GÖRSELLERİ YORUMLAMA
Askeri rütbelerden altı kademede bir rütbe
Ancak, bu defa diğer arkadaşlarını düşünerek bu isteğinden de vazgeçmiş, bunun üzerine de onbaşılık rütbesiyle onurlandırılmıştır.
Ancak, bu defa diğer arkadaşlarını düşünerek bu isteğinden de vazgeçmiş, bunun üzerine de onbaşılık rütbesiyle onurlandırılmıştır.
Subay, astsubay ve polislerin sahip olduğu derece, mevki
18 Mart o korkunç ve dehşetli deniz savaşında, düşman toplarından birinin «Rumeli Mecidiye Tabyası»na isabet etmesi sonucunda, cephanelik havaya uçmuş ve 13 topçumuz şehit olmuştur.
Bir bölgeyi savunmak için yapılan ve silahlarla güçlendirilen yapı
Bataryada bir de vinci kırılmış top kalmıştır.
En küçük topçu birliği
Üçüncü mermiyle onların en büyük zırhlıları olan «Ocean» zırhlısını dümen kısmından vurdum.
Hava ve deniz taşıtlarında, taşıta istenilen yönü vermeye ve belirli bir doğrultuda götürmeye yarayan hareketli parça
Şimdi kaldıramam kumandanım, mazur görün.
Mazereti olan, mazeretli
Koca Seyit’in gerek Çanakkale’de gerekse memleketi Havran’daki mermiyi kaldırır vaziyetteki büstleri, içi boşaltılarak kaldırdığı mermi maket görüntüsüdür.
Heykelcilikte başı, göğsü, bazen de omuzları içine alan sanat ürünü
Mükâfatlandırmak amacıyla kendisine ne istediği sorulunca:
Ödül
On üç topçunun şehit olduğu tabyadan kimler kurtulmuştur?
Yüzbaşı Hilmi Bey, topçu neferi Niğdeli Ali ve Koca Seyit
Resim için mermiyi Seyit Onbaşı mermiyi kaldıramayınca nasıl bir çözüm bulunmuştur?
İçi boşaltılan mermiyi, başka bir ifadeye göre ise maket bir mermiyi kaldırmış ve böylece de resmedilmiştir.
Okula gitmek için erken kalkmıştım.
Amaç yargısı
Sonuç yargısı
Birazdan otobüse bineceğim.
Fiil söylendikten sonraki bir zamanda gerçekleşecektir.
Sahil boyunda yürüyorum.
Fiilin söylenme zamanı ile gerçekleşme zamanı aynıdır.
Kitaplarını toplayıp eve gitti.
Fiilin söylenme zamanı, gerçekleşme zamanından sonradır.
En çok ıspanaklı böreği severim.
Fiil her zaman, düzenli olarak gerçekleşmektedir.
Teyzem dün bize gelmiş.
Fiilin gerçekleşmesi başkasından öğrenilmiştir.
ÖRNEK(Öğrencimin yazdığı ödüllü bir yazı)
SON KALE ÇANAKKALE
Milletlerin tarihlerinde önemli ve unutulmayan günler vardır. Aradan asırlar geçse bile o günler her daim tazeliğini korur. İşte sadece Türk tarihi açısından değil dünya tarihi açısından da önemli olan ve gönlümüzde asla silinmeyen ve silinmeyecek olan günlerden birisi de Çanakkale Savaşlarıdır.
Çanakkale, 13 -14 yaşında bıyığı terlememiş kuzuların toprağa bir çiçek gibi düştüğü yerdir. Saçları kınalanmış, git sen de git, minareler ezansın, camiler Kuran’sız kalacaksa sen de git diyen anaların duasıdır Çanakkale. Kahraman Seyit Onbaşı’nın 200 kilodan fazla mermiyi ya Allah deyip iman kuvvetiyle kaldırıp topa sürdüğü ve Ocean zırhlısını Çanakkale’nin karanlık sularına gömdüğü yerin adıdır Çanakkale. Siyahla beyazın, geceyle gündüzün, varlıkla yokluğun, imanla paranın, zayıfla kuvvetlinin karşı karşıya geldiği yerdir Çanakkale. Mütevaziliğin kibri yendiği, imanın küfre diz çöktürdüğü, zalimliğin Mehmetçiğin merhamet güneşi karşısında eridiği yerin adıdır Çanakkale.
