Bilgi Mimarisi (Information Architecture - IA) Standartları v.1.1


V.1.0 | 15 Ekim 2018

V.1.1 | 24 Aralık 2018

UX Writer: Tuba Çakır

UX Strategist: Alper Gökalp

Amaç

Bu belge, SHERPA bünyesindeki bilgi mimarisi (information architecture — IA) çalışmalarına rehberlik etmesi hedefiyle hazırlanmıştır. Diğer tüm iç yönergeler gibi gelişmeye açıktır.

İndeks

  1. Temel kavramlar: Bilgi mimarisi ve bilgi mimarı
  2. Bilgi mimarisi ve kullanıcı deneyimi tasarımı ilişkisi
  3. Ortak metodolojiler
  4. Bilgi mimarisi çalışmalarının temel ilkeleri
  5. Bilgi mimarisi çalışmalarının ana çıktıları
  6. Bilgi mimarisi çalışmalarında dikkat edilmesi gerekenler
  7. Bilgi mimarisi sunumlarında dikkat edilmesi gerekenler
  8. Bilgi mimarisi sözlüğü
  9. Temel okuma önerileri

Temel kaynaklar

Okur Notu

Bu belgede; Content Strategist (İçerik Stratejisti), UX Writer (Kullanıcı Deneyimi Yazarı), UX Designer (Kullanıcı Deneyimi Tasarımcısı) ve UX Researcher (Kullanıcı Deneyimi Araştırmacısı) unvanlarının, yaygın kullanımları ve dolayısıyla daha kolay anlaşır olmaları nedeniyle İngilizce karşılıkları tercih edilmiştir. Information Architect (Bilgi Mimarı) unvanı ise, belgenin odaklandığı kavramlardan biri olması nedeniyle Türkçe ifade edilmiştir.


  1. Temel kavramlar

1.1. Bilgi mimarisi nedir?

Görece emekleme evresinde ve sürekli kendisini keşfetmeye devam eden bir alan olarak bilgi mimarisi, —en basit tanımıyla— ürünleri ve servisleri destekleyen sanal yapıları tasarlama pratiğidir.

Henüz konsensüs sağlanmış bir endüstri standardı bulunmasa da bilgi mimarisi, yakın geçmişe kadar yazılım mühendisliği alanında iş süreçlerini gerçekleştirmek için bir işletmenin dikkate alması gereken şeyleri resmetmek için oldukça önemli bir diagram tasarımı sunan entity-relationship model (varlık-ilişki modeli) ile aynı temellere dayanır. Kısaca ER modeli olarak ifade edebileceğimiz bu diagram, spesifik bir bilgi alanına özgü şeylerin birbiriyle ilişkisini tanımlar. Temel bir ER modeli, ilgili şeylerin birlikte sınıflandırıldığı varlık türlerinden oluşur ve bu varlık türlerinin örnekleri arasında var olabilecek ilişkileri belirler. Sonuç olarak, ER modeli, çoğunlukla ilişkisel bir veritabanı oluştururken kullanılabilecek veri ya da bilgi yapısını tanımlayan soyut bir veri modelleme yöntemidir. Bu açıdan, bir ürün ya da servisin sunduğu bilginin yapısını, bilginin temel elementlerini ve bu elementler arasındaki kombinasyonel ilişkileri tanımlayarak tasarlama pratiği olarak ifade edebileceğimiz  bilgi mimarisi çalışmalarıyla yakından ilintilidir.

1.1.1. Daha basit bir tanım ihtiyacı

Gönüllüler tarafından kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olarak 2002 yılında kurulan The Information Architecture Institute’ün yaptığı tanıma göre ise; bilgi mimarisi, (herhangi) bir şeyin anlaşılabilir olması için parçalarının nasıl düzenlenmesi gerektiğine karar verme pratiğidir. Bilgi mimarisi, insanların çevreyi anlamalarına ve - hem gerçek dünyada hem de çevrimiçi ortamda - aradıkları şeyi bulmalarına yardımcı olmakla ilgilidir.

Başka bir deyişle bilgi mimarisi; bir web sitesi, mobil uygulama veya başka bir projede, bir kullanıcı olarak nerede olduğumuzu ve ulaşmak istediğimiz bilginin bizim konumumuza göre nerede olduğunu anlamamızı sağlayan yapının tasarlanmasıdır.

1.2. Bilgi mimarı (information architect) kimdir?

Bilgi mimarisinin diğer alanlara nazaran tanımlanması daha zor bir alan olması gibi bilgi mimarı da tanımlanması güç bir roldür. İçerik stratejisini geliştiren content strategist ya da etkileşim tasarımına odaklanan interaction designer’dan farklı olarak, bilgi mimarı oldukça nadir rastlanan bir unvandır. Bilgi mimarı rolü, farklı rollerin kesişiminden oluşur.

Bir content strategist üzerinde çalıştığı içeriği kategorilerine ayırmaya başladığında bilgi mimarisi çalışması yapıyordur. Ya da bir tasarımcı, kullanıcıların bir sitede nerede olduklarını anlamalarına yardımcı olmak için bir navigasyon menüsü çalışırken aynı zamanda bilgi mimarisi çalışması yapıyordur.

Bilgi mimarisi çalışması yapanın hangi rol olduğuna bakmaksızın, bir bilgi mimarının sorması gereken temel sorular şöyle sıralanabilir:

Bilgi mimarı bu soruları cevaplamak için 3 temel konuya odaklanmalıdır:

1.2.1. Bilgi mimarının ana sorumlulukları

Bazen bir projede bilgi mimarisinden sorumlu kişi birden fazla rol üstenerek çift görevi yürütürken, özel olarak bu işe odaklanan tek bir kişinin olduğu durumlar da vardır. Peki bir bilgi mimarı bütün gün tam olarak ne yapar?

Öncelikle, bir projedeki tasarım ve teknik ekipler arasında bir köprü görevi görür. Tasarımcıların içeriği uygun şekilde organize ettiğinden emin olmalıdır. Ayrıca teknik ekibin bu tasarımları doğru şekilde uyguladığından da emin olması gerekir.

