1 of 43

Türk Boya Sanayisinin

Geçmişi ve Bugünü

1

Mustafa Tunçgenç, EVA Danışmanlık

mustafa.tuncgenc@evadanismanlik.com.tr

Aralık 2023, İstanbul

2 of 43

Boya Ticaretiyle İlgili İlk Girişimler

  • 1882: Ürgüp’lü Rum asıllı bir aileye mensup olan Yorgo Hristidis’in (baba) İstanbul’da boya ticaretine başlaması [Merbolin (2021)].
  • 1923: Rize Çayeli’nden İstanbul’a gelen İshakoğlu kardeşlerin 1923 yılında Kadıköy’de İshakzade Biraderler firmasını kurup boya satışına başlamaları [İshakol (2023)].
  • 1927: Rodos’tan İzmir’e gelen Durmuş Yaşar’ın da 1927 yılında İzmir Şeritçiler Çarşısı’nda açtığı dükkanda boya ticaretine başlaması [DYO (2023)].

2

3 of 43

�Boya Üretimiyle İlgili İlk Girişimler�

  • İki dünya savaşı arasındaki yani 1918-1939 arasındaki dönemde, imalathane düzeyinde bazı boya üretme faaliyetlerinin başladığı anlaşılıyor [Tunçgenç (2016)].

İki savaş arasındaki, belgeleyemediğimiz bu imalat girişimlerinin ardından, fabrika ölçeğinde boya üretimi yatırımlarının İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki 10-15 yıl içinde (kabaca 1945-1960 arası olarak tanımlayacağımız dönemde) arka arkaya gerçekleştiği görülüyor.

3

4 of 43

��2. Dünya Savaşı Sonrasındaki Yatırım Hamlesi��

  • 1944: Süleyman Sabit İshakoğlu’nun Almanya’dan getirttiği makinalarla İstanbul Karaköy’de kurduğu Sabit Boya Fabrikasının devreye girmesi [İshakol (2023)]. (Aynı girişimcinin 1950’li yıllarda Halıcıoğlu’nda yeni bir fabrika kurması).
  • 1945: Oğul Yorgo Hristidis’in İstanbul Fener-Balat’ta, sonraları Merbolin adını alacak olan Merkez Boya fabrikasını kurması [Merbolin (2021)].
  • 1953: Çavuşoğlu kardeşlerin, İstanbul-Alibeyköy’de ÇBS Boya Kimya San ve Tic A.Ş’yi kurmaları [ÇBS].

4

5 of 43

��2. Dünya Savaşı Sonrasındaki Yatırım Hamlesi��

  • 1954: Rum asıllı Türk vatandaşı Yorgi Toprakçıoğlu ile ABD vatandaşı Marshall Haywood’un İstanbul Topkapı’da Marshall Boya’yı kurması (bu şirkete 1958 yılında İsmet Uzunyol da katılmıştır) [Yılmaz (2010)].
  • 1954: Durmuş Yaşar ve oğulları tarafından İzmir’de DYO Boya Fabrikası’nın kurulup devreye alınması [DYO (2023)].
  • 1955: Avusturya kökenli Heinrich Dermond’un öncülüğündeki bir grup yatırımcının İzmir’de Dewilux Komandit Şirketi’nin boya üretim tesisini kurması [Tunçgenç (2016)].

5

6 of 43

Küreselleşme ve Türk Boya Sanayisi

1957: İlk kurucusunun adına erişemediğimiz İzmir Boya ve Vernik San AŞ’nin hisselerini Şevket Filibeli satın almış [Tunçgenç (2016)], 1961 yılında, şirketin adını Bayraklı Boya ve Vernik San AŞ olarak değiştirtmiştir.

Günümüzün önde gelen diğer sektör şirketlerinin kuruluş süreçlerine baktığımızda, boya tesis yatırımlarının, 20 yıl kadar süren bir dönemde (kabaca 1960-1980 yılları arasında] hız kestiği görülüyor.

6

7 of 43

Küreselleşme ve Türk Boya Sanayisi (devam)

1980’li yıllardan başlayarak, yerli girişimcilerin boya tesisi yatırımlarında bir hareketlenmenin başladığı görülüyor.

