Sayfa 36-37-38-39-40-41-42-43-44
DÜŞÜNELİM- TARTIŞALIM
1. Çanakkale Savaşları ile ilgili neler biliyorsunuz?
Çanakkale Savaşı veya Çanakkale Muharebeleri, I. Dünya Savaşı sırasında 1915-1916 yılları arasında Gelibolu Yarımadası’nda Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında yapılan deniz ve kara muharebeleridir.
2. Birlik ve beraberlik denilince ulus tarihimizde hangi olaylar aklınıza gelmektedir?
Millî birlik ve beraberlik ülke içinde de huzur ve güvenlik sağlar. Millî birlik ve beraberliğin ülke içinde sağladığı huzur ve güvenlik, ahlâkî ve manevî değerlerle de güçlenir. Ülke içinde sağlanan bu millî birlik ve beraberlik, yıkıcı ve bölücü zararlı akımlarla tam bir mücadele potansiyelini temin eder.
GÖRSELLERİ YORUMLAMA
OKUMA ÇALIŞMASI
Metni noktalama işaretlerine dikkat ederek okuyunuz. Okuma esnasında 1. etkinlikteki bölümleri cevaplayınız.
MEHMET’İN MERHAMETİ
Aylardan hazirandı. Üçüncü Kirte Savaşı bütün hızıyla sürüp gidiyordu. Siperler birbirine o kadar yakındı ki aralarında sekiz metre ya vardı ya yoktu.� Mehmet, İngilizlere ara vermeden ateş ediyordu. Karşı siperde bir İngiliz subayı ona karşılık veriyordu. Bir ara Türk askeri geriler gibi oldu. Bunu gören genç İngiliz subayı hemen erlerine dönerek:� “Hücum!”, diye bağırdı ve siperden çıkmak için hamle yaptı. Sabahtan beri genç subayı kollamakta olan Mehmet, onu tam omzundan vurdu.
Vurulan genç teğmen, siperin önünde yatıyordu. Ama çarpışma öyle şiddetlenmişti ki İngilizler başlarını kaldıracak hâlde değillerdi. Genç teğmen acı acı bağırıyor ama hiç kimse o yoğun ateş arasında teğmeni siper içine çekmeye cesaret edemiyordu. Çatışma böyle saatlerce sürüp gitmişti.� Genç teğmenin haykırışları Türk siperlerinden çok rahat bir şekilde duyulur hâle gelmişti. Askerler, dilini anlamasalar da onun çok acı çektiğini anlayabiliyorlardı.
Mehmet:�– Yahu, feryat ediyor baksana! Yarası çok mu ağır acaba, dedi çaresizlik içinde.�– Ne yapabiliriz ki? Görmüyor musun? Kendi�askerleri bile çıkıp alamıyorlar.�Hava kararmak üzereydi. Her iki tarafın askerleri yorgun düşmüştü.�Mehmet hemen, beyaz mendilini süngüsünün ucuna sardı ve yukarı kaldırdı. Kaldırır kaldırmaz mendile birkaç tane mermi isabet etti.
– Şu keferelere bak hele! Beyaz bayrağa bile ateş ediyorlar, dedi.�– Sen ne yapmaya çalışıyorsun Mehmet,diye sordu arkadaşı.
– Ateşi kessinler diye beyaz mendil sallıyorum. Gidip o genç teğmeni alacağım.�– Bırak kendi komutanlarını kendileri alsınlar. Sana�mı kaldı?�– Öyle deme Hüseyin, çok acı çekiyor. Artık dayanamayacağım.�– Sen delirmişsin be!
