1 of 125

TYT TÜRKÇE�DERS NOTLARI��Kelimede Anlam

Mustafa ŞAHİN / derskonum.com

2 of 125

M.Şahin

3 of 125

Kelime Bilgisi

Kelime (sözcük):

Cümlenin anlamlı en küçük birimlerine ya da tek başına anlamı olmadığı hâlde cümle içinde anlam kazanan anlatım birimlerine kelime denir.

Kelime, insanlar arasında anlaşmayı sağlayan dilin anlamlı en küçük parçasıdır.

 

 

M.Şahin

4 of 125

Kelimede Anlam

  • Kelimeler de dil gibi canlı varlıklardır. Sahip oldukları anlamların dışında zamanla yeni anlamlar kazanabildikleri gibi bir anlamda birkaç kelime de kullanılabilir.
  • Bu özellikler hem kelimenin kendisine ait olabilir, hem de diğer kelimelerle olan anlam ilişkisini gösterebilir. Burada kelimelerin anlam özelliklerinin yanı sıra kelimeler arasındaki anlam ilişkileri de karşımıza çıkmaktadır.

M.Şahin

5 of 125

Anlam Bakımından Kelimeler

  • Kelimeler tek başlarına anlamlı olabildikleri gibi cümlede veya söz içinde kullanılışlarına göre yeni anlamlar da kazanabilirler, aralarında anlamdaşlık sesteşlik gibi ilişkiler de barındırabilirler.

  • Anlam bakımından kelimeler ve kelimeler arasındaki anlam ilişkileri şunlardır:

M.Şahin

6 of 125

A) Anlam Bakımından Kelimeler

1. Gerçek Anlam (Temel Anlam)

M.Şahin

7 of 125

1. GERÇEK (TEMEL) ANLAM

Kelimelerin taşıdıkları ilk ve genel anlama gerçek anlam denir. Kelimelerin sözlükteki ilk anlamıdır. Kelimenin gerçek anlamı, herkesçe bilinen yaygın anlamıdır. Buna "temel anlam" da denir.

Ayşe’nin kolları çok

yoruldu.

M.Şahin

8 of 125

  • Biraz sonra toprak bir yola girdik.
  • Kanadı kırık bir martı gördüm.
  • Soğuk sudan boğazı şişmişti.
  • Yataktan kalkarken başımı duvara çarptım.
  • Dün gece erken yattım.
  • Sıcak çorbayı içince rahatladım.
  • Dolaptan temiz elbiselerini çıkardı.
  • Ahmet’in burnu iyi koku alır.
  • Ağzında yaralar oluşmuştu.

M.Şahin

9 of 125

Aşağıdakilerden hangisinde altı çizili sözcük gerçek (temel) anlamda kullanılmamıştır?

A) A) Patron ne düşünürse düşünsün, kimsenin kuyruğu olamam ben.

B) Yerdeki cam parçaları topuğunun kanamasına sebep oldu.

C)Etrafımı çevreleyen her şey bana onu hatırlatmaya yetiyor.

D) İdarenin verdiği cezaya  üç gün içinde itiraz etme hakkı var.

E) Veteriner, kanatlarını iyileştirdiği güvercini gökyüzüne saldı.

M.Şahin

10 of 125

Aşağıdaki altı çizili sözcüklerden hangisi gerçek anlamında kullanılmıştır?

  • A-Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum
  • B-Erimiş ruhlarımız bir derdin potasında
  • C-Senin gölgeni içmiş, onun gözbebekleri
  • D-Kara gökler kül rengi bulutlarla kaplı
  • E-Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta

M.Şahin

11 of 125

  • 10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük gerçek anlamının dışında kullanılmıştır?
  • A) Sadece bu ânı ve bu aydınlığı Bursa ovası denen kadehten içmekle kalacağım.
  • B) İçki bilginin ve aklın düşmanıdır; içkinin adı gerçekte kavga ve gürültüdür.
  • C) Sabahları annem beni bebek gibi pencerenin kenarına oturturdu.
  • D) Birkaç saat için yanardağın homurtuları diner gibi oluyordu.
  • E) Eski İstanbul için Silivri yoğurdu kışın sonu demekti.

M.Şahin

12 of 125

  •  Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük gerçek anlamında kullanılmıştır?
  • A) Ağzında bal olan arının kuyruğunda iğnesi vardır.
  • B) Ağızla pilav pişmez, yağla pirinç gerek.
  • C) Bu da dördüncü ordu kumandanı için ağır bir darbe olmuştu.
  • D) Son günüm yaklaştı görünesiye
  • Kalmadı bir adım yol ileriye
  • E) Söz oyunlarında öyle açmazlar olur ki, iki dakikada insanı mat eder.

M.Şahin

13 of 125

  •  Aşağıdaki altı çizili sözcüklerden hangisi gerçek anlamda kullanılmıştır?�A)      Bu kısır anlayışı terk etmedikçe onunla anlaşamayız.�B)      Onu yakından tanıyınca ne denli dar düşünceli olduğunu anladım.�C)      Ancak iki adım atabildi, yığıldı kaldı.�D)      Çocukta en derin etkiyi bırakan öğretmenleridir.�E)      İnsan içini inceltmedikçe, dışını inceltemez.

M.Şahin

14 of 125

  •  Aşağıdaki altı çizili sözcüklerden hangisi gerçek anlamda kullanılmıştır?�A)      Onun için kara gün dostudur, derler.�B)      Okul yıllarında ateşli edebiyat söyleşileri yapardık.�C)      Karanlığın yavaş yavaş kaybolduğu saatlerdi; yapayalnızdım.�D)      Önümüzde uzanan yeşillik denizini yara yara ilerliyoruz.�E)      Hayallerinin gerçekleşmesi için hiçbir umut ışığı kalmamıştı.

M.Şahin

15 of 125

  • Aşağıdaki altı çizili sözcüklerden hangisi gerçek anlamda kullanılmıştır?�A)      Böyle bir çerçeveden bakarsak sorunu çözemeyiz.�B)      Bu iş uzadıkça dallanacağa benzer.�C)      O kalemiyle geçinen ender yazarlarımızdan biridir.�D)      Masanın üzerinde damarlı mermerden yapılmış bir çakmak vardı.�E)      Tanzimat Fermanı Batı’ya açılan ilk penceredir.

M.Şahin

16 of 125

2.Yan Anlam

M.Şahin

17 of 125

2. YAN ANLAM

Sözcüklerin ,zamanla

kazandığı,temel anlam

ile bağlantılı diğer

anlamlarına yan anlam

denir. Bir sözcüğün yan anlam kazanmasında genellikle yakıştırma ve benzerlik ilgisi etkili olmaktadır.

Kedi,koltuğun

kolunu tırmalıyor.

M.Şahin

18 of 125

  • Meselâ “göz” dendiğinde akla ilk gelen, kelimenin temel anlamı olan organ adıdır. Ama “iğnenin gözü”, “çantanın gözü”, masanın gözü” tamlamalarındaki anlamlar benzetme yoluyla kazandırılmış yeni anlamlardır. Bunlara da yan anlam denir.

  • Meselâ, “düşmek” kelimesi “Meyveler tek tek yere düştü” cümlesinde temel anlamda; “Çocuğun pantolonu düşüyordu”, “Bu yılın ilk karı düştü” ve “Kavakların gölgesi yola düştü” cümlelerinde yan anlamdadır.

M.Şahin

19 of 125

  • Temel anlam: Baş: Kafa
  • Yan anlam: Baş: 1. Tane (bir baş soğan)� 2. Önder, yönetici (ustabaşı)� 3. Başlangıç (köprübaşı)� 4. Uç (topluiğnenin başı) Burun: Koku alma organı

Burun: 1. Bir nesnenin ön kısmı (geminin burnu)� 2. Karanın denize uzandığı bölüm, uç nokta (Sinop Burnu)

M.Şahin

20 of 125

  • Beşiktaş sırtlarına ağaç dikiyorlar. (arka taraf)
  • Gülün tomurcukları sabahleyin patlamış.
  • Uçağın kanadı havada parçalanmış.
  • Başı kırık bir çiviyi sökmeye uğraşıyor.
  • Bu dalda başarılı olabileceğimi sanıyorum.
  • Köprünün ayağına bomba koymuşlar.
  • Şişeyi boğazına kadar doldurdu.
  • Kapının kolunu kırınca babamdan azar işittim.
  • Benim yetiştirdiğim öğrenciler daha başarılı.
  • Yokuşun başına kadar koştuk.

