GRUP İÇERİSİNDE BİREYSEL ÖĞRENME – ÇİZİM DİLİ ÜZERİNE

Reggio Emilia yaklaşımına göre öğrenen bir grup bireysel süreç ve ürünlerin bir iletişim ağı içerisinde ortaya çıkmasıdır.    Okullarda gerçekleşen  tüm grup süreçleri özünde bir bireyin işbirliği, iletişi ve akran etkileşimi içerisinde bireysel bir öğrenme gerçekleştriemesine dayanmaktadır ve4 bu gerçek gözden kaçmamalıdır.

Bu bölümde ‘çizim dili’ gibi Reggio Emilia için oldukça ‘klasiklemiş’ bir çalışma biçimine odaklanarak her gün sınıf içerisinde yaşanan en basit süreçlerin dahi ne kadar anlamlı bireysel öğrenme süreçleri  doğurduğuna tanık olacağız.

Geçmişle kıyaslandığında günümüzde çocuklar çok daha fazla görsel materyale kolaylıkla ulaşabiliyorlar. Bunların bir çoğuyla TV, internet vb yollarla erişim sağlamaları ya da maruz kalmaları oldukça kolay. Karşılarına çıkan görsellerin bazıları çok güzel bazıları oldukça çirkin. Kimi betimlemeler zekice kimisi standart kimisi ise oldukça önyargılı.

Çeşitli görsellere kolay erişim imkanına sahip olmak daha iyi çizebilmek adına herhangi bir avantaj sağlamıyor. Tam aksine zihinsel görsellerle biyolojik yaşa bağlı olarak bunu çizgisel olarak ifade edebilme becerisi arasında oldukça büyük bir uçurum bulunuyor. Ancak görsellere bu kadar kolay erişen günümüz çocuklarının kendi çizim becerileri ile hazır görseller arasındaki farklı kabul etmekte eskisine oranla daha fazla zorlandıklarını görüyoruz. Ancak çizim dili gibi önemli ve temel bir ifade biçiminin kaybedilmesi ya da geliştirme yönündeki çalışmaların/egzersizlerin ketlenmesi çok büyük bir kayıp olacaktır çünkü ifade ve biliş birbirine sıkı sıkıya bağlıdır ve ikisinin gelişimi birbirinden bağımsız düşünülemez.

Bu sebeple çocukların çizim dilini aktif şekilde kullanmaları konusunda büyük hassasiyetle çalışmaları planlamaya özen gösteriyoruz.

Aşağıda anlatılacak olan süreç esasen çocukların öğrenme gayretini gösteren bir süreçtir. Ancak bu süreçte çocuğun becerilerindeki gelişim karşısındaki hoşnutluğu da göz ardı edilemez.

Sürecin doğuşu Federica (3 yaş) isimli öğrencinin bir çizimiyle gerçekleşiyor. Federica bir at çiziyor ve çizdiği resmin iki boyutlu olması sebebiyle atın yalnızca iki ayağını çizebildiğini görerek kağıdın arkasını çeviriyor ve geri kalan iki ayağı arka sayfaya çiziyor.  

Öğrencilerin çizim konusundaki perspektiflerini geliştirmek adına bu projeyi 3 yaş öğrencilerinin 2 yaş öğrencilerine çember rutinlerini öğretecekleri süreçte aktif kullanma kararı alınıyor.

Bunun için öncelikle 3 yaş çocuklarının okula yeni başlayan 2 yaş çocuklarına çember zamanının rutin oyunlarını öğretirken hangi yolları kullandıklarını gözlemleyerek sürecin başlaması sağlanıyor. Üç yaş öğrencilerinin kendilerinden küçüklere oyunları öğretirken ağırlıkla sözel dili kullandıkları gözlemleniyor.

Çocuklarla konuşulduğunda küçüklere oyunları aktarmak için daha etkili yollar bulunabileceği konusunda karar alınıyor. Öncelikle aktaracakları tek bir oyun seçmeleri isteniyor. Çocuklar küçüklerin en rahat oynayabilecekleri  oyun olarak –ring around the rosie- adlı oyunu tercih ediyorlar.  (Ring around the rosie oyunu çocukların çember şeklinde şarkı söyleyip döndükleri ve verilen bir sinyal üzerine hepsinin çömelmesi gereken bir oyun).

Çocuklardan öncelikle oyunu çizmeleri isteniyor. Çizilen resimler üzerinden oyunu anlatmaları ve herkesin birbirinin resmini değerlendirmesi isteniyor.

Giovanni: (gülerek) Neden resimlerimizde çizdiğimiz çocuklar gibi durmaya çalışmıyoruz?

Giovanninin fikri tamamen çizimlerle gerçek dünyayı bir araya getirmeye yönelik ve o an mükemmel bir fikir gibi görünüyor! Yeni sorulara ortam sağlayacak aynı zamanda da eğlenceli anlar yaşatacak harika bir fikir ☺ Öğretmenler bu fikri hemen uygulamaya koyuyorlar ve sınıfı grup grup alarak Giovanni’nin fikrini hayata geçiriyorlar.

C:\Users\Alper\Desktop\DSC_0164.JPG

Giulia: Benim altı tane çocuğa ihtiyacım var çünkü altı çocuk çizdim.

Kendi çizimini inceliyor ve arkadaşlarını çizimdeki tuhaf çapraz şekilde nasıl dizeceği konusunda şaşırıyor.

Çözümü çocukların başlarını kendi elleriyle çapraz olacak şekilde ayarlamakta buluyor. Aynı şekilde ellerini ve ayaklarını da çizmiş olduğu resimdeki pozisyona uygun olacak şekilde ayarlıyor.