Mehmet, beyaz mendilini tekrar çıkarıp salladı. Mendili gören İngilizler, ateşi kesmek zorunda kaldılar. Bunu fırsat bilen Mehmet, hemen siperden dışarı çıktı. Silahını yere bıraktı ve ellerini havaya kaldırarak İngiliz siperlerine doğru yavaş yavaş yürümeye başladı. Bu arada teğmen yattığı yerde kıvranıp duruyordu. Şaşkınlıktan gözleri fal taşı gibi açılan İngiliz askerlerinin ise elleri tetikteydi. Mehmet’in gelişinden tedirgin olmuşlardı. İçlerinden en tecrübelisi:
– Bırakın gelsin. Nasılsa silahı yok. Ama siperlerimize adım atarsa onu öldürün, dedi.�Şimdi her iki tarafın askerleri de Mehmet’in ne yapacağını merak ediyorlardı. İşte bu sırada bir İngiliz�asker bağırdı:�– Ona kötü bir şey yaparsan ölürsün Türk!�Mehmet, onun ne dediğini anlamamıştı. Ama kendisi için iyi bir şey düşünmediklerini biliyordu. Yine de hiç oralı olmadı. Acı içinde inlemekte olan teğmene yaklaştı. Onu yavaşça kucağına alarak İngiliz siperlerine doğru yürümeye başladı. Bunu gören İngilizler daha da şaşırdılar. Olacak şey değildi. Bir Türk askeri, düşmanını kurtarmaya çalışıyordu. Mehmet siperlere iyice yaklaşınca durdu. Onun durduğunu gören askerler gelmesi için işaret ettiler.
İngiliz subayını siperlere kadar götürdü ve sıhhiye askerlerine teslim etti. Sonra hiç umursamadan siperden çıktı. Arkasına bile bakmadan ağır ağır yürüdü. Arkadaşları ise ona:�– Haydi, acele et! Şimdi vuracaklar seni, diye bağırıyorlardı.
Mehmet silahını alıp siperin içine girdi. Beyaz mendili son kez salladı. Sonra süngünün ucundaki mendili çıkarıp katladı ve cebine koydu. Karşılıklı siperler arasında ateş yeniden başlamıştı.
�İsmail BİLGİN �
Mehmet, İngiliz Subay, İngiliz Askerleri, Türk askerleri
Kirte Çanakkale dolayları. Zaman ifadesi olarak metinde Haziran ayını görüyoruz. Metin kurtuluş savaşındaki bir zamanı anlatıyor.
Serim bölümünde düşman iki taraftan bahsedilirken çözüm bölümünde ise iki düşman tarafın düşmanlığı bırakıp insani bir vicdan ve davranış göstermeleri anlatılmaktadır.
1. Birbirine bağlı olan devletler
2. Korunulacak, arkasına, altına veya içine girerek saklanılacak yer
3. Akın, hamle
4. Yüksek sesle bağırmak
5. Görmüş geçirmiş
6. Tüfek namlusunun ucuna takılan küçük kılıç biçiminde delici silah
7. Acıma
ÇOK
ANLAMLILIK
Bir sözcüğün birden fazla anlamda kullanılmasıdır.
Gözümün ağrısı bir türlü geçmiyor.
«Göz» kelimesine bakalım.
Görme organı
Ailecek iki gözlü bir evde oturuyoruz.)
oda
Terazinin gözü bozulmuş.
kefe
Kitabı çekmecenin gözüne koydum.
iç
DÜŞMEK
Çocuk koşarken yere düştü.
Yere devrilmek, yere serilmek
Dağlara kar düştü.
Yağmak
Çocuğunun üstüne çok düşüyor.
Aşırı ilgi ve sevgi göstermek
Bu resim buraya iyi düştü.
Yakışmak
BATMAK
Gemi batmaya başladı.
Şirketi bir süre sonra battı.
Üstüm başım battı.
Ayağıma diken battı.