Ayrıca, içeriğin kullanıcıya sunumunu etkileyen farklı bir konu ile karşılaşıldığında, bu konuyu proje takımına açıklamakla ve problemin çözümünde rol alacak sorumlular arasında irtibatı kurmakla görevlidir.

Bilgi mimarı öte yandan, bir projedeki içeriğin kullanıcının ihtiyaçlarına en iyi yanıt verecek şekilde nasıl düzenlenip etiketleneceğini çözmekten sorumludur. Bu rol, zayıf içerik kurgusu bir kullanıcının deneyimini mahvedebileceği ve kullanıcıyı hayal kırıklığına uğratabileceği için oldukça önemlidir. Dolayısıyla projede deneyim tasarımından sorumlu diğer rollerle çok yakın çalışır.

Çoğu bilgi mimarının yaptığı bir diğer şey ise, takıma ürün ya da servisin akışıyla ilgili yol göstermesi için wireframe, user flow, site haritası vb. çıktıları üretmektir.

  1. Bilgi mimarisi ve kullanıcı deneyimi tasarımı ilişkisi

Bilgi mimarisi her yerde: Kullandığımız web siteleri, uygulamalar, cihazlarımıza indirdiğimiz yazılımlar, karşılaştığımız basılı içerikler ve hatta içinde zaman geçirdiğimiz fiziksel alanlar. İyi bir bilgi mimarisi insanların çevrelerini anlamlandırmalarına, anlamalarına ve aradıkları şeyi kolayca bulmalarına yardımcı olur.

Bilgi mimarisi pratikleri, birlikte çalıştığımız insanlara ve kurumlara, onların dillerini ve yapılarını dikkatle değerlendirmeye alarak yardım etmeyi de kapsar. Basitçe şunu söylemek mümkün: Eğer bir şeyleri başkaları için yapıyorsanız, bilgi mimarisi çalışması yapıyorsunuzdur.

Sonuç olarak, bilgi mimarisi çalışmaları kullanıcı deneyimi tasarımı için bir temel oluşturur. UX designer’lar —farkında olarak ya da olmayarak— her gün bilgi mimarisi çalışmaları yaparlar. Bu iki alan birbiriyle oldukça yakından ilişkilidir. Öte yandan bilgi mimarisi; kullanıcı deneyimi tasarımı, içerik stratejisi, teknik yazarlık, kütüphanecilik ve etkileşim tasarımı gibi diğer pek çok disiplinde önemli bir beceridir.

  1. Ortak metodolojiler

Bugün bildiğimiz anlamıyla bilgi mimarisi, web ve mobil uygulamaların yükselişinden veya kullanıcı deneyimi tasarımının yaygınlaşmasından çok daha önce, 1970'lerde başladı. UX designer’ların bugün hâlâ yararlandıkları kütüphanecilik, bilişsel psikoloji ve mimarlık gibi diğer birçok alanda ve metodolojide kökleri bulunmaktadır.

3.1. Kütüphanecilik (Library science)

Kütüphanecilik için birçok tanım mevcuttur ancak özellikle Washington Üniversitesi'nin açıklaması en anlaşılır olanıdır: Bilgi organizasyonu sistemlerinin gelişimi. Bir metodoloji olarak kütüphanecilik; kaynakların nasıl kategorize edileceğinin, kataloglandırılacağının ve bir kaynağın diğerleri arasında nasıl konumlandırılacağının tasarlanmasıdır. Geleneksel kütüphanelerden müzelere, bilim laboratuvarlarına ve hastanelere, pek çok yerde kullanılır.

Bilgi mimarları için iki önemli kütüphanecilik alanı: Kataloglama sanatı ve arşiv bilimidir. Kataloglama, meta verileri oluşturup gelecekte tekrar bulmak için bir içeriğe atamaktır. Arşiv bilimi ise, arşivlerin bütünlüğünü korumak için gelecekte düzenlenmesi veya kaldırılması gereken içeriklerle dolu arşivleri oluşturma ve küratörlük sürecidir. Her iki alan da kullanıcı deneyimi çalışmasına doğrudan uygulanabilir; burada amaç, iyi korunmuş bir arşivde yer alan içeriğe uygun ve kullanılabilir meta verilere sahip bir bilgi mimarisi oluşturmaktır.

3.2. Bilişsel psikoloji (Cognitive psychology)

Etkileşim tasarımı için de ortak metodolojilerden biri olan bilişsel psikoloji, zihnin nasıl çalıştığını ve burada hangi zihinsel süreçlerin gerçekleştiğini inceler. Dolayısıyla hem tasarladığımız etkileşimleri hem de bilgi mimarisini nasıl şekillendirdiğimizi etkilemesi şaşırtıcı değildir. Bununla birlikte, bilgi mimarisi, bilgiyi nasıl yapılandırdığımızı etkilemek için bazı bilişsel psikoloji öğelerinden yararlanmaktadır. Bilgi mimarlarının en çok önemsedikleri bilişsel psikoloji öğelerinden bazıları şunlardır:

3.3. Mimarlık (Architecture)

Modern bilgi mimarisinin kurucusu Richard Saul Wurman bir web tasarımcısı değildi. Hem grafik tasarımcı hem mimardı ve bu, bilgi mimarisinin içinden doğduğu alandı. Wurman, bilginin tıpkı bir binanın yapılandırıldığı gibi sağlam bir temel ile yapılandırılması gerektiğine inanıyordu. Wired dergisinde yayınlanan bir makalesinde yazar Gary Wolf, Wurman'ın çalışmalarının “bilginin sunumunun bilginin kendisinden daha önemli olabileceği” fikrine katkıda bulunduğunu belirtir.

Mimarlık gibi, bilgi mimarisi de birçok çekici forma sahip olabilir. Eksiksiz ve bilgiye dayalı olarak tasarlanmış bir yapıya ve sağlam temellere dayanan bilgi mimarisi, kütüphanelerden web sitelerine, pek çok şeyin temelinde önemli rol alır.

