Sayfa 72-73-74-75-75-77
HAZIRLIK ÇALIŞMALARI
1. Yardıma muhtaç insanlar için neler yapıyorsunuz?
Ben onların ihtiyaç duydukları malzemelerin listesini yapıyorum. sonra bu listeyi muhtara teslim ediyorum. Muhtar da sağ olsun elinden geldiğince bu malzemeleri ihtiyaç sahiplerine iletiyor.
2. Kantinden çok istediğiniz kalemi almak için sıraya giriyorsunuz. O sırada bir sınıf arkadaşınız yanınıza gelerek karnının çok acıktığını söylüyor. Bu durum karşısında nasıl davranırsınız?
Onun ihtiyacı daha acil olduğu için ben sıramı ona verirdim. çünkü ben kalemi beş dakika sonra da alsam bir şey değişmez benim için ama o çok açsa sağlığı bozulabilir.
GÖRSEL YORUMLAMA
OKUMA ÇALIŞMASI
Metni noktalama işaretlerine dikkat ederek sesli okuyunuz.
İki kardeş çiftliklerinde birlikte çalışıyorlardı. Kardeşlerden biri bekârdı ve yalnız yaşıyordu. Öteki ise evliydi ve kalabalık bir ailesi vardı.�Her günün sonunda kardeşler, ne kadar kazanmışlarsa eşit olarak paylaşırlardı.�Bir gün bekâr kardeş, kendi kendine şöyle düşündü:�“Paramızı eşit şekilde paylaşmamız, bence hiç de doğru değil. Ben evli değilim, bir eşim ve çocuklarım yok. Ayrıca çok fazla bir ihtiyacım da olmuyor.”
Bunları dedikten sonra her gece, kendi ambarından bir çuval tahıl alıp evlerinin arasındaki bahçeden sürükleyerek, kardeşinin ambarına götürmeye ve onun ambarına boşaltmaya başladı.�Kazandıklarını eşit olarak paylaşmak, kardeşlerden evli olanının da aklını kurcalamıştı. Bir gece o da şöyle bir karar aldı:
Paramızı eşit olarak paylaşmamız bence hiç de doğru değil. Sonuçta ben evliyim ve ileride bana bakacak bir eşim ve çocuklarım var. Oysa kardeşimin ileride kendisine bakacak hiç kimsesi yok.”�(…) Aynı biçimde o da her gece kendi ambarından bir çuval tahıl alıp evlerinin arasındaki bahçeden sürükleyerek kardeşinin ambarına boşaltmaya başladı.
Aradan geçen onca süre içinde, ambarlarındaki tahılın azalmadığını gördükçe iki kardeş de hem şaşırıyorlar, hem de buna bir anlam veremiyorlardı.�Bir gün, yine çok karanlık bir gecede birbirlerinin deposuna tahıl çuvalı taşırlarken karanlıkta çarpıştılar. İkisi de işte o an anladılar birbirlerinin depolarından onların depolarına tahıl taşıdıklarını.
Sırtlarındaki tahıl çuvallarını yere bıraktılar. Birbirlerine sıkı sıkı sarıldılar. İkisinin de aklından aynı düşünceler geçiyordu.�“Böyle düşünceli ve fedakâr bir kardeşim olduğu için sana şükürler olsun Allah’ım!”
Sahide Nur Dikmen
YAZARI TANIYAKIM
1. Tarım yapılan, hayvan yetiştirilen, çalışanlarının da oturması için evler bulunan geniş toprak parçası.
2. Pamuk, kenevir veya sentetik iplikten dokunmuş büyük torba.
3. Bir amaç uğruna veya gerçekleştirilmesi istenen herhangi bir şey için kendi çıkarlarından vazgeçmek, özveri.
4. Yapı, değer, boyut, nicelik ve nitelik bakımından birbirinden ne fazla ne eksik olmayan.
5. Buğday, arpa, mısır, yulaf, çavdar, pirinç vb. hasat edilen ürünler ile tohumlarının genel adı.
6. Genellikle tahıl
saklanan yer.
