Piaget ve Vygotsky

PİAGET ve VYGOTSKY

Bilişsel Gelişim Teorilerinin Karşılaştırmalı Analizi

Piaget ve Vygotsky’nin kuramları en çok bilişsel süreçlerin gelişimine olan derinlemesine bakış açılarıyla tanınırlar. İki kuramcı pek çok noktada aynı fikirde oldukları gibi bazı alanlarda farklı fikirler ortaya koymuşlardır. Çok sayıda olan bu farklılıkları genel anlamda iki başlık altında toplayarak incelemek mümkündür:

  1. Sosyal Bağlam

Piaget’Ye göre bilişsel gelişim çocuğun sosyal bağlamından bağımsız, bireysel bir yapıdadır. Çocuk dünyayı kendi kendine yarattığı yapı sayesinde öğrenen bağımsız bir kaşif olarak ele alınır. Piaget, fiziksel nesnelerle olan etkileşimin bilişsel gelişime önemini vurgular. Bilişsel gelişimde nesneler ve çocuğun nesnelerle olan eylemleri birincil önem taşırken insanlar ikincil bir öneme sahiptir. Piaget bilginin zihinde şemalarla temsil edildiğinden bahseder. Bu şemaların uyma ve özümleme yoluyla yeni bilgilerin yapılanmasına hizmet ettiğini öne sürer. İlk defa gazete kağıdı ile karşılaşan bir bebek düşündüğümüzde bebek öncelikle bu yeni nesneyi halihazırda bildiği bir nesne gibi kullanmaya çalışır. Sonraki aşamada halihazırdaki bilgilerine uydurma çabasına girer. Bu süreçte birey karşılaştığı uyaran (nesne) doğrultusunda bilgisini kendi başına yapılandırır.

Vygotsky’e göre ise kültürel bağlam varolan bilişsel süreçlerin çoğunu etkilemektedir. İnsan topluluğunun içinde büyüyen bir çocuk için kültürel bağlamdan bağımsız bir öğrenme süreci söz konusu değildir. Öğrenme kültürel bağlamda gerçekleşir. Çocuğun tek başına yaptığı keşiflere yüklediği anlamlar kültürün ürünüdür. Nesneden çocuğa ve çocuktan nesneye giden yol bir başka insandan geçmektedir. (Vygotsky, 1978). Vygotsky yakınsak gelişim alanı kavramı ile kişinin kendi başına öğrenebilecekleri ile bir başkasının yardımı ile öğrenebilecekleri arasındaki farkı ifade eden potansiyel bir gelişim alanı olduğunu vurgular. Yine bebeklikten bir örnek vermek gerekirse ebeveynler bebeklerin dikkatlerini çevrenin önemli özelliklerine çekebilmek için bebekleri kucaklarında belli nesnelere yaklaştırırlar ya da o nesneleri işaret ederler. Vygotsky’ye göre çocuğun nesnelerle olan eylemleri sadece kültürel bağlam içinde ve başkalarıyla iletişim yoluyla aracılık edilirse gelişim için yararlıdır.  

Piaget gelişimi birey bazında ve evrensel olarak ele alır. Evre yaklaşımına göre dünyanın her yerindeki çocukların bilişsel gelişimi yaklaşık olarak belirlenmiş olan yaşlarda aynı sırayla gerçekleşir. Piaget’ye göre Afrika’nın ormanlarında, Amerika’nın banliyösünde ya da İsviçre’nin dağlarında yaşayan çocuklar evrensel olarak aynı evrelerden aynı sırayla geçmektedir. Vygotsky’ye göre ise Aynı gelişim süreci kültürel bağlama bağlı olarak farklı sonuçlara yol açabilir. Örneğin; Piaget’ye göre soyut işlemler dönemindeki yetişkinler hipotezleri bir bilim adamı gibi test edebilen bir bilişsel yapıya sahiptir. Oysa ki Vygotsky’ye göre soyut muhakemeyi günlük yaşamda aktif olarak kullanmayan kültürler genç nesillerin soyut işlemler gelişimini desteklemezler. Kırsal bölgelerde yaşayan ve küçük tarlalarda çalışan eğitimsiz köylüleri ele aldığımızda bu köylülerde sınıflama, kavram oluşturma, akıl yürütme ve problem çözme becerileri somut ve pratiğe dayalı olacaktır. Belli bir bölgedeki tüm ayıların beyaz renkli olduğu bilgisinin verilmesinin ardından bu bölgedeki belli bir ayının ne renk olacağı sorulduğunda, o bölgede hiç bulunmadıkları gerekçesiyle ayının ne renk olduğunu bilmedikleri cevabı alınacaktır.  Okullaşma ve eğitim gibi sosyal süreçlerin ardından bu köylüler mantıksal problemleri düşünerek, mantığa dayalı ve soyut şekilde çözebileceklerdir. (Cole, 1988)