  1. Bilgi mimarisi çalışmalarının temel ilkeleri

20 yılı aşkın süredir bilgi mimarisi alanında çalışan, tasarımcı ve yazar Dan Brown, bilgi mimarisi çalışmalarına temel bir yaklaşım olarak 8 ilke tanımlamıştır. Bilgi mimarisi endüstrisine ilişkin teorik bir çerçeve sunan bu yaklaşım şu 3 kabule dayanır:

4.1. İlkeler

Burada listelenen ilkeler, etkili bilgi yapıları oluşturmanın anahtarlarıdır. Her ilke, her projede eşit ağırlığa sahip olmasa da her bir projenin başlangıcından önce ve her bir aşamasında dikkate alındığında ve değerlendirildiğinde genel olarak daha iyi bir bilgi mimarisi stratejisi ile sonuçlanacaktır. Daha iyi bilgi mimarisi, daha iyi bir kullanıcı deneyimine ve dolayısıyla daha mutlu kullanıcılara eşittir.

4.1.1. Nesneler ilkesi (The principle of objects)

“İçeriği; yaşam döngüsü, davranışları ve öznitelikleriyle yaşayan, nefes alan bir şey olarak ele alın.”

Nesneler ilkesi, içeriğin, kendi yaşam döngüsüne sahip ve evrim geçiren bir şey olarak ele alınması gerektiğini söyler. Farklı içeriklerin farklı özellikleri ve davranışları vardır ve bir içeriğin en iyi şekilde kullanılması için bunların bilinmesi gerekir.

Her projeye içerik türlerini hem geniş ölçekte hem de ayrıntılı şekilde tanımlayarak başlamalısınız.

Örneğin; bir e-ticaret sitesinde hem çeşitli kategorilerde ürünleri kapsayan içerikler (geniş ölçekte) olabilir, hem de bu ürünlerin her birinde farklı içerik türleri bulunur: Başlık, ürün görseli, ürün açıklaması, ürün özellikleri, fiyat ve ilgili diğer öğeler gibi. Bu tipte bir site aynı zamanda Hakkımızda, Sıkça Sorulan Sorular ve Müşteri Hizmetleri gibi ek sayfalara da sahiptir. Tüm bu içerik türlerini (content type), bunların birbiriyle nasıl bir ilişkileri olduğunu ve farklı kategorilerdeki ürünlerin bilgi gereksinimlerindeki farklılıkları (cep telefonu [hafıza], kitap [yazar] gibi) listelemek, bu sitede bilginin en iyi nasıl sunulacağını planlamanın, başka bir deyişle bu sitenin bilgi mimarisi çalışmalarının ilk adımıdır.

4.1.2. Seçimler İlkesi (The principle of choices)

“Kullanıcılar için anlamlı seçimler sunan sayfalar oluşturarak, belirli bir göreve odaklanan seçeneklerin çeşitliliğini koruyun.”

Seçimler ilkesi, kullanıcılarınıza onlar için anlamlı seçenekler sunmanız gerektiği anlamına gelir. Ancak bu seçimlerin belirli bir amaca odaklandığından emin olmalısınız. Farklı amaçlara odaklanan çok fazla seçenek kullanıcının karar vermesini zorlaştırır ve bunalmasına neden olarak sitenizde yaşadığı deneyimi olumsuz yönde etkiler.

Bilgi, sıralamak için hantal hale gelebilecek uzun seçenek listelerinden kaçınarak hiyerarşik bir yapıda düzenlenmelidir. İçeriği kategorilere ve alt kategorilere ayırmak, birkaç seçenekten daha fazlasına sahipseniz çok daha etkilidir.

4.1.3. Bildirim İlkesi (The principle of disclosure)

“Kullanıcılara, aramalarını derinleştirdiklerinde hangi tür bilgiler edinebileceklerini anlamalarına yardımcı olacak yeterli, ne eksik ne fazla, bilgi gösterin.”

Kullanıcılara ihtiyaç duydukları bilgileri vermek önemlidir. Ancak gerekli bilgilerin gerçekte ne olduğunu tanımladığınızdan emin olun ve bir bilgiyi, sırf vermeniz gerektiği hissettiğiniz için vermeyin. Kullanıcılarınıza, sitenizde daha derine indiklerinde ne tür bilgiler bulmayı beklemeleri gerektiği konusunda yeterince, ne az ne çok, bilgi verin. Bu yaklaşıma, aşamalı bildirim (progressive disclosure) denir.

Kullanıcıların herhangi bir anda gördükleri bilgiyi sınırlayarak, bilginin gördükleri kadarını daha iyi sindirmelerini sağlarsınız. On paragrafı, her bir sayfada bir paragraf olacak şekilde 10 sayfada vermek; tek bir sayfada 10 paragrafın tamamını vermekten çok daha iyidir. Bu, verilen bilginin tüketilmesini kolaylaştırır. Kullanıcılarınıza, erişilebilir ve kullanımı kolay biçimde sunduğunuz içerik aracılığıyla rehberlik etme amacıyla kendi kontrolünüzdeki araçları kullanın.

Buradaki ana tema, her bir bilgi zerresini tek tek farklı sayfalarda vererek kullanıcıları tıklama sarmalına sokmak değil. Bilgiyi hem sindirimi hem de hatırlaması kolay biçimde sunduğunuzdan emin olun.

4.1.4. Örnekler İlkesi (The principle of exemplars)

“İçerik örnekleri göstererek kategorilerin içeriklerini tanımlayın.”

İçeriği bir bilgi kategorisi içerisindeki örneklerle tanımlamak, kullanıcılarınızın o kategoride ne görmeyi beklemeleri gerektiğini anlamalarını kolaylaştırır. Bu, kullanıcı deneyimini önemli ölçüde geliştirir.

