BEN ÇOCUĞUM
Karlı bir cumartesi sabahıydı. Her zaman olduğu gibi babam alkol almak için dışarı çıkmıştı. Ben ve kardeşim annemin yaptığı menemenden bir parça alırken aniden bir anahtar sesi duyduk. (Tuna.g) Kardeşim irkildi annemse yüzündeki tepkisizlik ve morluklarla masaya bakıyordu. (Zeynep.Elif.g) Babamın yüzünde her zamanki o soğuk ifade vardı. Sarhoş sesiyle anneme bir tabak menemen koymasını söyledi. Sonra yavaşça masaya oturdu. (Tuna.g) Burnuma keskin bir alkol kokusu geldi. Hiç yabancı olmayan keskin bir alkol kokusu …(Zeynep Elif.g) Menemeninden bir çatal aldıktan sonra anneme o korkunç bakışı attı. Sanırım yine bir şeye sinirlenmişti. Kardeşimle bir süre bakıştıktan sonra odamıza geçmeye karar verdik.(Tuna.g) Ev çok sessizdi ama babamın masadaki bakışı bunun fırtına öncesi sessizlik olduğunu gösteriyordu. Biz yine de iyimser davranıp kardeşimle oyun oynamaya başladık. Birden mutfaktan bir bağırma sesi geldi. Ses babamındı.
Bir an ikimizde sessizlik içinde olduğumuz yerde kaldık. Odamızda sadece korku hakimdi. Aslında bu durum bizim için ilk değildi. İkimizde birbirimize bakıyorduk. Bakışlarımızla birbirimize “Olduğumuz yerden çıkalım mı ya da kalalım mı ?” dercesine. (Akın.f)
Sonunda yavaşça kapıyı açıp korkarak başımızı dışarı uzattık ve bize hiç de yabancı olmayan manzarayla tekrar karşılaştık. Babam yine sinirinden köpürmüş bir vaziyette odada bir ileri bir geri adım atarken annem de yerde gözyaşları içinde sessizce ağlıyordu. O sırada yanımdan kendini durdurmaya çalışan bir ağlama sesi daha geldi. Kardeşime sıkı sıkı sarıldım ve ona her şeyin yolunda olduğunu söyledim. Artık baba dediğimiz adamın anneme kendi eşyasıymış gibi davranmasına ben de göz yumamıyordum. O yüzden odadan çıktım ve annemlerin olduğu yere doğru ilerledim. (Beray.f)
Kalbim küt küt atıyordu. Attığım her adım sanki birer deprem, aldığım her nefes sanki birer tufandı. Odadan çıkışımla kardeşimin ağlamayı bırakması bir olmuştu. (Görkem.e.)
Mutfağa girdim. Odaya girmemle beraber annem de babam da bana baktı. Babamın yüzündeki sinir bir anda şaşkınlığa dönüşürken annemin yüzünden damlayan göz yaşları bir anlık da olsa durdu.(Duru.e)
Sinirime hakim olamadım. Bir anda babama bağırmaya başladım. Ne söylediğimi ben bile anlayamıyordum. Gözlerimden süzülen yaşlar konuşurken ki acıma ortak oluyordu. Artık onu babam olarak istemiyordum (Görkem.e)
Babam ağzımdan çıkanlara şaşkınlıkla bakarken giderek sinirlenmeye başlıyordu. O sinirlenmeye başladıkça benim de korkum kat ve kat artıyordu.(Duru.e)
Annem yerde bana bakıyor, “sus” diyordu. Hayatımızın en önemli kelimesi “sus!”. Korkuyordum. Korku tüm vücudumu titretiyor, ellerime, ayaklarıma hakim olamıyordum. Hakim olmaya çalıştığım tek şey “sus” emriydi. (Benginur)
Susmak. Susulur muydu bu duruma artık. Susmadım bu sefer. Titreyen dudaklarımın arasından:
Babam yalpalaya yalpalaya bana doğru geldi. Annem babamın bana doğru geldiğini görünce yerinden doğrulmaya çalıştı ama kalkamadı. Yüzünün bir kenarı kırmızıdan mora doğru bir renk almıştı.
(ElifSu)
Saniyelik anneme dönen bakışlarımla annemin yüzündeki acizliği ve çaresizliği görebiliyordum. İçten içe ona acıyor ve üzülüyordum ama ben artık boyun eğmeyecektim. Yorulmuştum artık. Psikolojik olarak bu durumu kardeşimin de kaldırabileceğini düşünmüyordum.(Elifys)
Ne kadar korksam bile bütün duygularımı içimde bırakarak babamın yüzüne sinir ve tiksintiyle bakmaya devam ettim. Babam:
-Seni ahlaksız, terbiyesiz anası kılıklı. Ben sana böyle mi öğrettim ? Anan mı öğretiyor bunları sana? diyerek üstüme doğru yürümeye başladı. (Merveys)
Annem tekrar kalkmaya çalıştı ve babamın ayaklarından tutup yapma, yapma o daha çocuk diye bağırmaya başladı. Ne olduğunu anlayamadan sol yanağımda bir batma hissettim. O batmayla birlikte yere düşmem bir oldu ve kardeşimi gördüm. Gözleri dolu dolu olayları izliyordu. Bir anda babam ona doğru gitmeye başladı: “Sana da mı öğretiyor anan bu terbiyesizlikleri ? Sen de mi bana karşı geleceksin, ha?” dedi.(Elifys)
Annem babamın içtiği alkol şişesine yönelip sağ eline aldı sanki son kurtuluşu buymuş gibi sıkıca kavrıyordu. Babam kardeşime yönelirken annem arkasından titreyerek ona doğru yaklaşıp şişeyi kafasında kırdı ve son gördüğüm şey baba bile demeye utandığım kişinin yerde kafasından oluk oluk kanlar akarken bilinçsiz bir şekilde yerde yatıyor olduğuydu.(Mlerveys)
Hemen telefona uzandım. Amacım 112’yi arayıp tıbbi yardım çağırmaktı. Annemin telefonunun kilidini açtığımda KADES adında bir uygulama gördüm. Neden bu olaylar yaşanırken bu uygulama aklıma gelmemişti ki? Herşey çok farklı olabilirdi.(efecan.mkp) Bir akşam haberleri seyrederken görmüştüm ve annemin telefonuna bu uygulamayı indirip konumumuza erişim iznini vermiştim ama o dehşet anları yaşanırken uygulamanın varlığını tamamen unutmuştum. Bu pişmanlıkla karışık keder içindeyken her ne kadar babamın hakettiğini bulduğunu düşünsem de yine de 112’yi aradım. Sağlık ekibi kısa sürede evimize gelip babamı tedavi için götürdükten sonra evimizde yerde kalan kan lekeleri ve huzursuz bir sessizlik hakimdi. (huzeyfe.mkp)