Kayseri’deki Taş Mektep’in, Sivas ve Galatasaray Liselerinin mezun vermediği, öğrencilerin hepsinin Çanakkele’de toprakla buluştuğu ve cennete gittiği yerdir Çanakkale. 100 binden fazla okumuş, bilgili,alim denilen kişilerin cennete uçtuğu biz orada aynı zamanda bir üniversiteyi de toprağa gümdük diyen Atatürk’ün sözlerinin yankılandığı yerdir Çanakkale. Aynı zamanda İleride kurulacak yeni devletin kurucusu Mustafa Kemal’in doğduğu yerin adıdır Çanakkale. “Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum.” diyen Mustafa Kemal’in sesini duyan 57. Alay’ın gözünü kırpmadan düşman üzerine atıldığı ve binlerce şehit verildiği mekandır Çanakkale.
Batılı devletlerin Queen Elizabeth, Agamemnon, Lord Nelson muharebe gemileri ve Inflexible gibi savaş kravazöründen oluşan yüzen gemilere karşı Nusret Mayın gemisinin kafa tuttuğu yerdir Çanakkale. Mermilerin havada çarpıştığı, denizin kırmızı renge boyandığı askerin bir kuru dilim ekmeğe talim ettiği yerdir Çanakkale. Ağaçların bile ağladığı, toprağın dile geldiği, çiçeklerin boynunu büktüğü, denizin önce mahzun sonra gururlandığı toprağın adıdır Çanakkale. Mehmet Akif’in “Kimi Hindu, kimi yamyam kimi bilmem ne bela” dediği dünyanın her yerinden askerlerin akın akın getirildiği, çoğunun da niçin geldiğini bilmediği yerdir Çanakkale.
Cephede kahraman Mehmetçiğin, cephe gerisinde anaların bacıların, dedelerin, ninelerin dualarının arşa yükseldiği yerdir Çanakkale. Churchil’in: “ Türkler, Çanakkale’yi zorlayan çağının en ileri tekniğine sahip güçler karşısına adeta bir kale gibi dikilmiştir.” diyerek Türk’ün kahramanlığını ve kendi pişmanlığını dile getirdiği yerin adıdır Çanakkale. Çanakkale gururlu ve kibirli devletlerin geldikleri gibi gitmedikleri gemilerini serin sulara gömdükleri destanın adıdır. Bitkin , savaştan savaşa koşan, bitap düşmüş Anadolu insanının vatan deyince gözünü kırpmadan cepheye koştuğu ve seve seve ölüme gittiği cennet bahçesidir Çanakkale. “Çanakkale içinde aynalı çarşı/Ana ben gidiyom düşmana karşı” sözlerini kalplere kazıyan ve ezgisi bugünde kulaklarımızda yankılanan kahramanlık türküsüdür Çanakkale.
Asteğmen Mehmet Muzaffer adlı kahraman bir askerin sahte para yaparak Yahudi bir tüccardan aldığı lastikleri yükleyip Çanakkale’ye gönderdiği, sahte paranın üzerine “Bedeli Çanakkale’de ödenmiştir” sözlerinin yazıldığı unutulmaz kahramanlarımızın da destanlaştığı yerdir Çanakkale.
Çanakkale 104 yıldır kalplerde silinmeyen bir sevda, gönüllerimizde gururla dalgalanan bir bayrak, buram buram kokan bir çiçek, geleceğimize ışık tutan bir güneş, gecemizi aydınlatan dolunay ve tarihe Çanakkale Geçilmez adının kazıldığı destansı yerdir. Ruhunuz şad olsun kahraman askerlerimiz. Hepiniz bu ülkeye olan borcunuzu fazlasıyla ödediniz. Bizde emanet ettiğiniz bu cennet ülkeyi aynı şekilde savunacağız. Kahramanlıkla yoğurduğunuz bu eşsiz ülkeye gözümüz gibi bakacağız. Havasına, suyuna, toprağına, taşına göz dikenlerin her zaman karşısında olacağız. Seyit Onbaşı’nın, Tophaneli Hakkı Bey’in, Asteğmen Mehmet Muzaffer’in adını bilmediğimiz nice vatan evladının kahramanlıklarını ve destansı hikayelerini dinleyecek, okuyacak ve aklımıza kazıyacağız. Son kale Çanakkale bilinciyle yaşayacağız. Emanetin emin ellerdedir.
MEHMET POLAT
ŞEHİT METİN ÖZTÜRK ORTAOKULU