M.Şahin

21 of 125

3.Mecaz Anlam

M.Şahin

22 of 125

MECAZ ANLAMLI SÖZCÜKLER

  • Bir sözcüğün gerçek anlamından bütünüyle uzaklaşarak kazandığı yeni anlama mecaz anlam denir..
  • Saatler uçup gidiyor,

zavallı üç genç işle-

rini bir türlü bitiremi-

yorlardı.

M.Şahin

23 of 125

  • Derdim çoktur, hangisine yanayım.
  • Doktora boş gözlerle bakıyordu.
  • Bu şarkıya bayılıyorum.
  • Tatlı sözlerle babasının gönlünü aldı.

Yakında savaş patlayacak.

M.Şahin

24 of 125

Gerçek anlam

  • Zarfı damgaladı.
  • Köpek kudurdu.
  • Yatmadan önce ocağı söndürdü.
  • Elbisesini lekeledi.
  • Hırsız polisin elinden kaçtı.
  • Ekmeğin kaç lira olduğunu bilmiyor musun?
  • Usta motoru yağladı.
  • Ağacı baltaladı.

Mecaz anlam

  • Adamı hırsız olarak damgaladılar.
  • Eve geç kaldığım için annem öfkesinden kudurdu.
  • Deprem binlerce insanın ocağını söndürdü.
  • Babasının adını lekeledi.
  • Ayşe'nin uykusu kaçtı. Bu işin tadı kaçtı.
  • İstanbul'a ekmek parası kazanmaya gitti.
  • Annemi iyiden iyiye yağladım, geç kalmamama bir şey demez artık
  • Enflasyonun yükselmesi ekonominin iyiye gidişini baltaladı.

M.Şahin

25 of 125

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, birinci cümlede gerçek, ikinci cümle­de mecaz anlamıyla kullanılmamıştır?

A)Bu sabahki ekmek iyi kabarmıştı.

Çocuk, boyuna bakmadan herkese kabarıyordu.

B)Annesi onu yoğurt mayası almaya yolladı.

Görevli, mayası bozuk birine benziyordu.

C)Ben babamın yazısını kolaylıkla okurum.

Suçlu olduğunu yüzünden okumuştu.

D)Bakkala olan borcunu maaş alınca ödeyecekti.

Kazandığımız bu zaferi kanımızla ödedik.

E)Oyuncular sahnede rollerini çok iyi oynadılar.

Bize karşı hep iyi insan rolü oynardı.

M.Şahin

26 of 125

  • “Sende kalp denen şeyden eser yok.” cümlesinde “kalp” sözcüğü mecaz anlamda kullanılmıştır.�Aşağıdakilerin hangisinde buna benzer bir kullanım yoktur?�A)      Duyguları ağır basmış; onu affedememişti.�B)      Sonunda sen de benim gibi harcanıp gideceksin.�C)      Verdiği ince karşılık beni de şaşırttı.�D)      Gezi programımızda bu yöreler yoktu.�E)      Aktör dediğin kalıptan kalıba girebilmeli.

M.Şahin

27 of 125

  •   Aşağıdaki altı çizili sözcüklerden hangisi mecaz anlamda kullanılmamıştır?�A)      Takımımız rakibinden gömlek gömlek üstündü.�B)      Irak krizi nedeniyle borsada durgun bir gün yaşandı.�C)      Kendimi yatağa bırakır bırakmaz uyurum.�D)      Bize yaptığı babalığı asla unutmamayız.�E)      Onun geleceği, geçmişi gibi karanlık olacak.

M.Şahin

28 of 125

  • Aşağıdaki altı çizili sözcüklerden hangisi mecaz anlamda kullanılmamıştır?�A)      Çocuk ailenin aynasıdır, derler.�B)      Korkağın tekidir, onda yürek ne gezer!�C)      Ülkemiz pek çok uygarlığın beşiği sayılır.�D)      Tatlı dilli, sevecen biriydi, Ali usta.�E)      Kırılan camın keskin kenarı elini parçaladı.

M.Şahin

29 of 125

  • Çözülmek” sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde mecaz anlamda kullanılmamıştır?
  • a) Çıkara dayalı arkadaşlıklar çabucak çözülür.
  • b) Kaza yapmış denince elim ayağım çözüldü.
  • c) Ekonomik zorluklar karsısında aileler çözülüyor.
  • d) Ellerimizi bağlayan ipler zor da olsa, çözüldü.
  • e) Birkaç gönül alıcı sözden sonra aranızdaki duvar çözüldü.

M.Şahin

30 of 125

  • “Tutmak” sözcügü asagıdaki cümlelerin hangisinde mecaz anlamda kullanılmamıstır?
  • a) Bu moda tutmadığı için eskiye dönüldü.
  • b) Böyle havada beni deniz tutar.
  • c) ki erik yedim; midem tuttu yine.
  • d) Küçüğü havalara fırlatır, fırlatır, tutardı.
  • e) O arkadasını gözüm tutmadı.

M.Şahin

31 of 125

  • Asagıdaki altı çizili sözcüklerden hangisi mecaz anlamda kullanılmamıstır?
  • a) Çocuk ailenin aynasıdır, derler.
  • b) Korkağın tekidir, onda yürek ne gezer!
  • c) Ülkemiz pek çok uygarlığın beşiği sayılır.
  • d) Tatlı dilli, sevecen biriydi, Ali usta.
  • e) Kırılan camın keskin kenarı elini parçaladı.

M.Şahin

32 of 125

  • Asagıdaki altı çizili sözcüklerden hangisi mecaz anlamda kullanılmamıstır?
  • a) Görünürde birkaç kel tepeden baksa bir sey yoktu.
  • b) Sazlar sarkıcının sesini boğuyordu.
  • c) Elinde ince bir kızılcık sopası vardı.
  • d) Günlerdir eve kapanmış; hiç dışarı çıkmıyordu.
  • e) Türk lirası dalgalanmaya bırakıldı.

M.Şahin

33 of 125

  • Asagıdaki cümlelerin hangisinde terim kullanılmamıstır?
  • a) Ressam dogaya bakar ve güzellikleri tuvaline aktarır.
  • b) Yazar, romanları ile okuyucusunun gönlünde taht kurdu.
  • c) Ocak ayında gerçeklesen Ay tutulmasını izlediniz mi?
  • d) Bizler sorumluluklarımızın bilincinde olursak yasamı kolaylastırmıs oluruz.

M.Şahin

34 of 125

4.Deyimler

M.Şahin

35 of 125

4- DEYİMLER

  • Deyim, en az iki kelimenin kalıplaşarak yeni bir anlam kazanmasıyla oluşan mecazlı sözlerdir. Kelimelerden biri veya her ikisi anlam kaybına uğrar.

** Ayşe,Emre’yi gökte

ararken yerde buldu.

M.Şahin

36 of 125

  • Bu sözlerle gönlümü almış mı oldun?
  • Kendi düşüncelerinde ayak diriyordu.
  • Korktuğu başına gelmiş, arabası bozulmuştu.
  • Her gördüğüne dudak büküyordu.
  • Senin yaptığın pire için yorgan yakmak.

M.Şahin

37 of 125

Deyimlerin Özellikleri

  • a) Deyimler kalıplaşmış sözlerdir. 

  • b) Sözcüklerin yerleri değiştirilemez, herhangi biri atılamaz, yerlerine başka kelimeler konulamaz.