Örneğin, Amazon'da herhangi bir kategoriye göz atarken genellikle o kategorideki ürünler gösterilir. Bu, kullanıcının aradığı şey için doğru kategoriyi hızlıca belirlemesini sağlar. Özellikle de söz konusu kategorinin ne olabileceğini pek bilmiyorsa.

Bu ilkeyi, sağladığınız içeriğin türüne bağlı olarak bazı senaryolarda kullanmak biraz daha zordur. Ancak iyi uygulandığında kullanıcı memnuniyeti konusunda büyük bir destek sağladığı için bu ilkeyi kategori etiketlerinize ve menülerinize nasıl dahil edebileceğinizi düşünün.

4.1.5. Ön Kapı İlkesi (The principle of front doors)

“Web sitesinin ziyaretçilerinin en az yarısının, sitenizdeki herhangi bir sayfaya ana sayfadan farklı bir yerden geleceğini varsayın.”

Ziyaretçilerinizin yarısı sitenize muhtemelen ana sayfanızdan farklı bir sayfa üzerinden ulaşıyor. Bu, eriştikleri her sayfanın, ne tür bir sitede olduklarını anlamaları için bazı temel bilgileri içermesi gerektiği anlamına gelir. Ayrıca her sayfanın en az bir üst seviyede gezinmeyi ve mevcut sayfayla ilişkili diğer sayfalarda gezinmeyi kolaylaştırması gerektiği anlamındadır.

Ziyaretçilerin sitenizin iç sayfalarına erişebilecekleri 2 ana yol vardır: Arama motoru sonuçları ve sosyal medya bağlantıları. Her iki durumda da, kullanıcının siteniz veya işletmenizle ilgili çok az bilgisi olabilir. Bunun dışında, aradıkları bilgi muhakkak ulaştıkları sayfada bir yerde olmalıdır.

4.1.6. Çoklu Sınıflandırma İlkesi (The principle of multiple classification)

“Kullanıcılarınıza, sitenin içeriğine göz atabilmesi için birkaç farklı sınıflandırma şeması sunun.”

Birden fazla sınıflandırma, kullanıcılarınızın sitenizdeki içeriğe göz atması için farklı yollar sunmanız gerektiği anlamına gelir. Farklı kişilerin (zihinsel modellerin) sitenizdeki bilgilere ulaşmak için farklı yöntemler kullanması muhtemeldir.

Bazı kullanıcılar sayfaları gözle taramak isterken, bazı kullanıcılar doğrudan arama kutusuna yönelebilir. Bunun da ötesinde, bazı kullanıcılar belli bir özelliğe göre sayfayı taramak isterken, diğerleri bir başka özelliğe göre taramak isteyebilir.

Örneğin, kıyafet satan bir e-ticaret sitesinde; bir kullanıcı sitedeki tüm kıyafetlere bakmak isterken, başka bir kullanıcı belli bir bedendeki belli kıyafetlere bakmak, bir başkası da kıyafetleri fiyat aralığına göre incelemek isteyebilir. Kullanıcılara birden fazla sınıflandırma şeması sunmak, daha memnun kullanıcılar sağlar.

4.1.7. Odaklı Navigasyon İlkesi (The principle of focused navigation)

“Navigasyon menünüzde elmalarla armutları birbirine karıştırmayın.”

Navigasyon menüleri, bulundukları yere göre değil, içerdikleri şeylere göre tanımlanmalıdır. Menüleriniz, çoğu kullanıcının sitenizde aradığı içeriği bulması için birincil yöntemi oluşturur. Çoğu durumda, içeriğe erişim için farklı yollar sağlamak amacıyla sitede birden fazla navigasyon menüsü bulunabilir.

Konu tabanlı navigasyonunuz olabilir (genellikle bir sitenin ana navigasyonu), iç sayfalardaki bir sayfanın nasıl sınıflandırıldığını ve onunla ilgili diğer sayfaları gösteren menüler, satış veya pazarlama bağlantıları sunan bir menü ve belirli bir zaman için yayında olabilecek içerikleri sağlayan mevsimsel menüler.

Her durumda, kullanımı daha kolay hale getirmek için her navigasyon menüsünü odaklı tutmaya özen gösterin.

4.1.8. Büyüme İlkesi (The principle of growth)

“Bugün sunduğunuz içeriğin, yarın sunacağınız içeriğin küçük bir kısmı olduğunu varsayın.”

Sitelerin büyük çoğunluğunda, içerik akışkan ve değişen bir şeydir. Bir sitede sahip olduğunuz mevcut içerik, yarın, gelecek hafta veya gelecek sene sunacağınız içeriğin yalnızca küçük bir kısmı olabilir.

İçeriğinizi zaman içinde büyümesine izin verecek şekilde düzenleyin. Navigasyon menünüz ve genel bilgi mimariniz, çok fazla içeriğe, kullanılabilirliğini yitirmeden uyum sağlamak için ölçeklendirilebilir olmalıdır.

Sitede sadece şu anda neler olup bittiğini değil, tamamen farklı içerik türleri de dahil olmak üzere, gelecekte hangi içeriklerin eklenebileceğini düşünün. Bu ek içeriklerin, mevcut içerikle ilgisine göre ve sitenin tüm içerik yapısını yeniden tasarlamaya gerek kalmadan başarılı bir şekilde nasıl entegre olabileceklerini ve diğer içeriklerle nasıl bir etkileşime girebileceklerini hesaba katmayı unutmayın.

  1. Bilgi mimarisi çalışmalarının ana çıktıları

UX proje takımının bir parçası olarak bir bilgi mimarının yaygın görevlerinin arasında araştırma ve analiz, navigasyon tasarımı, wireframe tasarımı, etiketleme (labeling) ve veri modelleme bulunur. Bu görevlerin çoğu, bir parçası oldukları süreç nedeniyle oldukça değerlidir ve bazıları süreç boyunca referans alınan ana çıktılarla sonuçlanır.