Diğer taraftan, yerli girişimcilerin başlattığı bir çok oluşum, 1990 yılından itibaren, tüm dünyada yaygınlaşan küreselleşme akımının etki alanına giriyor.

(Pratikçe, 1980-2020 yılları arasındaki bu dönemde) Türk Boya Sanayisi de oldukça yoğun bir biçimde, yabancı firmaların şirket satın alma, ortaklık kurma ya da doğrudan yatırım yapma faaliyetlerine sahne olmuştur.

7

8 of 43

Küreselleşme ve Türk Boya Sanayisi (devam)

  • 1979: Yılmaz Kayalar tarafından İstanbul’da kurulan Kayalar Kimya’nın Genç Boya adıyla 1979 yılında ahşap vernikleri üretimine başlaması [Kayalar].
  • 1979: İBA Kimya’nın, yaş boya üretmek üzere, İbrahim Dal öncülüğünde Ankara’da kurulması, 1998’de toz boya üretimine de başlaması [İBA (2019)].
  • 1981: Hasan Ömer’in İzmir’de, polyester reçinesi ve sanayi boyası üretmek amacıya kurduğu Herkim Polimer Kimya’nın üretime başlaması [Herkim (2019)].
  • 1982: İzmir’de, Eyüp Altan öncülüğünde, sanayi boyaları üretmek amacıyla kurulan Kemipol’ün üretime geçmesi [Kemipol (2022)].

8

9 of 43

Küreselleşme ve Türk Boya Sanayisi (devam)

  • 1985: 1965 yılında emülsiyon reçineleri üreten Polisan firmasını kurmuş olan Necmettin Bitlis’in Polisan Boya’yı kurması [Polisan (2023)].
  • 1986: Marshall Boya ve Alman Herberts firmasının ortaklığı olan Marshall -Herberts Otomobil Boyaları A.Ş’nin kurulması [Tunçgenç (2016)].
  • 1988: Baskı mürekkepleri, UV lak ve ahşap kaplamaları üretimini amaçlayan Frimpeks firmasının Murat Sayer tarafındanTekirdağ’da kurulması [Frimpex (2023)].
  • 1989: Norveç ‘li boya üreticisi Jotun’ın, Tekirdağ Çerkezköy’de kurduğu tesislerde 1989 yılında Toz Boya üretimini başlatması. Firma, 1993 yılında da sıvı boya üretimini başlatmıştır [Jotun (2011)].

9

10 of 43

Küreselleşme ve Türk Boya Sanayisi (devam)

10

  • 1990: Akzo Coatings bv’nin Kemipol’le ortaklığı sonucunda Akzo Kemipol’ün kurulması, sonra AkzoNobel Kemipol adını alması [Kemipol (2022)].
  • 1991: Mehmet Kanat ve kardeşlerinin İzmir’de, önce inşaat boyaları üretimiyle başlayan daha sonra üretimine sanayi boyalarını da ekleyen Kanat Boya’yı kurması [Kanat (2023)].
  • 1991: Metin Mızraklı’nın öncülüğünde kurulan Pulver Boya’nın İstanbul Gebze’deki toz boya fabrikasının devreye girmesi [Pulver (2020)].

11 of 43

Küreselleşme ve Türk Boya Sanayisi (devam)

  • 1992: Danimarka’lı boya üreticisi Hempel’in İstanbul Tuzla’da kurduğu sıvı boya üretim tesisinin devreye girmesi [Hempel (2020)].
  • 1993: Beş yıl önce, yani 1988 yılında, İstanbul’da, Celal Akpınar’ın inşaat kimyasalları üretimi amacıyla kurduğu Betek firmasının, 1993’te Alman Caparol firmasının ortaklığıyla inşaat boyaları üretimine başlaması [Betek (2022)].
  • 1993: ABD’li boya kuruluşu PPG’nin Polisan’la otomobil boyaları alanında ortaklık yapması [PPG (2014)].