  • Meselâ "yüzün ak olsun" yerine "yüzün beyaz olsun" denilemez,
  • "ocağına incir ağacı dikmek" yerine "ocağına çam ağacı dikmek" denilemez,
  • "ayıkla pirincin taşını" yerine "ayıkla bulgurun taşını" denilemez,
  • "dilinin altındaki baklayı çıkar" yerine "dilinin altındaki şekeri çıkar" denilemez.

M.Şahin

38 of 125

  • c) Deyimler kısa ve özlü anlatımlardır. Az sözle çok şey anlatırlar: “Çam sakızı çoban armağanı”, “dili çözül-”, “dilinde tüy bit-”, “dilini yut-”

  • d) Deyimler en az iki sözcükten oluşurlar. Bu özellik deyimi mecazdan ayırır.

  • 1. Ya kelime öbeği ve mastar şeklinde olurlar:
  • ağzı açık, kulağı delik,
  • eli uzun, kaşla göz arasında,
  • 2. Ya da cümle şeklinde olurlar ki bunların bir kısmı gerçek olaylara yada öykücüklere dayanır.
  • Yorgan gitti, kavga bitti.
  • Dostlar alışverişte görsün,

M.Şahin

39 of 125

  • e) Deyimler özel anlamlı sözlerdir. Deyimler genel yargı bildirmezler. Deyimler bir kavramı belirtmek için bulunmuş sözlerdir. Öğütte bulunmazlar. Atasözleri ise genel anlamlı sözlerdir. Ders vermek, öğütte bulunmak için ortaya konulmuşlardır. Deyimle atasözünü ayıran en önemli nitelik budur. Meselâ: "İşleyen demir ışıldar" atasözüdür. Çalışmanın önemini anlatmaktadır. Bu yargı dünyanın her yerindeki insan için geçerlidir.

M.Şahin

40 of 125

  • f) Deyimlerin çoğunda kelimeler gerçek anlamından çıkarak mecaz anlam kazanmışlardır. Çantada keklik, ağzı açık, kulağı delik, abayı yakmak, devede kulak, hapı yutmak, fol yok yumurta yok, hem nalına hem mıhına, ne şiş yansın ne kebap, ben diyorum hadımım, o soruyor kaç çocuğun var?
  • Bazı deyimler ise anlamlarından çıkmamışlardır: Çoğu gitti azı kaldı, ismi var cismi yok, adet yerini bulsun, Allah bana ben de sana, yükte hafif pahada ağır, özrü kabahatinden büyük, dosta düşmana karşı, iyi gün dostu, canı sağ olsun ..

M.Şahin

41 of 125

  • g) Deyimler cümlenin öğesi olabilir, cümlede başka görevler de alabilir:
  • Üzüntüsünden ağzını bıçak açmıyordu. (Yüklem)
  • Damarıma basmadan konuşamaz mısın? (Zarf tümleci)
  • Aslan payı ona düştü. (Özne, isim tamlaması)
  • O, dik kafalı biridir. (sıfat tamlaması, sıfat)
  • h) Kafiyeli deyimler de vardır:
  • Ele verir talkımı, kendi yutar salkımı

M.Şahin

42 of 125

Ne yapacağını bilmiyordu, iki arada bir derede kalmıştı.

Altı çizili deyimin cümleye kattığı anlam aşağıdakilerin hangisinde vardır?

  • Sorunlara sabırsızca yaklaştığın sürece başarılı olamazsın.
  • Babasından izin almadığı için dışarı çıkıp çıkmama konusunda kararsız kalmıştı.
  • Bu tabloya her bakışında yüzünde bir çaresizlik ifadesi belirdi.
  • Acemi katır kapı önünde yük indirir, sözünün ne kadar doğru olduğunu anlamıştı.
  • Böyle isteksizce hareket etmesi hepimizi çileden çıkarmıştı.

M.Şahin

43 of 125

“Sırt” sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim içinde kullanılmamıştır?

A) Sırtındaki yükten kurtulmak için ne kadar çabalasa da

boşunaydı.

B) İşleri bozulunca dost bildikleri bile ona sırt çevirmişti.

C) Biz çalışırken senin sırtüstü yatman tüm bu işlerin

aksamasına neden oluyor.

D) Şirketin hesap işlerini sırtından atınca kendine zaman

ayırabildi.

E) Bu hayat keşmekeşinde, sırtının yere gelmemesi için

mücadele etmelisin.

M.Şahin

44 of 125

Çalıştayda konuşulanların uygulamaya geçirilemeyeceği gün gibi açıktı.

“Gün gibi açık” deyiminin bu cümleye kattığı anlam

aşağıdakilerden hangisidir?

A) Basitleştirilmiş durumda

B) Yanlış anlamalara kapalı

C) Fırsattan yararlanmak

D) Anlaşılır bir şekilde

E) Çok açık, çok belli

M.Şahin

45 of 125

Aşağıdakilerin hangisinde deyim, açıklamasıyla verilmiştir?

A) Tüccarın bugün işi aksi gitmişti, sabahtan beri bir karış kumaş

ya satmış ya satamamıştı.

B) Uzun zamandır görüşmese de başı sıkıştığında ilk arayacağı

kişi yine eski dostları olacaktı.

C) Yeni sınıf arkadaşımız öyle sıkıntıya gelemez, güç işlere pek

dayanamazdı.

D) Yağmur sabaha kadar durmamış, her yeri sel götürmüştü.

E) Çocuk şımardıkça şımarmış, arsızlıkta iyice ölçüyü kaçırmıştı.

M.Şahin

46 of 125

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim, anlamına uygun

kullanılmamıştır?

A) Yola çıkmak üzere arabaya bindiğinde benzinin azaldığını

fark ederek endişelendi.

B) Bozuk plak gibi sürekli aynı şeyleri tekrarlaması

çevresindekileri bezdirdi.

C) Toplantıda konuşulanları yarım kulakla dinlediğinden alınan

kararları kaçırdı.

D) İşittiği bu sözler içine sinmiş olsa da huzursuzluğu ve

mutsuzluğu geçmemişti.

E) Bazen gerçeklerle yüzleşmek bize acı gelse de o cesareti

gösterebilmeliyiz.

M.Şahin

47 of 125

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim kullanılmamıştır?

A) Sabrı taşınca açtı ağzını, yumdu gözünü bunca zamandır

içinde tuttuklarını bir defada söyledi.

B) Boşboğazlığından onun yanında özel konularımızı

konuşmaya çekinirdik.

C) Uzun zamandır görmediği eski komşusuyla karşılaşınca hâlini

hatırını sorup ayaküstü biraz lafladı.

D) Küçük çocuğun damarı tutmuş, tabaktaki yemeğini yememek

için direniyordu.

E) İçerideki kesif boya kokusundan içim bulandı, bir süre nefes

almakta zorlandım.

M.Şahin

48 of 125

Ortaokul yıllarında şiirler yazmış olsa da bu uğraşını ileri

götürememişti.

Altı çizili söz grubunun bu cümleye kattığı anlam

aşağıdakilerden hangisidir?

A) İstenilen seviyeye getirememek

B) Çabuk pes etmek

C) Devam ettirememek

D) Hevesini kaybetmek

E) İşin ölçüsünü kaçırmak

M.Şahin

49 of 125

5.Terim Anlam

  • Bir bilim, sanat ya da meslek dalıyla ilgili bir kavramı karşılayan kelimelere terim denir. Terimlerin anlamları dar ve sınırlıdır.

  • Örnek: "Ekvator" kelimesi tek bir anlama gelir ve tek bir nesneyi karşılar.
  • Örnek: kök, mısra, muson.
  • “yüklem, özne, kök, zarf”, dil bilgisi terimleri; “üçgen, daire, çap”, kelimeleri de geometri terimleridir.

M.Şahin

50 of 125

  • Aşağıdaki cümlelerin hangisinde terim kullanılmamıştır?�A)      Dava için bilirkişi raporu gerekiyor.�B)      Bu oyun tahminime göre üç perdelikti.�C)      Yapım eki almış sözcüğe gövde denir.�D)      Olayı bir de bu açıdan değerlendirin.�E)      Bu cümle, giriş cümlesi olmaya uygun değildir.