5.1. Kullanıcı Araştırmaları ve Analizi

Bilgi mimarları bir projede sayısız sorumluluk alabilirler. Projenin hedef kitlesi hakkında bilgi edinmek için bilgi mimarlarının kullanılabilirlik testlerinin, kart sıralama uygulamalarının, paydaş görüşmelerinin ve kullanıcı görüşmelerinin final raporlarına erişmesi yeterlidir. Çoğu zaman bir bilgi mimarı, olası bir kullanıcının çeşitli terimleri nasıl kategorize ettiğinin anlaşıldığı kullanıcı görüşmeleri veya kart sıralama çalışmalarında UX researcher için süreci kolaylaştırmak için aktif bir rol üstlenir. Kullanıcı araştırmaları sayesinde bilgi mimarı, kullanıcıların (örneğin) bir uygulama ile neler yapabildiğini, uygulama tarafından sağlanan bilgileri nasıl kullandıklarını ve uygulamayı kullanırken hangi zihinsel modellerin söz konusu olduğunu öğrenme imkanına sahip olur.

Bu araştırmalar gerçekleştirildikten ve veriler analiz edildikten sonra UX researcher ya da bilgi mimarı bu bilgileri ekibin geri kalanına, araştırma final raporu ya da bir spreadsheet ile bir dizi öneri olarak veya tipik kullanıcıların kimler olduğunu, hedeflerinin neler olduğunu ve uygulamaya nasıl yaklaştıklarını gösteren persona kartları ile sunabilir.

5.2. Navigasyon Tasarımı ve Hiyerarşi Oluşturma

Bilgi mimarı, bir web sitesi veya uygulamadaki bilgilerin nasıl görüntülendiğini ve bu bilgilere nasıl erişildiğini belirleme işinin öncelikli sorumlusudur. Bu, bilgi mimarisinin en önemli bölümüdür. Bilgi mimarı hiyerarşiyi oluştururken, en az sunulması hedeflenen içerik kadar kullanıcının ne görmeyi beklediğini de dikkate almalıdır.

Örneğin bir kuruluş, kullanıcılarının Sıkça Sorulan Sorular sayfasını Yardım sayfasıyla ilişkilendirmelerini istiyorsa, bu iki sayfa da Destek bölümünde yer alabilir. Ancak eğer kullanıcı araştırmaları sırasında kullanıcıların Sıkça Sorulan Sorular sayfasını ürünlerle ilgili bölümde görmeyi beklediği tespit edilmişse, burada karar alması gereken kişi bilgi mimarıdır. Her iki taraf için de faydalı alternatifler mevcut olabilir. Örneğin, bilgi mimarı Sıkça Sorulan Sorular ve Yardım sayfalarını ürünlerle ilgili bölümde konumlandırmayı, her iki tarafı da hedefine ulaştıracak alternatifler çerçevesinde değerlendirebilir.

Nihayetinde, sitenin veya uygulamanın geri kalanının yapısını belirleyen temelde bu tür kararlardır. Bu çalışma ile en çok ilişkilendirilen çıktı, bir web sitesindeki içeriğin hiyerarşisini gösteren site haritalarıdır. Ancak sunulan içeriğin temel elementlerinin ve bu elementlerin farklı kombinasyonları ile mimarinin üzerine inşa edildiği ana içerik türlerinin (content type) tanımlandığı, obje odaklı block diagram da (özellikle fonksiyon odaklı ürünler için) bu çalışmada alternatif çıktılardan biridir.

5.3. Etiketleme (Labeling)

Bir bilginin nerede bulunduğuna karar vermenin önemi aşikâr. Bir bilgi mimarı bu kararı verdikten sonra, bilginin bulunduğu yerin nasıl isimlendirileceğine de karar vermelidir. Bu, UX writer ile birlikte alınabilecek bir karar. Bilgi mimarının aynı zamanda UX writer veya UX designer olması da mümkün. Ancak bu rolü üstlenen kim olursa olsun bu, her bir bilgi mimarının üzerinde titizlikle durması gereken bir karardır. Etiketleme veya bir sitede sayfalar ve bağlantılar olarak adlandırdığımız şey, navigasyon ve hiyerarşimizin uygun şekilde başlıklandırılmasını sağlar. Bu çalışma, kullanıcıların aradıkları bilgiyi bulabilmeleri konusunda oldukça önemli bir rol oynar.

5.4. Taksonomiler ve Üst Veri (Taxonomies and Metadata)

Taksonomi, birlikte gruplanmış şeylerden oluşan bir dizidir. Bir bilgi mimarı için taksonomi, aynı tür içerik veya bilgi parçalarını nasıl gruplandırdığımızın kayıtlarıdır. Çoğu bilgi mimarı, bir web sitesi veya uygulama için hedef kitlenin zihinsel modellerine dayanan bir veya daha fazla uygun taksonomi seçer. Daha sonra içeriği meta verilerle etiketler (tag). Böylece kullanıcılar varsayılan bu taksonomiler çerçevesinde ulaşmak istedikleri içerikleri arayabilirler.

Örneğin, bir giyim mağazası birden fazla taksonomiyi uygulamaya alabilir: Kumaş türüne, giysi tipine ve rengine dayanan 3 farklı taksonomi gibi. Bu durumda bilgi mimarı bir gömleği pamuklu veya naylon, gündelik veya abiye ya da kırmızı veya yeşil ile etiketleyebilir. Böylece, “Yeni bir gündelik gömleğe ihtiyacım var.” zihinsel modeline sahip bir alışverişçi kırmızı, pamuklu ve gündelik gömleği kolayca bulabilir.

5.5. Veri Modelleme (Data Modelling)

İçerik modelleme olarak da adlandırılan bu çalışma, content strategist ya da UX writer ile paylaşılabilir. Veri modelleme; kullanıcı gereksinimlerini, kullanıcı arayüzü ile veritabanı arasındaki veri alışverişini sağlayan algoritmayı ve iş gereksinimlerini ve dahili editöryal uygulamaları temsil eden yapılandırılmış içerik türlerini belirleyen bilgi mimarisi çalışması ile yazılımcıları besler.