Giulia: kollarını aç, elleriniz birbirini tam olarak tutmayacak sadece dokunacak.

Leonardo Da aynı şekilde resmindeki kadar arkadaşını topluyor. O ise arkadaşlarını resimdeki düzene uydurabilmek için onları yatırmaya karar veriyor ve bu durum bir neşe patlamasına sebep oluyor.

Sonrasında fikrini değiştiriyor.

Leonardo: Aynen çizdiğim resimdeki gibi olabilmesi için herkesin ayağa kalkması gerekiyor.

Çocuklar ayağa kalktıklarında birbirlerine sırtlarını dönmüş şekilde bir daire olduklarını görünce bunu oldukça eğlenceli buldular ancak oyunu oynayabilmek için bu doğru bir yol değildi.

Leonardo: hayır bu doğru olmadı. Bu aptalca bir oynama şekli. Şimdi sırtlarınız birbirinize dönük ama aslında yüzlerinizin birbirine bakması gerekir.

Giulia: ama resim her zaman hareketsiz oyunu nasıl öyle hareketsiz yapabilirsin ki?

Giovanni: hadi arkadaşlar Giulia için fotoğraf gibi duracak bir oyun şekli yapalım.

Bunun üzerine Giovanni çizimi incelemeye başlar. Kendisini resimdeki perspektife uygun bir şekilde yerleştirmeye çalışırken yaptığı şey aslında düşünceleriyle hareketlerini birleştirmektir.

Giovanni: Resimdeki bazı çocukların yalnızca sırtını görebiliyoruz. Ben Giulia’nın yalnızca sırtını görebilirim. O da Giorgio’nun yüzüne bakıyor. Leonardo ise Matteo’nun yüzüne bkıyor.

Giovanni ön- arka kavramlarını kullanarak durumu aydınlatıyor ve çocukları doğru şekilde yerleştiriyor.

Bu aşamadan sonra çocuklardan resimleri gözden geçirerek yeniden çizmeleri isteniyor.

Kafası en çok karışan kişi Giulia idi: ben bu çocuğu arkadan çizeceğim çünkü…..

Masadan kalkarak kollarını açtı ve resimdeki çocuk gibi görünmeye çalıştı.

Tamam, şu an durduğum gibi duran birkaç çocuk çizmeliyim. İşte arkası dönük bir kız çizdim. Peki ya diğerleri? Sanki kalkıyorlarmış gibi onları nasıl çizebilirim? Bu çocukları yandan nasıl çizebileceğimi bilmiyorum!

Giovanni: Giulia, onları profilden çizmelisin!

Giovanni, Giulia’ya çizdiği ilk figürü gösteriyor.  

Çizdiği figürün stratejik pozisyonu dikkate değer. Yadan resmedilmiş olan figür kolları açık bir şekilde diğer figürlerle bir araya gelmeyi bekliyor.

İşte bu bir profil. İlk önce profili çizmek en doğrusu çünkü diğer türlü devam ediyorsun ediyorsun ve neler olup bittiğini anlayamıyorsun!

Leonardo: Oyunu nasıl çizebileceğini ben biliyorum! Önce bir daire çizmelisin! Sonra dairenin dışında duran bir çocuğa ihtiyacın olacak o çocuk daireye bakacak.

Giovanni: Hey Leonardo, senin çocuklarını yalnıozca öncen görebiliyoruz. Unutma arkadan göreceğin çocuklar her zaman orada olmalı, her zaman!

Leonardo: Tamam o zaman şuna biraz saç çizeyim.Şuna ve şuna da …

Leonardo bir kalem alır ve bazı yüzleri karalayarak arkadan görünüyormuş gibi görünmesini sağlar.

(İkinci çizim sürecinde çocukların tamamının çizim dilini etkin şekilde kullandıklarını görüyoruz. İlk demede çizimlerin işe yaramadığını gördükleri için çizimlerini modifiye etme ihtiyacı duyarak çalışmaya devam ettiklerine şahit oluyoruz.)

Leonardo: Evet şimdi oldu bak şu çocuk şuna bakıyor şu da buna bakıyor. İşte oldu! Bu çocukları yukarıdan görebiliyorsun.o kadar yukarıdan görüyorsun ki sanki yerde yatıyormuş gibi görünüyorlar.

Giulia’nın bu çizimi arkası dönük üç figürü gösteriyor.

Ancak hala profilden bir figür çizebilmek konusunda endişeleri var.

Giovanni ve Leonardo’nun sohbetlerine katılarak : bu yan duranları nasıl yaptınız?

Giovanni: Giulia bir fikrim var! Bu arkası dönük çocuklar kime bakıyorlar? Bakacakları birini çizmen gerek yoksa hiç bir şeye bakmıyor olurlar!

Leonardo: Tamam Giulia profilin ne demek olduğunu sana açıklayacağım.Şöyle çizeceksin. Aşağıya doğru inen bir çizgi gibi .

En sonun Giulia yandan görünen bir figür çizmeyi başarır. Giulia: peki şimdi diğer yüzleri nereye çizeceğim? Çünkü birkaç yüz daha çizmek istiyorum.

Giovanni: Benim resmime bakabilirsin.

Bir süre daha üzerinde konuştuktan sonra Giulia resmini tamamladı. Anlaşılan çocukları nasıl yerleştirmesi gerektiğini son derece iyi anlamıştı.

Kaynak: Giudici, C., Rinaldi, C., & Krechevsky, M. (2001). Making learning visible: Children as individual and group learners. Project Zero, Harvard Graduate School of Education.