M.Şahin

51 of 125

  • Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, terim değildir?
  • a) Rakibini on saniyede tuşladı.
  • b) Ömer Seyfettin, sekerden öldü.
  • c) Öğretmen bize ilginç sorular yöneltti.
  • d) İlk rauntta maçı kazandı.
  • e) Bu oyun iki perdeden oluşuyor.

M.Şahin

52 of 125

  • Asagıdaki cümlelerin hangisinde, terim kullanılmamıstır?
  • a) işe yeni başladığı için oldukça heyecanlıydı.
  • b) Günlerdir süren grev, yarın sona erecek.
  • c) Sözcük türleriyle ilgili çalışmasını tamamladı.
  • d) İnsanoğlu uzayın gizemini çözmek istiyor
  • e) Hayatını faiz gelirleriyle sürdürmekteymiş.

M.Şahin

53 of 125

6. Soyut Anlam

  • Beş duyu organından biriyle algılanamayan, maddesi olmayan, varlıkları inançla ve his ile bilinen kavram ve varlıkları karşılayan kelimelere soyut kelimeler denir; bu kelimelerin gösterdiği anlam özelliklerine de soyut anlam denir.

  • Hayal, rüya, düşünce, menfaat, sevgi, korku, güzellik...

M.Şahin

54 of 125

  • Şairler, duyduklarını anlatırken salt somut sözcüklerle yetinmez, soyut sözcüklerden de yararlanırlar.
  • Aşağıdaki dizelerin hangisinde, soyut anlamlı sözcüğe yer verilmemiştir?
  • A) Yan yana sessizce mevsimle keder
  • B) Hicrana aldanmış kalbimde geçsin
  • C) Esen rüzgârlara sen neşeni ver
  • D) Bunca güzelliği nasıl koyup gideceğiz
  • E) Tahtayı kurt oydu, taş yosunlandı

M.Şahin

55 of 125

  • "Pot kırmak" deyimi asagıdakilerden hangisi ile es anlamlıdır?
  • a) Baklayı ağzından çıkarmak
  • b) Çamur atmak
  • c) Çam devirmek
  • d) Ok yaydan çıkmak
  • e) Dile düşmek

M.Şahin

56 of 125

M.Şahin

57 of 125

7. Somut Anlam

  • Beş duyu organında biriyle algılanabilen, maddesi olan kavram ve varlıkları karşılayan kelimelere somut kelimeler denir; bu kelimelerin gösterdiği anlam özelliklerine de somut anlam denir.

  • Ağaç, taş, ev, mavi, soğuk, su, masa, yol, yürümek, koşmak...
  • Soyut anlamlı kelimeler mecazlı kullanılarak somuta aktarılabilir.
  • “Yazınızda kuru bir anlatım görüyorum.”
  • “Adam yıldızlara basa basa yürüyordu.”

M.Şahin

58 of 125

Somutlama ve Soyutlama

  • Somutlama (somutlaştırma):
  • soyut olan bir anlamı somutlaştırarak anlatmaktır. Ya da o kelimeyi somut bir şeyi ifade etmek için kullanmaktır. Hemen örneklere bakalım:

M.Şahin

  • hayal: hayal aslında soyut bir şeydir. Çünkü beş duyu organımız ile algılayamayız. Ama hayal sözcüğünü aşağıda somutlaştırarak beş duyu organımızla algılayabileceğimiz bir şeyin yerine kullandık:

  • hayallerime kanat takıp uçuracağım ( Burada hayal sözcüğü kuşa benzetilmiş. Yani somut bir varlık yerine kullanılmıştır.)

59 of 125

  • düşüncelerime gem vurmalıyım (Burada da düşünce aslında soyut bir şeydir. Ancak düşünce kurcalanan bir şey yerine kullanıldığı için somutlama yapılmıştır.
  • güzelliği bana bir beden büyük geliyor ( güzellik aslında soyut bir kavramdır. Burada ise giyilecek bir kıyafet gibi kullanılmıştır. Yani somut bir varlık gibi. Bu nedenle somutlama yapılmıştır.

M.Şahin

60 of 125

Hiç olmazsa unutmamak isterdim

Eski geceler, sevdiklerimle dolu odalar

Yalnız bırakmayın beni hatıralar

Az yanımda kal çocukluğum

Temiz yürekli, uysal çocukluğum

Ah, ümit dolu gençliğim

  • Yukarıdaki dizelerde şair, hatıralarını ve çocukluğunu "kişileştirme"ye de başvurarak somutlamıştır.

M.Şahin

61 of 125

Somutlamaları bul ?

Yalnızlık, kalbimde açılan bir yara

Gençliğim, çok uzak iklimlerde bir ada

Sevdiğim ne varsa benden uzak

Mutluluk, cimri bir komşu benden uzak

M.Şahin

62 of 125

Uslan artık deli gönül

Bak gelip geçiyor ömür.

  • Yiğidin sevdiği güzel olursa
  • Ömrü ardından sökülür gider.

Kuşku insanı içten içe kemiren bir kurttur.

M.Şahin

Somutlamaları bul ?

63 of 125

  • Soyutlama (soyutlaştırma):
  • Soyutlama da, somutlamanın tam tersi bir özelliğe sahiptir. Yani aslında somut olan bir şeyi soyut gibi kullanmak, somut olan sözcüğü soyut anlamda kullanmaktır. Örnekler:
  • Attığı taş kafamı yardı.
  • Bu cümlede taş sözcüğü somut anlamlıdır. Elle tutulabilir bir varlıktır. Şimdi ise taş sözcüğünü soyut anlamda kullanalım:

M.Şahin

64 of 125

  • Çok taş kalplisin. ( Bu cümlede de taş sözcüğü, duygusuz anlamında kullanılmıştır. Yani somutken soyut yapılmıştır. )
  • Aslanların yüreği yaklaşık 1 kilogram gelir.
  • Yürek sözcüğü testlerde sıklıkla karşılaşacağımız sözcüklerden bir tanesidir. Yürek, kalp demektir. Yani elle tutulan bir organımızdır. Şimdi yüreği soyut anlamda kullanalım:
  • Çok yüreksiz bir çocuktu Ahmet. ( Bu cümlede ise yüreksiz derken korkak anlamı vurgulanmak istemiştir. Yani somutken soyut yapılmış, soyutlama yapılmıştır. )

M.Şahin

65 of 125

Örnekler: 

  • Konferansta öğrendiklerim, tüm hayallerimi yıktı.
  • Her şeyi içine atarsan, olacağı buydu!
  • Bildiğim her şeyi yüzüne vurduğum için benimle konuşmuyor.
  • Aklı bir karış havada geziyor.
  • Bu kadar keskin fikirlerin olduğunu bilmiyordum.

M.Şahin

66 of 125

Anlatımı daha anlaşılır kılmak için soyut anlam­lı sözcüklerin somut sözcüklerle karşılanması­na "somutlama" denir.

Buna göre aşağıdaki dizelerin hangisinde somutlamaya başvurulmuştur?

  • Bilsen ne haldeyim ruhumun yaraları kanar.
  • Canı candan farklı bilme ne olur
  • Öyle yalnızım ki bu yıkık yerde
  • Gölgem bile bedenimden uzak
  • Kalem kaşlarını çatma ne olur

M.Şahin

67 of 125

8. Nicel ve Nitel Anlam

NİTELİK VE NİCELİK ANLAMLI SÖZCÜKLER: ��Bir şeyin nasıl olduğunu , ne gibi özellikler taşıdığını anlatan sözcüklere nitelik anlamlı sözcükler denir. Bir şeyin sayılabilen, ölçülebilen ya da azalıp çoğalabilen durumunu bildiren sözcüklere nicelik anlamlı sözcükler denir. ��

M.Şahin

68 of 125

  • Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “büyük” sözcüğü, nicelik bildirmemektedir?�A)      Yaşça büyük olanı, şu siyah ceketliymiş.�B)      Otelin havuzunun büyük oluşuna sevindim.�C)      Büyük yolların yapılması kentin trafiğini rahatlatmıştı.�D)      İnsan, büyük amaçlar edinmelidir kendine.�E)      Şu büyük bina, bizim manzarayı öldürdü.