11

12 of 43

Küreselleşme ve Türk Boya Sanayisi (devam)

  • 1997: Yaşar Holding’le BASF arasında Yaşar-BASF Otomotiv Boyaları’nın kurulması [BASF )2023)].
  • 1998: Ünlü Boya’nın İzmir’in Menemen ilçesindeki mobilya ve ahşap boyaları üretimine başlaması [Ünlü (2014)].
  • 1998: AkzoNobel’in Marshall hisselerinin çok büyük bölümünü alması [Marshall (2023)].
  • 1998: Polisan-PPG ortaklığının sona ermesinin ardından ABD’li boya kuruluşu PPG’nin kendi şirketini oluşturması ve Bursa’da bir boya üretim tesisi kurması [PPG (2014)].

12

13 of 43

Küreselleşme ve Türk Boya Sanayisi (devam)

  • 1999: Akzo Nobel ve AkzoNobel Kemipol’ün iştirakıyla, İzmir’in Gaziemir ilçesinde, toz boya üreticisi AkzoNobel Boya’nın kurulması.
  • 2006: Güney Kore’li KCC şirketinin Kocaeli Gebze’de kurduğu boya üretim tesisinin devreye girmesi [KCC].
  • 2008: Yaşar-BASF Otomotiv Boyaları’nın tüm hisselerinin BASF Coatings A.Ş. Tarafından satın alınması [BASF )2023)].
  • 2009: Japon Kansai şirketi ile Altan ailesinin ortaklığı olan, Otomotiv ve Genel Sanayi konularında üretim yapan Kansai Altan Şirketi’nin İzmir Kemalpaşa’da kurulması [Kemipol (2022)].

13

14 of 43

Küreselleşme ve Türk Boya Sanayisi (devam)

  • 2013: Marshal’la Otomotiv boyaları konusunda ortak olan Alman Herberts firmasını ABD’li DuPont firmasının, DuPont’u da Carlyle grubunun alması sonucunda, ilgili tarafların Türkiye’deki tüm boya faaliyetlerinin Axalta Coatings adıyla sürdürülmeye başlanması [Tunçgenç (2016)].
  • 2016: Polisan Boya ile Kansai Paint’in ortaklığı sonucunda Polisan Kansai Boya Sanayi ve Ticaret A.Ş’nin kurulması [Polisan (2023)].

14

15 of 43

15

16 of 43

��Boya Sanayisinin Bir Asırlık Serüveniyle İlgili Notlar

Türk Boya Sanayisini geçmişine göz atıldığında, sektördeki yatırımların, birincisi 1945-1950 arasında, ikincisiyse, 1980-2020 arasında olmak üzere iki dönemde yoğunluk kazandığı görülmektedir. Bu kesikli yatırım dönemlerinin nedenlerini irdelemek yararlı olacaktır.

  1. Türk Boya Sanayisi, gerek hammaddeleri gerekse üretim ve test araçları açısından büyük ölçüde ithalata bağımlı bir faaliyet alanıdır. Bu nedenle,

(a) İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki, (b) 1980 yılı başındaki

dış ticareti teşvik eden düzenlemelerin sektörü yatırım açısından cazip kılması daha da anlaşılır olmaktadır.

16

17 of 43

��Boya Sanayisinin Bir Asırlık Serüveniyle İlgili Notlar

  1. İkinci Dünya Savaşı’nın ardından yaşanan yatırım hamlesini anlamakta teknolojik gelişmelerin de bir payının olduğu düşünülmelidir.

Batı yarıkürede, 200 yıl boyunca bir zanaat olan boya imalatı, iki dünya savaşı arasında, sanayi ölçeğinde üretime dönüşmeye başlamıştır.

Büyük ölçekli üretimin etkin, sürdürülebilir ve güvenli yapılması ihtiyacı nedeniyle, ustadan çırağa aktarılan sırlara dayalı zanaatın yerini, neden sonuç ilişkilerini sorgulayarak ilerleyen bilim almaya başlamıştır.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında hızlanan bu süreç, iş yapma bilgisinin (know how’ın) ister öğrenilerek isterse satın alınarak aktarılmasını mümkün hale getirmiştir.

17

18 of 43

��Boya Sanayisinin Bir Asırlık Serüveniyle İlgili Notlar

  1. Kuşkusuz, tüketicinin satın alma gücü, girişimcilerim yatırım yapma arzusunu etkileyen önemli bir parametredir.

Tüketicinin satın alma gücüyle ilgili bir gösterge olan kişi başına milli gelirin Türkiye’deki değişim profiline bakıldığında, sabit dolar fiyatlarıyla hesaplanmış kişi başına milli gelir sayılarının zaman zaman salınımlar yaşamakla birlikte sürekli bir artış gösterdiği görülüyor.