7. Evlenmemiş kimse.
8. Meşgul ve rahatsız etmek.
Kardeşlerden biri bekârdı ve yalnız yaşıyordu.
evli
Ben evli değilim.
Ayrıca çok fazla bir ihtiyacım da olmuyor.”
az
Çok isteyen az ile mutlu olmaz.
Bir gün, yine çok karanlık bir gecede birbirlerinin deposuna tahıl çuvalı taşırlarken karanlıkta çarpıştılar.
aydınlık
Yarın sabah aydınlık ile yola çıkarız.
Öteki ise evliydi ve kalabalık bir ailesi vardı.
“Paramızı eşit şekilde paylaşmamız, bence hiç de doğru değil.
Aşağıdaki cümlelerde geçen kelimelerin zıt anlamlılarını söyleyiniz.
Bunları dedikten sonra her gece…
İkisinin de aklından aynı düşünceler geçiyordu.
İki kardeşin birbirlerine yaptıkları düşünceli paylaşım davranışı
Kardeş sevgisi ve paylaşmak
YAPIM EKLERİ
Sözcüklerin cümle içindeki görevlerini belirtmek ya da sözcüklerde yeni sözcük üretmek amacıyla kullanılan seslere / hecelere ek denir.
EK
GENÇLİK
EK
KÖK
GENÇ
-LİK
KİTAPLAR
KİTAP
-LAR
NOT
Bir kelime kök halinde bulunabileceği gibi bir veya birden fazla ek alabilir.
ev
evimiz
evimizde
kök
ev
Ev-imiz
ev
Ev-imiz-de
1. Yapım Ekleri
Sözcüklere gelerek onlardan yeni sözcükler türeten eklerdir. Kısacası yapım eki, adından da anlaşılacağı gibi, sözcüklerden yeni sözcük yapım işini yapar.
Yapım ekleri her zaman çekim eklerinden önce gelir. Yapım eki almış bir sözcüğe türemiş sözcük ya da gövde denir.
Kelimenin anlamını değiştiren bazı ekler şunlardır:
-lik:
-li:
-siz
zeytinlik
şekerlik
insanlık
köylü
nişanlı
renkli
evsiz
huysuz
parasız
-le:
-al:
-im:
-gi:
başla
suçla
sula
azal
çoğal
düzel
seçim
bilim
bölüm
sevgi
görgü
saygı
-ıcı:
-gan:
-ış:
-dır:
-ı:
yakıcı
bakıcı
satıcı
sıkılgan
saldırgan
unutkan
yatış
kalkış
satış
yazdır
kaydır
saydır
yazı
kazı
sürü
ÖDEV
Bu eklerin her biriyle ilgili iki kelime türetip bu kelimeyi cümle içinde kullanınız.
Yapım eki alan sözcükleri bulalım.
TÜRKÇE
SIKILGAN
AYLIK
SUCU
VERDİ
SEVGİ
EVLER
KIZDI
KALEMİM
ONLUK
TUZSUZ
SÜZGEÇ
BAHÇEDE
KIZGIN
GELİYOR
BATIŞ
Kardeşler, çiftlikte kazandıklarını nasıl paylaşıyorlar?
Eşit şekilde paylaşmaktadırlar.
Evli olan kardeşin aklını kurcalayan sorun nedir?
Kardeşinin ileride kendisine bakacak hiç kimsesi olmaması. .
Kardeşler aynı düşüncelere sahip olduklarını nasıl anladılar?
Bir akşam ikisinin de çuvalları birbirlerinin ambarlarına taşımaları sırasında çarpışmaları sonucu öğreniyorlar.
Kardeşlerin yerinde siz olsaydınız nasıl davranırdınız? Evli kardeşin yerinde olsaydım:
Ben olsam ben de kardeşimi düşünür onun geleceği ve huzuru sağlığı mutluluğu için elimden geleni yapardım.
Bekâr kardeşin yerinde olsaydım:
Ben olsam yeğenlerimi düşünür onların eğitim masrafları için bana fazla olan payımdan birazını onların geleceği için kardeşime verirdim.