M.Şahin

69 of 125

*Az ileride birkaç kişi seni bekliyor. (nicel)

*Bugün oldukça kötü bir zaman geçirdim. (nitel)

*Çok konuştuğu için arkadaşları pek sevmedi.

( nicel ) �

  • İki damla yaş olur düşersin yüreğime gizlice ( nitel, nicel) �
  • * Kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi. (nitelik ) ��

M.Şahin

70 of 125

  • UYARI: Bazı sözcükler cümlede kazandığı anlama göre nicel de olabilir nitel de. ��* Yaptığı işte iyi para kazanıyordu. ( nicel ) �* O iyi bir insandı. ( nitel ) �* Bu soğuk havada bir de senin soğuk esprilerini �çekemem. ( nicel, nitel ) �* Bu şehrin havası sıcak olduğu gibi insanları da sıcaktır. �( nicel, nitel) ��Görüldüğü gibi nitelik anlamlı sözcükler, genellikle niteleme sıfatı ve durum zarfı görevindedir. Nicelik anlamlı sözcükler ise ölçü - miktar zarfı , belgisiz sıfat veya sayı sıfatı görevindedir. �

M.Şahin

71 of 125

  • Bir hastane dönüşü sandviç almak için elini cebine attığı anda, herkesi bir gün kavrayacak olan karanlık onu da kavradı.
  • Bu cümle ve onu oluşturan sözcükler için aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
  • A) “Karanlık” sözcüğü gerçek anlamının dışında kullanılmıştır.
  • B) “Elini” sözcüğü gerçek anlamının dışında kullanılmıştır.
  • C) “attığı” sözcüğü, başka bir sözcüğün anlamca yerini tutmuştur.
  • D) “elini cebine atmak” bu cümlede deyim olarak kullanılmıştır.
  • E) “Kavradı” sözcüğü gerçek anlamı dışında kullanılmıştır.

M.Şahin

72 of 125

9. GENEL VE ÖZEL ANLAMLI SÖZCÜKLER

  • GENEL VE ÖZEL ANLAMLI SÖZCÜKLER: ��Karşıladıkları varlığın tamamını belirten sözcüklere genel anlamlı sözcükler denir. Tek bir varlığı karşılayan sözcüklere ise özel anlamlı sözcükler denir. Varlıkların genelden özele doğru sıralanışı : Varlık- canlı- hayvan- keçi- Ankara keçisi. ��

M.Şahin

73 of 125

  • * Çocuk, geleceğin teminatı olduğundan ben çocuğumun iyi yetişmesini istiyorum.

( 2. si 1. sine göre daha özel)�* Kitap, insanın en iyi dostudur. ( genel) �* Bu kitabı arkadaşıma ödünç verdim. (özel )�* Eğitim- öğretim sadece okulda yapılmaz ( genel)

* Okulumuz, şehrin en eski binasıdır. (özel )

M.Şahin

74 of 125

  • Aşağıdakilerin hangisinde altı çizili sözcük, genel anlamlıdır?�A)      Köpek, en sadık hayvandır.�B)      Çocuğu ısıran köpek hala bulunamadı.�C)      Köpeğime “Karabaş” adını koydum.�D)      Zavallı köpek sabaha kadar inledi.�E)      Ne kadar da güzel bir köpekmiş bu.

M.Şahin

75 of 125

  • Asagıda altı çizili sözcüklerin hangisi digerlerine göre en özel anlamlıdır?
  • a) Evren sayısız varlıkla doludur.
  • b) Yazık, dağlarda bir tek keklik bile kalmadı!
  • c) Ülkemizde büyükbaş hayvan sayısında azalma var.
  • d) Uçağın bulunmasında kuşlar insana ilham kaynağı olmuştur.
  • e) Her canlı ölür, doğanın yasası bu.

M.Şahin

76 of 125

  • Asagıdaki cümlelerde geçen altı çizili sözcüklerden hangilerine genel – özel anlam iliskisi yoktur?
  • a) Arkadaslarından Engin’i beğenirim.
  • b) Çiçeklerden karanfili severim.
  • c) Yırtmaçlı ceketimi temiz kullandığımı anladım.
  • d) Yakup Kadri’nin romanlarından Yaban’ı okumayan yoktur.
  • e) Günlerden perşembeydi, onu askere uğurladık.

M.Şahin

77 of 125

  • Asagıdakilerin hangisinde genelden özele dogru bir sıralama yoktur?
  • a) Okudugu siirler içinde o en çok “Bursa’da Zaman”ı sevdi.
  • b) Ödemenin yapılacağı ay, kasım ayı imis.
  • c) Sanat etkinliklerinden en çok resimle ilgilenirdi.
  • d) Derslerden en fazla edebiyatı severdi.
  • e) Bu bebek diger insanlardan bir parçadır.

M.Şahin

78 of 125

10. İKİLEME

  • Sözün anlamını pekiştirmek, onu zenginleştirmek ya da değişik anlam ilgileri oluşturmak için iki sözün bir araya getirilmesiyle oluşan söz öbeğidir. İkilemeler yapıca ve anlamca farklılıklar gösterir.

a. Aynı sözcüğün tekrarıyla yapılabilir.

  • Usul usul sınıfı terk etti.
  • Koşa koşa geldi.

b. Yakın anlamlı sözcüklerin tekrarıyla yapılabilir.

  • Yalan yanlış sözlerle ortalığı karıştırdı.
  • Artık kimsede ar namus kalmadı.

M.Şahin

79 of 125

c. Karşıt anlamlı sözcüklerin tekrarıyla yapılabilir.

  • Aşağı yukarı iki aydır kimse uğramadı buraya.
  • İşin aslını er geç öğreneceğim.

d. Biri anlamlı biri anlamsız sözcüklerle yapılabilir.

  • Eğri büğrü yollardan denize ulaştık.
  • İçeriye ufak tefek bir adam girdi.

M.Şahin

80 of 125

e. Her ikisi de anlamsız sözcüklerle yapılabilir.

  • Ivır zıvır eşyaları tavan arasına kaldırdık.
  • Böyle eften püften sebeplerle oyalama beni.
  •  

f. Sözcüklerden biri ya da her ikisine ekler getirilerek yapılabilir.

  • Beni baştan aşağı şöyle bir süzdü.
  • Onunla başa baş mücadele etti.
  • Her ikileme cümleye değişik bir anlam katar.
  • Yüzüme acı acı gülümsedi. (kuvvetlendirme)
  • Gideli aşağı yukarı iki gün oldu. (ihtimal) 
  • Ivır zıvır eşyaları atın. (değersiz)
  • Caddede sıra sıra ağaçlar vardı. (çokluk)

M.Şahin

81 of 125

  • Aşağıdaki ikilemelerden hangisi yakın anlamlı sözcüklerle
  • kurulmuştur?
  • A) Günlerdir doğru dürüst çalışamıyordu.
  • B) Çocuk, defteri eğri büğrü çizgilerle doldurmuş.
  • C) Odadaki ıvır zıvırı balkona çıkardık.
  • D) Eve dönerken ekmek mekmek almalıydı.
  • E) Koca bir kutu dolusu incik boncuk almıştı.

M.Şahin

82 of 125

  • Argo Anlam
  • Sadece belli bir topluluk ya da meslek tarafından kullanılan özel sözcüklerden oluşan dile argo denir. Argo, dil içinde bir dil gibidir.
  • aklına tükürmek: birinin düşüncesini beğenmemek�mektep çocuğu: acemi, toy�zokayı yutmak: aldatılıp zarara sokulmak�yutmak: iyice eksiksiz olarak öğrenmek�arakçı: hırsız�bal kabağı: aptal, beyinsiz�çakmak: sınıfta kalmak

M.Şahin

83 of 125

Yansıma Sözcük

Doğadaki seslerin insanlar tarafından taklit edilmesine denir. ��* Bu köpek neden havlıyor? �* Bir patlama sesiyle irkilmiştik. �* Bu aylarda kediler çokça miyavlar. �* Bu sözlerim üzerine sınıfta homurtular başladı. �* Köyde sabahleyin koyunların meleyişleriyle uyandık.