18

19 of 43

��Boya Sanayisinin Bir Asırlık Serüveniyle İlgili Notlar

19

Türkiye’nin Sabit ABD Doları temelinde hesaplanan kişi başına milli gelirinin son 62 yıldaki seyri (Kaynak:Globaleconomy.com internet sitesi, https://www.theglobaleconomy.com/Turkey/GDP_per_capita_constant_dollars/

20 of 43

��Boya Sanayisinin Bir Asırlık Serüveniyle İlgili Notlar

  1. Sektörün penceresinden bakıldığında ise, inşaat boyaları konusunda kentleşme hızının, sanayi boyaları konusunda ise hem kentleşme hem de sanayileşme hızlarının etkili olması beklenir.
  2. Veriler, 1960 yılından günümüze kadar geçen 60 yılı aşan dönem boyunca, kentleşmenin aynı yüksek hızla arttığını ve %74’e ulaştığını gösteriyor.

20

Türkiye’nin kentleşme profili Kaynak : [UN (2018)]

21 of 43

���İmalat sanayisinin 60 yıllık seyrine bakıldığında da çok sayıdaki irili ufaklı salınımlara karşın sürekli bir artış olduğu görülmektedir.

21

��Boya Sanayisinin Bir Asırlık Serüveniyle İlgili Notlar

22 of 43

��Boya Sanayisinin Bir Asırlık Serüveniyle İlgili Notlar

  1. Bir sonraki sayfada görülen grafikte, imalat ve inşaat sanayilerinin milli gelirden pay alma «yarışını» görmek amacıyla, bu iki faaliyet alanının milli gelirden aldıkları yüzde payın nasıl değiştiğine de bakılmıştır.

Bir sonraki sayfada görülen grafikten, imalat sanayisinin payının, İkinci Dünya Savaşı dönemi bir yana bırakılırsa, 2000 yılına kadar geçen dönemde sürekli arttığı, 2000-2015 arasında ise azaldığı görülüyor.

İnşaat sanayisinin ise, 60’lı yıllarda yaşanan sekiz yıllık bir sıçrama ve 2017’de başlayan ve halen süren bir düşüş bir yana bırakılırsa, milli gelirden aldığı payı, sürekli küçük salınımlar yaşayarak da olsa, uzun vadede «mutedil» denilebilecek biçimde artırdığı gözleniyor.

22

23 of 43

��Boya Sanayisinin Bir Asırlık Serüveniyle İlgili Notlar

23

Kaynak: [GBS (2023)] verileri

24 of 43

��Boya Sanayisinin Bir Asırlık Serüveniyle İlgili Notlar

  1. 1980-2020 arasındaki sürece büyük ölçüde damgasını vuran devasa bir etkene yani «küreselleşme»ye de değinmemiz zorunludur. Türk Boya Sanayisi’nin yaklaşık bir asırlık serüveni gözden geçirildiğinde, küreselleşmenin boya üretimi dünyasında, başka her türlü etkenden daha fazla değişikliğe yol açtığını söylemek doğru olur.

Ancak, küreselleşmenin sektörün ithal girdilerinin teminindeki etkileri de çok önemli olmuştur. Dünya kimya sanayisinde yaşanan birleşme ve satın almalar, ham madde fiyatlarını artırıcı yönde etki yapmıştır. Buna karşın, Hindistan ve Çin başta olmak üzere, yeni girdi üreticilerinin etkin biçimde devreye girmesi ise ithal girdi maliyetlerini aşağıya çekmiştir.

24

25 of 43

��Boya Sanayisinin Bir Asırlık Serüveniyle İlgili Notlar

25

8. Son olarak, küreselleşme sürecinde gümrük vergisi oranlarının değiştiğini de hatırlamalıyız.

Bu değişimlerin Çin ve Hindistan gibi yeni girdi tedarikçilerini olumsuz etkilerken, Türk Boya Sanayisini avantajlı kıldığına da değinmek gerekir.