Bir web sitesinin yeniden tasarımı söz konusu olduğunda, düzgün bir veri geçişi sağlamak için yeni veri modellerinin genellikle mevcut yapılarla eşleştirilmesi gerekir. Bu tür çalışmalar çoğunlukla spreadsheet’lerde, alan türleri ve ilişki gereksinimleri birbiriyle eşleştirilerek yapılır. Ancak bazen doğrudan bir CMS'e de uygulanabilir.

Veri modelleme aynı zamanda content strategist veya UX writer’ın içerik oluştururken kullanabileceği içerik türlerinin dokümante edilmesi veya içerik şablonlarının oluşturulması için de kullanılabilir.

5.6. Wireframing

Bazı bilgi mimarları için wireframe’ler, farklı ekranlar arasındaki bağlantıları temsil etmenin ve sitenin pratik bir bakış açısıyla nasıl çalışacağını tanımlamanın en iyi yoludur. Kullanıcı araştırmaları sırasında toplanan verilere ve hiyerarşi oluşturma sırasında alınan kararlara dayanarak bilgi mimarı, bir kullanıcının sitede sunulan mevcut bilgilerle nasıl etkileşime gireceğini göstermek için bazı temel ekranları çizer.

Bu çalışma özellikle UX designer bilgi mimarisi çalışmasından sorumlu kişi olduğunda gerçekleşir. Tasarımcıların görsel olarak düşünmeye eğilimli olması nedeniyle bir UX designer’ın bilginin hiyerarşisini göstermek için wireframe çizmesi mantıklıdır. Wireframe’ler ayrıca müşterilerle paylaşmak için de oldukça değerli bir çıktıdır. Bununla birlikte, yazılımcılar ve görsel tasarımcılar için mock-up, prototip ve final kullanıcı arabirimi tasarımı çıktılarını oluşturma aşamasında en önemli referanstır.

  1. Bilgi mimarisi çalışmalarında dikkat edilmesi gerekenler

6.1. Başlama vuruşu: İçeriği tanımlamak

Herhangi bir projeye başlarken, içerik türlerini tanımlamak ve içerik kurgusunu (structure) netleştirmek, kalan çalışmaların nasıl yürütüleceğini belirleyen kilit faktördür. Bunun için dikkate alınması gereken ilk şey ise projenin amacı ve hedefleridir. Örneğin, bir e-ticaret sitesinin amacı ziyaretçilerin alışveriş yapmalarını sağlamaktır.

Yeni bir projeye başlarken, projenin amacının ve hedeflerinin hem şu anda ne olduğunu hem de gelecekte neler olabileceğini bildiğinizden emin olmalısınız. Bununla birlikte, müşterinizin iş hedeflerini içselleştirmelisiniz. Ancak müşterinizin bugünkü iş hedeflerinin zamanla değişebileceğini de unutmayın. Müşterinizin projeyi bugün için konumlandırdığı yerin referanslarını ve sadece bugün değil, 6 ay veya 2 yıl içinde ulaşmak istediği noktanın referanslarını net bir şekilde anladığınızdan emin olun.

Son olarak, projenin hedeflediği kullanıcılar hakkında yeterli düzeyde bilgi sahibi olmalısınız. Örneğin; bir web sitesinin çalışma mantığı ile ilgili teknik açıdan bilgili kullanıcılar, bu konuda yeterliliği olmayan yeni kullanıcılardan tamamen farklı ihtiyaçlara sahiptir. Tasarlayacağınız ürün ya da servisin sunacağı içeriği ne tür kullanıcıların tüketeceğini bilmiyorsanız, içeriği onların ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde yapılandıramazsınız. Bu konuda UX researcher’la birlikte çalışmalısınız.

Tüm bunları ele aldığınızda, içerik kurgusunun yanı sıra içerik stratejinizi de daha somut şekilde planlayabilirsiniz.

6.2. Kullanıcılar içeriğe nasıl ulaşır?

Kullanıcılar bir web sitesinde ya da mobil uygulamada bilgi ararken dört ana yol tercih eder. Bu farklı içerik arama modelleri arasında bir miktar örtüşme olabilir, ancak böyle bir sınıflandırma, bu modellerin farklı ihtiyaçlarını karşılamak için iyi bir başlangıç ​​noktası verir. (İlk ikisi yerleşik bilgi mimarisi uygulamalarının parçası, diğer ikisi ise Donna Spencer tarafından icat edildi.)

6.2.1. Bilinen Öğe (Known-Item)

Bu arama modelinde, kullanıcı tam olarak ne aradığını bilir, nasıl tarif edeceğini bilir ve hatta nereden başlayacağını da bilir. Bunlar bir bilgi mimarisi profesyonelinin hayalidir.

Bu kullanıcıların ürün ya da servisinizi kullanırken adım adım rehberliğinize ihtiyaçları yoktur. Örneğin; sitenizin arama kutusunu kolaylıkla bulabilir veya doğrudan menülere dalabilirler. Sitenizdeki bilgi iyi ve mantıklı şekilde organize edildiği ve / veya arama altyapınız ilgili tüm sonuçları sunduğu sürece, bu kullanıcılar ihtiyaç duydukları bilgiyi sitenizde bulmak konusunda çok az problem yaşar.

6.2.2. Keşif (Exploratory)

Keşif ziyaretçisinin sitenizde aradığı bilgiyle ilgili bir fikri olsa bile o bilgiyi nasıl bulacağı ya da nereden başlaması gerektiği hakkında pek fikri olmayabilir. İlgili olabilecek bir şey olup olmadığını görmek için sitenizin menülerini inceleyebilir (burası iyi düşünülmüş etiketlerin kilit önemde olduğu yerdir) veya bir arama girişiminde bulunabilir.