M.Şahin

84 of 125

  • Asagıdaki cümlelerden hangisinde yansıma sözcüklerle olusturulmus ikileme yoktur?
  • a) Türlü türlü yemekler sundular.
  • b) Vıcık vıcık bir çamur vardı.
  • c) Püfür püfür rüzgar esiyordu.
  • d) Kütür kütür erikler yedik
  • e) Çagıl çagıl sular geçtik.

M.Şahin

85 of 125

B)Kelimeler Arasındaki Anlam İlişkileri

  • 1. EŞ ANLAMLI KELİMELER
  • Yazılış ve okunuş bakımından farklı fakat anlamca aynı olan kelimelerdir. Bu tür kelimeler birbirlerinin yerini tutabilir.

  • kıymet-değer, cevap-yanıt, sene-yıl, medeniyet-uygarlık, imkân-olanak, acele-ivedi, zelzele-deprem, yoksul-fakir, misafir-konuk, yöntem-metot, mesele-sorun, fiil-eylem, kelime-sözcük, vasıta-araç...

M.Şahin

86 of 125

2.Sesteş Kelimeler

  • Yazılışı ve okunuşu aynı olduğu hâlde anlamları farklı olan kelimelerdir. Bunlar yalın hâlde olabildikleri gibi ek almış hâlde de olabilirler. Şiirde cinas olarak kullanılır ve cinaslı kafiye yapılır.

  • Gül: 1. çiçek, 2. gülmekten emir
  • Neden kondun a bülbül kapımdaki asmaya
  • Ben yarimden vazgeçmem götürseler asmaya
  • Kır: 1. kırsal alan, 2. kırmaktan emir, 3. beyaz
  • Yazma: 1. baş örtüsü, 2. yazmaktan olumsuz emir, 3. yazma işi

M.Şahin

87 of 125

Aşağıdaki cümlelerde altı çizili sözcük türlerinden hangisinin sesteşi yoktur?

A) Bunlara bir tek ben mi inanmıştım?

B) Yabancı dili olmayan zor iş bulur burada.

C) Elinden tuttuğu küçük çocuğu merdivenlerden indirdi.

D) Bütün kurumuş çiçekleri tek tek temizledi.

E) Kır saçlı bir adamla konuşuyordu.

M.Şahin

88 of 125

  • “Çocuğun eli yüzü dondurma olmuştu.” cümlesindeki “yüz” sözcüğünün sesteşi, aşağıdakilerin hangisinde kullanılmıştır?
  • A) Koltuk yastıklarının yüzünü değiştir.
  • B) Binanın ön yüzü yangından simsiyah olmuştu.
  • C) Böyle konuşma diye yüz kere söyledim.
  • D) Suyun yüzünde oluşan halkaların genişleyip yok olmasına
  • baktı.
  • E) Ne yüzle böyle bir şey söyleyebilir!

M.Şahin

89 of 125

I. Hayır, bu konuyu henüz konuşamadık.

Artık bu telefondan hayır gelmez.

II. Yaş on sekiz, serde delikanlılık var.

Çadırın etrafındaki yaş odunları topla.

III. Sanatçı dünyasını yansıtır.

Bir kahve daha istersen.

IV. Kedi, kuyruğunu kovalayıp duruyor.

Otobüs kuyruğunu görünce geri döndük.

V. Yağmurdan sonra çay taşmıştı.

Çay demini almamış henüz.

Yukarıdaki numaralı cümlelerin hangisinde altı çizili

sözcükler arasında sesteşlik ilgisi yoktur?

A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

M.Şahin

90 of 125

3. Zıt Anlamlı Kelimeler

  • Anlamca birbirinin karşıtı olan kelimelerdir.
  • Siyah-beyaz, uzun-kısa, aşağı-yukarı, ileri-geri, var-yok, gelmek-gitmek,

  • Tüm kelimelerin zıt anlamlısı yoktur. Eylemlerde de durum aynıdır. Bir eylemin olumsuzu o eylemin karşıtı satılmaz.

  • “sevinmek” karşıtı sevinmemek değil “üzülmek”tir.
  • Kelimeler arasındaki karşıtlık cümledeki kullanıma göre değişir.
  • “doğru” kelimesinin zıt anlamlısı bir cümlede “eğri” olurken, diğerinde “yanlış” olabilir.

M.Şahin

91 of 125

“Masada kalemlerle dolu bir kutu vardı.” cümlesindeki altı çizili sözün karşıt anlamlısı aşağıdakilerin hangisinde vardır?

A) Hiç boş zamanım yok, diye sızlanıyordu.

B) Boş bardağı alıp mutfağa gitti, çay doldurdu.

C) Silahın boş olduğundan emin olunca silahı temizlemeye

başladı.

D) Boş odamız yok, diyerek herkesi geri yolluyor.

E) Boş insanlarla harcayacak zamanım yok.

M.Şahin

92 of 125

  • Aşağıdaki cümlelerin hangisinde karşıt anlamlı sözcükler kullanılmıştır?
  • A) Böyle akıllı bir adam nasıl olur da böyle akılsızca davranır?
  • B) En yakın dostuyla bu olaydan sonra düşman oldular.
  • C) İstanbul’a gelir de bize nasıl gelmez bu çocuk!
  • D) O güzel kızın böyle kötü sözler söylemesi herkesi şaşırttı.
  • E) Ses çıkarmadan odasına girip uyudu.

M.Şahin

93 of 125

Anlam değişmeleri

  • Anlam Genişlemesi
  • Bazı sözcükler, anlam genişlemesi yoluyla yeni anlamlar kazanabilir. Başlangıçta tek bir anlama gelen veya tek bir kavramı karşılayan kelimelerin zamanla farklı anlamlara gelmesi farklı kavramları da karşılamasıdır.

M.Şahin

94 of 125

  • Örneğin, “yağlı” sözcüğü “yağı çok olan” anlamını taşır. Bu, yağlı sözcüğünün temel anlamıdır.
  • “Yağlı bir müşteri görse hemen ellerini ovuşturur.” cümlesinde “varlıklı, zengin” anlamında kullanılmıştır.
  • “Böyle yağlı bir iş hiç kaçırılır mı?” cümlesinde ise “yağlı” sözcüğü, “çok fazla zahmet çekmeden, bol kazanç sağlayan” anlamında kullanılmıştır.

  • Ödül- güreşlerde verilen mükafat
  • Tütün- duman
  • Konak- kuşun konduğu yer

M.Şahin

95 of 125

  • Anlam Daralması
  • Bir sözcüğün anlattığı varlık, nesne ya da eylemin ancak bir bölümünü, bir türünü anlatır duruma gelmesidir.

  • Dilimizdeki davar sözcüğü her türlü “mal ve varlık”ı karşılarken günümüzde yalnızca “koyun” ve “keçi” türündeki hayvanları karşılayacak biçimde kullanılmaktadır.
  • Günümüzde “incir” anlamına gelen ‘yemiş’ sözcüğü eskiden bütün meyveleri karşılayacak bir anlama sahipti.
  • Oğlan- çoçuk
  • Erik- genel ad

M.Şahin

96 of 125

Anlam iyileşmesi:

 Kimi sözcüklerin başlangıçta kötü bir anlam taşırken zaman içinde iyi bir anlam karşılayacak hâle gelmesidir.

  • Yavuz” sözcüğü eskiden “kötü, hırsız” anlamını taşırken daha sonra “yiğit, kahraman” anlamını karşılar duruma gelmiştir ki bu, anlam iyileşmesi vardır.

  • Çok eskiden “emek” sözcüğü “acı, eziyet” anlamlarını içerirken günümüzde “bir işin yapılması için harcanan beden gücü” anlamını yüklenmiştir.