26 of 43

�� Günümüzdeki Görünüm – İç Pazar

Pazarı, en genel anlamda «İnşaat Boyaları» ve «Sanayi Boyaları» biçiminde adlandırılan iki dilimde incelemek yaygın bir yaklaşımdır. Biz de bu yaklaşımı benimseyeceğiz.

Ama, bu dilim adlarından. son kullanıcı sektörün kastedildiğini düşünmek yanlış olacaktır. Çünkü, örneğin, «Sanayi Boyaları» diliminin altında yer alan Bobin, Ahşap, Genel Sanayi Boyalarıyla Toz Boyaların ve Koruyucu Kaplamaların bir bölümü, inşaat sürerken monte edilen prefabrike inşaat elemanlarının boyanmasında kullanılmaktadır.

Dolayısıyla, Sadece İnşaat Boyaları dilimini değil, Sanayi Boyaları dilimini de analiz ederken inşaat sektörünün dinamikleri dikkate alınmalıdır.

26

27 of 43

�� Günümüzdeki Görünüm – İç Pazar

Bu bağlamda, bu iki dilimin içeriğini daha doğru tanımlayan şöyle bir yaklaşım da düşünülebilir:

Boyanacak nesne, bu uygulama için özel olarak yapılmış bir sınai uygulama alanında boyanıyorsa, bu boya dilimini «Sanayi Boyaları» olarak adlandırmak uygun olabilir.

Buna karşın, boyama işlemi, taşınamaz nitelikteki boyanacak nesnenin bulunduğu alanda yapılıyorsa (ki bunlar taşınmazın inşa edildiği alanlardır) bu boya dilimine de İnşaat Boyaları denilebilir.

27

28 of 43

�� Günümüzdeki Görünüm – İç Pazar

İnşaat Boyaları en büyük Pazar dilimini oluşturmaktadır. Yurtiçi satışlarının pratikçe tümü yurtiçi üretimle karşılandığı gibi, giderek artan bir ihracat faaliyeti de dikkati çekmektedir.

Bu çalışmada, Sanayi Boyaları diliminin altında sekiz alt dilim tanımlıyoruz.

Bu sekiz alt dilimin en büyüğü olan Ahşap Boyaları’nda da iç pazara sunulan ürünlerin tümüne yakını yurtiçinde üretilmekte, yerli ürünlerin bir bölümü de ihraç edilmektedir.

İç pazara sunulan yaş Sanayi Boyaları’nın ve Toz Boyalar’ın da tümüne yakını yurtiçinde üretilmektedir.

28

29 of 43

�� Günümüzdeki Görünüm – İç Pazar

Taşıt Boyaları alanında satılan boyaların yarıdan fazlası bitmiş ürün olarak Avrupa menşeli üreticilerden ithal edilmekte, yarıya yakını ise yurtiçinde üretilmektedir.

Oto tamir boyaları alanında da ithal boyalar, Taşıt Boyaları alanındaki kadar olmasa da önemli bir yer tutmaktadır.

Deniz Boyaları’nda ve Koruyucu Kaplamalarda, pazara sunulan boyaların dörtte üçünde fazlası yurtiçinde üretilmektedir.

Benzer biçimde, Bobin boyalarının da dörtte üçü yurtiçinde üretilmektedir.

Aşağıda, Türk boya sanayisinin miktarsal ve parasal boyutu ve Pazar dilimlerine dağılımı ele alınmaktadır.

29

30 of 43

���Günümüzdeki Görünüm – İç Pazar�

Türk Boya pazarının miktarsal boyutu ve pazar dilimlerine göre kırılımı 2022

30

Pazar Dilimi

Miktar (1000 ton)