Yazar insanların ancak bir başkasını gerçekten yüreklerinden düşünerek ellerindekini onlarla paylaşarak fedakarlık erdemine sahip olacağını savunmaktadır. Kardeşlik duygusu da zaten bunu gerektirir. Bu nedenle ben de yazarın fikirlerine katılıyorum.
1.OLAY ÖRGÜSÜ
Metinde yaşananlardır. Kahramanların başından geçenlerin veya metindeki durumların ifade edilmesidir.
Canı sıkılan çocuğun manzara resmi yapması
Bir çocuğun babasıyla yolculuk yaparken yaşadığı mutluluk
2.Mekan ( Yer)
Kahramanların başından geçen olayların yaşandığı yerlerdir. Dış ve iç mekan olabilir.
Köy meydanı
Ev
3.Zaman
Olayların yaşandığı zaman dilimidir. Ay, yıl, gün içermek zorunda değildir. Herhangi bir zaman dilimi olabilir.
Kış mevsimi
Akşam yemeğinden sonra
4.Şahıs ve varlık kadrosu
Olayların başından geçtiği ana ve yardımcı kahramanlardır. İnsan ve insan dışındaki varlıklar olabilir.
İhtiyar oduncu
Nasreddin Hoca, köylü
Aslan, kaplumbağa
5. Anlatıcı
Kişi veya kişiler olayın içindedir. Bunu kelimelerin aldığı eklerden anlarız.
a.1.Kişi anlatıcı ( Ben anlatıcı)
O gün erken kalkmıştım. Okula gidecektim. Çok heyecanlıydım. Üç aydır görmediğim arkadaşlarımı ve öğretmenimi görecektim.
Erkenden yol çıktık. Güneş doğmak üzereydi. Tatil beldesine gidecektik.
b.3.kişi anlatıcı ( O anlatıcı)
Kişi veya kişiler olayın dışındadır.
O gün erken kalkmıştı. Okula gidecekti. Çok heyecanlıydı. Üç aydır görmediğim arkadaşlarımı ve öğretmenimi görecekti.
Aşağıdaki metinlerin hikâye unsurlarını bulunuz.
OLAY
MEKAN
ZAMAN
KİŞİLER
ANLATICI
OLAY
MEKAN
ZAMAN
KİŞİLER
ANLATICI
OLAY
OLAY
ZAMAN
KİŞİLER
ANLATICI
İki kardeş, çocukları ve yazar
Çiftlik evi
İki kardeşin birbirlerini düşünerek kendi paylarından fedakarlık yapmaları
Bilinmeyen bir zaman diliminde geçmektedir.
Saygıdeğer Katılımcılar, Değerli Dinleyiciler,
Bugün sizlerle “Aile İçinde ve Arkadaşlar Arasında Fedakârlığın Önemi” üzerine bir konuşma paylaşmak istiyorum. Hayatımızın her anında karşımıza çıkan bu değerli kavram, ilişkilerimizi güçlendiren ve sevgi bağlarımızı derinleştiren önemli bir unsurdur.
Fedakârlık, İlişkilerimizin Temel Taşıdır:
Aile içi ve arkadaşlar arası ilişkilerimizi düşündüğümüzde, fedakârlığın bu bağları ne denli güçlendirdiğini görebiliriz. Fedakârlık, sadece kendimizi değil, sevdiklerimizi de düşünme anlamına gelir. Bu tür davranışlar, ilişkilerde sağlam bir temel oluşturarak, güveni, anlayışı ve sevgiyi artırır.
Günlük Hayatta Fedakârlığın Yeri:
Günlük yaşantımızda bile fedakârlığın izlerini sıkça görebiliriz. Örneğin, ailemiz için çalışıp kazandığımız parayla onların ihtiyaçlarını karşılamak, onlara zaman ayırmak fedakârlığa örneklerdir. Arkadaşlarımızın mutluluğunu kendi mutluluğumuzdan önce tutmak, onların zor anlarında yanlarında olmak da fedakârlığın bir yansımasıdır.
Fedakârlık Sevgiyi ve Bağlılığı Artırır:
Fedakârlık, bir ilişkide sadece maddi değil, duygusal olarak da var olmaktır. Örneğin, aileniz için bir iş seyahatini erteleyerek onlarla daha fazla vakit geçirmek veya bir arkadaşınızın yanında olmak, onlara verdiğiniz değeri gösterir. Bu tür davranışlar, sevgi ve bağlılığın artmasını sağlar.