Bir sıvının üstünden gömülmek
İflas etmek
kirlenmek
saplanmak
Aşağıda verilen kelimeleri verilen resimlere göre farklı anlamlarla kullanınız.
atmak
fırlatmak
Tokat vurmak
SIKMAK
PÜSKÜRTMEK, FIŞKIRMAK
BUNALTMAK, ÜZMEK
DAR GELMEK
KAÇMAK
FİRAR ETMEK
GİRMEK
BASMAK
YENİ BİR YAŞA GİRMEK
kaplamak, çökmek:
DİKMEK
HAVAYA ATMAK
bir çırpıda, bir solukta içmek:
SAYMAK
ÖDEMEK
SAYILARI ARKA ARKAYA SÖYLEMEK
UÇMAK
havada yol almak
Hava yolu ile gitmek:
SERT
pek, katı, yumuşak karşıtı
GÖNÜL KIRICI
ÖDEV
Aşağıda verilen kelimelerin farklı anlamlarını bulup yazınız.
inmek
bakmak
soğuk
vurmak
ince
Çanakkale Savaş’ında Türk Mehmet ile İngiliz Teğmen’in vurulması sonrası yaşanılanlar
Metin o dönemi ve Türklerin merhametini anlatmak için yazılmıştır.
Metin hikaye türünde bir eserdir.
1. Şiddetli siper savaşları kimler arasında yaşanmaktaydı? Türkler ne istiyordu?
Türkler ile İngilizler arasında. Türkler düşmanın gerilemesi ve savaşın ateşin durmasını istiyordu.
2. Mehmet, neden beyaz bayrak sallamaya başladı? Karşı taraf nasıl bir tepki verdi?
Çünkü beyaz bayrak savaşta barış veya ateşkes sembolüdür.
3. Mehmet’in yaralı İngiliz askerini almak için siperden çıkması hangi özelliğinin göstergesidir?
Onun insani duygularının merhametinin ve insan sevgisinin örneğidir.
4. Hikâyede duygu belirten ifadelerin altlarını çiziniz.
“Acı içinde inlemekte olan teğmene yaklaştı”
Şaşkınlıktan gözleri fal taşı gibi açılan İngiliz askerlerinin ise elleri tetikteydi. Mehmet’in gelişinden tedirgin olmuşlardı”
“Genç teğmen acı acı bağırıyor ama hiç kimse o yoğun ateş arasında teğmeni siper içine çekmeye cesaret edemiyordu.”
5. Acı çeken birine karşı hissettiğiniz duygunun adı nedir? Bu duyguyu hissetseydiniz hangi olay ya da durum karşısında hissettiğinizi arkadaşlarınıza anlatınız.
Merhamettir. Ben geçen sene köye dedemin yanına gitmiştim. Çok hastaydı ve hastaneye onu ziyarete gittiğimizde yatağında acı içinde bağırıyordu. Onun için çok üzülmüş ona sarılmıştım.
6. Bir Türk askerinin savaşta düşmanına acıması ve ona yardım etmesi size neler düşündürdü?
Türklerin düşman dahi olsa karşısındakine olan merhametleri, karşıdakine duydukları insani saygıyı aklıma getirdi.
1. ”Çanakkale Geçilmez” metnin türünü gerekçeleriyle birlikte yazınız.
Çanakkale Geçilmez metni gezi yazısıdır. Çünkü Çanakkale’de gidilebilecek yerler anlatılmıştır.
2. Okuduğunuz metinde adı geçen yerlerden hangilerini yukarıdaki haritada belirgin olarak görmektesiniz? Yazınız.
Nerdeyse her bir yeri haritada görmek mümkündür.
3. Haritaya bakarak en çok görmek istediğiniz yerleri yazınız.
Ben en çok Seyit Onbaşı’nın 250 kiloluk mermiyi kaldırdığı yeri görmek isterdim.
ÖZNEL VE NESNEL CÜMLELER
ÖZNEL YARGI
Doğru ve yanlışlığı kişiden kişiye değişen yargılardır.
Öznel yargı bir başkası için geçerli olmayabilir.
Öznel yargılı cümlelerde genelde «bana göre, bence, benim düşünceme göre» gibi ifadeler kullanılır.
Mavi takım elbise bana çok yakışıyor.
Güneşli bir güne uyanmak çok keyifli.
Bence bu araba daha güzel.
Basketbol keyifli bir spordur.
Aşağıdaki resimlere bakarak öznel cümleler söyleyiniz.
NESNEL YARGI
Herkes tarafından kabul edilen gerçeklerdir.