%

İnşaat Boyaları

590

59.5%

Ahşap Boyaları

98

9.9%

Toz Boyalar

92

9.3%

Orijinal Oto Boyaları ve Diğer Taşıt Boyaları

40

4.0%

Genel Sanayi Boyaları

68

6.9%

Koruyucu Kaplamalar

18

1.8%

Oto Tamir Boyaları

22

2.2%

Bobin Boyaları

26

2.6%

Deniz Boyaları

16

1.6%

Diğer

21

2.1%

TOPLAM

991

100.0%

Kaynaklar: [Chemquest (2023)], Sektör aktörleriyle yapılan görüşmeler

31 of 43

��Günümüzdeki Görünüm – İç Pazar�

31

Türk Boya pazarının miktarsal boyutu ve pazar dilimlerine göre % kırılımı 2022

32 of 43

� Günümüzdeki Görünüm – Dış Ticaret

  • Türk Boya Sanayisinin 2022 yılındaki ihracatının 1,395 Milyar ABD Doları olduğu bildirilmektedir [İKMİB (2023)]. Bu değer, Chemquest firmasının WCC – BOSAD ortak toplantısında sunduğu 3,483 Milyar ABD Doları boyutundaki 2022 iç Pazar tahmininin %40’ına karşılık gelmektedir.
  • Boya, boya ham maddeleri ve yardımcı maddeleri de kapsayan ihracatın 2022 yılında en çok çevre ülkelere yapıldığı görülüyor:

1. Rusya Federasyonu 4. İran 7. Nahçivan

2. Irak 5. Mısır 8.Gürcistan

3. Özbekistan 6. Azerbaycan 9. İtalya

10. ABD

32

33 of 43

� Günümüzdeki Görünüm – Dış Ticaret

  • 2022 yılında, 1,395 M ABD Doları ihracata karşılık, çoğu ham maddelerle ilgili olmak üzere 2,61M ABD Doları ithalat yapılmıştır. Sonuç olarak, Türk Boya Sanayisi halen net ithalatçı konumundadır. Buna karşın, ihracatta son yıllarda yaşanan istikrarlı artışın umut verici olduğu söylenebilir [İKMİB (2023)].

33

34 of 43

Güncel Durum ve Gelecekle İlgili Birkaç Not

Türk Boya Sanayisi’nin iç pazar faaliyetleriyle büyümesini, büyük ölçüde, ülke ekonomisinin gelişimi belirlemektedir. Türk Ekonomisi’nin mevcut büyüme potansiyeli nedeniyle, sektörün iç pazar faaliyetleriyle, mütevazi hızlarla da olsa büyümesi beklenmelidir.

Buna karşın, iç ya da dış etkenlere bağlı olarak, ekonomide irili ufaklı krizlerin oldukça sık yaşandığı da bilinmektedir.

Dolayısıyla, Türk Boya Sanayisi’nin daha hızlı büyümesinin ihracatını artırmasına bağlı olduğu görülmektedir.

Konunun kuşkusuz siyasi, iktisadi, sınai ve teknik boyutları vardır. Ama, bu konuşmada sadece, ihracat imkanlarının yanısıra, sektörün iç pazardaki kârlılığına da katkısı olacak birkaç sınai ve teknik boyuta kısaca değinilecektir.

34

35 of 43

Güncel Durum ve Gelecekle İlgili Birkaç Not (devam)

  1. Boya girdilerinde dışa bağımlılığın azaltılması:

Ölçek ekonomisi açısından kârlı biçimde üretilecek girdi grupları ayrıntılı teknik ve iktisadi analizlerle belirlenmeli ve bunların yerli üretimi teşvik edilmelidir.

Bu bağlamda, boya bağlayıcı ve katkıları öncelikli olarak düşünülebilecek ilk iki girdi grubudur. Bu iki grubun öncelikli olarak düşünülmesinin iki nedeni vardır:

(a) bu girdilerin çoğu kesikli (batch) yöntemiyle üretilmektedirler,

(b) küçük ölçekte üretimin kârlı yapılmasını zorlaştıran ayırma, saflaştırma gibi maliyet artırıcı işlem adımlarını görece az içermektedirler.

Nitekim, bağlayıcı üretiminde hem bazı boya üreticileri hem de boya polimeri üreticileri yirmi yılı aşkın süredir önemli gayretler gösterip başarılı sonuçlar almaktadırlar. Boya katkıları üretimindeki yutiçi faaliyetler ise sınırlıdır.

35

36 of 43

Güncel Durum ve Gelecekle İlgili Birkaç Not (devam)

2. Ürün geliştirme yeteneğinin artırılması:

İhracat içinde birim fiyatı ve karlılığı yüksek olan sanayi boyalarının payının artırılması, bunun için de ArGe yeneğinin uluslararası ortamda rekabetçi seviyede olması gereklidir.