M.Şahin

97 of 125

Anlam kötüleşmesi:

  •  Bir sözcüğün başlangıçta iyi bir anlam taşırken zaman içinde kötü bir anlamı karşılayacak hâle gelmesidir.

  • Dilimize Arapçadan geçen ukala sözcüğü “akıllılar” anlamını taşırken bugün “kendini akıllı ve bilgili sanan, bilgiçlik taslayan” anlamında kullanılmaktadır.

  • “Canavar” sözcüğü başlangıçta “canlı, yaşayan, hayvan” gibi anlamlan karşılamıştır. Fakat zamanla olumsuz bir anlam karşılar hâle gelmiştir. Demek ki bu sözcükte anlam kötüleşmesi vardır.

M.Şahin

98 of 125

Anlam Aktarmaları

  • A – Deyim aktarmaları
  • Tanım 1: Deyim aktarması yani diğer ismiyle anlam aktarması bir sözcüğün benzetme amacı ile başka bir sözcük yerine kullanılmasıdır. 

  • Tanım 2: İnsana özgü bir kavramın doğaya, doğaya özgü bir kavramın insana aktarılmasına deyim aktarması denir. 

  • Benim küçük meleğim nerede? cümlesinde çocuğum,kızım gibi sözcükler yerine melek sözcüğü kullanılmıştır.Benzerlik amaçlı bu tür kullanımlar deyim aktarmalarıdır. 

M.Şahin

99 of 125

Beş şekilde yapılır

  •  1- İnsandan Doğaya aktarmalar (İnsana Özgü Kavramların Doğaya Aktarılması):Bu şekilde yapılan aktarmalarda insanlara ait olan özellikler doğadaki nesnelere verilir. 
  • Kuşlar neşe içinde cıvıldaşıyor. 
  • Ovadaki bütün çiçekler el ele tutuşmuş, hep bir ağızdan şarkı söylüyorlardı.

M.Şahin

100 of 125

  • 2- Doğadan insana aktarmalar (Doğaya Özgü Kavramların İnsana Aktarılması):Doğadaki özelliklerin insanlarla beraber kullanılmasıdır. 
  •      Olgun tavırlarıyla herkesin beğenisini kazandı.(Olgunluk doğaya ait bir özelliktir)
  •      Bedir' in aslanları ancak bu kadar şanlı idi.
  •      Dalgalanır deli gönül şafakta.
  •      Kalbim yırtılıyor her nefesimde.
  •      Sert bir insan olduğu belliydi.(Sertlik) 

M.Şahin

101 of 125

  • Aşağıdakilerin hangisinde doğadan insana aktarma yapılmıştır?
  • A) O kadroya geçmek için yanıp tutuşuyordu.
  • B) Gece sinsi adımlarla yaklaşıyor…
  • C) Kimseyle konuşmak istemiyor, odasından bile çıkmıyor.
  • D) Gözyaşlarını mendilin ucuyla kurulayıp konuşmaya başladı.
  • E) Küçük kedi, çocuklardan ürkünce arabanın altına saklandı.

M.Şahin

102 of 125

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “doğadan insana aktarma” söz konusudur?

A) Güneş doğarken ancak uyuyabilmişti.

B) Saat beş olmuş, birazdan Ayşe de damlar.

C) Saatlerce güneşin altında çalışmaktan bronzlaşmıştı.

D) Akşama doğru bulutlar top top olmuştu gökyüzünde.

E) Telefon çalınca irkilmiş, düşünceleri dağılmıştı.

M.Şahin

103 of 125

  • 3- Duyu Aktarmaları:Bir duyuya ait olan kavramların başka duyular ile birlikte kullanılmasıdır. 
  • Acı bir çığlık duyuldu. (Tat alma duyusundan işitme duyusuna)
  • Keskin bir koku içeriye yayılmıştı. (Dokunma duyusundan koklama duyusuna) 

M.Şahin

104 of 125

  • 4. Doğayla İlgili Kavramların Doğaya Aktarılması: 
  • Örnek: Karlar uçuşurdu camlarda.
  •              Rüzgârlar ulurdu sabaha kadar. 
  • Geceye yıldızlar yağıyordu.

M.Şahin

105 of 125

  • 5. Bir Duyunun Diğer Duyuya Aktarılması:  
  • Örnek: Hâlâ aklımda onun sıcak gülüşü, tatlı bakışı. (Dokunma-Görmeye)
  •              Nasıl unutabilirim o yumuşak konuşmayı. (Dokunma-Duymaya)
  •              Sokaktan acı bir fren sesi geldi. (Tatma-Duymaya)
  •              Onun keskin bakışları hepimizi korkuttu. (Dokunma-Görmeye)

M.Şahin

106 of 125

  • Aşağıdakilerin hangisinde duyu aktarımı yoktur?
  • A) Tuzlu bir deniz kokusu çarpmıştı burnuna.
  • B) Sıcak bir merhabayla karşıladı bizi.
  • C) Annemin yumuşacık bakışları vardı.
  • D) Soğuk rüzgâr içimize işlemişti.
  • E) Son tablolarında soğuk renkler kullanmış.

M.Şahin

107 of 125

  • Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “duyu aktarması”na örnek
  • bir kullanım yoktur?
  • A) Odayı dolduran yumuşacık bir aydınlık vardı.
  • B) Keskin bir çığlık konuşmalarını böldü.
  • C) Sonbahar sisleri arasında vapur koyu koyu öttü.
  • D) Resimlerinde sıcak renkler kullanırdı.
  • E) Soğuk bir şeyler içmek için kafeye girdi.

M.Şahin

108 of 125

B-MECAZ-I MÜRSEL(AD AKTARMASI/DÜZ DEĞİŞMECE)

  • Bir sözün benzetme amacı güdülmeden gerçek anlamı dışında kullanılması sanatıdır.Gerçek anlama gelmesi imkansızdır.
  •  
  • Ankara bu olaya tepki gösterdi.
  • Burada tepki gösteren şehir değil.Anakara da bulunan hükümettir.Mecaz-ı mürsel yapılmış.Şehir söylenmiş hükümet kastedilmiştir.
  •  
  • Cemil Meriç’i her okuyuşumda yeni bir şeyler buluyorum. (Kitabını okuyorum kendisini değil)
  •  
  • Kırmızı beyaz bu sene başarı gösteremedi.
  • Evin suyu patlamış.

  • hep iki şömine yandı yüreğimde
  • Birinde ateşti diğerinde kül
  • Ve iki kez aşık oldum
  • Bundandır iki kez ölmüşlüğüm. (Y. Odabaşı)

M.Şahin

109 of 125

Vapur Beşiktaş’a yanaştı.

  • Vapur Beşiktaş’a yanaşmaz,Beşiktaş’ın iskelesine yanaşır.Yani Beşiktaş sözünde mecazı mürsel vardır.

-Sobayı yakar mısın?

-Ayaklarını çıkar da gel.

  • Nihat’ın golüyle tüm stat ayağa kalktı.(Seyirci)
  • O evine çok bağlı bir insandır.(Ailesi)
  • Bu olay üzerine bütün köy ayaklandı.(Halk)
  • İstanbul’dan kalkan uçak az önce Adana’ya
  • indi.(Havaalanı)

M.Şahin

110 of 125

  • Mecaz-ı mürseli meydana getiren bazı anlam ilişkileri vardır.
  • 1- İç-dış Tabağını bitir !
  • 2-Parça-bütün Ey nazlı hilal !
  • 3-Soyut-somut Adamda kafa var.
  • 4-Neden-sonuç Silahlar ölüm kusturuyor.
  • 5-Sanatçı-yapıt Bugün N.Fazıl’ı işledik.
  • 6-Yön-ülke Batı buna sessiz kalıyor.
  • 7- Yer-bölge(kişi) Tokat’tan eğitime tam destek.
  • 8- Toplum-kurum-insan ÖSYM sonuçları açıkladı
  • 9-Eşya- İnsan Usta raket bu yıl da şampiyon

M.Şahin

111 of 125

  • Aşağıdakilerin hangisinde ad aktarması vardır?
  • A) Havalar yeni yeni ısınıyor, yağmurun ne zaman bastıracağı
  • belli olmuyordu.
  • B) Yağmur hızlanınca şemsiyeler de koşuşmaya başladı.
  • C) Bu havada en güzeli evden çıkmayıp film izlemekti.
  • D) Perdeyi aralayıp sokağa baktı, yağmurun dineceği yoktu.
  • E) Bir bardak çay daha doldurup koltuğuna kuruldu.