Kişisel düşünceler ve duygular içermez.
İstiklâl Marşı’nı Mehmet Akif Ersoy yazmıştır.
Ankara Türkiye’nin başkentidir.
Samsun Karadeniz Bölgesi’ndedir.
En lezzetli balık hamsidir.
Babam bir kilo hamsi aldı.
Pilav yemeklerin en doyurucudur.
Pilav pirinçten yapılır.
Aşağıdaki resimlerden öznel ve nesnel cümleler kurunuz.
Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik çıkan Osmanlı acımasızca paylaşılıyordu.
(Öznel)
Atatürk 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarak kurtuluş mücadelesini başlattı.
Bütün Anadolu halkı canla başla Mustafa Kemal ve Türk ordusunu destekledi.
(Öznel)
(Nesnel)
Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, 7-8 Ağustos 1921 tarihlerinde uygulamaya koyduğu “Tekâlif-i Milliye Emirleri” ile dünyada ilk kez, “topyekûn savaşı” başlattı.
Kadın erkek, genç yaşlı tüm Anadolu bağımsızlığı için yürekten savaşıyordu.
(Öznel)
(Nesnel)
Türk kadını Mehmetçiğin yanında fedakârca savaştı.
(Öznel)
ÖDEV
Defterinize on tane öznel on tane nesnel cümle yazınız.
İYELİK ( SAHİPLİK )
EKLERİ
İsimlere gelerek onların kime veya neye ait olduğunu belirten eklere iyelik (aitlik) ekleri denir.
1. Tekil Kişi (Ben)
2. Tekil Kişi (Sen)
3. Tekil Kişi (O)
1. Çoğul Kişi (Biz)
2. Çoğul Kişi (Siz)
3. Çoğul Kişi (Onlar)
bisikletim
benim
evleri
onların
paranız
sizin
ayakkabın
senin
Not:
3. kişi iyelik eki –ı/-i/-u/-ü ile belirtme hâli eki –ı/-i/-u/-ü birbirine karıştırılmamalıdır.
Ayırt edebilmek için eki alan sözcüğe «kimin?» sorusunu sormalıyız.
Soruya «onun, onların» yanıtını veriyorsa iyelik ekidir, vermiyorsa belirtme hâli ekidir.
Cevap vermediği için belirtme hâli ekidir.
«Onun evi» cevabını verdiği için 3. tekil kişi iyelik ekidir.
Evi yeni aldık. 🡪 Kimin evi?
Evi çok büyükmüş. 🡪 Kimin evi?
Sevgi, şefkati merhamet, saygı, kardeşlik, hoşgörü, insanlık, medeniyet
Konu:
Ana Düşünce:
Mahalledeki yaşlıların her türlü işini karşılık beklemeden yapan Volkan’ın merhameti ve insanlığı
Merhamet ve yardımseverlik
Giriş:
Gelişme:
Sonuç:
Volkan ve mahalle tanıtılır
Volkan’ın yaşlılara yaptığı yardımlardan bahsedilir.
Volkan’ın insanlığı ve merhametinden bahsedilir.
VOLKAN’IN SEVGİ DÜNYASI
Volkan mahallede çok sevilen, çok saygılı bir çocuktu. Herkesin yardımına koşar. Herkesin ihtiyacı ne ise elinden geldikçe gidermeye çalışırdı. Volkan sabahları Nihat abisinin ekmeğini, Orhan abisinin ilaçlarını Ayşe teyzesinin ise yeşilliklerini alırdı. Sonra da yaşlı ve engelli olan Selma Teyze’sine çiçeklerini sulamada yardımcı olurdu. Onun bu özellikleri mahallede çok sevilen parmakla gösterilen bir çocuk olmasını sağlamıştı. Bir gün Volkan motosikletle kaza yaptı ve öldü. Tüm yaşlılar ağladı.
SONRAKİ METNE HAZIRLIK
“Anadolu İmecesi” adlı metnin şiir olan bölümlerini ezberleyiniz.
MEHMET POLAT