Fedakârlık Empatiyi Geliştirir:
Fedakârlık yapmak, karşılıklı anlayışı ve empatiyi artırır. Başkalarının ihtiyaçlarını anlamak ve onlara yardımcı olmak, insanları birbirine yaklaştırır. Empati, ilişkilerdeki çatışma ihtimalini azaltır ve daha olumlu bir iletişim kurmayı sağlar.
Sonuç olarak, fedakârlık ilişkilerimizin temel taşlarından biridir. Ailemiz ve arkadaşlarımız için zaman, enerji ve sevgi harcamak, bizleri birbirimize daha çok bağlar. İhtiyaç anında el uzatmak, sevdiklerimize verdiğimiz değeri gösterir ve onları daha mutlu kılar. Unutmayalım ki, fedakârlık sevgiyi büyüten, ilişkileri kuvvetlendiren ve güzellikleri paylaşmamızı sağlayan bir köprüdür. Teşekkür ederim.
FEDAKÂRLIK
Bir zamanlar sakin ve sevgi dolu bir köyde yaşayan iki yakın dost, Ali ve Ahmet adında iki gençti. Köyleri küçük olduğu için herkes birbirini tanır ve birlikte yaşamaktan büyük mutluluk duyardı. Ali ve Ahmet de bu dostluğun en güzel örneğiydiler.
Bir gün köylerine bir haber ulaştı. Uzak bir dağ köyünde yaşayan insanlar, büyük bir afetle karşı karşıya kalmışlardı ve acil yardıma ihtiyaçları vardı. Ali ve Ahmet, hemen harekete geçmeye karar verdiler. İkisi de olağanüstü bir fedakarlığa sahip olduğundan, yardım için gönüllü oldular ve gereken malzemeleri toplamak için hemen harekete geçtiler.
Ancak malzemeleri taşımak için bir araba bulunmuyordu ve dağ köyü oldukça uzaktaydı. Ali ve Ahmet, bu zorlukların üstesinden gelmek için ellerindeki tek seçeneği kullanmaya karar verdiler – yürümek. İki genç, uzun ve yorucu bir yolculuğa çıktılar.
Yol boyunca karşılaştıkları zorluklar, onları yıldırmadı. İçlerindeki fedakarlık ruhu, onları daha da güçlendirdi. Geceleri soğukta uyumak, açlık ve yorgunluk onları zorlasa da, Ali ve Ahmet birbirlerine güç veriyorlardı. Birlikte çalışarak ve birbirlerine destek olarak, en zorlu dağ yollarını bile aştılar.
Sonunda dağ köyüne vardıklarında, insanlar büyük bir sevinçle onları karşıladı. Ali ve Ahmet, getirdikleri yardım malzemelerini dağıtırken, insanlar onlara minnettarlıkla bakıyorlardı. İnsanların hayatlarına dokunan bu iki genç, gerçek bir fedakarlık örneği sergilemişlerdi.
Ali ve Ahmet, kendilerini karşılıksız yardım etmeye adamışlardı. Onlar için önemli olan, başkalarına yardım etmek ve insanların hayatlarını biraz olsun kolaylaştırmaktı. Bu deneyim, Ali ve Ahmet’in dostluğunu daha da pekiştirdi ve birlikte her türlü zorluğun üstesinden gelebileceklerini gösterdi.
Hikayenin sonu, Ali ve Ahmet’in gerçek fedakarlıkla dolu hayatlarını sürdürdükleri ve her zaman başkalarına yardım etmeye devam ettikleri şeklindeydi. İkisi, köylerindeki insanları bir araya getirerek, toplumlarında dayanışma ve yardımlaşma duygusunu güçlendirdiler. Ali ve Ahmet, fedakarlıkla dolu bir yaşam sürdürerek, etraflarındaki dünyayı daha iyi bir yer haline getirdiler.
SONRAKİ DERSE HAZIRLIK
MEHMET POLAT