Otomatik önerilerin bu ziyaretçiler için çok büyük bir avantaj olduğunun farkında olun. Bir veya iki anahtar kelime biliyor olabilirler ve arama sonuçlarının daraltılmasına yardımcı olacak ilgili terimleri öneren bir arama altyapısı onlar için oldukça büyük bir yardımcı olabilir ve onlara daha iyi bir kullanıcı deneyimi sunar.

6.2.3. Bilinmeyen (Unknown)

Bu arama modeline sahip kullanıcı neye ihtiyacı olduğunu bilmez. Belli belirsiz bir fikri olabilir ya da bildiğini düşünebilir ancak; yardım almadan ihtiyacı olanı bulamaz. Bu arama modeli, hukuk veya finans gibi, pek çok kullanıcı için anlaması güç alanlarla ilgili ürün ya da servislerde yaygındır. Öte yandan bu arama modeli, bir başka kullanıcı tarafından yönlendirilmiş biri veya bir konu hakkında güncel bilgi bulmaya çalışan bir kullanıcı için de geçerli olabilir.

Her durumda ziyaretçilerinize içeriğiniz boyunca rehberlik etmeli ve hem ihtiyaç duydukları şeyin ne olduğunu anlamalarına hem de bu içeriği bulmalarına yardımcı olmalısınız. Bunu nasıl yapacağınız, her senaryonun kendine özgü olasılığına bağlı olarak değişebilir.

Örneğin, bir kullanıcının bir haber sitesinde yönlendirilme ihtiyacı ile bir finansal danışmanlık sitesinde yönlendirilme ihtiyacı birbirinden tamamen farklıdır. Ana benzerlik yönlendirilme ya da rehberlik ihtiyacı olsa da, ikinci durumda kullanıcının daha detaylı bir rehberliğe ihtiyaç duyacağı aşikârdır.

6.2.4. Yeniden Bulma (Re-finding)

Bu kullanıcılar sitenizde daha önce gördükleri şeyleri arıyor ve bu şeyleri nasıl bulabileceklerini biliyor ya da tam olarak bilmiyor olabilirler. Bu tür bir kullanıcıya rehberlik etmenin 2 farklı yolu bulunur:

İlk yol, içeriği pasif olarak kullanıcı için kaydetmektir (örneğin, bir e-ticaret sitesindeki “Son Görüntülenenler” bölümü). Bu tür bir sistem, kullanıcının herhangi bir işlem yapmasını gerektirmez ancak yine de sınırlı bir etki sunar. Örneğin; bir kullanıcının ziyaret ettiği son beş sayfayı kaydettiğinizde, eğer geri dönmek/yeniden bulmak istediği şey on ya da elli sayfa öncede kaldı ise onu yine kendi başına bulmak zorunda kalacaktır.

İkinci yol ise, kullanıcıların istedikleri zaman bir içeriği daha sonra kolayca bulabilmek amacıyla kaydetmek için kullanabilecekleri etkin araçlar sağlamaktır. Bu araçlar; “Daha Sonra Oku” butonu, dilek listesi, sık kullanılanlar listesi veya benzeri şeyler olabilir. Bu aktif çözümler, kullanıcıların otomatik ve pasif bir çözümden çok daha başarılı bir şekilde ihtiyaç duyduğu içeriği bulmasını kolaylaştırır.

Bu iki yöntemi birleştirmek, yani hem pasif olarak kaydedilen “Son Görüntülenenler” hem de kullanıcının bir içeriğe daha sonra erişmek istediğinde kullanabileceği “Daha Sonra Oku” gibi bir aktif kayıt fonksiyonu sunmak mümkündür.

6.3. İçerik kurgusu modelleri

Bir web sitesinde veya benzer bir projede içerik düzenleme ve yapılandırma için 6 temel model vardır. Bu modeller bazen kesin olarak belirlenmiş bir yapıya bağlı olarak birleştirilebilir (genellikle bir projenin farklı bölümlerinde ve farklı zamanlarda kullanılırlar) ya da tamamen kendi başlarına kullanılabilirler.

6.3.1. Tek Sayfalı (Single Page)

Tek sayfadan oluşan bir sitede, tüm içerik ve bilgi tek bir sayfaya yerleştirilir. Bu model en iyi, sınırlı içeriği ve tek bir odağı bulunan sitelerde çalışır. Tek sayfalı siteler genellikle, her bir konu için farklı bir bölüme ayrılır ve kalıcı bağlantılara yönlendirir.

Tek sayfalı siteler genellikle kişisel web siteleri, dijital veya fiziksel tek tek ürünler için hazırlanmış siteler ve benzeri amaçlarla tasarlanır. Bu siteleri, daha büyük bir sitede bağımsız alt siteler olarak da görebilirsiniz.

6.3.2. Flat

Bu model en çok, bir düzine sayfadan az sayfaya sahip küçük sitelerde görülür. Flat modele sahip bir sitede tüm sayfalara birbirinin yerine geçecek şekilde erişilebilir. Yani yalnızca bir gezinme düzeyi vardır. Bu tür siteler az sayıda ürün içeren portföy ve ajans siteleri, basit iş siteleri ve e-ticaret siteleri gibi alanlarda yaygındır.

Bu modele sahip siteler, içerik arttıkça daha az kullanılabilir hale gelir. Flat yapıda bir site kullanmayı düşünüyorsanız, içeriğin sonunda bu yapıyı bozacak bir noktaya gelmeyeceğinden emin olmalısınız.

6.3.3. Dizin (Index)

Dizin modelindeki siteler flat sitelere benzer. Genellikle sitedeki tüm sayfaların listesini merkezi bir konumda bulabilirsiniz. Böylece, daha fazla sayıda sayfaya sahip siteleri flat bir içerik yapısıyla kullanabilirsiniz. Bu da onları basitleştirir.

Yine bu tür yapılar; küçük çaplı bir e-ticaret sitesi,  iş sitesi, bir portföy veya niş bir konuda eğitim veren bir site gibi; belirli bir amacı olan siteler için kullanışlıdır.

