gitmeden orası hakkında bilgi edinmek kitaplarla mümkündür. Ayrıca okumak insanın düşünme gücünü geliştirir, kelime dağarcığını artırır ve olaylara farklı bakmasını sağlar. Elbette gezmek de öğreticidir ama herkes her yeri gezemez. Oysa kitaplar bize uzak yerleri bile tanıtır. Bu yüzden bence bilgiye ulaşmanın en etkili yolu okumaktır. Çok okuyan kişi dünyayı daha iyi anlar ve öğrendiklerini başkalarına da aktarabilir.

48 of 51

Tutarsız bulduğum görüş: Arkadaşım, çok gezen insanların daha fazla şey öğrendiğini yazmış ama okumadan gezen kişinin bilgisi sınırlı kalabilir. Bu yüzden bu görüşe katılmadım. Doğru bulduğum görüş: Çok gezen kişilerin farklı kültürleri tanıyarak tecrübe kazandığı düşüncesine katılıyorum çünkü bu, insanların bakış açısını genişletir.

49 of 51

Arkadaşımla notlarımızı tartıştık. Her iki görüşün de haklı yönleri olduğunu fark ettik. O, gezmenin öğretici olduğunu savunurken ben okumanın bilgi kazandırmada daha kalıcı olduğunu anlattım. Sonuçta, hem gezmenin hem de okumanın insanı geliştirdiği konusunda hemfikir olduk.

50 of 51

51 of 51