  1. Dil

Piaget’e göre dil, bilişsel gelişimin köklerinden biri olmaktan çok bir yan üründür. Dil, eylemleri organize ederek düşünce gücünün hızını ve kapsamını arttırabilir ancak dili kullanma biçimi sadece çocuğun varolan bilişsel seviyesini yansıtır. Bilişsel gelişime bir etkisi yoktur.

Vygotsy’ye göre ise dil, bilişsel gelişimde çok önemli bir rol oynar. Bilişsel gelişimi hızlandıran önemli bir faktördür. Bütün öğrenmeler dili kapsar. Dilin gelişimi en başından itibaren sosyaldir.

Örneğin; Piaget’in İşlem öncesi dönemde tanımladığı ‘benmerkezci konuşma’ olgusunda çocuğun karşısındakini etkilemeye ya da ona bir şeyler anlatmaya yönelik bir isteği yoktur.  Bu durum ‘yüksek sesli düşünme’ olarak düşünülebilir. İki çocuk kendi aralarında konuşurken bir çocuğun ‘sanırım dün bir binanın tepesinde Spiderman’i gördüm’ ifadesine cevap olarak diğer çocuk ‘ayakkabım ayağımı acıtıyor’ diyebilir. Piaget’ye göre benmerkezci konuşma herhangi bir sosyal iletişimi hedeflemeksizin çocuğun bilişsel gelişiminin bir ürünü olarak ortaya çıkar. İşlem öncesi dönemi takip eden evrelerde bilişsel gelişime paralel olarak, benmerkezci konuşma yerini tecrübelere dayanan ve iletişim kurmak için kullanılan sosyal konuşmaya bırakır. Oysa Vygotsky’ye göre ilk ve temel olarak konuşmanın amacı sosyal iletişimdir. İlk dönemlerde ortaya çıkan benmerkezci konuşmalar ya da monologlar dahi sosyaldir. Çocuk çevresinden öğrendiği sosyal- işbirlikçi davranış biçimlerini içsel işlevlere aktardığı için konuşma benmerkezci hale gelir. Vygotsky’ye göre çocuk benmerkezci konuşma aracılığıyla nesnelerin ve fikirlerin farklı kombinasyonlarını deneyerek kavramlar arasında ilişkiler kurarlar, çünkü  bu ilişkileri sessizce düşünemezler. Böylelikle dil, bilişsel gelişimin yapılanmasına aracılık etmiş olur.

Buna ek olarak Piaget dilin bilişsel gelişim üzerinde herhangi bir etkisi olmadığını, dilin bilişsel gelişimin bir ürünü olduğunu savunurken Vygotsky’ye göre bazı beceriler ancak dil yoluyla kazanılabilir. Örneğin; karmaşık fikirler ve süreçler ancak dilin yardımı ile benimsenebilir. Sayı kavramı dil yardımıyla içselleştirilebilir. Luria’nın başkalarıyla çok az iletişimde bulundukları için dil becerileri sınırlı gelişim gösteren ikizlerle yaptığı çalışmada 5 yaşındaki bu ikizlerin sosyal ve problem çözme becerilerinde de önemli gecikmeler olduğu görülmektedir. (Luria, 1979).

Kaynaklar

Miller, P. H. (2008). Gelişim Psikolojisi Kuramları (1. Baskı). (Z. Gültekin, Çev.). Ankara: İmge Yayınevi. (2002)

Bodrova, E.,& Leong, D. J.(2007). Tools of the Mind (2th ed.). New Jearsey: Pearson

Solso, L. R., Maclin, M. K. & Maclin, O. H. (2011). Bilişsel Psikoloji (4. Baskı). (A. Ayçiçeği- Dinn, Çev). İstanbul: 2005.

Cole, M., & Wertsch, J. V. (1996). Beyond the İnduvidual- Social Antinomy in Discussion of Piaget and Vygotsky. Human Development, (39), 250-256