SOSYALİST DÜŞÜNCE KULÜPLERİ’ne katıl!
Bizler, bu düzenin eşitsizliklerle
şekillenen gerçekliğini tüm çıplaklığıyla gören; bu gerçeğe boyun eğmeyen,
aksine ona karşı toplumsal bir alternatifi büyütme iradesini kuşanan sosyalist
gençleriz. Karanlığın olağan, suskunluğun makbul, umutsuzluğun makul sayıldığı
bir dönemde; düşüncenin yaratıcı gücüne, sözün dönüştürücü kudretine ve örgütlü
mücadelenin birleştiriciliğine inananlarız.
Bugün yaşadığımız düzende eğitim
ticarileştirilmiş, öğrenciler yalnızlaştırılmış, bilimsel düşünce sistemli
biçimde baskı altına alınmıştır. Bu tablo, gençliğin kendi sözünü kurmasını
yalnızca bir hak değil, aynı zamanda tarihsel bir zorunluluk haline
getirmiştir. Çünkü kamusal kaynakların sermayeye peşkeş çekildiği, toplumsal
eşitsizliklerin derinleştiği, ifade özgürlüğünün her geçen gün daha da
daraltıldığı ve laikliğin tasfiye edildiği bir dönemde; gençliğin örgütlü
varlığı, yalnızca bir seçenek değil, yaşamsal bir ihtiyaçtır.
Gençlik liselerde disiplin mekanizmalarıyla,
üniversitelerde kayyum rektörler ve polis ablukaları ve tutuklamalarla
sindirilmeye çalışılmakta; gençlik lise çağlarından itibaren sermayenin ucuz
emek gücü olarak görülmekte, üniversiteler ise bilim merkezi olarak değil
diplomalı işsizliğin merkezi olarak işlev üstlenmektedir. Gençliğe yalnızca
sınav başarılarıyla, bireysel kariyer hedefleriyle ve rekabetçi yaşam
modelleriyle sınırlı bir varlık önerilmektedir. Oysa biz biliyoruz ki gençler
yalnızca geleceğin taşıyıcısı değil, bugünü değiştirme için de siyasal bir
potansiyele sahip kişilerdir.
Tam da bunun için liselerde ve
üniversitelerde gençliğin sesini yükseltmek için sosyalist düşünceyi
örgütlüyoruz.
Sosyalist Düşünce Kulüpleri yalnızca
tepki gösteren değil; alternatif kuran, eleştiriyi örgütlülüğe dönüştüren,
kendi yolunu inşa eden bir fikriyatın adıdır. Eğitimin bir hak, bilginin
kamusal ve bilimin özgür olduğu; barınma, beslenme, ulaşım ve kültürel yaşam
gibi tüm temel ihtiyaçların eşit biçimde karşılandığı bir toplumsal düzenin
savunucusudur.
Bugün Türkiye’de gerici iktidarın eliyle
laiklik tasfiye edilmekte, kamu kaynakları sermayeye devredilmekte,
üniversiteler şirketleştirilmekte; bilimsel, kültürel ve siyasal üretim
boğulmakta; gençlik sistemli biçimde geleceksizliğe mahkûm edilmektedir. Yaşanan
bu çürüme tek başına bir yönetim sorunu değil, doğrudan bir rejim meselesidir.
Sosyalist Düşünce Kulüpleri, bu rejime
karşı sözün örgütlenmesidir. Bu rejimin tahakkümüne karşı; halkçı, kamucu, laik,
eşitlikçi ve özgürlükçü bir yaşam idealinin taşıyıcısıdır. Her sınıfta, yurtta,
kampüste, sokakta ve forumda; eşitliği, özgürlüğü ve dayanışmayı büyüten bir
gençliğin adıdır.
Bugün yaşananlar yalnızca bir kriz değil,
bir tercihtir. Bu tercihin karşısında saf tutmak ise yalnızca bir hak değil;
tarihsel bir görevdir. Bu görev, liselerden fakültelere, yurtlardan mahallelere
uzanan bir mücadele hattının örülmesiyle yerine getirilebilir. Gençliğin kendi
taleplerini siyasal bir iradeye dönüştürdüğü her alan, bu mücadelenin yeni bir
mevzisi olacaktır.
Bu nedenle çağrımız açıktır:
Geleceksizliğe razı olmayan, bu düzenin
karşısında yeni bir toplumsal hayatı kurma iradesi taşıyan tüm gençleri
Sosyalist Düşünce Kulüpleri’ne katılmaya, liselerde ve üniversitelerde örgütlenmeye
çağırıyoruz.
Eşit, parasız, bilimsel eğitim ve
insanca bir yaşam için haydi mücadeleye!
Yeni bir ülke ve yeni bir Cumhuriyet
istiyoruz. Kuracağız!