M.Şahin

112 of 125

  • Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ad aktarması yapılmamıştır?
  • A) Kapıyı kilitlemeyi unutmuştu.
  • B) Mangalı yakmak senin görevin.
  • C) Bir tepsi yerim, diye iddialaştı.
  • D) Pastayı dilimleyip servis yaptı.
  • E) Daha önce Yaşar Kemal okumamıştım.

M.Şahin

113 of 125

  • Aşağıdakilerin hangisinde bir sözcük, benzetme ilgisi olmadan bir başka sözcük yerine kullanılmamıştır?
  • A) Kiralık evi, köşedeki büfeye sordum.
  • B) Sert bir sesle hepimizi uyarmıştı.
  • C) Genç yüzlerin doldurduğu bir sınıfa girdim.
  • D) Depremin ertesinde tüm şehir, sokakta sabahlamıştı.
  • E) Burada yaşananlara Batı, nasıl göz yummuştu?

M.Şahin

114 of 125

I. Bu zor durumdan seni kurtaracağız, meraklanma.

II. Konuşulmuyor ki onunla, ters cevaplar veriyor.

III. Sırtındaki soluk kazak onu daha zavallı gösteriyordu.

IV. Kötü zamanlarda hep destekçimiz oldun, sağ ol.

V. Duvarları kalitesiz bir boyayla boyamışlar.

Numaralı cümlelerde altı çizili sözcüklerden hangi ikisi,

yakın anlamlı kullanılmıştır?

A) I. ve II. B) II. ve IV. C) I. ve IV.

D) III. ve V. E) IV. ve V.

M.Şahin

115 of 125

  • I. Süslemeler testinin boğazında son buluyordu.
  • II. Çocuklara boğazı yırtılırcasına bağırıyordu.
  • III. Yıllardır sekiz boğazı doyurmak onun işi olmuştu.
  • “Boğaz” sözcüğünün yukarıdaki cümlelerde kazandığı
  • anlamlar, aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?
  • A) yan anlam - yan anlam - yan anlam
  • B) mecaz anlam - temel anlam - yan anlam
  • C) yan anlam - mecaz anlam - mecaz anlam
  • D) temel anlam - yan anlam - mecaz anlam
  • E) yan anlam - temel anlam - mecaz anlam

M.Şahin

116 of 125

  • Aşağıdaki cümlelerde geçen ikilemelerden hangisi, kuruluş
  • yönüyle ötekilerden farklıdır?
  • A) Yeni gelen öğrencimiz pek akıllı uslu bir çocuk.
  • B) Onunla er geç hesaplaşacağım, diyor.
  • C) Çamurlu yolda bata çıka ilerliyorduk.
  • D) İşlerini iyi kötü toparlamıştı.
  • E) Aşağı yukarı üç yıldır ailesinden ayrıydı.

M.Şahin

117 of 125

  • Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir deyim yanlış kullanılmıştır?
  • A) Onun ipiyle kuyuya inilmez, inanmam ben ona.
  • B) Nasıl da kuşkucu, öküz altında buzağı arıyor.
  • C) İlk kez yaptığı yemekleri bana tattırıyor, deneme tahtası
  • oldum.
  • D) İyi ki yardım istedik ondan, yedi kat yerin dibine geçti.
  • E) İşlerini yoluna koymuş; yan gelip yatacağım artık, diyor.

M.Şahin

118 of 125

  • Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "derece" sözcüğü, terim
  • anlamıyla kullanılmıştır?
  • A) Yeni tanıdığın biriyle bu derece yakınlaşman doğru değil.
  • B) Onunla bu derece yakın olduğunuzu bilmiyordum.
  • C) Dışarısı eksi on dereceyken evden çıkamayız.
  • D) Yakınlık derecemizi anlamak ister gibi baktı.
  • E) Bu derece yetenekli bir çocuğa haksızlık edemezsiniz.

M.Şahin

119 of 125

  • Aşağıdaki sözcüklerden hangisinin sesteşi (eş seslisi) yoktur?
  • A) Bu yol daha kestirme, buradan gidelim.
  • B) Ördekleri suya sal, biraz yüzsünler.
  • C) Saat çok geç oldu, artık uyusak…
  • D) Yağmur dindi, yola çıkabiliriz.
  • E) Burası Türkiye’nin en geniş ovasıymış.

M.Şahin

120 of 125

  • Aynı sözcük kullanıldığı cümleye göre genel ya da özel bir
  • anlam taşıyabilir.
  • Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “kitap” sözcüğü özel
  • anlamlı kullanılmıştır?
  • A) Ufkumuzu genişletmek için kitap okumalıyız.
  • B) Kitap okuma alışkanlığı küçük yaşlarda kazanılır.
  • C) Kitap yere düşmüş, arasındaki notlar saçılmıştı.
  • D) Bir kitap eleştirisi yazmak sistemli çalışmayı gerektirir.
  • E) Kitap doğru bilgiye ulaşılacak tek kaynak değildir.

M.Şahin

121 of 125

  • Somut anlamlı bir sözcük, cümle içerisinde soyut bir anlam
  • kazanabilir.
  • Aşağıdaki cümlelerin hangisinde buna uygun bir örnek
  • vardır?
  • A) Bu soğuk havada yolculuk yapmak pek kolay olmayacak.
  • B) Yamacın ağaçlarla kaplı bu noktasından yürümeye başladı.
  • C) O, kimseye acımaz, yüreği nasırlaşmış bir kez!
  • D) Rüzgâr burada daha hızlı esiyor, diyerek döndü.
  • E) Küçük kedi, bir çekirgenin peşine takılıp gözden kayboldu.

M.Şahin

122 of 125

  • İleri sürdüğü düşünce bakımından aşağıdaki atasözlerinden
  • hangisi, ötekilerden farklıdır?
  • A) Ağaca çıkan keçinin dala bakan oğlağı olur.
  • B) Armut dibine düşer.
  • C) Anasına bak kızını al, kenarına bak bezini al.
  • D) Ak koyunun kara kuzusu da olur.
  • E) Oğlan babadan öğrenir sofra açmayı, kız anadan öğrenir biçki biçmeyi.

M.Şahin

123 of 125

  • Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sesteş sözcük vardır?
  • A) Bu taşı yolun ortasına kim koymuş?
  • B) Merdivenleri çıkarken bileğini sakatlamış.
  • C) Pencere demirlerini boyamak gerek.
  • D) Kimseye güven duymadığını söyledi.
  • E) Kahveleri bahçede keyifle yudumladılar.

M.Şahin

124 of 125

  • Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “baş” sözcüğü, bir deyim
  • içinde kullanılmamıştır?
  • A) Bu iş bir gün başını ağrıtacak, demiştim.
  • B) Kazada başından yaralanmıştı, durumu ciddiydi.
  • C) Başının çaresine bakmayı elbet öğrenirsin.
  • D) Ne zaman başımız sıkışsa yardıma koşmuştur.
  • E) Komşularıyla başı dertteymiş, taşınmak istiyor.

M.Şahin

125 of 125

  • Aşağıdaki cümlelerin hangisinde terim anlamlı bir sözcük
  • kullanılmamıştır?
  • A) Küçük seti atlayıp bahçeye girdi.
  • B) Dişine yeni yapılan köprü kırılınca bir şey yiyememişti.
  • C) Öğretmenimiz şiirin uyak örgüsünü sordu.
  • D) Palete üç farklı renkte tüp sıkmıştı.
  • E) Elektriği kesmek için sigortayı kapattı.

M.Şahin