6.3.4. Papatya (Daisy)

Bu model en çok web uygulamaları gibi projelerde görülür. Bazen eğitim sitelerinde de görmek mümkündür. Papatya modeli, kullanıcıların bir sitedeki belirli görevleri tamamladıktan sonra merkezi bir noktaya (ana sayfa veya açılış sayfası gibi) dönmeleri anlamına gelir.

Örneğin, yapılacaklar listesi uygulaması gibi bir dijital üründe, kullanıcılar bir görevi tamamladıktan, bir görevi düzenledikten veya yeni bir görev ekledikten sonra yapılacaklar listesine geri dönebilir. Benzer şekilde, bir online eğitim sitesinde kullanıcılar, bir dersi tamamladıktan sonra merkezi bir sayfaya geri dönebilirler.

6.3.5. Mutlak Hiyerarşi (Strict Hierarchy)

Mutlak (sıkı) hiyerarşi modelinde tüm sayfalara yalnızca bir üst sayfalarından erişilebilir. Bu, kullanıcıların ileriye atlamalarına izin vermeden, bilgiyi belirli bir düzende sunmak isteyen siteler için oldukça uygun bir yapı olabilir.

Bu nedenle bu tür yapılar, bir konunun belirli bir düzende sunulduğunda anlaşılabileceği online eğitim alanda iyi çalışır. Böylece kullanıcıların yalnızca bir önceki sayfadan yeni bir sayfaya erişmesine izin vererek henüz anlaşılması güç olabilecek bilgilere erişimlerini önleyebilirsiniz.

6.3.6. Çok Yönlü Hiyerarşi (Multidimensional Hierarchy)

Mutlak hiyerarşi ile yakından ilgili olan, kullanıcılara belli bir içeriğe erişmek için birden fazla yol sağlayan çok yönlü hiyerarşidir. Bu, kısmen uygulama kolaylığından ötürü en yaygın örgütsel kalıplardan biridir.

Çok yönlü hiyerarşi yapısına sahip bir sitenin üstesinden gelmek zorlayıcı olabilir. Çünkü kullanıcıların içeriğe erişebilmeleri için birden çok yol sunarken bunu, aynı zamanda onları her zaman mantıklı bir şekilde yönlendirerek yapmak gerekir. Daha fazla içeriğe ne zaman ve nereden erişileceğini belirlemek bu noktada hem estetiğin hem de mantığın eşit parçaları haline gelir.

En basit haliyle çok yönlü hiyerarşilerde, ana gezinme sayfalarından erişilebilen alt sayfalara merkezi bir gezinme menüsünden (genellikle alt menüler dahil) kolaylıkla erişilebilir.

En karmaşık haliyle, sayfaların bağlamsal yollarla birbirine bağlandığı, bir sayfada bir diğerinden bahsedildiği (Wikipedia gibi) sitelerdir. Bu, birbiriyle ilişkili içeriğin karmaşık ağ örgüsü gibidir. Ancak ilgili içeriklere kolay erişim sunduğu için aynı zamanda oldukça pratik bir yapı sunar.

Sunduğunuz içeriği düzenlemek için kullanabileceğiniz bu birbirinden farklı yöntemler, bir projenin ihtiyaçlarını veya bir projenin belirli yönlerini karşılamak için bir arada kullanılabilir. Örneğin, bir online eğitim web sitesinde, sitenin büyük bir kısmı mutlak hiyerarşi modelini kullanırken, bazı bölümlerde belirli konuları sunmak için papatya düzeni kullanılabilir.

6.4. İçerik kurgulama ve etiketleme metotları

Bir web sitesindeki ya da mobil uygulamadaki sayfaların belirli şekilde adlandırılması gerektiğini söyleyen herhangi bir yaklaşım yok. Ancak bununla birlikte, belirli metotlara uymak, sitenin ya da uygulamanın içeriğini, bu sitede/uygulamada gezinmeyi ve kullanıcıya rehberlik etmeyi kolaylaştıracak şekilde kurgulamayı mümkün kılar.

Örneğin, bir kullanıcı bir web sitesindeki iletişim bilgilerine ulaşmak istediğinde “Bize Ulaşın”, “İletişim” veya benzeri bir sayfa, bağlantı veya bölüm arar. Muhtemelen “iletişime geçin” diyen bir bağlantıyı veya bir e-posta bağlantısını da tanır. Ancak iletişim sayfasını bu örneklerden daha az bilinen bir isimle adlandırmak, kullanıcının fazladan çaba harcamasına neden olur ve bu olumsuz bir deneyim sunar.

Benzer şekilde, kurumsal içeriklerin yer aldığı bir sayfa  “Hakkında”, “Takım” veya bu minvalde bir isimle adlandırıldığında kolayca bulunabilir.

Eğer bu standart etiketleme yaklaşımına uymak istemezseniz, bunun için çok iyi bir nedeniniz olduğundan ve kullandığınız etiketlerin site ve içeriği bağlamında hâlâ mantıklı olduğundan emin olmalısınız.

Belirli bir içeriğin düzenlenmesi için de aynı yöntem geçerlidir. Örneğin, bir “Yardım” sayfası aynı anda bir bilgi bankası, bir iletişim formu, bir forum ve/veya bir kullanım kılavuzu içerebilir. Bu örnekte, kullanım kılavuzunu tamamen farklı bir bölümde konumlandırmak (kendi bölümünde olsa bile) kullanıcıları şaşırtabilir.

Diğer sitelerin içeriğinin nasıl düzenlendiğine bakın ve farklı şeyler yapmak için gerçekçi bir nedeniniz yoksa, benzer kalıpları izleyin.

  1. Bilgi mimarisi sunumlarında dikkat edilmesi gerekenler

Bilgi mimarisi kapsamında gerçekleştirilen bir çalışmanın çıktısını (user flow, block diagram, navigasyon ağacı, site haritası, wireframe vb.) proje takımına ya da proje sahibi müşterinize sunarken:

  1. Bilgi mimarisi sözlüğü

Kaynak: Information Architecture Institute Lexicon

  1. Temel okuma önerileri