Seçilen katılımcılar e-posta ile bilgilendirilecektir.
Atölye katılımcılarından beklenenler:
*15 günlük atölye süresince Yahşibey Tasarım Çalışmalarının gerçekleştiği evde birlikte kalmak, düşünmek, tartışmak, çizmek, yazmak, eğlenmek, inşa etmek ve bu esnada ortak yaşam kurallarına, sorumluluklarına uymak ve köy sakinlerinin gündelik yaşam ve kültürlerine saygı göstermek.
*Atölye süresince kurgulanan ortak yaşam kurgusu içerisinde temizlik ve yemek hazırlama
*Daha önce Yahşibey Tasarım Çalışmalarına katılmamış olmak
*Atölye konusuna meraklı olmak ve incelikli çalışmalar üretmek için yoğun çalışıyorken bir yandan da eğlenebiliyor olmak.
Oturma BiçimleriAnlamak / çizmek / konuşmak / bulmak / tasarlamak / yapmak
Yeryüzünde zamana karşı direnen her şey olduğu yere oturur. Zeminle kurulan bir ilişki biçimi olarak ele alındığında, oturma biçimleri mimarlığın en önemli konularından biridir. Kültürler ve gelenekler dahi, coğrafyalarına ait sosyal ağların içinde devinir, dengelenir ve otururlar. Duvarlar zemine basar, kolonlar ondan çıkar, ağaçlar kök salar, amfitiyatrolar üzerine serilir. İnsanlar ve hayvanlar, yeryüzünde her ne kadar sürekli hareket ediyor olsa da, yaptıkları şeyler oldukları yere yerleşir, bağlanır ve otururlar. Oturma eylemi, yeryüzünü sonsuz bir zemin olarak kabul ettiğimizde, onunla temasın; bilinçli veya bilinçsiz olarak değmenin tasarlanmasına işaret eder.
Yahşibey atölyelerinin 57.'sı olan 'Oturma Biçimleri'ni, Ömer Selçuk Baz ve Oğul Can Öztunç olarak yürütürken, yardımcılarımız Gülşah Andiç ve Yalın Baz da tüm süreçte bize destek olacak. Atölyenin öncelikli amacı köyü ve yakın çevresini tanımak, ona bize özel bir çerçeveden bakmak ve katmanlı bir kavrayış geliştirmek olarak tarif edilebilir. Bu katmanlar köyün fiziksel çevresi kadar yakın coğrafyadaki yerleşimler, antik şehirler, doğa parçaları, canlılar, sosyal-kültürel ve yapmaya, inşa etmeye dair olan alışkanlıkları da içeriyor.
Anlama aşamasını tüm süreç boyunca devam edecek ortaklaşa bir bilgi üretimi süreci olarak görüyoruz. Köyü ve çizdiğimiz çerçeveden bakarak öğrendiğimiz 'oturma biçimleri'ni çeşitli araçlar ile temsil etmeyi, temsil aracılığıyla mekansal nitelikleri anlamayı ve bu anlayışları normatif olmayan bir mimarlık bilgisine dönüştürmeyi amaçlıyoruz. Kendi pratiğini ‘yapmak’ üzerine inşa etmiş mimarlar olarak, 'Yer' inde çizerek, ve yaparak öğrenmeye, önem ve öncelik veriyoruz.
Atölyenin İkinci ve sonuç amacı ise köyün içerisinde veya çeperinde, gündelik hayata dair ve onu iyileştirilebilecek ‘oturma biçimleri’ ni de kapsayan küçük ölçekli öneriler geliştirmek. Niyetimiz bu ufak gibi görünen günlük hayat mevzularına; yeniden, içinden, tasarımla çözümler üretirken, mümkünse bunları bizzat yerinde beraberce yapmak ve köy sakinleri ile beraber kullanmak istiyoruz. Tasarlamayı, inşa etmeyi ve kullanmayı da bir öğrenme yöntemi olarak ele alıyor, bir anlamda tasarlayarak yapmayı, yerden öğrendiklerini yere tercüme etmek olarak görüyoruz.
John Berger ‘Görme Biçimleri’ kitabında bize baktığımız şeylerle görebileceğimiz şeyler arasındaki farkı çarpıcı şekillerde gösterir. ‘Oturma Biçimleri’ ile mimarlığın ve mekan üretiminin binlerce yıldır zeminlerle ve yeryüzüyle kurduğu bitmek bilmeyen ilişkiler kümesine başka açılardan tekrar ve tekrar bakmayı ve tam bunun üzerine düşünerek yapmayı hayal ediyoruz.