Türk Boya sanayisindeki firmaların bir bölümünde küçümsenmeyecek bir ArGe geleneği oluşmuştur, ancak bunun daha fazla sayıdaki firmaya yayılması gereklidir. Diğer taraftan, artırılacak ArGe yapılanması, nitelikli ArGe uzmanlığı konusundaki ihtiyacı da hem nicel hem de nitel açıdan artıracaktır

ArGe etkinliklerinde kritik olan iki meslek grubundan kimya mühendisliği ile ilgili bölümlere, liselerin daha başarılı mezunlarının yönelmesine karşın bölüm müfredatlarında yer verilen kimya ve malzeme bilgisi dersleri yetersizdir.

36

37 of 43

Güncel Durum ve Gelecekle İlgili Birkaç Not (devam)

2. Ürün geliştirme yeteneğinin artırılması (Devam):

Diğer meslek grubu olan kimyagerlik bölümlerinin müfredatlarının ise anılan açılardan daha uygun ve yeterli olduğu görülmektedir.

Buna karşın, kimyagerlik bölümlerinde eğitime başlayanların bir bölümü, lise başarısı nispeten daha düşük olan ve bölüme ilk tercihleri arasında yer vermeyen öğrenciler olmaktadır.

Boya sanayisinin yanısıra, diğer amaca özel sınai kimyasalları (: speciality chemicals) , tüketici kimyasallarını, insan-hayvan-bitki sağlığı ürünlerini üreten sektörlerin de yaşadığı bu soruna çözüm bulma çabalarında sanayinin önderlik etmesi yararlı olur.

37

38 of 43

Güncel Durum ve Gelecekle İlgili Birkaç Not (devam)

3. Teknisyen ve tekniker niteliğinin artırılması:

Kimya meslek liselerinde verilen eğitimin gerek niteliği gerekse amaca uygunluğu boya sektöründe sıkça tartışılan konulardan biridir.

Bu amaçla tüm meslek liseleri için Milli Eğitim Bakanlığı ile Avrupa Birliği’nin işbirliğ sonucunda 2002-2007 arasında «Mesleki Eğitim ve Öğretim Sistemini Güçlendirme Projesi (MEGEP)» oluşturulmuştur [Çelik (2013)]. MEGEP’le ilgili tüm eğitim materyalleri hazırlanmış, ancak bunlar ilgili mesleki eğitim kurumlarında yaygın biçimde kullanıma sokulmamıştır. tır Bu durumun, Türk Mesleki Eğitim sistemi açısından şanssızlık olduğu düşünülmektedir.

Tekniker ve teknisyenlerin bilgi açığını gidermek için, MEGEP türü çözümlerin etkin kullanımını sağlamanın yanısıra, sektör ve meslek örgütlerinin, sektör çalışanlarına yönelik «iş»te eğitimler düzenlemeleri de teşvik edilmelidir.

38

39 of 43

Güncel Durum ve Gelecekle İlgili Birkaç Not (devam)

4. Sektör profesyonellerinde yabancı dil bilgisinin güçlendirilip yaygınlaştırılması:

Boya, kullanıcının esas sahip olmak istediği son ürün olan kaplama tabakasını elde etmek için yüzeye uygulanan bir yarı üründür.

Dolayısıyla, istenilen sonucun alınabilmesi açısından boyanın uygulanma adımı da kritiktir. Bu sırada, teknisyen, mühendis ve kimyagerlerin vereceği teknik destek son derece önemlidir.

Yurtdışı pazarlarda bu destek faaliyetinin başarıyla yapılmasında yabancı dil bilgisi önemli bir engele dönüşmektedir. Sırf bu nedenle, çoğu kez iyi yetişmiş bir teknisyenin verebileceği teknik destek için, yabancı dil bilen mühendis ve kimyagerler devreye sokulmaktadır.

Bu personelin, bir dünya diline dönüşen İngilizce’ye hakimiyetinin başarılı bir ihracat faaliyetinin önemli bir bileşeni olduğu düşünülmektedir.

39

40 of 43

Yararlanılan Kaynaklar

40

41 of 43

41

42 of 43

- [UN (2018)]: UN, Department of Economic and Social Affairs, Urbanization Prospects 2018, https://population.un.org/wup/Country-Profiles/

42

43 of 43

43